Kehf Suresi peygamberimizin dikkat �ekti�i bir suredir

Kehf Suresi'nde s�rlar ve ahir zamana dair i�aretler bulunmaktad�r

Kehf Suresi'nde, Kehf Ehli'nin ola�an�st� durumu anlat�lmaktad�r

Kehf K�ssas�'nda k�yamet alametlerine ve ahir zamana y�nelik �nemli i�aretler vard�r

Hz. Musa ve Hz. H�z�r K�ssas�

Hz. Musa ve gen� yard�mc�s�n�n "iki denizin birle�ti�i yere" yapt�klar� yolculuk
Bal�k, bulu�m a yerinin tam olarak belirlenmesinde bir i�aret olmu�tur
Hz. Musa'n�n �st�n merhamet ve ilim sahibi Hz. H�z�r ile bulu�mas�
Hz. Musa tabi olmak i�in Hz. H�z�r'dan izin istemi�tir
Hz. H�z�r'�n Hz. Musa'ya verdi�i cevap
Hz. Musa in�allah diyerek s�z vermi�tir
Hz. H�z�r Hz. Musa'dan a��klay�ncaya kadar kendisine soru sormamas�n� istemi�tir
Hz. H�z�r bindikleri gemiyi delmi�tir
Hz. Musa Hz. H�z�r'dan ald��� e�itimin devam etmesini talep etmi�tir
Hz. H�z�r'�n �ocu�u �ld�rmesine Hz. Musa'n�n g�sterdi�i tepki
Hz. H�z�r'dan ald��� derslerin devam� i�in Hz. Musa'n�n buldu�u ��z�m
Kasaba halk�n�n Hz. Musa ve Hz. H�z�r'� konuklamaktan ka��nmalar�
Hz. Musa'n�n sordu�u son soru, aralar�nda ayr�lma vaktinin geldi�inin bir i�areti olmu�tur
Hz. H�z�r'�n gemiyi delmesinin nedenleri
Allah, �ocu�un can�n� almak i�in Hz. H�z�r'� vesile etmi�tir
Hz. H�z�r'�n �ks�z �ocuklara ait olan duvar� in�a etmesinin hikmeti

Kehf Suresi'nde Hz. Z�lkarneyn hakk�nda �nemli bilgiler verilmi�tir

Kehf Suresi'ndeki baz� ayetlerin ebced de�erleri g�n�m�ze �ok yak�n zamanlara bakmaktad�r

HZ. MUSA VE HZ. HIZIR KISSASI

Hz. Musa ve gen� yard�mc�s�n�n �iki denizin birle�ti�i yere� yapt�klar� yolculuk

Hani Musa gen� yard�mc�s�na demi�ti: "�ki denizin birle�ti�i yere ula��ncaya kadar gidece�im ya da uzun zamanlar ge�irece�im." (Kehf Suresi, 60)

Bu ayette kullan�lan "gen�" kelimesi ile, bir i� yap�l�rken gen� insanlar�n da yard�m�n� alman�n ve onlarla birlikte hareket etmenin �nemine i�aret ediliyor olabilir.

Gen�lerin ya�lar�n�n getirdi�i enerjilerini, dinamizmlerini, g��lerini, �evk ve heyecanlar�n� Allah r�zas� i�in hay�r i�lerinde kullanmalar�n� te�vik etmek gereklidir. Nitekim ayetlerde de bu konuya dikkat �ekilmekte, Hz. Musa'ya kavminden sadece bir b�l�m gencin iman etti�inden bahsedilmektedir:

Sonunda Musa'ya kendi kavminin bir z�rriyetinden (gen�lerinden) ba�ka -Firavun ve �nde gelen �evresinin kendilerini belalara �arpt�rmalar� korkusuyla- iman eden olmad�. ��nk� Firavun, ger�ekten yery�z�nde b�y�klenen bir zorba ve ger�ekten �l��y� ta��ranlardand�. (Yunus Suresi, 83)

Kehf Suresi'nin 60. ayetinde dikkat �ekilen bir di�er konu ise Hz. Musa'n�n �zerinde durdu�u bulu�ma yeridir. Hz. Musa ��kt��� yolculukta bir ki�iyle bulu�may� hedeflemektedir ve kendisine bu bulu�ma yerinin "iki denizin birle�ti�i bir b�lge" olarak bildirildi�i anla��lmaktad�r.  Hz. Musa'n�n bahsetti�i yer de d�nya �zerinde bu tarife uyan b�lgelerden herhangi birinde bulunabilir.

Bal�k, bulu�ma yerinin tam olarak belirlenmesinde bir i�aret olmu�tur

B�ylece ikisi, iki (deniz)in birle�ti�i yere ula��nca bal�klar�n� unutuverdiler; (bal�k) denizde bir ak�nt�ya do�ru (veya bir menfez bulup) kendi yolunu tuttu. (Varmalar� gereken yere gelip) Ge�tiklerinde (Musa) gen�-yard�mc�s�na dedi ki: "Yeme�imizi getir bize, andolsun, bu yapt���m�z-yolculuktan ger�ekten yorulduk." (Gen�-yard�mc�s�) Dedi ki: "G�rd�n m�, kayaya s���nd���m�zda, ben bal��� unuttum. Onu hat�rlamam� �eytandan ba�kas� bana unutturmad�; o da �a��lacak tarzda denizde kendi yolunu tuttu." (Musa) Dedi ki: "Bizim de arad���m�z buydu." B�ylelikle ikisi izleri �zerinde geriye do�ru gittiler. (Kehf Suresi, 61-64)

Ayetlerden Hz. Musa ve gen� yard�mc�s�n�n yanlar�nda yemek �zere bir bal�k getirdikleri anla��lmaktad�r. Ancak hen�z yeme vakitleri gelmeden evvel, Allah bu bal��� ikisine birden unutturmu�, bal�k da onlar�n unuttuklar� bu anda ak�nt�ya do�ru gidip, yanlar�ndan uzakla�m��t�r.

Ancak bu unutman�n pek �ok hikmetleri vard�r. Allah bir hay�r ve hikmet �zerine ikisine birden yiyeceklerini unutturmu�tur. Hz. Musa'n�n iki denizin birle�ti�i yere gelmesinin nedeni, Kehf Suresi'nin devam�nda hakk�nda bilgiler verilen �nemli ve kutlu bir �ah�sla g�r��mektir. Kaderde belirlenmi� bu yere ula�mak i�in Hz. Musa ve gen� yard�mc�s� uzun zaman ge�irmi�lerdir. Ancak bu bulu�man�n tam yerine ula�abilmek i�in daha fazla detaya ihtiya�lar� vard�r. ��nk� iki denizin birle�ti�i yer olarak ifade edilen mekan geni� bir alan� ifade etmektedir. B�yle geni� bir alan�n hangi noktas�nda bulu�acaklar�n� bilmeden, arad�klar� ki�iyi bulmalar� �ok zor olabilir.

��te bu a�amada bal���n ka����n�n bir hikmeti ortaya ��kmaktad�r. Bu ka��� a��k bir i�arettir. ��nk� bal�k, arad��� (Hz. H�z�r oldu�u tahmin edilen) kutlu �ah�s ile Hz. Musa'n�n bulu�acaklar� yerin detay�n�n tespitinde bir g�rev �stlenmi�tir. Musa Peygamber ve yard�mc�s�n�n unutmas� sonucu bal���n ka�t��� yer, onlar�n bulu�ma noktas�n� belirlemektedir. Allah bu bulu�man�n nokta tayinini, bal���n ka����n� vesile k�larak ger�ekle�tirmektedir.

Hz. Musa�n�n �st�n merhamet ve ilim sahibi Hz. H�z�r ile bulu�mas�

Derken, kat�m�zdan kendisine bir rahmet verdi�imiz ve taraf�m�zdan kendisine bir ilim ��retti�imiz kullar�m�zdan bir kulu buldular. (Kehf Suresi, 65)

Allah kullar�na kar�� sonsuz merhamet sahibidir, Rahman ve Rahim'dir. Hz. Musa'n�n bulu�mak �zere yola ��kt��� Hz. H�z�r ise Allah'�n kendisine rahmet verdi�i bir ki�idir. Yani Allah'�n Rahman ve Rahim s�fat� Hz. H�z�r �zerinde tecelli etmektedir. Allah, Hz. H�z�r'a Kendi kat�ndan �st�n bir ilim vermi� ve onu �st�n bir kul k�lm��t�r.

Hz. Musa tabi olmak i�in Hz. H�z�r�dan izin istemi�tir

Musa ona dedi ki: "Do�ru yol (r��d) olarak sana ��retilenden bana ��retmen i�in sana tabi olabilir miyim?" (Kehf Suresi, 66)

Ayetlerde ge�en ifadelerden, Hz. Musa'n�n bulu�aca�� bu kutlu ki�i hakk�nda daha �nceden vahiy ile detayl� bilgi ald��� anla��lmaktad�r. S�z konusu durumu ortaya koyan pek �ok delil vard�r. �rne�in Hz. Musa bulu�aca�� yere, bulundu�u yere g�re olduk�a uzak olmas�na ra�men gitmek i�in bir �aba sarf etmi�tir. ��nk� orada bulu�aca�� ki�inin kendisine �ok fazla fayda verece�ine emindir. Bunun herhangi bir bulu�ma olmad���n�, �ok �zel bir bulu�ma oldu�unu bilmektedir. O nedenle her t�rl� zorlu�u g�ze almakta, uzun bir yol katetmektedir.

Ayr�ca bulu�ur bulu�maz kar��s�ndaki ki�iyi hemen tan�m��, onun �st�n ahlak�n� ve ilmini fark etmi� ve kendisine tabi olmay� talep etmi�tir. Bu da kar��s�ndaki ki�inin ilim ��retilen, kutlu bir ki�i oldu�unun kendisine �nceden bildirmi� olabilece�ini g�stermektedir. (En do�rusunu Allah bilir.)

Hz. H�z�r��n Hz. Musa�ya verdi�i cevap

Dedi ki: "Ger�ekten sen, benimle birlikte olma sabr�n� g�stermeye g�� yetiremezsin." (B�yleyken) "�z�n� kavramaya ku�at�c� olamad���n �eye nas�l sabredebilirsin?" (Kehf Suresi, 67-68)

Ayetlerde dikkat �ekildi�ine g�re Hz. H�z�r da Hz. Musa hakk�nda detayl� bilgiye sahiptir. �stelik konu�malar�ndan Hz. H�z�r'�n gelece�e dair baz� bilgilere de Allah'�n bildirmesiyle sahip oldu�u anla��lmaktad�r.

Hz. H�z�r, Hz. Musa'n�n talebini dinledikten sonra ona hemen kendisiyle birlikte olmaya sab�r g�steremeyece�ini s�ylemi�tir. Daha hi�bir olay olmadan, Hz. Musa'n�n nas�l bir tav�r g�sterece�ini bilmeden ve g�rmeden Hz. H�z�r'�n b�yle bir a��klamada bulunmas� �ok dikkat �ekicidir. Bunun nedeni ise Allah��n dilemesiyle Hz. H�z�r'�n gelece�i bilmesidir. (En do�rusunu Allah bilir.)

Hz. Musa in�allah diyerek s�z vermi�tir

(Musa:) "�n�aallah, beni sabreden (biri olarak) bulacaks�n. Hi�bir i�te sana kar�� gelmeyece�im" dedi. (Kehf Suresi, 69)

Ayette g�r�ld��� �zere, Hz. Musa, Hz. H�z�r'�n s�yledi�i s�zler kar��s�nda hemen M�sl�manca bir tav�r g�stermekte ve "�n�allah" -yani "e�er Allah dilerse"- diye cevap vermektedir. Bu kelime m�minlerin Allah'a olan teslimiyetlerinin, kaderin her an i�ledi�ini bildiklerinin, Allah dilemedik�e hi�bir �eye g�� yetiremeyeceklerinin fark�nda olduklar�n�n bir ifadesidir.

Hz. H�z�r Hz. Musa�dan a��klay�ncaya kadar kendisine soru sormamas�n� istemi�tir

Dedi ki: "E�er bana uyacak olursan, hi�bir �ey hakk�nda bana soru sorma, ben sana ���tle-anlat�p s�z edinceye kadar." (Kehf Suresi, 70)

Hz. Musa ve Hz. H�z�r k�ssas� ile peygambere ve el�ilere uyman�n �nemine bir kez daha dikkat �ekilmektedir. Bu tabiyet esnas�nda m�minlerin titiz bir sayg� g�stermeye ehemmiyet vermeleri gerekmektedir.

E�er yap�lan bir hareketin ya da s�ylenen bir s�z�n hikmetleri g�r�lm�yorsa, o zaman M�sl�mana d��en �ey; tabi oldu�u el�inin veya m�r�idin, hikmetlerini a��klamas�n� sayg�yla beklemektir. Bu bak�� a��s�na sahip bir M�sl�man, yap�lan�n asl�nda son derece isabetli ve do�ru oldu�unu hemen fark edecek ve ilk ba�taki tavr�n�n hatal� oldu�unu kolayl�kla anlayacakt�r. Nitekim ayetlerde de tabi olunan ki�inin gerekli g�rd��� zaman yapt��� i�lerin, ald��� kararlar�n ve s�yledi�i s�zlerin hikmetini ���tle a��klayaca�� bildirilmektedir. �rne�in Hz. H�z�r Kehf Suresi'nin bu ayetinde "ben sana ���tle-anlat�p s�z edinceye kadar" diyerek, Hz. Musa'ya kar��la�t��� olaylar�n hikmetini a��klayaca��n� hissettirmi�tir.

Hz. H�z�r bindikleri gemiyi delmi�tir

B�ylece ikisi yola koyuldu. Nitekim bir gemiye binince, o bunu (gemiyi) deliverdi. (Musa) Dedi ki: "��indekilerini bat�rmak i�in mi onu deldin? Andolsun, sen �a��rt�c� bir i� yapt�n." (Kehf Suresi, 71)

Kehf Suresi'nin bu ayetinden Hz. Musa'n�n Hz. H�z�r ile olan yolculu�u s�ras�nda yan�na gen� arkada��n� almad��� anla��lmaktad�r. Bu se�imin pek �ok hikmeti olabilir. Ancak bunlardan biri, ikili e�itimin �nemine i�aret etmesidir.

Ayette bildirilen olay, Hz. H�z�r'�n ilk kar��la�t�klar�nda ona s�yledi�i sab�r g�steremeyece�i olaylardan birinin kaderinde ger�ekle�ti�i and�r. Hz. H�z�r'a gelece�e dair verilen bilginin bir k�sm� b�ylece ger�ekle�mi�tir. Hz. Musa ise kaderinde yaz�l� oldu�u i�in bu soruyu sormu�tur. Burada bir peygamber zellesi olu�mu�tur.

Zelle, peygamberlerin yan�lmalar�, unutmalar� veya yanl��l�k eseri yapt�klar� davran��lar�na verilen isimdir. Bu zellelerin her biri �ok b�y�k hay�rlarla ve hikmetlerle, el�ilerin kaderlerinde yarat�lmaktad�r. Kaderde her bir zellenin olu�aca�� an ve yer bilinmektedir ve bellidir. Allah bu ayetlerle bizlere bu tip zellelerin olu�abilece�ini bildirmektedir.

Hz. Musa Hz. H�z�r�dan ald��� e�itimin devam etmesini talep etmi�tir

Dedi ki: "Ger�ekten benimle birlikte olma sabr�n� g�stermeye kesinlikle g�� yetiremeyece�ini ben sana s�ylemedim mi?" (Musa:) "Beni, unuttu�umdan dolay� sorgulama ve bu i�imden dolay� bana zorluk ��karma" dedi. (Kehf Suresi, 72-73)

Kehf Suresi'ndeki bu ayetlerde, Hz. H�z�r'�n konu�malar�ndaki kesinlik dikkati �ekmektedir. Hz. H�z�r, ger�ekle�ecek olan olaylar� bildirirken �ok emin bir �slupla konu�maktad�r. Hz. Musa'n�n hi�bir �ekilde sabredemeyece�ini "kesinlikle" diyerek ifade etmekte, buna g�c� yetemeyece�ini dile getirmektedir.

Unutmay� ve hat�rlamay� Allah meydana getirir. Allah ge�mi�ten bug�ne kadar ya�am�� olan t�m insanlar�n zihinsel faaliyetlerinin tamam�na hakim oland�r. Unutmas� da, sormamas� gereken bir soruyu sormas� da Hz. Musa'n�n kaderinde an an yaz�lm��t�r. Hi�bir insan�n, beynine hakim olup bu unutman�n �n�ne ge�mesi ya da s�yleyece�i s�ze engel olmas� m�mk�n de�ildir. Allah diledi�i an, diledi�i ki�iye, diledi�i konuyu unutturur. Dilerse t�m haf�zas�n� bir anda elinden al�r, dilerse hi� bilmedi�i konular� onun haf�zas�nda ilim olarak yarat�r. Bunlar�n hepsi Allah'�n dilemesiyle ger�ekle�ir.

Hz. Musa'n�n ayette ge�en "bu i�imde bana zorluk ��karma" �eklindeki s�zlerinden ise, Hz. H�z�r'la olan e�itimin kesilmesini istemedi�i anla��lmaktad�r.

Hz. H�z�r��n �ocu�u �ld�rmesine Hz. Musa�n�n g�sterdi�i tepki

B�ylece ikisi (yine) yola koyuldular. Nitekim bir �ocukla kar��la�t�lar, o hemen tutup onu �ld�r�verdi. (Musa) Dedi ki: "Bir cana kar��l�k olmaks�z�n, tertemiz bir can� m� �ld�rd�n? Andolsun, sen k�t� bir i� yapt�n." (Kehf Suresi, 74)

Hz. Musa her ne kadar s�z verse de, soru sormama konusunda karar al�p, irade g�stermek istese de kaderinin d���na ��kamamakta ve bu sorular� sormay� engelleyememektedir. �stelik Hz. H�z�r'�n Allah'�n emriyle hareket eden, ilim sahibi bir ki�i oldu�unu bildi�i, ona tabi oldu�unu s�yledi�i halde, Hz. H�z�r'�n yapt�klar� kar��s�nda bir tepki g�stermektedir. Dolay�s�yla burada tekrar bir peygamber zellesi olu�mu�tur.

Ancak hi� unutmamak gerekir ki, her insana can�n� veren ve verdi�i can� alacak olan sadece Allah't�r. Allah dilemedik�e bir insan�n bir di�erini �ld�rmesi m�mk�n de�ildir.

Hz. H�z�r da Allah'�n emri ve dilemesiyle hareket eden, salih bir kuldur. Yapt��� her hareket, s�yledi�i her s�z ancak Allah'�n emriyle ger�ekle�mektedir. �stelik bu �l�m�n bir cana kar��l�k olup olmad���n� Allah dilemedik�e hi� kimsenin bilmesi m�mk�n de�ildir. Ayn� �ekilde �ld�r�len �ocu�un "tertemiz bir can" olup olmad���n� da Allah bildirmedik�e, hi� kimse bilemez. Ancak burada Hz. Musa, t�m bu s�zleri Allah'�n dilemesiyle ve Allah kaderinde yazd��� i�in s�ylemektedir.

Hz. H�z�r�dan ald��� derslerin devam� i�in Hz. Musa�n�n buldu�u ��z�m

Dedi ki: "Ger�ekte benimle birlikte olma sabr�n� g�stermeye kesinlikle g�� yetiremeyece�ini ben sana s�ylemedim mi?" (Musa:) "Bundan sonra sana bir �ey soracak olursam, art�k benimle arkada�l�k etme. Benden yana bir �zre ula�m�� olursun" dedi. (Kehf Suresi, 75-76)

Kullar�na diledi�i zaman sab�r g�sterme g�c�n� veren, diledi�i zaman da bu g�c� geri alan Allah't�r. Kuran'da m�minlerin bu g�zel �zellikleri pek �ok ayette vurgulanmakta, ancak sabr� verenin Allah oldu�u belirtilmektedir.

76. ayette ise Hz. Musa'n�n, meydana gelen bu durumdan Hz. H�z�r'�n rahats�zl�k duydu�unun fark�nda oldu�u anla��lmaktad�r. Hz. H�z�r'�n yapt��� hat�rlatmalara ve sab�r g�steremeyece�i y�n�nde kesinlik arz eden konu�malar�na ra�men, Hz. Musa �srarla sab�r g�sterece�ini ifade etmi�, ancak iki olaydan sonra art�k bir ��z�m yolu bulmaya karar vermi�tir. Bunun i�in de Hz. H�z�r'�n bu e�itimden vazge�memesine y�nelik yeni bir ikna �slubu kullanm��t�r.

Kasaba halk�n�n Hz. Musa ve Hz. H�z�r�� konuklamaktan ka��nmalar�

(Yine) B�ylece ikisi yola koyuldu. Nihayet bir kasabaya gelip yemek istediler, fakat (kasaba halk�) onlar� konuklamaktan ka��nd�. Onda (kasabada) y�k�lmaya y�z tutmu� bir duvar buldular, hemen onu in�a etti. (Musa) Dedi ki: "E�er isteseydin ger�ekten buna kar��l�k bir �cret alabilirdin." (Kehf Suresi, 77)


...Onda (kasabada) y�k�lmaya y�z tutmu� bir duvar buldular, hemen onu in�a etti...
(Kehf suresi, 77)

Yollar�na devam eden Hz. Musa ve Hz. H�z�r, girdikleri kasabada g�zellikle kar��lanmam��lard�r. Bu kar��lamadan yapt�klar� yolculu�un �ok zorlu bir yolculuk oldu�u anla��lmaktad�r. ��nk� kasaba halk� onlar� konuklamaktan, hatta onlara yemek vermekten dahi ka��nm��t�r.

Bu ayette Allah, do�ruyu ve faydal� ilmi bulmak i�in her t�rl� zorlu�a talip olunmas�n�n makbuliyetine i�aret etmektedir. Hz. Musa da, Hz. H�z�r ile birlikte olabilmek, onun ilminden istifade edebilmek ve ���tlerinden faydalanabilmek i�in her t�rl� zorlu�a raz�d�r. Bu t�m inananlar i�in de bir ���t niteli�indedir. M�sl�manlar da benzer bir durumla kar��la�t�klar�nda ayn� kararl�l��� ve g�zel ahlak� g�stermelidirler.

Ayette ayr�ca Hz. H�z�r'�n son derece yetenekli, maharetli ve s�ratli bir kimse oldu�una i�aret edilmektedir. Bu, hem daha �nce gemiyi i�indekilere hi� sezdirmeden tahrip edebilmesinden, hem de duvar� in�a ederken yapt��� i�in h�z�ndan ve dayan�kl�l���ndan anla��lmaktad�r. Allah ayetinde "hemen onu in�a etti" diye bildirerek bu h�za ve tecr�beye i�aret etmi�tir. Ayr�ca Hz. H�z�r, gemiyi delerken de �ok b�y�k bir h�ner g�stermi�tir. Gemiyi tahrip etmemi�, sadece birka� k���k hasarla, kar�� taraf�n be�enmeyece�i bir hale getirmi�tir. Buradan Hz. H�z�r'�n duvar�n ve geminin yap�ld��� malzemeye tam bir hakimiyeti oldu�u anla��lmaktad�r.

Ayetin devam�nda Hz. Musa ���nc� ve son kez Hz. H�z�r'a bir soru sormaktad�r. Oysa Hz. H�z�r �cret al�p almamas� gerekti�ini zaten Allah'�n kendisine verdi�i ilimle gayet iyi bilmektedir.

Hz. Musa�n�n sordu�u son soru, aralar�nda ayr�lma vaktinin geldi�inin bir i�areti olmu�tur

Dedi ki: "��te bu, benimle senin aranda ayr�lma (zaman�)m�z. Sana, �zerinde sab�r g�stermeye g�� yetiremeyece�in bir yorumu haber verece�im. (Kehf Suresi, 78)

Hz. H�z�r bu ayette, Hz. Musa'ya "yorumu yap�lmad��� i�in sabredemedin" diyerek ���tle a��klamada bulunaca��n� s�ylemektedir. Bu s�zleriyle t�m bunlar�n, hikmetleri a��klan�rsa sabredebilecek �eyler oldu�unu ifade etmi�tir. Yani e�er Hz. H�z�r ilk andan itibaren sorulan sorular�n hikmetlerini a��klam�� olsayd�, Hz. Musa bunlara sab�r g�sterebilirdi. Burada bir kez daha peygamberin veya m�r�idin a��klamad��� konularda mutlak hay�r ve hikmet aranmas� gerekti�i akla gelmektedir.

Hz. H�z�r��n gemiyi delmesinin nedenleri

"Gemi, denizde �al��an yoksullar�nd�, onu kusurlu yapmak istedim, (��nk�) ilerilerinde, her gemiyi zorbal�kla ele ge�iren bir kral vard�." (Kehf Suresi, 79)

Bu ayette g�r�ld��� gibi, ayr�lma karar�n� belirledikten sonra Hz. H�z�r olaylar�n hay�r ve hikmetlerini birer birer a��klamaya ba�lar. Birinci olayda Hz. H�z�r bir gemiyi delmi�tir. Ancak bu gemiyi delmesinin �ok �nemli birka� nedeni vard�r.

Merhamet, m�minlere d��k�nl�k ve �efkat Allah'�n peygamberlerinin ve el�ilerinin de en dikkat �eken �zellikleridir. Allah'�n �st�n ilme sahip kullar�ndan biri olan Hz. H�z�r da t�m el�iler gibi �efkatli ve merhametli, Allah'�n kat�ndan rahmet verdi�i bir insand�r. O nedenle de yoksulluk ve ihtiya� i�inde olan bu insanlara yard�m etmek i�in hemen gemilerinde bir delik a�m��, b�ylece gemiyi eksik ve kusurlu g�stererek zalimlerin el koymas�ndan kurtarm��t�r.

Hz. H�z�r'�n gemiyi deli�inde de �ok b�y�k bir ak�l, feraset, basiret ve ileri g�r��l�l�k hemen dikkati �ekmektedir. ��nk� gemiyi makul �l��lerde, tekrar tamir edildi�inde kolayca kullan�labilecek �ekilde tahrip etmi�tir. B�ylece gemiyi g�ren ki�i kusurlu zannedecek ve el koymaktan vazge�ecektir. Ancak gemi sahipleri zorba ki�ilerin mallar�n� gasp etme tehlikesi ortadan kalkt�ktan sonra gemiyi kolayl�kla yeniden tamir edip, kullanabilecek hale getireceklerdir.

Allah, �ocu�un can�n� almak i�in Hz. H�z�r�� vesile etmi�tir

"�ocu�a gelince, onun anne ve babas� m�'min kimselerdi. Bundan dolay�, onun kendilerine azg�nl�k ve inkar zorunu kullanmas�ndan endi�e edip-korktuk. B�ylece, onlara Rablerinin ondan temiz olmak bak�m�ndan daha hay�rl�s�, merhamet bak�m�ndan da daha yak�n olan�n� vermesini diledik." (Kehf Suresi, 80-81)

Ayette �ocu�un ailesinin m�min kimseler oldu�u haber verilmektedir. Bu bilgi ile, o devirde de hak dinin oldu�una i�aret edilmektedir.

Hz. H�z�r'�n �ocu�un can�n� almas�yla ilgili ayetler incelenirken vurgulanmas� gereken bir di�er konu ise, �ocu�un �l�m�n�n Allah'�n bir takdiri oldu�udur. O �ocu�un �l�m�n� Allah kaderinde yer ve zaman olarak yazm��t�r. Allah "Sizi �amurdan yaratan, sonra bir ecel belirleyen O'dur. Ad� konulmu� ecel, O'nun kat�ndad�r." (Enam Suresi, 2) ayetiyle insanlara bu ger�e�i hat�rlatmaktad�r. Kuran'da bildirildi�i gibi her insan�n can�n� melekler al�r. Allah, Enfal Suresi'nde bu ger�e�i �u �ekilde bildirir:

Melekleri, onlar�n y�zlerine ve arkalar�na vurarak: "Yak�c� azab� tad�n" diye o inkar edenlerin canlar�n� al�rken g�rmelisin. (Enfal Suresi, 50)

Ancak meleklerin can� almas� da bir sebeptir, ger�ekte ise can� alan ancak Allah't�r. Allah bu �ocu�un can�n�n al�nmas�n� Hz. H�z�r'�n eliyle takdir etmi�tir. Ancak Hz. H�z�r olmay�p, ba�ka biri de bu �l�me bir vesile olabilirdi. Bir kaza sonucu, kalbinin durmas� nedeniyle ya da d���p ba��n� yaralayarak bir anda hayat�n� yitirebilirdi. Ayr�ca bu olayda Allah, �l�m meleklerini g�r�nmeyen sebep k�lm��, g�r�nen y�z�nde ise, Hz. H�z�r �ocu�un can�n� al�yor gibi g�stermi�tir. Ger�ekte ise Hz. H�z�r vahiyle hareket eden bir insand�r ve Allah'�n emrinin d���na kesinlikle ��kamaz. Allah dilemedik�e, kendi iradesiyle bir�ey yapmas� m�mk�n de�ildir. Allah bu �ocu�un can�n� almak i�in onu vesile etmi�tir.

Hz. H�z�r ileride inkarc�lardan olaca��na dair kesin bilgiye sahip oldu�u bir �ocu�u, Allah'�n emriyle �ld�rmektedir. O �ocu�un hem ailesine ve �evresine zulmetmesini engellemek, hem de g�nahlara bo�ulmas�na mani olmak istemektedir. Bunun i�in �nceden tedbir almaktad�r.

Hz. H�z�r��n �ks�z �ocuklara ait olan duvar� in�a etmesinin hikmeti

"Duvar ise, �ehirde iki �ks�z �ocu�undu, alt�nda onlara ait bir define vard�; babalar� salih biriydi. Rabbin diledi ki, onlar erginlik �a��na eri�sinler ve kendi definelerini ��kars�nlar; (bu,) Rabbinden bir rahmettir. Bunlar� ben, kendi i�im (�zel g�r���m) olarak yapmad�m. ��te, senin sab�r g�stermeye g�� yetiremedi�in �eylerin yorumu." (Kehf Suresi, 82)

Hz. H�z�r �slam ahlak�n�n bir gere�i olarak yetim �ocuklar�n gelece�ini d���nmekte ve onlar i�in �ok �nemli bir yat�r�m yapmaktad�r. E�er Hz. H�z�r duvar� tamir etmeseydi, duvar y�k�l�p yetim �ocuklar�n babalar�na ait hazine ortaya ��kacak, �ocuklar�n mallar� da zalim kimseler taraf�ndan ya�malanacakt�. ��te bu nedenle Hz. H�z�r hazine i�in, �ocuklar ergenli�e eri�inceye kadar korunup, gizlenebilecek sa�lam bir yer yapm��, onlar�n gelecekleri i�in �nemli bir tedbir alm��t�r.

Ayette ayr�ca Hz. H�z�r'�n "Bunlar� ben, kendi i�im (�zel g�r���m) olarak yapmad�m" dedi�ine dikkat �ekilmektedir. Bu, daha �nce de vurgulad���m�z gibi, her�eyi yapan�n Allah oldu�unu, her�eyin kaderde olup bitti�ini bildi�ini g�steren bir konu�mad�r. Hz. H�z�r hi�bir karar� kendi dilemesiyle yapmad���n� en g�zel �ekilde ifade etmektedir.

 

 

 

 

iddialaracevap.com adnanoktarhaber.com adnanoktarhukuk.com adnanoktargercekleri.com