HIR�ST�YANLAR B�R ASILSIZ �DD�AYI NEDEN ORTAYA ATMI� OLAB�L�RLER

�leme inanc� ortaya ��kt��� y�llardan g�n�m�ze kadar, hemen her d�nemde b�y�k tart��malara neden olmu�tur ve 18. y�zy�ldan itibaren de bu tart��malar �ok daha geni� alanlara yay�lm��t�r. Bu y�llarda ba�layan Kitab-� Mukaddes ara�t�rmalar�, insanlar�, �nce ��leme inanc�n�n neden �ncil'de a��k�a yer almad���n�, sonra da hangi �artlar alt�nda ortaya ��kt���n� sorgulamaya y�neltmi�tir. G�n�m�zde de �e�itli ilahiyat��lar, bilim adamlar�, ara�t�rmac�lar, yazarlar ve ba��ms�z H�ristiyan ak�mlar� ��leme ve kefaret inanc� ba�ta olmak �zere bir�ok geleneksel H�ristiyan inanc�n� reddetmektedirler. Bir sonraki b�l�mde �rneklerini inceleyece�imiz bu ki�i ve ak�mlar�n bir b�l�m� ��leme inanc�n�n kar��s�nda yer alan Arius�ular�n anlay���n� korumaktad�rlar. D���ncelerini ise Kitab-� Mukaddes ve ilk H�ristiyanl�ktan kalma eserlerle ilgili ara�t�rmalara dayand�rmaktad�rlar.

Hz. �sa'dan birka� y�zy�l sonra, �znik ve Kad�k�y Konsilleri'nde al�nan kararlar�n ard�ndan, ��leme inanc� H�ristiyanl���n temeli haline getirilmi�, bu b�y�k yan�lg�ya inanmamak ise imans�zl�k olarak kabul edilmi�tir. Bu nedenle de ��leme inanc�n�n Allah'a bir ve tek olarak iman ile �eli�en bir ��reti oldu�una inanan, �ncillerde ��lemenin yer almad���n� savunan ya da bu konuda ��pheleri bulunan insanlar ya susturulmu� ya da bask� ile ikna edilmi�lerdir. Theodore Zahn Articles of Apostolic Creed (Havari �nan�lar�n�n Maddeleri) isimli eserinde "MS 180-210 y�llar� aras�nda "Bir ve Tek olarak Allah'a iman" s�z�n�n ba��na "Baba" kelimesinin eklendi�ini" s�yler. Zahn, bu durumun ilk ba�larda bir�ok Kilise liderinin tepkisiyle kar��la�t���n� ve bu liderlerin "yap�lan �eyin kutsal metinlerde olmayan inan�lar t�retmek oldu�unu" s�ylediklerini belirtir.45 �ncil ara�t�rmalar�yla tan�nan Duncan Heaster ise 1988 y�l�nda ��leme konusunda yap�lan bir tart��mada g�r��lerini �u �ekilde ifade etmi�tir:

��leme bize kavraman�n imkans�z oldu�u bir Tanr� inanc� sunmaktad�r. Ve bu inan� Tanr�'n�n a��k ve anla��l�r s�zleriyle tamamen �eli�mektedir. Herhangi biriniz Allah'�n ayn� zamanda "hem �� hem de bir" oldu�u y�n�ndeki iddiay� anlayabiliyor musunuz? Ya da "do�madan �nce de var olan bir o�ul" inanc�n� akl�n�z al�yor mu? Ben, ��leme inanc�n�n Allah'�n s�z�nde hi�bir �ekilde yer almad���n� s�yl�yorum. �ncil'de "��leme" ifadesi bir kez dahi ge�mez. Hepimiz �ok iyi biliyoruz ki, bu inan� H�ristiyanl��a 3. y�zy�lda eklenmi�tir... "Tanr�" kelimesi �ncil'de 1300 kez ge�er ve bu �ncil pasajlar�n�n hi�birinde "Tanr�" ifadesi ile �oklu bir ki�ilik ya da ��leme kast edilmez, ima dahi edilmez. Ama Allah'�n bir oldu�u ifade edilir... ��leme savunucular�n�n bahsettikleri inan� Eski Ahit metinlerinde de bilinmemektedir.46

Heaster'�n s�zleri �ok a��kt�r ve g�n�m�zde onunla ayn� g�r��leri dile getiren daha pek �ok ara�t�rmac� bulunmaktad�r. �rne�in John Hick, The Rainbow of Faiths (�nan�lar�n G�kku�a��) adl� eserinde �u sonu�lara ula��r: (A�a��daki al�nt�da yer alan ifadelerden Allah'� tenzih ederiz.)

1- Son y�llarda yap�lan ara�t�rmalara bakt���m�zda, Hz. �sa'n�n "kendisinin Tanr� veya Kutsal ��lemenin ikinci �ahs� olan Tanr�'n�n o�lu" oldu�unu ��retmedi�ini g�r�r�z. O bu inanc�n tam aksine, s�rekli olarak kendisinin bir "insano�lu" oldu�unu insanlara ��retmi�tir.

2- H�ristiyan yetkililer ve teologlar, Hz. �sa'n�n hem tam bir Tanr� hem de tam bir be�er oldu�u �eklindeki geleneksel H�ristiyan inanc�n� anla��labilir bir �ekilde izah edememektedirler.

3- Enkarnasyon inanc� H�ristiyanlar�n di�er dinsel geleneklerle ve onlar�n mensuplar� ile olan ili�kilerine tamir edilemez zararlar vermektedir. ��nk� bu inan�, H�ristiyanl���n di�er dinlerden �st�n oldu�unu ima etmektedir.47

Burada bir hususu daha vurgulamak gerekir. Bizim bu kitaptaki amac�m�z ne ��leme inanc�n� ilk kez ortaya atan ki�ileri, ne de ��leme inanc�na sahip olan samimi H�ristiyanlar� yarg�lamak de�il, ��leme inanc� hakk�ndaki ger�ekleri Kuran ayetleri do�rultusunda ortaya koymak ve bu inan���n ortaya at�lmas�ndaki olas� nedenleri belirtmektir. Unutmamak gerekir ki, ger�ek M�sl�manlar Allah'�n g�nderdi�i t�m el�ilere ve kitaplara iman eder, H�ristiyanlar�n inan�lar�na ve de�erlerine sayg� duyarlar. Allah'a g�n�lden iman eden, Allah'tan korkan, Allah'a i�ten sevgiyle ba�lanan ve O'nun kutlu el�isi Hz. �sa'ya derin bir sayg� besleyen t�m H�ristiyanlara kar�� M�sl�manlar da b�y�k bir muhabbet duyar, onlara dostluk ve ho�g�r� ile yakla��rlar.

��leme inan���n�n ortaya at�lmas�nda da art niyetli ve menfaatperest kimseler olabilece�i gibi, halis bir niyete sahip olup, zaman i�inde fark�nda olmadan do�ru yoldan uzakla�an kimselerin olmas� m�mk�nd�r. �lk ba�larda farkl� �ekillerde ifade edilen s�z konusu inan�, zaman i�inde �arp�t�lm�� olabilir. ��leme benzeri iddialar� destekleyen ve kabul g�rmesinde rol oynayan ki�i ve topluluklar�n da mutlaka birbirlerinden farkl� d���nceleri olmu�tur. Kimi Hz. �sa'n�n �st�n ahlak�n� daha da vurgulamak amac�yla, kimi mecazi ifadeleri yanl�� yorumlayarak, kimi mevcut siyasi ve k�lt�rel ortamdan etkilenerek, kimi de H�ristiyanl���n daha da b�y�k bir h�zla yay�lmas�n� sa�lamak amac�yla bu gibi iddialar� kendilerince samimi niyetle desteklemi� olabilir. Bu nedenle ��leme iddias�n� reddederken, ilk H�ristiyanlar�n o d�nemin tarihi, siyasi ve k�lt�rel ko�ullar�n�n etkisi alt�nda kalarak ya da kar�� kar��ya olduklar� zorluk ve bask�lardan olumsuz y�nde etkilenerek hataya d��m�� olabileceklerini de g�z �n�nde bulundurmak gerekir. Bu b�l�mde ��leme iddias�n�n ortaya at�l���nda rol oynam�� olabilecek muhtemel sebepler ortaya konacakt�r. (Bu b�l�mde H�ristiyanlar�n yanl�� inan��lar�n� ifade etmek amac�yla kullan�lacak olan her t�rl� bat�l ifadeden Allah'� tenzih ederiz. M�barek peygamber Hz. �sa'n�n da t�m bu yak��t�rmalardan uzak oldu�unu bir kez daha ifade etmek isteriz.)

�ncil'de "O�ul" kelimesi ��lemeyi destekleme amac�yla kullan�lmam��t�r

��leme inanc�n�n �z�nde Hz. �sa'n�n "Allah'�n o�lu" oldu�u y�n�ndeki yanl�� inan� yatar. (Allah'� tenzih ederiz.) Oysa H�ristiyanl���n ilk do�du�u y�llarda ve daha �nceki d�nemlerde "o�ul" ifadesinin nas�l ve ne ama�la kullan�ld��� incelendi�inde ortaya �ok daha farkl� bir durum ��kmaktad�r.

O�ul kelimesi �ncil'de Hz. �sa i�in 4 farkl� �ekilde kullan�lmaktad�r: Meryem o�lu, Davud o�lu, �nsano�lu, Allah'�n o�lu.

"Meryem o�lu" ifadesi Hz. �sa'n�n Hz. Meryem taraf�ndan d�nyaya getirildi�ini, "Davud o�lu" ise Hz. �sa'n�n �ncil'e g�re Hz. Davud'un soyundan geldi�ini ifade etmektedir.

"�nsano�lu" ifadesi hem Hz. �sa'n�n kendisini nas�l tan�tt���n�n hem de �evresindeki ki�ilerin ona nas�l bir bak�� a��s�na sahip olduklar�n�n anla��lmas� a��s�ndan �ok �nemlidir. ��nk� bu ifade �ncil metinlerinde Mesih ve Allah'�n o�lu ifadelerinden �ok daha fazla kullan�lmaktad�r. "�nsano�lu" Yahudi ilahiyat�na �zg�n bir ifadedir ve Eski Ahit'te -�zellikle de Mezmurlar'da- �ok fazla kullan�lmaktad�r. Do�rudan insanlar� ifade eder ve �ok al���lm�� bir tabirdir. �rne�in Hezeikel Peygamber'den bahsedilirken 90 kez "�nsano�lu" ifadesi kullan�lm��t�r ve o, insanlara �l�ml� bir be�er olarak tan�t�lm��t�r.

Bu tabirin Aramicesi olan "bar nash(a)", Hz. �sa'n�n d�neminde de herkes i�in kullan�l�yordu; ancak �ncil'de kullan�lan "insano�lu" tabiri, Yahudi kutsal kitaplar�ndaki gibi, herkes i�in kullan�lmam��, sadece Hz. �sa'ya i�aret eden bir �nvan olarak bir�ok kez kullan�lm��t�r.48 �nsano�lu ifadesi Matta, Markos ve Luka'da 69 kez, Yuhanna �ncili'nde 13 defa zikredilmektedir. Sadece bir yerde t�m insanl��� ifade etmek i�in kullan�l�r. (�branilere Mektup, 2/6-8). Bu tan�m hem Hz. �sa i�in hem de Hz. �sa taraf�ndan bir�ok kez ve "ben" anlam�nda kullan�lm��t�r. Bu �ncil pasajlar�ndan baz�lar� �u �ekildedir:

Herkes Tanr�'n�n b�y�k g�c�ne �a��p kald�... Herkes �sa'n�n t�m yapt�klar� kar��s�nda hayret i�indeyken, �sa ��rencilerine, "Siz �u s�zlerime iyice kulak verin" dedi. "�nsano�lu, insanlar�n eline teslim edilecek." (Luka, 9/44)

... Yunus nas�l Ninova halk�na bir belirti olduysa, �nsano�lu da bu ku�ak i�in �yle olacakt�r. (Luka, 11/30)

.... �imdi Kud�s'e gidiyoruz. Peygamberlerin �nsano�lu'yla ilgili yazd�klar�n�n t�m� yerine gelecektir. O, di�er uluslara teslim edilecek..." (Luka, 18/31-32)

�nsano�lu, belirlenmi� olan yoldan gidiyor. Ama onu ele veren adam�n vay haline!" (Luka, 22/22)

�sa daha konu�urken bir kalabal�k ��kageldi. Onikilerden biri, Yahuda ad�ndaki ki�i, kalabal��a �nc�l�k ediyordu. �sa'y� �pmek �zere yakla��nca �sa ona, "Yahuda" dedi, "�nsano�lu'nu bir �p�c�kle mi ele veriyorsun?" (Luka, 22/47-48)

Yukar�da da belirtti�imiz gibi "insano�lu" ifadesi ilk H�ristiyanlar taraf�ndan "be�er" anlam�nda kullan�l�yordu. ��nk� b�y�k bir b�l�m� Yahudi olan ilk H�ristiyanlar bu ifadeyi her zaman bu anlamda kullanm��lard� ve bu tan�ma "be�er" d���nda ba�ka bir anlam y�klemiyorlard�. Eski Ahit'teki kullan�mlar da bu g�r��� desteklemekte, Hz. �sa'n�n Allah'�n var etti�i, Allah'�n rahmetine muhta� bir be�er oldu�unu ortaya koymaktayd�.

�ncil'de ge�en "Allah'�n o�lu" ifadeleri ise ��leme inanc�n� savunanlar�n s�zde dayanaklar�ndan birini olu�turmaktad�r. Ancak bu yorum, H�ristiyan d�nyas�nda as�rlard�r b�y�k tart��malar� da beraberinde getirmi�tir. ��nk� Yahudi k�lt�r�n� yak�ndan bilen, Hz. �sa'n�n ya�ad��� d�nemde halk�n kulland��� dilin �zelliklerini inceleyen her ara�t�rmac� bu kullan�m�n mecazi bir anlam ta��d���n� ifade etmi�tir. Yayg�n g�r�� �udur: "Allah'�n o�lu" Yahudi toplumu i�inde zaten yayg�n olan ve toplumdaki �nemli �ahsiyetler i�in s�k�a kullan�lan mecazi bir ifade bi�imiydi.

1977 y�l�nda aralar�nda Anglikan teologlar�n da bulundu�u 7 �ncil uzman� "The Myth of God Incarnate" ("Tanr� �nsan �eklini Ald�" Efsanesi) isimli bir kitap yay�nlad�lar. Bu kitap �ok b�y�k bir etki meydana getirdi. �ns�zde edit�r John Hick �unlar� yaz�yordu:

Bu kitab�n yazarlar� 20. y�zy�l�n bu son d�neminde b�y�k bir dini geli�menin ger�ekle�mesi gerekti�i konusunda hemfikirdirler. Bu ihtiya� �ncelikle H�ristiyanl���n k�kenleriyle ilgili bilginin art���ndan kaynaklanmaktad�r. Ayr�ca Hz. �sa'n�n Allah taraf�ndan �zel bir g�rev ve kutsal bir ama�la g�nderilmi� bir insan oldu�unu kabul etmeye dayanmaktad�r. Ve Hz. �sa'n�n Allah'�n enkarnasyonu (insan �eklini almas�) ve ��leme inanc�n�n ikinci ki�isi oldu�u y�n�ndeki inanc�n, Hz. �sa'n�n bizim i�in ifade ettiklerinin �iirsel ve mitolojik bir ifade �ekli oldu�unu kabul etmeye dayan�r.49

John Hick'in kitab� boyunca �e�itli delillerle �zerinde durdu�u ger�ek "Tanr�'n�n o�lu" ifadesinin tamamen Hz. �sa'n�n ard�ndan ortaya at�lan bir inan� olmas� ve Hz. �sa'n�n hi�bir �ekilde b�yle bir inan��� tebli� etmemesidir.50

Hz. �sa, daha sonra ya�ayan H�ristiyanlar�n d���nd�kleri gibi, kendisi hakk�nda bir ilahl�k iddias�nda bulunmam��t�r. Kendisini Tanr�, Tanr� o�lu ya da enkarnasyonu olarak g�rm�yordu... Hz. �sa'n�n kendisini bu �ekilde g�rd���n� d���nmek kesinlikle m�mk�n de�ildir. �stelik o bu y�ndeki bir fikri inkar olarak g�rm��t�r; ona ait oldu�u s�ylenen �u s�z bunu a��k�a ortaya koyar: "Neden bana Tanr� diyorsunuz? Allah'tan ba�ka Tanr� yoktur" (Markos, 10/18) Tabi ki Hz. �sa'n�n ne s�yleyip, ne s�ylemedi�i ile ilgili kesin olarak konu�mak m�mk�n de�ildir. Ancak eldeki deliller, tarih�ilerin oybirli�i ile Hz. �sa'n�n b�yle bir iddiada bulunmad���n� kabul etmelerini sa�lam��t�r.51

Yahudiler aras�nda �ok yo�un bir �ekilde kullan�lan "Allah'�n o�lu" ifadesi mecazi olarak "Allah'a ait" anlam�na geliyordu. Buna g�re, bir ki�iye Allah'�n o�lu dendi�inde, o ki�inin Allah'a yak�n oldu�u, Allah'a g�n�lden hizmet etti�i ve Allah'�n raz� olaca�� gibi bir ya�am s�rd��� ifade edilmek isteniyordu. Hi�bir �ekilde o ki�inin Allah'a benzer veya e�it vas�flara sahip oldu�u ya da ilahl�k ta��d��� kast edilmiyordu. (Allah'� tenzih ederiz) Nitekim Yahudilikte de b�yle bir inanc�n yeri yoktu.

Dolay�s�yla ilk H�ristiyanlar�n da bu tabirle, Hz. �sa'ya duyduklar� sayg�y� ve onun Allah'a yak�n k�l�nan m�barek bir kulu oldu�una dair keskin inan�lar�n� ifade etmek istemi� olmalar� m�mk�nd�r. Nitekim bir�ok H�ristiyan ilahiyat�� da "Hz. �sa i�in kullan�lan "Allah'�n o�lu" ifadesinin, Hz. �sa'n�n taraftarlar�nca kendisini �ereflendirmek ve y�celtmek i�in ona verdi�ini s�yleyerek, mecazi bir anlama sahip oldu�unu" vurgulamaktad�r.

Asl�nda "o�ul" s�fat� �branice'de yer alan �zg�n bir ifade �ekliydi ve ba�ka kavramlarla birlikte de kullan�l�yordu. Bir insan�n bir �eyin "o�lu" olarak an�lmas�, onunla yak�n bir ili�kisi oldu�u anlam�na geliyordu. The Catholic Encyclopedia, bu konuda �unlar� yaz�yor:

"O�ul" kelimesi Samiler (Yahudiler ve Araplar) aras�nda, yak�n bir ba�lant�y� ya da �zel bir ili�kiyi ifade etmek i�in kullan�l�rd�. �rne�in "kuvvetin o�lu" kahraman bir sava��� demekti; "k�t�l���n o�lu" k�t� bir adam, "gururun o�lu" kibirli bir adam, "mal�n o�lu" �ok zengin bir ki�i, "fidyenin o�lu" bir rehine, "y�ld�r�m�n o�lu" �ok h�zl� u�an bir ku�, "�l�m�n o�lu" �lece�i beklenen bir ki�i, "yay�n o�lu" ok, "Belilal'in o�lu" lanetli bir adam anlam�na gelirdi. "Peygamberlerin o�lu" deyimi, o peygamberlere uyan ��rencileri ifade etmek i�in kullan�l�rd�. "Tanr�'n�n o�lu" s�fat� ise, Eski Ahit'te, Allah'la yak�n bir ba�lant�s� olan varl�klar i�in kullan�l�rd�. Melekler ya da sadece dindar insanlar "Tanr�'n�n o�lu" olarak an�l�yorlard�.52

19 May�s �niversitesi �lahiyat Fak�ltesinden Do�. Dr. Mahmut Ayd�n, John Hick'in bu konudaki g�r��lerini �u �ekilde aktar�r:

... Bu tarz bir s�ylem, Hz. �sa'n�n geldi�i d�nemde zaten yayg�n olarak var olan ve toplumdaki �nemli �ahsiyetler i�in s�k�a kullan�lan bir ifade bi�imiydi. Dolay�s�yla, Hz. �sa'n�n havarileri de bu tabiri -yani "Allah o�lu" s�fat�n�- benimseyerek, onu kolayca kendi efendileri (liderleri), yani Hz. �sa i�in kullanm��lard�r. Buna g�re, Hz. �sa t�pk� Davut soyundan gelen krallar ve Yahudi toplumunda ya�ayan dini ve ahlaki bak�mdan son derece �nemli �ahsiyetler gibi Allah'�n o�lu olarak betimlenmi�tir. Hick'e g�re Yahudi d���ncesinde kendilerine "Allah o�lu" s�fat� verilen krallar ve �nemli �ahsiyetler hi�bir �ekilde kelime anlam� olarak Allah'�n o�ullar� olarak anla��lmam��lard�r. Ancak onlar sahip olduklar� �zelliklerden dolay� sadece onurland�rma ve y�celtilmek i�in Allah'�n o�ullar� olarak g�r�lerek onurland�r�lm��lard�r. Yani s�z konusu bu s�fat Yahudi d���ncesinde hi�bir �ekilde lafzi anlamda kullan�lmam��t�r. Yahudi tarihi boyunca "Allah o�lu" tabiri insanlar i�in kullan�lm��t�r. �rne�in Mesih, s�lale krallar�n�n Allah'�n o�lu olarak kabul edildi�i Hz. Davud'un s�lalesinden gelmesi gereken d�nyevi bir kral olarak kabul ediliyordu... Hz. �sa'n�n taraftarlar� da mevcut olan bu s�ylemleri �ok kolay bir �ekilde ona uygulam��lard�r. Hz. �sa'n�n ilahi �zelli�e sahip bir varl�k olarak g�r�lmesi ilk olarak onun ya�ad��� k�lt�r�n bir sonucudur. Buna g�re Hz. �sa'n�n geldi�i d�nemde baz� �nemli �zelliklere sahip ki�iler, mecazi anlamda ilahi �zelli�e sahip "Allah o�lu" olarak m�talaa edilmekteydi.53

Mahmut Ayd�n, John Hick'in bu konudaki g�r��lerine detayl� olarak yer verdikten sonra "Allah'�n o�lu" ifadesinin kullan�m� hakk�nda �u tespitlerde bulunur:

Ne Hz. �sa'n�n bizzat kendisi ilahi tabiata sahip oldu�unu ileri s�rm�� ne de onun havarileri onun ilahili�ini ve tanr�sall���n� �a�r��t�racak herhangi bir at�fta bulunmu�lard�r. Aksine Hz. �sa'n�n ilahl��� d���ncesi ilk H�ristiyan toplumu i�inde ortaya ��km�� ve zamanla geli�ip doktrinle�mi� ve dogma haline getirilmi�tir. ��nk�, ilahi o�ulluk ifadelerinin zamanla Yahudi ba�lam�ndan ��k�p Helenist Roma k�lt�r� ba�lam�na girmesi sonucunda olmu�tur.54

Yeni Ahit ara�t�rmac�lar�ndan ve ilk H�ristiyanl���n k�kenleri ile ilgili �e�itli kitaplar� bulunan P. M. Casey ise "Hz. �sa onun �zel ve son derece dindar bir ki�i oldu�unu d���nenler taraf�ndan Tanr�'n�n o�lu olarak adland�r�lm�� olabilir" der.55 Casey'nin dikkat �ekti�i bir di�er konu ise Yahudi gelene�inde ki�isel veya toplumsal olarak �nemli ki�i ve olaylar�n, mitolojik ve mecazi tabirlerle ifade edildi�idir.56

Yahudi inan��lar�nda yer alan "Mesih" anlay���na g�re bir kral olan Mesih, Hz. Davud'un soyundan gelecekti. Hz. Davud'un soyundan gelen krallar da "Krall�k makam�na atanm�� olma anlam�nda Tanr�'n�n o�ullar� olarak" kabul edilmekteydiler...57 Hz. �sa'ya "Mesih" olarak iman eden ki�iler de bu inanc�n bir devam� olarak onu bu tabirle anmakta bir sak�nca g�rmemi� olabilirler.


��te Biz ayetleri b�yle birer birer a��klar�z, umulur ki d�nerler. (Araf Suresi, 174)

Prof. E. P. Sanders da The Historical Figure of Jesus (Hz. �sa'n�n Tarihsel Portresi) isimli eserinde Allah'�n o�lu ifadesinin Yahudi toplumunda hi�bir zaman kelime anlam�yla kullan�lmad���na dikkat �ekmektedir. Sanders, Yahudiler aras�nda kullan�lan "Allah'�n o�ullar�" ifadesinin erkek ve kad�nlar� da i�ine alan manevi bir anlam ifade etti�ini s�yler. Yahudiler i�in bu mecazi bir anlam ifade etmektedir ve Allah'a ba�l�l��� anlatmaktad�r.58 E. P. Sanders ilk H�ristiyanlarda "Allah'�n o�lu" ifadesinin kullan�m�n� �u �ekilde yorumlamaktad�r:

... �lk H�ristiyanlar, Hz. �sa i�in 'Allah'�n o�lu' kelimesini kulland�lar, ancak onlar onun yar� Tanr� yar� insan oldu�unu d���nmemi�lerdi. Onlar 'Allah'�n o�lu' kelimesini y�ksek bir g�rev olarak saym��lard�... Hz. �sa'n�n ilk taraftarlar� onu 'Allah'�n o�lu' olarak �a��rd�klar�nda daha soyut bir durumu ifade etmek istemi� olabilirler: �ok �nemli bir i�i ba�armas� i�in kendisini se�en Allah ile �zel bir ileti�iminin olmas� gibi. Yahudi olmayan H�ristiyanlar ise, bu dine ilk girdiklerinde Allah'�n o�lu ifadesini B�y�k �skender ile ilgili olan hikayelerin ya da kendi mitolojilerinin �����nda anlam�� olabilirler...59

Sanders'�n da ifade etti�i gibi, Hz. �sa'n�n tebli�inin Yahudilerden Yahudi olmayanlara, yani putperest Romal�lara intikal etmesiyle birlikte, mecazi olarak kullan�lan bu tabirin anlam� de�i�meye ba�lam�� ve Hz. �sa'n�n s�zde ilahl���n� ifade eden bir anlamda kullan�lmaya ba�lanm��t�r. B�ylece ilk H�ristiyanlar taraf�ndan Mesih olarak bilinen ve tamamen be�eri tabiata sahip bir �ahsiyet olarak kabul edilen Hz. �sa, ilah olarak an�lm��t�r. (Allah'� tenzih ederiz.) William C. Varner, bir makalesinde bu terimin H�ristiyanlar taraf�ndan nas�l alg�land���n� inceler:

�ncil'de Hz. �sa'ya inanan herkesin de "Allah'�n o�lu" olarak tan�t�ld��� inkar edilemez bir ger�ektir. (Yuhanna, 1/12) O halde benim Allah'�n o�lu olu�umla Hz. �sa'n�n Allah'�n o�lu olu�u aras�nda nas�l bir fark vard�r? Allah'�n o�lu ifadesi ger�ekten Hz. �sa'n�n ilahl���n�n bir ifadesi mi, yoksa H�ristiyanlar �ncil'in kast etti�inden daha fazlas�n� m� okuyorlar? Bu soruyu cevaplayabilmek i�in H�ristiyanl�k mesaj�n� ilk dinleyen ve ilk okuyanlar�n bu ifadeyi nas�l anlad�klar�n� incelemek gerekir. Peki bu ki�iler kimdi? Bu ki�iler genel anlamda al�rsak Yahudiler ve Yahudi olmayanlard�. Bu iki grup da "Allah'�n o�lu" terimini 1. y�zy�l�n dilbilimi ve k�lt�rel ortam�nda her zaman kullan�yorlard�.60

��lemeyi savunanlar, �ncil'de ge�en "o�ul" kavram�n� onurland�rma ve sayg� sunma ifadesi olarak yorumlamay� kabul etmezler. Oysa �ncil'in bir�ok yerinde, s�z konusu kavram, a��k�a bu anlamda kullan�lm��t�r. �rne�in "Tanr�'n�n o�ullar�" ifadesi Allah'a iman eden ve Hz. �sa'n�n yolundan giden t�m samimi iman sahipleri i�in kulllan�lmaktad�r:

"Fakat ben size derim: D��manlar�n�z� sevin ve size eza edenler i�in dua edin ki, siz g�klerde olan Rabbinizin o�ullar� olas�n�z; zira o, g�ne�ini k�t�lerin ve iyilerin �zerine do�durur; ve salih olanlar ile olmayanlar�n �zerine ya�murunu ya�d�r�r. ��nk� e�er sizi sevenleri severseniz, ne kar��l���n�z olur? (Romal�lar�n) Vergi m�ltezimleri de �yle yapm�yorlar m�? Ve yaln�z karde�lerinizi selamlarsan�z, fazla ne yapm�� olursunuz? Putperestler de �yle yapm�yorlar m�? Bundan dolay�, semav� Rabbiniz k�mil oldu�u gibi siz de k�mil olun." (Matta, 5/44-48)

Allah'�n Ruhuyla y�netilenlerin hepsi Allah'�n o�ullar�d�r. (Pavlus'un Romal�lara Mektubu, 8/ 14)

G�c� her�eye yeten Rab diyor ki, "Size Allah olaca��m, siz de o�ullar�m ve k�zlar�m olacaks�n�z." (Pavlus'un Korintlilere �kinci Mektubu, 6/18)

Kar��tl���n�z b�y�k olacak ve sizlere Y�ce olan�n o�ullar� denecek. ��nk� o iyilik bilmezlere ve k�t�lere kar�� da iyi y�reklidir. (Luka, 6/35)

Yukar�daki �rneklerde de g�r�ld��� gibi "Allah'�n o�ullar�" ifadesi �ncil pasajlar�nda bir�ok kez kullan�lmaktad�r. Bu anlam ise Yahudi k�lt�r�ndeki kullan�m ile ayn�d�r: Allah'� dost edinmi�, Allah'a yak�nla�mak i�in �aba sarf eden, Allah'�n kanunlar�na g�re ya�ayan insanlar... Nitekim Luka �ncili'nde Hz. Adem'den de "Allah o�luydu" (Luka, 3/38) �eklinde bahsedilmektedir. �ncil'de oldu�u gibi Eski Ahit'te de "Allah'�n o�lu" ifadesi bir�ok kez kullan�lmaktad�r. �rne�in Eski Ahit'te �srail milleti i�in "o�ul" tabiri kullan�l�r:

�srail, �ocukken onu sevdim, ve o�lumu M�s�r'dan �a��rd�m. (Ho�ea, 11/1)

Bir di�er Tevrat al�nt�s�nda ayn� ifade, melekleri tarif etmek i�in kullan�lm��t�r:

Ve Allah o�ullar� Rabbin �n�nde kendilerini takdim etmeye geldikleri g�n vaki oldu ki, onlar�n aras�nda �eytan da geldi. (Ey�b, 1/6)

��k�� b�l�m�n�n 6. bab�n�n ba�lang�c�nda "Allah o�ullar�" ifadesiyle yery�z�nde �o�alan insanlar tarif edilmektedir. Bu y�ndeki di�er pasajlar �u �ekildedir: (Al�nt�lardaki ifadelerden Allah'� tenzih ederiz.)

Ve Firavun'a diyeceksin: Rab ��yle diyor: �srail, o�lum, ilkimdir. (��k��, 4/22)

A�lay��la gelecekler; yalvard�k�a onlara yol g�sterece�im; onlar� sulu vadiler yan�nda, s�r�meyecekleri do�ru yolda y�r�tece�im; ��nk� Ben �srail'e Rabbim, Efraim de ilk o�lumdur. (Yeremya, 31/9)

Ferman� il�n edece�im; Rab bana (Davud) dedi: Sen Benim o�lumsun; Ben seni bug�n tevlit ettim. (Mezmurlar, 2/7)

Tevrat'ta Hz. S�leyman i�in de "Allah'�n o�lu" ifadesi kullan�lmaktad�r. �lgili b�l�m �u �ekildedir:

Ve vaki olacak ki, g�nlerin dolup atalar�nla beraber olmak �zere gitti�in zaman, senden sonra o�ullar�ndan olacak z�rriyetini durduraca��m, ve onun k�rall���n� peki�tirecegim. O Bana ev yapacak, ve onun taht�n� ebediyen peki�tirece�im. Ben ona Rab olaca��m, ve o Bana o�ul olacak; ve senden �nce olandan inayetimi geri ald���m gibi ondan geri almayaca��m; ve onu Kendi evimde ve Kendi k�rall���mda daima durduraca��m; ve onun taht� ebediyen peki�ecektir. (1. Tarihler, 17/11-14)

"Allah'�n o�lu" s�fat�yla an�lan bu m�barek ki�i Hz. Davud'un o�ullar�ndan biri olan Hz. S�leyman'd�r.

(Ve Davud o�lu S�leyman'a dedi:) ...��te, sana bir o�ul do�acak, o bar�� adam� olacak; ve ona �ep�evre b�t�n d��manlar�ndan rahat verece�im; ��nk� onun ad� S�leyman olacak, ve onun g�nlerinde �srail'e sel�met ve s�k�n verece�im. Benim ismime ev yapacak olan odur; ve o Bana o�ul olacak, ve Ben ona Rab olaca��m; ve �srail �zerinde krall���n taht�n� ebediyen peki�tirece�im. �imdi, o�lum, Rab seninle beraber olsun; ve i�in iyi gitsin, ve Allah'�n Rabbin evini, senin hakk�nda s�yledi�i gibi, yap. (1. Tarihler, 22/9-11)

Yine ayn� b�l�mde �u �ekilde devam edilmektedir:

B�t�n o�ullar�mdan (��nk� Rab bana �ok o�ul verdi), Rabbin �srail �zerinde krall��� taht�na oturmak i�in o�lum S�leyman'� se�ti. Ve bana dedi: O�lun S�leyman, evimi ve avlular�m� o yapacak; ��nk� onu Kendime o�ul se�tim, ve Ben ona Rab olaca��m. Ve e�er bug�n oldu�u gibi, emirlerimi ve h�k�mlerimi yapmak i�in sebatl� olursa, onun k�rall���n� ebediyen peki�tirece�im. (1. Tarihler, 28/5-7)

Yukar�daki t�m a��klamalar Yahudi geleneklerinde "Allah'�n o�lu" ifadesinin "Allah'� dost edinen, samimi ve takva sahibi" kullar i�in s�ylendi�ini t�m a��kl���yla g�stermektedir. Dolay�s�yla bu ifadenin Hz. �sa i�in kullan�l�� amac� da ayn�d�r. Bu ifade, ayn� Hz. S�leyman ve Hz. Adem ile ilgili a��klamalarda da oldu�u gibi, Yahudi geleneklerinden kaynaklanan mecazi bir anlat�md�r. Bu terim Yahudi k�lt�r�yle yeti�en, Tevrat'� bilen ve Hz. �sa'ya tabi olana kadar Yahudili�in gereklerini uygulayan ilk H�ristiyanlar taraf�ndan da sayg�, takva ve Allah'a yak�nl��� ifade etmek i�in se�ilmi�tir.

"Allah'�n o�lu" ifadesinin ��leme inanc�na bir dayanak olu�turamayaca��n� g�steren bir di�er delil ise �ncil'de Allah'�n isminin kullan�m�yla ilgilidir. Anthony Buzzard, �ncil'de Allah'�n isminin ne �ekilde kullan�ld���n� "Who is Jesus? Do the creeds tell us the truth about him?" (Hz. �sa Kimdir? �tikatler bize onunla ilgili ger�e�i s�yl�yorlar m�?) ba�l�kl� makalesinde �u s�zlerle tarif eder:

Tanr� kelimesi Kitab-� Mukaddes'te binlerce defa tekil isimdeki �ah�s zamirleriyle ifade edilmektedir: Ben, Bana, Beni, Sen, Sana, Seni, O, Ona, Onu... Biri bu zamirlerin 11.000 defa ge�ti�ini hesaplam��t�r. T�m dillerdeki bu zamirler 3 ki�iyi de�il, tek �ah�slar� ifade etmektedir. Allah'�n �� de�il, bir varl�k oldu�unu bize anlatan binlerce ayet bulunmaktad�r. Yeni Ahit'teki Allah isminin "Allah'�n �� ki�ide bulundu�u" anlam�na geldi�ini ispatlayabilecek hi�bir yer yoktur. Bu y�zden Kitab-� Mukaddes'teki Allah ismi hi�bir zaman ��leme prensibindeki Allah anlam�na gelmemektedir.61

Bu b�l�m boyunca vurgulad���m�z gibi "o�ul" ifadesi Yahudi k�lt�r�nde �ok yayg�n olarak kullan�lan ve ilahl�k anlam� ta��mayan bir ifadedir. Dolay�s�yla bu ifadeyi Hz. �sa'n�n Allah'�n o�lu oldu�unu d���nerek kullananlar, bu kutlu peygamberin Allah'a e�it g��lere sahip oldu�unu iddia edenler (Allah'� tenzih ederiz), Yahudi inan��lar�na g�re b�y�k bir hata i�lemektedirler. �slam dininde de bu ifadeyi Hz. �sa'ya ilahl�k atfederek kullananlar Kuran ayetlerinde bir�ok kez uyar�lmaktad�rlar. Bu yapt�klar� Allah Kat�'nda �ok b�y�k bir g�naht�r. Rabbimiz Maide Suresi'nde �u �ekilde bildirilmektedir:

Andolsun, "��phesiz, Allah Meryem o�lu Mesih'tir." diyenler k�fre d��m��t�r. De ki: "O, e�er Meryem o�lu Mesih'i, onun annesini ve yery�z�ndekilerin t�m�n� helak (yok) etmek isterse, Allah'tan (bunu �nlemeye) kim bir �eye malik olabilir? G�klerin, yerin ve bunlar aras�ndakilerin t�m�n�n m�lk� Allah'�nd�r; diledi�ini yarat�r. Allah her�eye g�� yetirendir. (Maide Suresi, 17)

�ncil'de "Baba" kelimesinin kullan�lmas�

�ncil'de s�k�a yer alan ve ��leme inanc�n� savunan H�ristiyan ilahiyat��lar taraf�ndan �nemli bir delil olarak kabul edilen ifadelerden biri de "baba" kelimesidir. (H�ristiyanlar�n yanl�� inan��lar�n� yans�tmak amac�yla bu b�l�mde kullan�lan her t�rl� ifadeden Allah'� tenzih ederiz.) Oysa bu tabir de yine "o�ul" ifadesi gibi mecazi bir anlam ta��maktad�r. �stelik �ncil'de bu kelimenin sadece Hz. �sa taraf�ndan de�il, iman sahibi, Allah'tan korkan, Allah'a dua edip yard�m dileyen t�m insanlar taraf�ndan da kullan�ld��� g�r�lmektedir. "Baba" ifadesiyle Allah'�n bu insanlar�n tek sahibi, tek dostu ve velisi oldu�u ifade edilmektedir ve ��leme inanc�n� destekleyen bir anlam yoktur.


��te b�yle; hi� ��phesiz, inkar edenler bat�l olana uymu�lar; ve hi� ��phesiz, iman edenler Rablerinden olan hakka uymu�lard�r. ��te Allah, insanlara kendi �rneklerini b�yle vererek g�steriyor. (Muhammed Suresi, 3)

Bu kullan�mlardan baz�lar� �u �ekildedir: (A�a��daki ifadelerin t�m�nden Allah'� tenzih ederiz)

... Baba benden �st�nd�r. (Yuhanna, 14/28)

Siz g�klerde olan Baban�z�n o�ullar� olas�n�z. Zira O, g�ne�ini k�t�lerin ve iyilerin �zerine do�durur ve salih olanlar ile olmayanlar�n �zerine ya�mur ya�d�r�r. (Matta, 5/45)

... Karde�lerime git ve onlara s�yle, benim Babam�n ve sizin Baban�z�n, benim Tanr�m'�n ve sizin Tanr�n�z'�n yan�na ��k�yorum." (Yuhanna, 20/17)

O vakit do�ru ki�iler Babalar�n�n h�k�mranl���nda g�ne� gibi parlayacaklar... (Matta, 13/43)

Ama sen dua ederken "i� odana �ekil, kap�n� �rt�p" gizlide olan Babana dua et. Gizlilikte g�ren Baban da sana yara�an� verecektir. (Matta, 6/6)

Baban�z size gerekli olan�, siz daha O'ndan dilemeden �nce bilir. (Matta, 6/8)

... G�ksel Baban�z b�t�n bunlara gereksinmeniz oldu�unu bilir. Siz her�eyden �nce Tanr�'n�n h�k�mranl���n� ve do�rulu�unu aray�n, bunlar�n t�m� size sa�lanacakt�r. (Matta, 6/32-33)

"Sizin �����n�z insanlar�n �n�nde b�yle parlas�n da, sizin iyi i�lerinizi g�rs�nler, ve g�klerde olan Baban�za hamd etsinler." (Matta, 5/16)

"Sak�n�n, insanlara sal�h�n�z� onlar�n �n�nde g�steri� i�in yapmay�n; yoksa g�klerde olan Baban�z�n �n�nde kar��l���n�z olmaz." (Matta, 6/1)

�imdi siz ��yle dua edin: Ey g�klerde olan Babam�z, �smin mukaddes olsun." (Matta, 6/9)

"��nk� insanlara su�lar�n� ba���larsan�z, semav� Baban�z da size ba���lar." (Matta, 6/14)

"Baban�z nas�l merhametli ise, siz de merhametli olun." (Luka, 6/36.)

�ncil'den al�nan yukar�daki pasajlar dikkatle incelendi�inde, Allah'�n Zat�'n� zikretmek amac�yla kullan�lan "Baba" kelimesinin bir sayg� anlam� ta��d���, bunu kullanan insana insan-�st� bir konum vermedi�i ve t�m insanlar i�in ge�erli oldu�u anla��lmaktad�r. Bu ifade ile sadece Hz. �sa ile Allah aras�ndaki �zel bir ba� ifade edilmemi�, Allah'a teslim olup, Allah'�n raz� olaca�� �ekilde ya�ayan t�m insanlara hitap edilmi�tir. Nitekim bug�n de H�ristiyanlar dualar�na pek �ok kez "Baba" diye ba�larlar. Hz. �sa'n�n �ncil'de ge�en benzer �ekildeki dualar�n�n da farkl� bir �ekilde yorumlanmamas� gerekir. Ancak tekrar vurgulamak gerekir ki, bu a��klamalar, Hz. �sa'ya ilahl�k atfetmek amac�yla "Baba" ifadesini kullanan ki�ilerin hatas�n� ortadan kald�rmamaktad�r. Bu yapt�klar� Allah Kat�'nda �ok b�y�k bir hatad�r ve Kuran ayetlerinde bu ki�ilerin durumu �u �ekilde haber verilmektedir:

Andolsun, "��phesiz Allah, Meryem o�lu Mesih'tir" diyenler k�fre d��m��t�r. Oysa Mesih'in dedi�i (�udur:) "Ey �srailo�ullar�, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a ibadet edin. ��nk� O, Kendisi'ne ortak ko�ana ��phesiz cenneti haram k�lm��t�r, onun bar�nma yeri ate�tir. Zulmedenlere yard�mc� yoktur." (Maide Suresi, 72)


�u halde bil; ger�ekten, Allah�tan ba�ka �lah yoktur�(Muhammed Suresi, 19)

O Allah ki, O'ndan ba�ka �lah yoktur. Gayb� da, m��ahede edilebileni de bilendir... (Ha�r Suresi, 22)

Kitab-� Mukaddes'te yer alan �e�itli a��klamalarda Rabbimiz'in sonsuz g�� ve kudreti, t�m eksik ve kusurlardan m�nezzeh oldu�u t�m a��kl���yla vurgulanmaktad�r. John Hick bu konuyu bir r�portaj�nda �u �ekilde ifade eder:

Klasik H�ristiyan teolojisi, Hz. �sa'n�n vefat�ndan uzun bir s�re sonra geli�tirildi. �a�da� tarihsel kritik�i Yeni Ahit �al��malar�, bizi, elimizde bulunan Yeni Ahit metinlerinde Hz. �sa'ya atfedilen s�zlerin hangilerini Hz. �sa'n�n ger�ekten s�ylemi� olabilece�i konusunda ayd�nlatmaya �al���yor... (�ncillerde ge�en) 'Baba' ifadesinin literal (kelime manas�yla) olarak alg�lanmas� imk�ns�z. Ayn� �ekilde, Hz. �sa'n�n 'Tanr�'n�n o�lu' olu�u ifadesini de literal olarak alg�layamay�z. Eski Ahit'te "Tanr�'n�n o�lu" ifadesi �ok�a ge�mektedir. �rne�in, Adem, Tanr�'n�n o�ludur; melekler Tanr�'n�n o�ullar�d�r; �srail krallar� Tanr�'n�n o�ullar�d�r ve nihayet �srail milleti bir b�t�n olarak Tanr�'n�n o�ullar�d�r. A��k�a, bu ifadelerdeki 'Baba' ve 'o�ul' kavramlar�, lafzi bir ili�kiselli�i ifade etmemekte; sadece, Tanr�-insan ili�kisinin metaforik bir ifadesini sembolize etmektedir. Hemen ekleyeyim, bu ifadeleri lafzen anlamaya �al��mak, Yahudilik'te b�y�k g�nah olarak nitelendirilir. Hz. �sa d�neminde bu t�r metaforik ifadeler zaten mevcuttu. Herhangi bir Tanr�'ya adanm�� herhangi bir insan�n metaforik olarak "Tanr�'n�n o�lu" olarak ifade edilmesi, o zamanki genel dinsel imgelemin bir par�as� olarak alg�lanabilir. K�saca, 'o�ul' ifadesi, Tanr�'ya yak�nl���n sembolik bir ifadesi olmu� oluyor. Anlad���m kadar�yla, M�sl�manlar� rahats�z eden, bu ifadenin lafzi olarak alg�lanmas�d�r. Ayn� �ekilde, bir H�ristiyan olarak benim de bu �ekildeki lafzi bir alg�dan rahats�zl�k duyaca��m� belirtmeliyim.62

�ncil'de mecazi anlamlar�yla anla��lmas� gereken daha bir�ok a��klama vard�r. "Allah'�n �ocuklar�" ifadesi de bunlardan biridir: (A�a��daki al�nt�larda yer alan t�m ifadelerden Allah'� tenzih ederiz.)

... Dirili�in �ocuklar� olarak Tanr�'n�n �ocuklar�d�rlar. (Luka, 20/36)

Ancak, kendisini kabul edip ad�na iman edenlerin hepsine Tanr�'n�n �ocuklar� olma hakk�n� verdi. (Yuhanna, 1/12)

Bunu kendili�inden s�ylemiyordu. O y�l�n ba�k�hini olarak �sa'n�n, ulusun u�runa, ve yaln�z ulusun u�runa de�il, Tanr�'n�n da��lm�� �ocuklar�n� toplay�p birle�tirmek i�in de �lece�ine ili�kin peygamberlikte bulunuyordu. (Yuhanna, 11/51-52)

Ruh'un kendisi, bizim ruhumuzla birlikte, Tanr�'n�n �ocuklar� oldu�umuza tan�kl�k eder. E�er Tanr�'n�n �ocuklar�ysak, ayn� zamanda miras��y�z. Mesih'le birlikte y�celtilmek �zere Mesih'le birlikte ac� �ekiyorsak, Tanr�'n�n miras��lar�y�z, Mesih'le ortak miras��lar�z. (Pavlus'un Romal�lara Mektubu, 8/16-17)

Yarad�l��, Tanr� �ocuklar�n�n ortaya ��kmas�n� b�y�k �zlemle bekliyor. (Pavlus'un Romal�lara Mektubu, 8/19)

Her�eyi s�ylenmeden ve �eki�meden yap�n ki, ya�am s�z�ne s�ms�k� sar�larak aralar�nda evrendeki y�ld�zlar gibi parlad���n�z bu e�ri ve sap�k ku�a��n ortas�nda kusursuz ve saf, Tanr�'n�n lekesiz �ocuklar� olas�n�z... (Pavlus'un Filipelilere Mektubu, 2/14-16)

Bak�n, Rab bizi o kadar �ok seviyor ki, bize 'Tanr�'n�n �ocuklar�' deniyor! Ger�ekten de �yleyiz. D�nya Rab'bi tan�mad��� i�in bizi de tan�m�yor. Sevgili karde�lerim, daha �imdiden Tanr�'n�n �ocuklar�y�z, ama ne olaca��m�z hen�z bize g�sterilmedi... (Yuhanna'n�n Birinci Mektubu, 3/1-2)

Do�ru olan� yapmayan ve karde�ini sevmeyen, Tanr�'dan de�ildir. ��te Tanr�'n�n �ocuklar� ile �blis'in �ocuklar� b�yle ay�rt edilir. (Yuhanna'n�n Birinci Mektubu, 3/10)

Tanr�'y� sevip buyruklar�n� yerine getirmekle, Tanr�'n�n �ocuklar�n� sevdi�imizi anlar�z. (Yuhanna'n�n Birinci Mektubu, 5/2)

Ne baba ifadesiyle ne de �ocuk ifadesiyle insanlara bir ilahl�k atfedilmedi�i a��kt�r. (Allah'� tenzih ederiz) Allah'a itaatli, Allah'a sad�k, Allah'� dost edinmi� ve sadece Allah'� raz� etmek i�in ya�ayan insanlar �ncil a��klamalar�nda "Allah'�n �ocuklar�" olarak ifade edilmi�tir. Yahudi k�lt�r�nden kaynaklanan bu kullan�m�n bir sonucu olarak da sayg� ve sevginin belirtisi olarak insanlar Allah'a "Baba" diyerek yakarm��lard�r. Bu mecazi terimler, Yahudi dininin temeli olan "Dinle ey �srail, Rab bizim Allah'�m�zd�r ve Rab tektir" (Tesniye, 6/4) h�km�n�n getirdi�i tevhid inanc� i�inde anla��lm��t�r.

"Allah t�m insanlar�n sahibidir" anlam�nda kullanm�� olabilirler

Hz. �sa'n�n havarileri ve ilk H�ristiyanlar, Hz. �sa'n�n e�itiminden ge�mi�, derin iman sahibi, �ok �st�n ahlakl� ve Hz. �sa'n�n Allah yolunda yard�mc�lar�yd�lar. Bu nedenle de ba�lar�na gelen her olay�, Hz. �sa'n�n tebli�ini, derin imanlar�yla yorumluyorlard�. Onlar Allah'�n sonsuz g�� ve kudret sahibi oldu�unu, t�m kainat�n tek sahibi oldu�unu, Allah dilemedik�e hi�bir �eyin var olamayaca��n�, hi� kimsenin hi�bir�eye g�� yetiremeyece�ini �ok iyi biliyorlard�. Bu nedenle de sahip olduklar� derin iman neticesinde, Hz. �sa i�in "Allah'�n o�lu" ifadesini kullan�rken ayn� �ekilde d���nm�� olabilirler. T�m babalar�, t�m anneleri ve t�m o�ullar� Rabbimiz'in yaratt���n� ve hepsinin tek sahibinin Allah oldu�unu belirtmek istemi� olabilirler. Hi� unutmamak gerekir ki, anne ve baba bir �ocu�un var edilmesi i�in Allah'�n vesile k�ld��� sebeplerdir. Ger�ekte ise kainattaki t�m varl�klar� var eden alemlerin Rabbi olan Allah't�r. Bu anlamda t�m anneler, t�m babalar, t�m o�ullar Allah'a aittir. �evremizde g�rd���m�z t�m canl� ve cans�z varl�klar Allah'a aittir. �u an �zerinde oturdu�unuz koltuk, i�inde bulundu�unuz bina, �ehirler, �lkeler, milletler Allah'a aittir. Bir �rmak varsa, o Allah'�n �rma��d�r. Allah'�n denizi, Allah'�n camisi, Allah'�n kilisesi, Allah'�n �e�mesidir. Dolay�s�yla t�m o�ullar da Allah'a aittir. Rabbimiz'in bir insan var etmek i�in bir anneye, bir babaya, ya da di�er ba�ka bir sebebe ihtiyac� yoktur. O'nun bir "Ol" demesi yeterlidir. T�m fiziksel, biyolojik, kimyasal kanunlar� yaratan Rabbimiz'dir. Dolay�s�yla bir insan�n var olmas� i�in, "olmas� gerekli oldu�u d���n�len" t�m kanunlar� ve sebepleri de Rabbimiz yaratm��t�r. Hz. Meryem'i de, kainatta gelmi� ge�mi� t�m anneleri de, t�m annelerin do�um sistemlerini yaratan da sonsuz g�� ve kudret sabihi olan Allah't�r. Her do�um olay�n� meydana getiren Allah't�r. Anneyi yaratan, babay� yaratan Allah't�r. Rabbimiz her t�rl� kusur, eksiklik ve ihtiya�tan m�nezzehtir. Ayetlerde �u �ekilde bildirilmektedir:

O, sizin i�in kulaklar�, g�zleri ve g�n�lleri in�a edendir; ne az ��krediyorsunuz. O, sizi yery�z�nde yarat�p-t�retendir ve hepiniz yaln�zca O'na (d�nd�r�l�p) toplanacaks�n�z. O, ya�atan ve �ld�rendir; gece ile g�nd�z�n ayk�r�l��� (veya ardarda geli�i) da O'nun (kanunu)dur. Yine de akl�n�z� kullanmayacak m�s�n�z? (M�minun Suresi, 78-80)

O'dur ki, sizi topraktan, sonra bir damla sudan, sonra bir alak'tan (embriyo) yaratt�; sonra sizi bir bebek olarak ��karmakta, sonra g��l� (erginlik) �a��n�za eri�meniz, sonra da ya�lanman�z i�in size (belli bir �m�r vermektedir). Sizden kiminin daha �nce hayat�na son verilmektedir; ad� konulmu� bir ecele eri�meniz ve belki akl�n�z� kullanman�z i�in (Allah sizi b�yle ya�at�r). Dirilten ve �ld�ren O'dur. Bir i�in olmas�na h�kmetti mi, ona yaln�zca: "Ol" der, o da hemen oluverir. (M�min Suresi, 67-68)

Do�rusu, g�ld�ren ve a�latan O'dur. Do�rusu, �ld�ren ve dirilten O'dur. Do�rusu, �iftleri; erkek ve di�iyi, yaratan O'dur. Bir damla sudan (d�l yata��na) meni d�k�ld��� zaman. Ger�ek �u ki, di�er diriltme (yeniden ne�'et) de O'na aittir. (Necm Suresi, 43-47)

�uara Suresi'nde ise Hz. �brahim'in �u �ekilde dua etti�i bildirilmektedir:

"Ki beni yaratan ve bana hidayet veren O'dur; Bana yediren ve i�iren O'dur; Hastaland���m zaman bana �ifa veren O'dur; Beni �ld�recek, sonra diriltecek olan da O'dur, Din (ceza) g�n� hatalar�m� ba���layaca��n� umdu�um da O'dur." (�uara Suresi, 78-82)


��phesiz Rabbin, onlardan t�m�ne yap�p ettiklerini(n kar��l���n�) onlara tastamam �deyecektir. ��nk� O, yap�p-ettiklerinden haberdar oland�r. (Hud Suresi, 111)

E�er yukar�daki ayetler do�rultusunda d���n�l�rse H�ristiyan kavramlar� da anlam kazanmaktad�r. Hz. �sa, Hz. Musa, Hz. Salih, Hz. Nuh, Hz. Hud ve Hz. Muhammed (sav) Allah'a ait kullard�r. ��nk� t�m peygamberler Allah'�nd�r. Ayetlerde Yahudilerin Hz. �zeyir i�in "Allah'�n o�ludur" dedikleri bildirilmektedir. Yahudiler de Hz. �zeyir de Allah'a ait kullard�r. Rabbimiz annesi ve babas� olmadan, Hz. Adem'i topraktan yaratm��t�r. Melekleri yaratan da alemlerin Rabbi olan Allah't�r. Hz. Yahya'y� mucizevi bir �ekilde var eden Allah't�r. Bunun aksini s�ylemek �ok b�y�k bir yan�lg� olur. Sadece Hz. �sa de�il, her anne, her baba, her o�ul Allah'�nd�r. H�ristiyanlar da ilk ba�larda "Allah'�n o�lu" ifadesini bu anlamda kullanm�� olabilirler. H�ristiyanlara ait bir internet sitesinde de bu y�nde bir a��klama yer almaktad�r:

"Hz. �sa Allah'�n o�ludur" derken kesinlikle fiziksel bir o�ulluktan bahsetmiyoruz. Biz sadece Hz. �sa'n�n Allah'tan geldi�ini s�yl�yoruz... "O�ul" g�nl�k dilde de �ok s�k kullan�l�r. �o�u dilde bu kelime fiziksel bir ba�� ifade etmek i�in kullan�lmaz. �rne�in ��renciler i�in "bilginin �ocuklar�" �eklinde bir deyim vard�r. Vatanda�lar "�lkelerinin evlatlar�"d�rlar. M�s�r "Nil'in o�lu" olarak an�l�r. Bir Arap "��l�n o�lu" olarak tarif edilir. Kuran'�n Bakara Suresi'nde de "yol o�lu" ifadesi kullan�lmaktad�r. Tefsirciler bu ifadenin gezgin anlam�nda kullan�ld���n� s�ylerler. G�r�ld��� gibi "Allah'�n o�lu" kelimesi insan�n anlad��� anlamda bir akrabal��� ifade etmeyebilmektedir.63

Baz� H�ristiyanlar "Allah'�n o�lu" ifadesinin (Allah'� tenzih ederiz) bir tecelli olarak kabul edilmesi gerekti�ini de s�ylerler. Bu anla��l�r bir a��klamad�r ve Rabbimiz'in Kuran ayetleriyle bildirdi�i ger�eklere de uymaktad�r.

Allah t�m kainat� yoktan var eden, t�m kainat �zerinde mutlak hakimiyet sahibi oland�r. G�klerin ve yerin sahibidir. Allah her yerdedir. T�m anneler ve babalar Allah'�n tecellileridirler. T�m o�ullar ve �ocuklar Allah'�n tecellileridirler. Allah'�n Zat� bir�ok yerde ve bir�ok �ekilde tecelli edebilir. Nitekim Kuran ayetlerinde de bunun �e�itli �rnekleri bulunmaktad�r. Araf Suresi'nde �u �ekilde bildirilmektedir:

Musa tayin edilen s�rede gelince ve Rabbi O'nunla konu�unca: "Rabbim, bana g�ster, Seni g�reyim" dedi. (Allah:) "Beni asla g�remezsin, ama �u da�a bak; e�er o yerinde karar k�labilirse, sen de beni g�receksin." Rabbi da�a tecelli edince, onu parampar�a etti. Musa bay�larak yere d��t�. Kendine geldi�inde: "Sen ne y�cesin (Rabbim). Sana tevbe ettim ve ben iman edenlerin ilkiyim" dedi. (Araf Suresi, 143)

Ayette ge�en tecelli etti ifadesi "zahir olmak, belirmek, ortaya ��kmak, ifade edilmek..." gibi anlamlarda kullan�lmaktad�r. Elmal�l� Hamdi Yaz�r, Kuran tefsirinde bu ayeti �u �ekilde a��klamaktad�r:

Rabbi ona dedi ki, Beni katiyyen g�remeyeceksin, vel�kin da�a bak, "e�er yerinde durabilirse sen de Beni g�receksin. Bunun �zerine Rabbi, da�a tecelli edince, ki bu bir izafi tecellidir yani, Zat�'ndaki b�t�n azamet ve kudret-i mutlakas� ile de�il, azamet ve kudretinden bir lemha zuhur, emir ve iradesinden bir par�as�n�n da�a �arpmas�yla onu hurdaha� eyledi, un ufak yap�p yerle bir etti. Hamze, Kisa�, Halef-i ��ir k�r�etlerinde okundu�una g�re, "d�md�z ediverdi", yani, da� gidip, yeri d�md�z oluverdi, h�rg��s�z bir deve gibi oluverdi... S�z konusu bu tecelli ile iki olay meydana geldi: Biri da��n par�alan�p ufalanmas�, di�eri de Hz. Musa'n�n bay�l�p yere d��mesi. Demek ki Hz. Musa, da� dolay�s�yla olan bir izafi tecelliye bile dayanamay�p bay�ld�, tam ve mutlak bir Zat� tecelli olsayd�, b�t�n d�nya ve muhtemelen b�t�n k�inat bir anda yok olacakt�. ��te "Sen Beni katiyyen g�remeyeceksin." buyurulmas�n�n esas hikmeti de bu idi...64

Bir di�er ayette ise �u �ekilde buyurulmaktad�r:

Ona, Tur'un sa� yan�ndan seslendik ve onu (kendisiyle) gizlice s�yle�mek i�in yak�nla�t�rd�k. (Meryem Suresi, 52)

Nitekim ona gidince, kendisine seslenildi: "Ey Musa." (Taha Suresi,11)

Derken oraya geldi�inde, o kutlu yerdeki vadinin sa� yan�nda olan bir a�a�tan: "Ey Musa, Alemlerin Rabbi olan Allah Benim;" diye seslenildi. (Kasas Suresi, 30)


... ��phesiz benim Rabbim, diledi�ini pek ince d�zenleyip tedbir edendi. Ger�ekten bilen, h�k�m ve hikmet sahibi O'dur.�
(Yusuf Suresi, 100)

Ayetlerde de bildirildi�i gibi Allah diledi�i yerde, diledi�i �ekilde tecelli edebilir. Ve t�m varl�klar da Allah'�n tecellileridirler. �nsanlar Rabbimiz'in Hz. Musa'ya da bildirdi�i gibi, Allah'�n Zat�'n� g�remezler. Ama tecellileri ile muhatap olurlar. �rne�in ayetlerde Rabbimiz'in a�a�ta tecelli etti�i bildirilmektedir. Bu hi� umulmad�k, hi� beklenmedik bir durumdur. Ayn� �ekilde Hz. Musa'n�n asas�nda tecelli eden de Allah't�r. Allah Zat� olarak tecelli etmez, ancak diledi�i varl�kta diledi�i �ekilde tecelli edebilir. Allah'�n varl��� her yeri ku�atm��t�r. Bu ger�e�i Rabbimiz bir ayette ��yle bildirir:

Allah... O'ndan ba�ka ilah yoktur. Diridir, kaimdir. O'nu uyuklama ve uyku tutmaz. G�klerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. �zni olmaks�z�n O'nun Kat�'nda �efaatte bulunacak kimdir? O, �nlerindekini ve arkalar�ndakini bilir. (Onlar ise) Diledi�i kadar�n�n d���nda, O'nun ilminden hi�bir �eyi kavray�p-ku�atamazlar. O'nun k�rs�s�, b�t�n g�kleri ve yeri kaplay�p-ku�atm��t�r. Onlar�n korunmas� O'na g�� gelmez. O, pek Y�cedir, pek b�y�kt�r. (Bakara Suresi, 255)

�ncil a��klamalar�nda da g�r�ld��� gibi, Hz. �sa konu�tu�u t�m insanlar� sadece Allah'a iman etmeye davet ediyordu. M��riklerin t�m sorular�n� �ok g�zel �rnekler ve a��klamalarla cevapl�yordu. Bu a��dan bak�ld���nda, "Allah'�n o�lu" ifadesinin, o d�nem halkta yayg�n olan putperest �slup kar��s�nda kullan�lm�� �zel bir a��klama olmas� da m�mk�nd�r. Ki�ilere her�eyin sahibinin, t�m insanlar�n tek dost ve velisinin Allah oldu�unu anlatmak isteyen bir iman sahibi, "Ben babam�n de�il, Allah'�n o�luyum" �eklinde bir ifade kullanm�� olabilir. Bu ifade, kar��daki ki�inin inkarc� �slubunu, putlar�na de�er verip medet uman yakla��m�n� ortadan kald�rmak i�in kullan�lm�� olabilir. En do�rusunu Allah bilir.

"Allah'�n Kelimesi" Kavram�n�n Manas�

Hz. �sa'ya ilahl�k atfeden inanc�n temelsiz dayanaklar�ndan biri de, Yuhanna �ncili'nin hemen giri�inde yer alan "s�z" (logos) a��klamas�d�r. Bu pasajda, Hz. �sa'n�n Allah'�n S�z� oldu�u ve Allah ile birlikte sonsuzdan beri var oldu�u ileri s�r�l�r (Allah'� tenzih ederiz):

Ba�lang��ta S�z vard�. S�z Tanr�'yla birlikteydi ve S�z Tanr�'yd�. Ba�lang��ta O, Tanr�'yla birlikteydi. Her�ey O'nun arac�l���yla var oldu, var olan hi�bir �ey O'nsuz olmad�. Ya�am O'ndayd� ve ya�am insanlar�n �����yd�. I��k karanl�kta parlar ve karanl�k onu alt edememi�tir. (Yuhanna, 1/1-5)

Bu pasaj�n devam�nda ise "S�z, insan olup aram�zda ya�ad�. Biz de onun y�celi�ini, Baba'dan gelen, l�tuf ve ger�ekle dolu olan biricik o�ulun y�celi�ini g�rd�k" denir. (Yuhanna, 1/14) K�sacas� Hz. �sa'n�n "Allah'�n S�z�" oldu�u belirtilmekte, buradan hareketle de ona s�zde ilahl�k atfedilmektedir. (Allah'� tehzih ederiz.)

Oysa Yuhanna'daki bu anlat�m, bir ger�e�in yanl�� yorumlanmas�na dayanmaktad�r. Kuran'da ��yle bildirilir:

Ey Kitap Ehli, dininiz konusunda ta�k�nl�k etmeyin, Allah'a kar�� ger�ek olandan ba�kas�n� s�ylemeyin. Meryem o�lu Mesih �sa, ancak Allah'�n el�isi ve kelimesidir. Onu ('OL' kelimesini) Meryem'e y�neltmi�tir ve O'ndan bir ruhtur. �yleyse Allah'a ve el�isine inan�n�z; "��t�r" demeyiniz. (Bundan) ka��n�n, sizin i�in hay�rl�d�r. Allah, ancak bir tek ilaht�r. O, �ocuk sahibi olmaktan y�cedir. G�klerde ve yerde her ne varsa O'nundur. Vekil olarak Allah yeter. (Nisa Suresi, 171)

Yuhanna'daki yan�lg�, "S�z Tanr�'yd�" ifadesindedir. Allah'�n S�z� ile Allah'�n Zat�'n� birbirine e�it gibi g�steren bu ifade �ok b�y�k bir yan�lg�d�r. Y�ce Rabbimiz'i bu gibi ifadelerden tenzih ederiz.

Sorun, "s�z" (logos) kavram�n�n yorumundad�r. Ve bu kavram H�ristiyanl�ktan as�rlar �nce Yunan felsefeciler taraf�ndan geli�tirilmi�tir. M� 6. y�zy�lda ya�ayan Heraklitus, evrende insan akl� gibi etkin bir zihin bulundu�unu savunarak, bunu "logos" olarak tan�mlam��t�r. M� 4 ve 3. y�zy�llarda ya�ayan Stoac�lar ise, logos'u "Tanr�, do�a ve evrenin ruhu" gibi anlamlarda kullanm��lard�r.65

Yunanca yaz�lan ve Yunan bir kitleye hitap etti�i a��k olan Yuhanna �ncili'nin logos kavram� ile ba�lamas� ve bu kavram�n Yunan felsefesindeki manas�yla tan�mlanmas� ise, elbette bir rastlant� de�ildir. Britannica'da "Yuhanna �ncili'nin yazar�, Helenistik (Yunan k�lt�r�ne dayal�) d�nyadaki okuyucular taraf�ndan kolayca tan�nacak bu kavram� kullanarak, Mesih'in kurtar�c� karakterini vurgulamak istemi�tir" denmektedir.58 Bir ba�ka deyi�le Yuhanna �ncili'nin yazar�, "Hz. �sa Allah'�n Kelimesi'dir" ger�e�ini eski Yunan felsefesiyle kar��t�rarak yanl�� bir anlam olu�turmu�tur.

M�te�abih ifadelerin ve mecazi anlat�mlar�n yanl�� yorumlanmas�

�ncil �zerine ara�t�rmalar yapan ki�ilerin, �zerinde �nemle durduklar� konulardan biri de, �ncil'de ge�en ifadelerin d�z anlamlar� ile de�il, mecazi birer ifade olarak yorumlanmalar� gerekti�idir. Bu a��dan bak�ld���nda s�z konusu ifadelerin farkl� anlamlar i�erdikleri g�r�lmektedir. Kuran'da da bir�ok m�te�abih (Zahiri manas� kast edilmeyen ve te�bih ve temsil yoluyla hakikatlerin beyan�nda kullan�lan ifade) a��klama bulunmaktad�r. Nitekim bir�ok H�ristiyan ara�t�rmac� bu yorumlar� yaparken Kuran ayetlerinde ge�en ifadeler ile �ncil'de yer alan baz� ifadeler aras�nda ili�ki kurmaya �al��maktad�r. Carlos Madrigal, �� Tanr� m� Tek Tanr� m�? Tevhit'te Teslis isimli kitab�nda �u yorumlarda bulunur:

Tanr� Kendini tan�mlarken insano�lunun kolay anlayaca�� sembolik ifadeler kullan�r. Buna "insan benzeyi�i" (antropomorfik) terimler denir. Kutsal Kitap'ta da Kuran'da da Tanr�'dan s�z etmek i�in y�z, eller vb fiziksel s�fatlar kullan�l�yor. "Ona benzer bir�ey yoktur" (�ura Suresi, 11) ifadesi bir ger�e�i dile getirir. Ama bunu, Tanr�'n�n Kendisi'nin, O'nu anlamam�z i�in kulland��� benzetmelerle kar��t�rmamam�z gerek. Kuran'da da Allah'�n eli, Allah'�n avucu, Allah'�n y�z�, Allah'�n g�zleri gibi ifadelere rastlan�r... Bu ifadeleri bir mecaz olarak anlamakta kimse zorluk �ekmez. Peki Baba veya o�ul ifadelerini mecaz olarak kabul etmeyecek miyiz? Tanr�'ya atfedilen insana �zg� terimler bize ger�ek bir tasvir de�il, fakat yaln�zca imalar ve telkinler vermektedir. Bu y�zden bunlar tasvir edici benzetmeler de�il, �a�r��t�r�c�d�rlar. Kimsenin Tanr�'y�, fiziksel bir anlam vererek bir�eye benzetmeye hakk� yoktur. (Bu putperestlik olurdu)... Ama buna kar��n O kendini, uygun g�rd��� her simgeye benzetebilir. Tanr� her�eyi sevgiyle yaratt�. O her�eyin kayna��d�r. Her�eyin O'nun sevgisiyle var edildi�ini dile getirmek i�in "baba" �ok g�zel bir tan�md�r.66

Bu yorum �ncil'de kullan�lan mecazi ifadelerin anla��lmas� i�in �nemlidir. Rabbimiz Kuran i�in, "...Biz Kitab� sana, her�eyin a��klay�c�s�, M�sl�manlara bir hidayet, bir rahmet ve bir m�jde olarak indirdik." (Nahl Suresi, 89) �eklinde buyurmaktad�r. Enam Suresi'nde ise, "... Biz Kitap'ta hi�bir �eyi noksan b�rakmad�k, sonra onlar Rablerine toplanacaklard�r." (Enam Suresi, 38) �eklinde bildirilmi�tir. Kuran'da her�ey en m�kemmel, en hikmetli ve en �zl� �ekilde a��klanm��t�r. Rabbimiz baz� ayetlerde bizlere �e�itli m�te�abih ve mecazi anlat�mlarla da yol g�sterir. Ayetlerde �u �ekilde buyurulmaktad�r:

"Allah'�n eli"

��phesiz sana biat edenler, ancak Allah'a biat etmi�lerdir. Allah'�n eli, onlar�n ellerinin �zerindedir. �u halde, kim ahdini bozarsa, art�k o, ancak kendi aleyhine ahdini bozmu� olur... (Fetih Suresi, 10)

... De ki: "��phesiz 'l�tuf ve ihsan (fazl)' Allah'�n elindedir, onu diledi�ine verir. Allah (rahmeti) geni� oland�r, bilendir." (Al-i �mran Suresi, 73)

Yahudiler: "Allah'�n eli s�k�d�r" dediler. Onlar�n elleri ba�land� ve s�ylediklerinden dolay� lanetlendiler. Hay�r; O'nun iki eli a��kt�r, nas�l dilerse infak eder... (Maide Suresi, 64)

�yle ki, Kitap Ehli (Yahudi ve H�ristiyanlar) Allah'�n fazl�ndan hi�bir �eye 'g�� yetirip-sahip olmad�klar�n�' ve fazl�n muhakkak Allah'�n elinde oldu�unu, onu diledi�ine verdi�ini bilip-��rensin. Allah, b�y�k fazl (�st�n l�tuf ve ihsan) sahibidir. (Hadid Suresi, 29)

"Allah'�n avucu"

Onlar, Allah'�n kadrini hakk�yla takdir edemediler. Oysa k�yamet g�n� yer, b�t�n�yle O'nun avucu (kabzas�)ndad�r; g�kler de sa� eliyle d�r�l�p-b�k�lm��t�r. O, �irk ko�tuklar�ndan m�nezzeh ve y�cedir. (Z�mer Suresi, 67)

"Allah'�n y�z�"

Ve Allah ile beraber ba�ka bir �lah'a tapma. O'ndan ba�ka �lah yoktur. O'nun y�z�nden ba�ka her�ey helak olucudur. H�k�m O'nundur ve siz O'na d�nd�r�leceksiniz. (Kasas Suresi, 88)

(Yer) �zerindeki her�ey yok olucudur; Celal ve ikram sahibi olan Rabbinin y�z� baki kalacakt�r. (Rahman Suresi, 26-27)

Do�u da Allah'�nd�r, bat� da. Her nereye d�nerseniz Allah'�n y�z� oras�d�r. ��phesiz ki Allah, ku�atand�r, bilendir. (Bakara Suresi, 115)

Enfal Suresi'nde ise �u �ekilde buyurulmaktad�r:

Onlar� siz �ld�rmediniz, ama onlar� Allah �ld�rd�; att���n zaman sen atmad�n, ama Allah att�. M�'minleri Kendinden g�zel bir imtihanla imtihan etmek i�in (yapt�.) ��phesiz Allah, i�itendir, bilendir. (Enfal Suresi, 17)

Bu ayetle, sonsuz g�� ve kudret sahibi olan Rabbimiz'in, t�m eylemleri, t�m fiilleri meydana getiren tek g�� oldu�u belirtilmi�tir. Allah dilemedik�e insan�n hi�bir �eye g�� yetirmesi, hi�bir harekette bulunmas�, a�z�n� a��p konu�abilmesi m�mk�n de�ildir. �nsanlar�n t�m yapt�klar�, t�m s�yledikleri ve t�m d���nd�kleri Allah'a aittir. Hi�bir insan kendisini yaratan Rabbimiz'den ba��ms�z olarak bir g�� ve iradeye sahip olamaz. Allah �nsan Suresi'nde "Allah dilemedik�e siz dileyemezsiniz..." (�nsan Suresi, 30) �eklinde buyurmaktad�r.

Yukar�daki ayetlerde ge�en ifadelerin her biri insanlara Allah'�n sonsuz g�� ve kudretini en g�zel �rneklerle haber veren ayetlerdir. M�te�abih ifadeler i�eren bu ayetlerde derin d���nen insanlara �ok g�zel ve hikmetli ���tler bulunmaktad�r.

Hz. �sa'n�n �ok �st�n bir kul oldu�unu, Allah'a yak�nl���n� vurgulamak amac� ile kullan�lm�� olabilir

Havariler ve ilk H�ristiyanlar, Hz. �sa'n�n Allah'a olan ba�l�l���na, samimiyetine, derin iman�na, sabr�na, cesaretine, Allah'�n vahyini uygulamadaki kararl�l���na, Allah'�n l�tfuyla ger�ekle�tirdi�i mucizelere ve �st�n ahlak�na �ahit olmu�lard�r. Hz. �sa'n�n do�umundan Allah Kat�'na al�n���na kadar hayat�n�n her a�amas� �ok b�y�k mucizelerle doludur. Hz. Meryem'in hamile kal��� ve Hz. �sa'n�n do�umu, bebekken konu�up tebli� yapmas�, hastalar� iyile�tirmesi, �l�leri diriltmesi, Allah Kat�'na al�n��� onun ne kadar ola�an�st� bir konuma sahip oldu�unu a��k�a ortaya koymaktad�r. �ncil'de �ok detayl� olarak yer alan bu gibi bilgiler Kuran ayetleriyle de tarif edilmekte, Rabbimiz; Hz. �sa'n�n, annesi Hz. Meryem'in ve �mran ailesinin se�kin kimseler oldu�unu vurgulamaktad�r.


De ki: "O'nun d���nda (ilah olarak) �ne s�rd�klerinizi �a��r�n, onlar sizden ne zarar� uzakla�t�rabilirler, ne de (onu yarar�n�za) d�n��t�rebilirler.
(�sra Suresi, 56)

�lk H�ristiyanlar�n Hz. �sa'dan bahsederken kulland�klar� co�kulu �slup pek �ok H�ristiyan ilahiyat�� taraf�ndan dile getirilmi�tir. Yeni Ahit uzmanlar�ndan John Marsh, Jesus in his Lifetime (Hz. �sa'n�n Hayat�) adl� eserinde, "Hz. �sa'n�n ilk takip�ilerinin 'Allah'�n o�lu' s�fat�n�, onun Allah taraf�ndan �ok �zel bir g�rev i�in se�ildi�ini ve bu nedenle de Allah ile �ok �zel bir ba�� oldu�unu anlatmak i�in kulland�klar�n�"67 vurgular. E. P. Sanders ise Hz. �sa'n�n "Allah'�n o�ullar�n�n olu�turdu�u bir milletin i�inde, �zel bir g�rev i�in se�ilmi� olan bir Allah o�lu" oldu�unu belirtir.68

Paul Knitter, No Other Name (Ba�ka Ad� Yok) adl� eserinde bu �sluptan �u �ekilde bahseder:

Yeni Ahit yazarlar� Hz. �sa'dan bahsederken analitik felsefecilerin de�il, co�kun inan�l�lar�n, bilim adamlar�n�n de�il, sevgi dolu ki�ilerin dilini kullan�rlar. Krister Stendahl'�n �srarla �zerinde durdu�u nokta, bunun "dinsel dil" -yani "sevgi dili, �efkat dili" oldu�udur. H�ristiyanlar Hz. �sa'y� "tek" olarak tarif ederken metafiziksel bir ilkeyi kastetmiyor, Hz. �sa ile ki�isel bir ili�ki kurmaya ve ona ba�l�l�klar�n� detayland�rmaya �al���yorlard�. H�ristiyan tan�mlar�, anla��ld��� ve kullan�ld��� �ekilde ancak kilisenin sevgi lisan�d�r. Kalbin ve beynin dilleri muhakkak birbirine z�t de�ildir, fakat her ikisi de farkl�d�rlar. Ve bu farkl�l�klara sayg� g�sterilmelidir.

Ayn� zamanda Hz. �sa'n�n "Allah'�n o�lu" hatta tek o�lu (Yuhanna 1: 14) oldu�unu ifade eden bir�ok metin de farkl� anlam ifade edecektir. Onlar�n esas niyeti... Hz. �sa'y� duyanlar�n onu otorite sahibi biri olarak ciddiye almalar�n� sa�lamakt�. Bu metinlerdeki ifadeler... Hz. �sa'n�n da Allah'�n g�venilir vahyi oldu�unu ifade etmek i�indi. Yunanca Uios tou Theou (Allah'�n o�lu) terc�me edildi�inde �ngilizcedeki "the" s�zc��� �zerinde �srarc� davranmay�z. "The" orijinal Yunanca'da yoktur ve dolay�s�yla ifade ayn� zamanda "Allah'�n bir o�lu" olarak terc�me edilebilir. "Allah'�n edindi�i tek �ocuk" ifadesinin nitelendiricisi, �brani kullan�m�na g�re "ilk do�an" ya da sevgili olarak terc�me edilebilir. Buralarda Allah'�n arac�s� olarak ayr�cal�kl�l�k de�il, g�venilirli�in kastedildi�i anla��labilir.69

��leme inanc�n� savunmadaki bu �srar�n arkas�nda, Hz. �sa'ya atfedilen s�zde �st�n konuma g�lge d���rme endi�esi olmas� muhtemeldir. Oysa ��leme inanc� olmadan da Hz. �sa'n�n ne kadar �st�n ve hay�rl� bir insan oldu�u vurgulanabilir. Nitekim Kuran ayetlerinde Hz. �sa'n�n mucizevi y�nleri, Allah Kat�'na al�n��� detayl� olarak tarif edilir, onun ve ailesinin alemlere �st�n k�l�nd��� bildirilir. Hz. �sa Kuran'da "se�kin, onurlu ve sayg�n" olarak zikredilir.

Hani melekler, dediler ki: "Meryem, do�rusu Allah Kendinden bir kelimeyi sana m�jdelemektedir. Onun ad� Meryem o�lu �sa Mesih'tir. O, d�nyada ve ahirette 'se�kin, onurlu, sayg�nd�r' ve (Allah'a) yak�n k�l�nanlardand�r." (A-li �mran Suresi, 45)

H�ristiyanl���n daha �abuk yay�lmas�n� sa�lamak amac�yla kullan�lm�� olabilir

Hz. �sa din ahlak�n� yaymaya ba�lad��� ortamda �ok b�y�k zorluklarla kar�� kar��yayd�. Yahudi toplumunun i�inde dini farkl� �ekillerde yorumlayan Saddukiler, Ferisiler, Zelotlar, Esseniler gibi bir�ok mezhep bulunmaktayd� ve bunlar, �zellikle ilk ���, farkl� yan�lg�lar i�indeydiler. Hz. Musa'n�n getirdi�i hak dinden uzakla��lm��, bat�l gelenekler ve �e�itli �arp�k inan��lar t�retilmi�ti. Bunlara ek olarak putperest Helen k�lt�r� de insanlar aras�nda yayg�nla�m��t�. Bu k�lt�r�n etkisi alt�ndaki baz� Yahudiler ise sahip olduklar� tevhid inanc�ndan taviz vererek baz� putperest inan�lar� benimsemeye ba�lam��lard�.

Hz. �sa t�m bu hurafeleri arkas�nda b�rakarak, �srailo�ullar�n� saf ve samimi bir imana davet etti. Yerle�ik d�zenlerini korumaktan yana olan t�m din adamlar� Hz. �sa'n�n tebli� etti�i hak dinden �iddetle rahats�z oldular. ��nk� Hz. �sa insanlara Allah korkusunu, Allah'� sevmeyi ���tl�yor, dine sonradan eklenen bat�l kurallar� ve ba�naz uygulamalar� terk etmelerini s�yl�yordu.

Hz. �sa'n�n Allah Kat�'na al�n���n�n ard�ndan da bu m�barek insan�n talebeleri, onun mesaj�n�n yay�lmas� i�in t�m imkanlar�n� kulland�lar. K�y k�y, kasaba kasaba gezen H�ristiyanlar her t�rl� zorlu�a, yoklu�a kar�� �ok �st�n bir sab�r g�steriyor ve insanlara Allah'�n varl���n� ve Hz. �sa'n�n Allah'�n el�isi oldu�unu anlat�yorlard�. Nitekim H�ristiyanl�k k�sa zamanda �ok b�y�k bir co�rafyaya yay�ld�. Putperest Roma �mparatorlu�u'nun t�m bask� ve i�kencelerine kar��n insanlar ak�n ak�n Hz. �sa'n�n getirdi�i hak dine giriyorlard�. Ancak bu yeni dine girenlerin bir k�sm�, yerle�ik pagan inan�lar�ndan tam kurtulam�yorlard�. ��te bat�l "Allah'�n o�lu" kavram� bu ortamda ortaya ��kt� ya da ilk anlam�ndan farkl� bir anlam kazand�.

E. P. Sanders, The Historical Figure of Jesus (Hz. �sa'n�n Tarihi Portresi) isimli eserinde ilk H�ristiyanlar�n Hz. �sa'n�n tebli�ini yayma y�ntemlerini �u �ekilde yorumlar:

Ba�kalar�n� ikna etmeye �al���rken, havariler bazen Hz. �sa'n�n s�yledi�i ve yapt��� �eyler ile ilgili hikayeler anlatm�� olabilirler. �lk y�llarda bu materyaller b�y�k olas�l�kla yaz�lmam��t�, ancak s�zl� olarak iletilmi�ti. Havariler, Hz. �sa'n�n hayat�ndaki olaylar� kullan�rken, o zaman �nemli olan noktalar� �rneklerle a��klamak istemi�lerdi... Yeni taraftarlar kazanman�n yan� s�ra havariler hem birbirlerine hem de gittik�e artan say�daki din de�i�tiren yeni taraftarlar�na Hz. �sa'n�n hayat�nda ge�en olaylar� hat�rlayarak ��retmi�lerdir. Bazen Hz. �sa'y� kabul etmeyen Yahudi ��retmenler ile tart��m��lard�r. Bu tart��malar da Hz. �sa ile ilgili materyalin kullan�ld��� ���nc� bir i�eri�i sa�lam��t�r.70

Hz. �sa'n�n ya�ad��� d�nemde oldu�u gibi Hz. �sa'n�n ard�ndan da H�ristiyanl��a kar�� tepki g�steren bir�ok ki�i ve grup olmu�tur. Hz. �sa'n�n Allah Kat�'na al�nmas�n�n ard�ndan havarilerin �abalar�yla H�ristiyanl���n b�y�k bir h�zla yay�lmas� onlarda b�y�k bir tepki olu�turmu�, bu nedenle de �e�itli as�ls�z iddialarda ve H�ristiyanl���n y�kseli�inin �n�n� kesmek i�in t�rl� giri�imlerde bulunulmu� olabilir. Paul Knitter, kitab�nda ilk H�ristiyanlar�n hangi ko�ullar alt�nda ya�ad�klar� �zerinde durur. Knitter, onlar�n "hayatta kalmak" ve "topluluklar�n� devam ettirebilmek" i�in farkl� bir �slup geli�tirdiklerini vurgular:

Geleneksel Kilise anlay���n�n ortaya ��kt��� tarihsel ba�lamla ilgili dikkate al�nmas� gereken bir di�er nokta da H�ristiyanlar�n hem geni� Yahudi toplumu hem de tehditkar Roma �mparatorlu�u b�nyesinde az�nl�k durumunda olmalar�yd�. K�lt�rel ve dini �o�ulculuk g�n�m�zdekinden �ok daha farkl� bir �ekilde anla��l�yordu. O d�nemde H�ristiyanlar iki b�y�k tehlikeyle kar�� kar��yayd�lar; ya �o�unlu�u olu�turan toplumlar taraf�ndan yok edilecekler ya da dinsel gelenekleri onlar�nkiyle kar���p farkl� bir yap�ya b�r�necekti. H�ristiyanlar�n kendilerini bu tehlikelere kar�� korumak i�in �ok a��k bir kimlik belirlemeleri ve tamamen inan�lar�na ba�lanmalar� gerekiyordu. Bunu da inan�lar�yla, �zellikle de Hz. �sa �zerinde yo�unla�an inan�lar�yla yapt�lar. Bu doktrinel ifadeler, "Hayatta kalma ifadeleri" olarak tan�mlanabilir ve toplulu�un devaml�l���n� sa�layabilmek i�in geli�tirilmi�tir. �lk H�ristiyanlar Hz. �sa'y� mutlak terimlerle tan�mlayarak, onu tek ve yegane kurtar�c� olarak ilan ederek t�m rakiplerinden ve muhaliflerinden farkl� bir kimlik kazand�lar. Bu dilin ortaya ��kard��� g��l� ba�l�l�k, zul�mlere ve alay edenlere kar�� onlara b�y�k bir g�� vermi�ti... Bu dil metafizik bir anlamdan ziyade ahlaki bir dildi. Hz. �sa'n�n t�m �a�lar i�in ge�erli olan kimli�ini tan�mlamaktan ziyade, toplum i�indeki kimli�i tan�mlama amac�n� ta��yordu.71

Mevcut siyasi ve k�lt�rel ortam�n etkisi

��leme inanc�n�n olu�umuyla ilgili �al��malarda, �zerinde durulan bir di�er konu o d�nemin siyasi ve k�lt�rel ortamd�r. Daha �nce de vurgulad���m�z gibi Hz. �sa d�neminde toplum hem Yahudi hem de Yunan k�lt�r�n�n etkisi alt�ndayd�. Akdeniz t�m�yle Roma �mparatorlu�u'nun egemenli�i alt�ndayd�. Roma b�y�k askeri fetihlerle topraklar�n� geni�letmi�, Akdeniz'i bir i� g�l haline getirmi�ti. �mparatorluk askeri alanda oldu�u kadar k�lt�rel alanda da en g��l� d�nemlerinden birini ya��yordu. Eski Yunan medeniyetinin k�lt�rel miras�n� devralm�� ve onu yeni eklemelerle ilerletmi�ti. Helenizm ad� verilen bu ak�m, din dahil olmak �zere hayat�n b�t�n alanlar�na hakimdi. Romal�lar kendilerini di�er toplumlar�n �ok �zerinde g�r�yor ve kendi hayat �ekillerini i�gal ettikleri topraklar �zerinde de yayg�nla�t�rmaya �al���yorlard�.


De ki: "��phesiz ben, ancak sizin benzeriniz olan bir be�erim; yaln�zca bana sizin �lah�n�z�n tek bir �lah oldu�u vahyolunuyor. Kim Rabbine kavu�may� umuyorsa, art�k salih bir amelde bulunsun ve Rabbine ibadette hi� kimseyi ortak tutmas�n."
(Kehf Suresi, 110)

Roma'n�n dini, Akdeniz �evresinde ya�ayan t�m toplumlarda oldu�u gibi, �ok tanr�l�yd�. Yunan mitolojisinin hayali tanr�lar�, farkl� isimler alt�nda, Roma mitolojisinde de kullan�lmaktayd�. En b�y�kleri J�piter olarak adland�r�lan ve heykellerle sembolize edilen bir�ok puta tap�n�l�yordu. Baz� Roma �mparatorlar� ise kendilerini de bu sahte ilahlar aras�na dahil eden kanunlar ��karm��lard�. �te yandan Yunan dini ve bu inan��a ait sahte ilahlar da yayg�nd�: Zeus, Hermes, Ven�s gibi Yunan putlar�n�n heykelleri b�y�k kentlerin meydanlar�nda yer al�yordu. Tap�lan putlar bunlarla s�n�rl� de�ildi. Her �ehirde, her mahallede hatta her evde b�y�kl� k���kl� farkl� putlar, onlara ait heykeller, resimler, �zel tap�nma ve adak b�l�mleri yer al�yordu. Romal� y�neticiler bu �ok tanr�l� dinleri, kendi hakimiyetlerini yayg�nla�t�rma konusunda bir ara� olarak kullan�yorlard�. Roma, hakimiyetini tehdit etmedi�i s�rece kimsenin dinine kar��m�yor, bilakis bu sapk�n inan�lar� te�vik ediyor, her tarafa tap�naklar, sunaklar, heykeller in�a ederek putperest inan��lar� k�r�kl�yordu. Onlar i�in din, s�zde kitlelere sadakati telkin etmenin ve onlar� denetlemenin bir yoluydu, soyut ve bu d�nyayla do�rudan ilgisi olmayan bir alana aitti.

Romal�lar ba�ka bir k�lt�rle kar��la�t�klar�nda, o toplumda kendi sahte ilahlar�n�n benzerlerini arar ve b�ylece �st�nl�k sa�layacak bir ba�lant� kurmaya �al���rlard�. Bu y�zden �zellikle IV. Antiyokus Epifanes zaman�nda, bir ve tek olarak Allah'a iman eden Yahudilere, Zeus adl� ba� tanr�lar�n� sapk�nca benimsetmeye �al��m��lar, ancak bu durum aralar�nda b�y�k m�cadelelere yol a�m��t�r. Dindar Yahudiler, kutsal topraklar� manevi olarak kirleten bu Roma putlar�na kar�� sert tepkiler g�stermi�ler ve Romal�lar�n putperest inan�lar�n� yayg�nla�t�rma �al��malar�na �iddetle direnmi�lerdir. Ancak yine de Yunan k�lt�r�n�n etkisi Yahudi toplumu �zerinde �ok derin olmu�tur.

Hz. �sa da Helen k�lt�r�n�n etkisi alt�ndaki bu Yahudi toplumuna tebli� yapm��t�. Havariler ve ilk H�ristiyanlar ayn� toplum i�inde b�y�m�� ve Helen k�lt�r� ile hayatlar�n�n her an�nda i�i�e olmu�lard�. E. P. Sanders, "Jesus in Historical Context" (Tarihi Ba�lamda Hz. �sa) ba�l�kl� makalesinde, Helen k�lt�r�n�n Hz. �sa'n�n ya�ad��� Celile b�lgesi �zerindeki etkilerini inceler. Makalesinde bir�ok farkl� akademisyenin g�r��lerine de yer veren Sanders �u yorumda bulunur:

Mevcut yorumlara g�re, Celile kentle�mi�, kozmopolit ve refah i�inde bir yerdi. Burton Mack'in g�r���ne g�re Celile asl�nda Helenistik k�lt�r�n bir simgesiydi... Celile halk� kom�u bir kasabaya gittiklerinde Yunan oyunlar�n� ve felsefecilerini izleyip dinleyebiliyorlard�. Tatillerde Suriye'deki b�y�k �ehirlere gidiyor ve Yunan k�lt�r� ile i�i�e olabiliyorlard�. Roma da bu etkile�imde �ok b�y�k bir rol oynuyordu. Celile'de �ok say�da Romal� asker bulunuyordu. Y�neticiler, resmi g�revliler vard�... Sadece tiyatrolar de�il, Sepphoris'te Augustus ve Roma'ya adanm�� bir pagan tap�nak bulunuyordu. �ift�iler pagan t�renlerinde kurban edilmek �zere hayvanlar yeti�tiriyorlard�.72


Herodes taraf�ndan yeni ba�tan yapt�r�l�p geni�letilen Tap�nak, �ncil metinlerinde Hz.�sa'n�n tebli� yapt��� yerlerden biri olarak zikredilir. Hz. �sa'n�n yerine ona benzeyen bir ba�ka ki�inin �arm�ha gerildi�i yerin de yine bu tap�nak oldu�u kabul edilmektedir.

Yunan k�lt�r� mitolojik bir k�lt�rd�. Konu�malarda, kullan�lan tabirlerde mecazi ifadelere, mitolojik anlat�mlara s�k�a rastlanmaktayd�. Mitoloji ile ger�ek hayat adeta birbirine kar��m�� gibiydi. ��te Hz. �sa i�in kullan�lan "Allah'�n o�lu" terimini inceleyen Kitab-� Mukaddes uzmanlar� da Yunan k�lt�r�n�n bu terimin yerle�mesindeki etkisine dikkat �ekerler. Yunan mitolojisi, s�zde tanr�lar� insanlarla arkada�l�k eden, sonunda da birlikte yeni nesiller �reten varl�klar olarak tasvir ediyordu. �rne�in B�y�k �skender, Zeus'un o�lu olarak kabul edilirdi. Sanders, Yunan gelene�inin o d�nemde �mparatorluk topraklar�nda olduk�a yayg�n oldu�unu belirtir ve bu nedenle Hz. �sa i�in "Allah'�n o�lu" ifadesinin (Allah'� tenzih ederiz) kullan�m�n�n bu etki ile daha da yayg�nla�t���n� ifade eder.73 Nitekim ara�t�rmac�lar taraf�ndan, eski Yunan'daki Zeus-Hera-Apollo ��l�s� ile ��leme inanc� aras�nda bir�ok paralellikler ortaya konmaktad�r. "��leme" inanc� putperest (pagan) toplumlarda olduk�a yayg�nd�. �zellikle de Yunan k�lt�r�, �ok say�da s�zde "baba tanr�" ve "o�ul tanr�" i�eriyordu. Platon, bu ��lemeyi form�le etmi� ve s�zde tanr�lar�n�n "logos" (s�z) diye bir o�lu ve "sophos" (bilgelik) diye bir k�z� oldu�unu savunmu�tu. Platon'a g�re s�zde tanr�, logos ve sophos, bir "��leme" olu�turuyorlard�. H�ristiyanl�k, ��leme inanc�n� ve bug�n sahip oldu�u daha pek �ok inan� ve uygulamay�, s�z konusu Yunan k�lt�r�nden ya da di�er putperest k�lt�rlerden ald�. Bu nedenle de giderek Hz. �sa'n�n getirdi�i saf dinden ayr�ld�, Hz. Musa �eriat�'n�n temeli olan "Tek Tanr�" inanc�ndan uzakla�t�.


Putperest Yunan k�lt�r�n�n, �zellikle de Platon'un, ��leme inanc�n�n olu�mas�nda �ok b�y�k bir etkisi oldu�u kabul edilmektedir. Raphael'in, Atina Okulu isimli tablosunda Platon ve Aristotle g�r�lmektedir. (1509-1510), Vatikan.

From Jesus to Christ, The Origins of the New Testament, Images of Jesus (�sa'dan Mesih'e, Yeni Ahit'in K�kenleri, �sa'n�n Suretleri) kitab�n�n yazar� Paula Fredriksen, �ncillerin ve �ncillerin yaz�ld��� toplumlar�n Yunan olduklar�n� vurgulad�ktan sonra �u yorumu yapar:

H�ristiyanl�k Helen d�nyas� i�inde var olmu�tu... �ncillerde kullan�lan dil de yazan ki�ilerin kendi al��k�n olduklar� dil �zerine kurulmu�tu. Bu dil pagan geleneklerini, Helen inan��lar�n� yans�t�yordu. Bu nedenle de Hz. �sa i�in "Tanr�", "Kurtar�c�", "Tanr�'n�n O�lu" ve "logos" gibi tan�mlar kullan�yorlard�. Kullan�lan "Davud'un O�lu", "�nsano�lu", "Tanr�'n�n Krall���", ve "Mesih" gibi tan�mlar ise �ncil yazarlar� i�in �ok tan�d�k de�ildi. Bu ifadeler �ncilleri kaleme alan ki�iler taraf�ndan, Hz. �sa'n�n ya�ad��� Filistin topraklar�ndaki mevcut k�lt�rden al�nm��t�.74

Dr. Paul R. Eddy de "Was Early Christianity Corrupted by Hellenism?" (Erken H�ristiyanl�k Helenizm taraf�ndan bozuldu mu?) ba�l�kl� makalesinde �u yorumlarda bulunmu�tur:

Babil'e kadar uzanan eski d�nya boyunca, ��l� gruplamalarla putperest tanr�lara tapmak yayg�n idi. Bu etki, Hz. �sa'dan �nceki ve sonraki y�zy�llarda M�s�r'da, Yunanistan'da ve Roma'da da fazlas�yla g�r�l�yordu. Havarilerin �l�m�nden sonra, bu tip putperest inan�lar H�ristiyanl��� istila etmeye ba�lad�... Plato, ��lemeyi �u anki �eklinde ��retmemi� olsa da, onun felsefeleri bu doktrin i�in birer �n haz�rl�k niteli�indeydi.75


Colosseum, �n�nde Traianus S�tunu, arkada Konstantin Tak�.
Giovanni Paolo Pannini, Roma Kapri�yosu.

Oscar Cullmann da The Christology of the New Testament (Yeni Ahit'in Hz. �sa teolojisi) adl� �nemli �al��mas�nda, "Allah'�n o�lu" ifadesinin �ncil d�neminde Do�u'da ve Helen k�lt�r�nde ne �ekilde kullan�ld���n� detayl� olarak inceler. �zellikle de M�s�r'da, Babil'de ve Asurlular'da krallar�n kutsal kimseler olarak g�r�ld�klerini ve "Allah'�n o�lu" olarak isimlendirildiklerini belirtir. Yunan dinlerinde ise kutsal g��leri oldu�una inan�lan her insan i�in "Allah'�n o�lu" ifadesinin kullan�ld���na dikkat �eker.76 Hz. �sa'n�n g�sterdi�i mucizeler ise onun halk taraf�ndan bu �ekilde tan�mlanmas� i�in yeterli g�z�kmektedir. Varner, Hz. �sa'n�n tebli�iyle muhatap olan Gentilelerin (Kitab-� Mukaddes'te Yahudi olmayanlar i�in kullan�lan bir tabirdir. Hz. �sa d�nemindeki Romal�lar i�in kullan�l�r) bak�� a��lar�n�n bu fikirler �er�evesinde �ekillendi�ini s�yler ve ��yle devam eder: (Al�nt�daki ifadelerden Allah'� tenzih ederiz.)

Onlar�n Allah'�n o�lu fikirleri �ok tanr�l� d���nce �zerinde kurulmu�tu. Bu nedenle de bu g�r��lerini Hz. �sa ve havarilerinin Tek Tanr�'l� inan��lar�na d�n��t�rmeleri olduk�a zordu. Do�u ve Helen d���ncelerinin hakim oldu�u, dolay�s�yla krallar�n ve di�er kutsal ki�ilerin Allah'�n o�lu olarak isimlendirildi�i bu b�lgede Hz. �sa da Allah'�n o�lu olarak ilan edildi.77

Pagan inan�lar�ndaki insanlar� s�zde ilahla�t�rma e�ilimi

Roma �mparatorlu�u'nun s�n�rlar� i�inde ya�ayan putperest toplumlar�n dinlerindeki temel �zelliklerden bir tanesi, s�zde insan-tanr� kavram�yd�. Zeus, Hermes, Ven�s, J�piter gibi hayali Roma ve Yunan tanr�lar�, insanlar �eklinde tasvir edilirler, bu tanr�lar�n heykelleri tap�naklar�n merkezinde ya da b�y�k �ehirlerin meydanlar�nda yer al�rd�. Putperestler hayali tanr�lar�n� "elle tutulur, g�zle g�r�l�r" varl�klar olarak d���n�yor, s�z konusu tanr�lar�n birer insan �ekline girerek kendilerine g�r�nmesini de do�al bir olay olarak kabul ediyorlard�.

Paganlardaki bu insan-tanr� kavram� o kadar yoruma a��kt� ki, kendisini "keramet" sahibi gibi g�steren ve dini konularda vaaz eden insanlar kolayl�kla bu konuma sahip olabiliyordu. Yeni Ahit'in El�ilerin ��leri kitab�nda bu konuda ilgin� birka� �rnek aktar�l�r. Buna g�re Pavlus ve Barnaba bug�nk� Konya yak�nlar�ndaki Listra kentinde hasta bir adam� tedavi etmi�ler, buna �a�an halk da onlar� s�zde tanr� sanm��t�r:

Pavlus'un ne yapt���n� g�ren halk Likavonya dilinde, "tanr�lar insan k�l���na girip yan�m�za inmi�!" diye hayk�rd�. Barnaba'ya Zeus, konu�mada �nc�l�k eden Pavlus'a da Hermes ad�n� takt�lar. Kentin hemen d���nda bulunan Zeus tap�na��n�n kahini kent kap�lar�na bo�alar ve �elenkler getirdi, halkla birlikte el�ilere kurban sunmak istedi. (El�ilerin ��leri, 14/11-13)

Benzer bir olay Malta'da da ya�anm��, Pavlus'la konu�an paganlar, onun zehirli sand�klar� bir y�lan taraf�ndan sokulup da �lmedi�ini g�r�nce, yine insan-tanr� fikrine varm��lard�r:

Halk, Pavlus'un bedeninin �i�mesini ya da birdenbire �l� olarak yere y�k�lmas�n� bekliyordu. Ama uzun s�re bekleyip de ona bir �ey olmad���n� g�r�nce fikirlerini de�i�tirdiler. "Bu bir ilaht�r!" dediler. (El�ilerin ��leri, 28/6)

��te Hz. �sa'n�n takip�ileri bu anlay��tak� insanlara hitap ediyorlard�. Bu insanlara, mucizeler g�steren, hastalar� iyile�tiren, �l�leri dirilten bir Mesih'ten bahsediyorlard�. Bu insanlar da, Allah'�n �st�n mucizelerle l�tufta bulundu�u bu kutlu el�isini, Zeus ya da Hermes gibi bir ilah olarak g�r�yorlard�. (Allah'� tenzih ederiz.)

Nitekim Allah Kuran'da, ��lemeyi savunanlar�n "Mesih Allah'�n o�ludur" �eklindeki ifadelerini bildirirken, "bundan �nceki inkar edenlerin s�zlerini taklit ettiklerini" haber verir. (Tevbe Suresi, 30) Yani H�ristiyanlar bu kavram�, kendilerinden �nce bu kavrama sahip olan birtak�m inkarc� toplumlardan devralm��lard�r.

ileri >>>

45. Thedore Zahn, The Articles of Apostles' Creed, 1899, s. 33-37
46. Duncan Heaster, Jesus Christ and the Trinity, What Does the Bible Say? The Transcript of A Debate, 1988, http://www.carelinks.net/books/dh/dbb/1-1.htm
47. Mahmut Ayd�n, �sa Tanr� m� �nsan m�?, Dinler Aras� Diyalog Ba�lam�nda �sa-Mesih'in Konumu Sorunu, �z Yay�nc�l�k, s.118, John Hick, The Rainbow of Faiths, s. 95-99
48. Maurice Casey, From Jewish Prophet to Gentile God, The Origins and Development of New Testament Christology, s. 47
49. John Hick, The Metaphor of God Incarnate, Christology in a Pluralistic Age, Westminster/John Knox Press, 1993, �ns�z
50. John Hick, The Metaphor of God Incarnate, Christology in a Pluralistic Age, s. 2
51. John Hick, The Metaphor of God Incarnate, Christology in a Pluralistic Age, s. 27
52. "Son of God". The Catholic Encyclopedia, copyright � 1913 by the Encyclopedia Press, Inc. Electronic version copyright � 1996 by New Advent, Inc. http://www.newadvent.org/cathen/14142b.htm
53. Mahmut Ayd�n, �sa Tanr� m� �nsan m�?, Dinler Aras� Diyalog Ba�lam�nda �sa-Mesih'in Konumu Sorunu, s. 123. John Hick, Jesus and the World Religions, s. 175
54. Mahmut Ayd�n, �sa Tanr� m� �nsan m�?, Dinler Aras� Diyalog Ba�lam�nda �sa-Mesih'in Konumu Sorunu, s. 123. John Hick, Jesus and the World Religions, s. 176
55. Maurice Casey, From Jewish Prophet to Gentile God, The Origins and Development of New Testament Christology, s. 46
56. Maurice Casey, From Jewish Prophet to Gentile God, The Origins and Development of New Testament Christology, s. 52
57. Mahmut Ayd�n, Yahudi Bir Peygamberden Gentile Tanr�ya: �sa'n�n Tanr�salla�t�r�lma S�reci, �slamiyat III (2000), say� 4, s. 68
58. E. P. Sanders, The Historical Figure of Jesus, s. 243
59. E. P. Sanders, The Historical Figure of Jesus, s. 244-245
60. William C. Varner, "Jesus the Son of God", http://www.foigm.org/IMG/sonofgod.htm
61. Anthony Buzzard, "Who is Jesus? Do the creeds tell us the truth about him?" http://www.mindspring.com/~anthonybuzzard/jesus.htm
62. �slamiyat Dergisi, 15 A�ustos, 2003, Abdullah �ahin'in John Hick ile s�yle�isi, http://www.islamiyatdergisi.com/b0704.asp
63. Archpriest Zachariah Butrus, "God is one in the Holy Trinity", http://www.the-good-way.com/eng/article/a06.htm#3.2
64. Kuran-� Kerim Tefsiri, Elmal�l� Muhammed Hamdi Yaz�r, http://www.kuranikerim.com/telmalili/araf.htm
65. Encyclopedia Britannica, Ultimate Reference Suite DVD 2004, "Logos"
66. Carlos Madrigal, �� Tanr� m� Tek Tanr� m�? Tevhit'te Teslis, B�t�n D�nya Kitapl���, 2002, s. 29-31
67. John Marsh, Jesus in his Lifetime, Sidgwick and Jackson Published, s. 44-46
68. E. P. Sanders, The Historical Figure of Jesus, s. 245
69. Paul F. Knitter, No Other Name? A Critical Survey of Christian Attitudes Toward the World Religions, American Society of Missiology Series, No. 7, Orbis Books, New York, 2003, s. 185
70. E. P. Sanders, The Historical Figure of Jesus, s. 58
71. Paul F. Knitter, No Other Name? A Critical Survey of Christian Attitudes Toward the World Religions, s. 184
72. E. P. Sanders, Jesus in Historical Context, http://theologytoday.ptsem.edu/oct1993/v50-3-article8.htm
73. E. P. Sanders, The Historical Figure of Jesus, s. 161
74. Paula Fredriksen, From Jesus to Christ, The Origins of the New Testament, Images of Jesus, s. 18
75. Dr. Paul R. Eddy, Was Early Christianity Corrupted by �Hellenism'?, http://www.xmark.com/focus/Pages/hellenism.html
76. William C. Varner, "Jesus the Son of God", http://www.foigm.org/IMG/sonofgod.htm
77. William C. Varner, "Jesus the Son of God", http://www.foigm.org/IMG/sonofgod.htm

 

 

 

 

iddialaracevap.com adnanoktarhaber.com adnanoktarhukuk.com adnanoktargercekleri.com