�NC�L YAZARLARI HZ.�SA'NIN HAYATINA
�AH�T OLMAMI�LARDIR

�ristiyanl�k dini hakk�nda yeterince bilgisi olmayan ki�iler, �ncil metinlerinin Hz. �sa ile ayn� d�nemde yaz�ld���n� ve tamamen Hz. �sa'n�n s�zlerine dayand���n� d���n�rler. Oysa bu do�ru de�ildir. �ncil Hz. �sa'dan �ok daha sonralar� yaz�l� metin haline getirilmi�tir. Markos �ncili'nin MS 70, Matta �ncili'nin MS 80, Luka �ncili'nin MS 90 y�l�nda, Yuhanna �ncili'nin ise 90-100 y�llar� s�ras�nda yaz�ld��� tahmin edilmektedir. Di�er �ncil metinleri de ayn� d�nemler i�inde yaz�lm��t�r. O d�nemde var olan bir�ok �ncil aras�nda ortak bir kitap olu�turulmas� ise �znik Konsili s�ras�nda ger�ekle�tirilmi�tir.

Hz. �sa'n�n hayat� hakk�nda ba�vurabilece�imiz temel H�ristiyan kaynaklar, bu m�barek insan�n Allah Kat�'na al�n���ndan yakla��k 30-35 y�l sonra yaz�lmaya ba�lanan ve Yeni Ahit'in ilk d�rt kitab�n� olu�turan 4 �ncil ile di�er Yeni Ahit metinleridir.

Tarihi kaynaklardan ve �ncil'deki anlat�mlardan anla��ld��� �zere ilk H�ristiyanlar Hz. �sa'n�n Allah Kat�'na al�n���n�n ard�ndan Hz. �sa'n�n s�zlerini ve yapt�klar�n� s�zl� olarak insanlara aktarmaya ba�lam��lard�r. Ara�t�rmac�lara g�re, ilk H�ristiyanlar�n, i�inde bulunduklar� �artlara g�re Hz. �sa'n�n s�zlerine yeni anlamlar y�klemeleri, Hz. �sa'y� reddeden Yahudi din adamlar�yla ya da Romal�larla tart��malara girdiklerinde s�zl� olarak aktar�lan bilgileri �e�itli de�i�ikliklere u�ratm�� olmalar� muhtemeldir. Buna g�re, ilk H�ristiyanlar Mesih inanc�n� ayakta tutmak, Hz. �sa'ya olan iman� g��lendirmek, H�ristiyanl��� h�zla yaymak ve bask�lar nedeniyle halkta olu�an �mitsizli�i ortadan kald�rmak istiyorlard�. Bu nedenle de Hz. �sa'n�n s�z ve fiillerini yorumlayarak, yeni bir �evk ve heyecan kayna�� olu�turmay� ama�l�yorlard�. Oysa bunu sadece Allah'�n s�zlerini ve Hz. �sa'n�n hikmetli tebli�ini insanlara aktararak yapabilirlerdi. Ancak bu b�yle olmam��, Allah'�n vahyi sonradan de�i�ikli�e u�rat�lm�� ve Hz. �sa'n�n s�zleri �ok yanl�� �ekillerde yorumlanm��, �z�nden uzakla�t�r�lm��t�r. ��te bu s�re�te Hz. �sa'ya g�sterilen sayg�n�n yanl�� yorumlanm�� ve sonu�ta onu s�zde ilahla�t�ran bir yan�lg�ya sebebiyet vermi� olmas� m�mk�nd�r. (Allah'� tenzih ederiz.) Bu g�r�� g�n�m�zde Bat�l� ara�t�rmac�lar aras�nda da genelde kabul g�rmektedir.17 Aradan zaman ge�ip havariler de birer birer vefat etmeye ba�lay�nca, baz� H�ristiyanlar Hz. �sa'n�n tebli�inin yok olmas�n� engellemek i�in, Hz. �sa'n�n s�zlerini ve yapt�klar�n�, kendi ak�llar�nda kald��� kadar�yla birbirlerine ekleyerek �ncil metinlerini olu�turma yoluna gitmi� olabilirler.18

Rudolf Bultmann 20. y�zy�l�n �nemli Yeni Ahit uzmanlar�ndan biridir. Bultmann, eserlerinde �ncillerin yaz�m� hakk�nda �ok �e�itli yorumlarda bulunur. Bultmann, "Sinoptik �ncillerin (Matta, Markos ve Luka �ncillerinin) Hz. �sa'n�n ya�am�n�n birbirini izleyen rivayetlerini ortaya koymak i�in �ncil yazarlar� taraf�ndan birbirine eklenen, d�zensiz anekdotlar� biraraya getirmek suretiyle olu�turulduklar�n�" s�yler. Ancak Bultmann'a g�re "farkl� toplumlarda o toplumlar� olu�turan fertlerin ihtiya�lar�na g�re tekrarlan�p duran bu s�zler �e�itli �ekiller ald�klar�ndan, bir toplumdan di�er topluma, hatta bir toplumun kendi i�inde bile birbirlerinden farkl�l�klar arz ediyorlard�" ve "Hz. �sa'n�n s�zleri ve eylemleri, ki�iler taraf�ndan farkl� ama�lar i�in kullan�ld�klar�ndan �e�itli �ekiller kazanm��lard�." �rne�in ilk d�nemde, bazen insanlara vaazda veya ���tte bulunmak i�in, bazen de toplumda fertlerin uymalar� gereken ahlaki ilkeler olarak kullan�lm��lard�r. Bultmann, s�zl� gelene�in bir sonucu olarak Hz. �sa'n�n s�zlerinin ve eylemlerinin ilk H�ristiyanlar taraf�ndan k�smen de�i�tirildi�ini bu �ekilde ortaya koymaktad�r. Ayr�ca, �ncil metinlerinde bizzat ilk H�ristiyanlar taraf�ndan �retilmi� ve Hz. �sa'ya atfedilmi� s�zlerin de bulundu�unu ileri s�rmektedir.19 Hz. �sa'n�n kendini "Allah'�n o�lu" olarak adland�rd���n� d���nmemektedir. Ona g�re bu s�fat, Hz. �sa'n�n ard�ndan "tanr�lar�n o�ullar� olarak sunulan ilahi ki�iler, s�r dinlerinde ibadet edilen o�ul ilahlar ve gnostik mitolojide yer alan kurtar�c� fig�r" motiflerinden etkilenilerek geli�tirilmi� ve b�y�k bir yan�lg� olarak Hz. �sa'ya atfedilmi�tir.20 (Allah'� tenzih ederiz.)

Dolay�s�yla bug�n Bat�l� ara�t�rmac�lar�n b�y�k bir b�l�m� taraf�ndan kabul edilen ger�ek, �ncillerin Hz. �sa'n�n s�zlerinin eksiksizce biraraya getirilmesiyle olu�mu� birer kitap olmad�klar�d�r. Onlara g�re �nciller, Hz. �sa'n�n ard�ndan onun s�zlerinin, yapt�klar�n�n, kendisinden sonra ortaya ��kan �artlar i�erisinde biraraya getirilmesinden olu�an metinlerdir.

�ncil metinlerinin yazarlar�


�ncil yazarlar�n�n kendi kitaplar�n� kaleme al�rken tek bir kaynaktan faydaland�klar� fikri, bug�n ara�t�rmac�lar taraf�ndan da kabul g�rmektedir.
(Yukar�da) D�rt �ncil yazar�, kaynak ald�klar� Kitab� Mukaddes'i incelerken. Jacob Jordaens, 1625, Louvre M�zesi, Paris.

�nciller g�n�m�zde Markos, Matta, Luka ve Yuhanna gibi yazarlar�n adlar�yla bilinmelerine ra�men, ads�z olarak kaleme al�nm��lard�r. Bu isimlerdeki ki�ilerin ger�ekten �ncilleri yaz�p yazmad�klar� bilinmemektedir. �nciller ancak 2. y�zy�l�n ikinci yar�s�ndan sonra bug�nk� adlar�yla an�lmaya ba�lanm��lard�r. Matta ve Yuhanna, Hz. �sa'n�n ger�ek havarisi olarak kabul edilirken, Markos Pavlus'un takip�isi ve Luka da Pavlus'un ��rencilerinden biri olarak g�r�l�r. Yani �ncil yazarlar� ger�ekte ya�am�� �ahsiyetlerdir, ancak �ncilleri onlar�n yazd�klar�na dair elimizde bir kan�t bulunmamaktad�r.21 Tan�nm�� Kitab-� Mukaddes ara�t�rmac�lar�ndan E. P. Sanders, The Historical Figure of Jesus (�sa'n�n Tarihi Kimli�i) isimli kitab�nda �ncillerin yaz�l���n� �u �ekilde a��klar:

Mevcut kan�tlar g�stermektedir ki, �nciller ikinci y�zy�l�n ikinci yar�s�na kadar isimsiz olarak kalm��lard�r... Sahip oldu�umuz �nciller ikinci y�zy�l�n ilk yar�s�nda zikredildi. Fakat her zaman anonim olarak. Yakla��k olarak 180 y�l�nda aniden isimler belirmi�ti. O zaman bir�ok �ncil vard�, sadece bizim sahip oldu�umuz gibi d�rt tane de�ildi ve H�ristiyanlar hangisinin yetkili oldu�unu belirlemek zorundayd�lar. Bu �nemli bir mesele idi, fikir olarak �ok �nemli farkl�l�klar vard�. Kimin kazand���n� ise biliyoruz: bu d�rt �ncil'in -ne daha az ne de daha �ok- Hz. �sa'n�n g�venilir kay�tlar� oldu�unu d���nen H�ristiyanlar kazanm��lard�r.22

Sanders, bir ba�ka makalesinde "isimsiz" olarak yaz�lan �ncillerin adland�r�lma s�recini ��yle anlat�r:

MS 2. y�zy�l�n ortalar�nda say�s�z �ncil n�shas� vard�. H�ristiyan yetkililer bunlardan hangilerinin sahih oldu�u konusunda bir karar vermek i�in onlar� adland�rma yoluna gitmi�lerdir. ��te b�ylece g�n�m�zde Kilise taraf�ndan sahih kabul edilen d�rt �ncil'e Markos, Matta, Luka ve Yuhanna adlar� verilmi�tir.23

From Jesus to Christ, The Origins of the New Testament, Images of Jesus (�sa'dan Mesih'e, Yeni Ahit'in K�kenleri, �sa'n�n �majlar�) kitab�n�n yazar� Paula Fredriksen bu durumu �u �ekilde �zetler:


Luka, Pavlus'un ��rencilerindendir. Ancak Luka �ncili'nin onun taraf�ndan yaz�l�p yaz�lmad��� tam olarak bilinmemektedir.

Hz. �sa'n�n �u an Yunanca olan baz� s�zleri toplanm�� ve �u an kay�p olan bir belge haline getirilmi�ti. Bu belgeye g�n�m�z ara�t�rmac�lar� Q ad�n� verirler. S�zl� gelenekler ise - mucizeler, meseller, efsaneler vs- �e�itli H�ristiyan topluluklar taraf�ndan biraraya getirilmi�, katlanarak b�y�m�� ve elden ele dola�m��t�r. Bunlar�n bir k�sm� isimsiz Yahudi olmayan H�ristiyanlar taraf�ndan 70'li y�llarda ka��da d�k�ld�. Bu ki�iler yazar de�ildi ve bir eser meydana getirmediler. Anlat�lan hikayeleri metinler haline getirdiler. Bunun sonucunda Markos �ncili meydana geldi.24

Paula Fredriksen'in dikkat �ekti�i bir di�er konu ise �ncillerde kullan�lan dil ile ilgiliydi. Fredriksen �zetle �unlar� s�yl�yordu:

Hz. �sa Aramice konu�uyordu ve tebli�ini de Aramice konu�an Yahudilere, Filistinlilere ve g��ebelere yap�yordu. Ancak �ncillerin yay�lmas�nda rol oynayan ki�ilerin dilleri Yunanca idi. Hz. �sa'n�n s�zl� tebli�i ve t�m yapt�klar� Yunancaya yine s�zl� olarak �evrildi. Bu �evirilerin g�venilirli�inden emin olmak ise m�mk�n de�ildir. S�zl� kaynaklar �zerinde yap�lan psikolojik ve antropolojik ara�t�rmalar, bu kaynaklar�n tarihi a��dan g�venilirlikten �ok uzak oldu�unu ortaya koymu�tur. Aktarma s�ras�nda hata olmamas� m�mk�n de�ildir. ��nk� g�zlem yapan ve aktaran ki�i bir insand�r. E�er bu bilgiler yaz�l� hale gelmeden �nce bir�ok ki�i taraf�ndan aktar�larak yazan ki�iye ula�m��sa, o zaman her zincirde farkl� eklemeler, d�zeltmeler ve de�i�tirmeler olmu�tur. Sonu� olarak Hz. �sa ile ilgili, s�zl� olarak aktar�lan bilgiler bize �ncil'de ger�ekten s�ylenenler ve o d�nemde ger�ekten olanlar hakk�nda bir bilgi vermektedir. Ama ayn� zamanda da bu aktar�m s�ras�nda de�i�iklikler olabilece�ini kabul etmemizi zorunlu k�lar.25


�nciller Yunanca kaleme al�nm��t�r. Yuhanna �ncili'ne ait olan bu par�a (MS 125), �u ana kadar bulunan en eski �ncil kopyas�d�r. (Sa�da) Johannes Guttenberg taraf�ndan 1455 y�l�nda bas�lan ilk �ncil Latinceydi.

Bir di�er Kitab-� Mukaddes ara�t�rmac�s� John Dominic Crossan, The Birth of Christianity, Discovering what happened in the years immediately after the execution of Jesus (H�ristiyanl���n do�u�u, Hz. �sa'n�n ifas�n�n hemen sonras�ndaki y�llarda olanlar� ke�fetmek) isimli �nemli �al��mas�nda �ncil yazarlar� hakk�nda �u yorumlarda bulunur:

�ncilleri Hz. �sa hakk�nda ger�ek bir bilgi kayna�� olarak nas�l kullanabiliriz? �nciller, kelimesi kelimesine kendi yazarlar�n�n sesleridir. Onlar�n arkas�nda da Hz. �sa hakk�nda konu�an toplumdan isimleri belirsiz ki�iler bulunmaktad�r. Bu seslerin i�inde de Hz. �sa'n�n s�zlerinden ve yapt�klar�ndan izler bulunmaktad�r. Hz. �sa hakk�nda do�ru bilgileri toplamak i�in iki �etin a�amay� ge�mek gerekir. Bunlardan birincisi hangilerinin Hz. �sa'ya ait oldu�unu bulmakt�r. �kinci ad�m ise bu bilgileri 1. y�zy�ldaki Yahudi d�nyas�n�n tarihi yap�lanmas� i�ine yerle�tirmektir.26

Hz. �sa'n�n anlatt�klar�n�n s�zl� hali art�k tamamen yok oldu. Konu�ulan c�mleler yap�s� gere�i ge�icidir ve �ok k�sa s�re ya�ar. Sadece dinleyicilerin haf�zas�nda ya�ar ve tamamen geri gelmesi ancak haf�zaya ba�l�d�r... Yaz�l� gelenek dahi de�i�ime u�rar ve geli�ir. Bu bizi �ncilleri do�rudan kopyalanm�� bir s�zl� anlat�m olarak varsaymaktan al�koymaktad�r: gelenek metne ge�irilirken tahrif edilmi� olabilir. �stelik bu tahrifat sadece Sinoptik yazarlar� ile de s�n�rl� kalmam��t�r...27

Ne �ncil yazarlar�, ne de Yeni Ahit'in di�er b�l�mlerini yazanlar, tasvir ettikleri olaylar�n bizzat g�rg� �ahitleri de�ildirler. �ncil yazarlar�, Hz. �sa'dan sonra birka� on y�l boyunca nesilden nesile aktar�lan s�zl� ve yaz�l� gelene�i bir metin haline getiren ki�ilerdir. Bu nedenle as�rlard�r bu metinler �zerinde ara�t�rma yapan �e�itli uzmanlar, �ncil metinlerinin g�n�m�zdeki haline gelmesinde �ok �e�itli etkilerin rol oynad���na dikkat �ekmi�lerdir. Bir makalede bu etki �u �ekilde a��klanmaktad�r:


��te sizler b�ylesiniz; (diyelim ki) hakk�nda bilginiz olan �eyde tart��t�n�z, ama hi� bilginiz olmayan bir konuda ne diye tart���p-duruyorsunuz? Oysa Allah bilir, sizler bilmezsiniz.
(Al-I �mran Suresi, 66)

Hz. �sa'n�n ilk elden orijinal hat�ralar�, (1) H�ristiyanlar�n kendi dini �nderlerini y�celtmek i�in onu evrensel nitelikli dinsel bir kimlik haline getirme �abalar�yla; (2) kaleme al�nd�klar� d�nemin putperest tanr� motifleriyle; (3) gentile (Yahudi olmayan) k�kenli H�ristiyanlar�n olu�turdu�u ilk kilisenin, ayr�ld��� merkezi Yahudili�e kar�� ��kmas�yla; (4) bizzat H�ristiyan toplumunun farkl� ak�mlar� i�inde ihtilaf ��karan polemiklerle; (5) ve Hz. �sa'n�n hayat�nda cereyan eden olaylar�n Eski Ahit peygamberlerinin verdikleri s�zlerin yerine getirilmesi ve b�ylece de, onun Eski Ahit peygamberli�inin tamamlay�c�s� olarak sunulmas�yla, �e�itli �ekillerde muhafaza edilmi�, ay�klanm��, geli�tirilmi�, y�celtilmi� ve k�smen de tahrip edilmi�tir... Ayr�ca �nciller, hem Yahudilerin bask�lar�na, hem de Roma �mparatorlu�u'nun zul�mlerine kar�� ayakta kalma m�cadelesi veren ilk kilise taraf�ndan kaleme al�nd��� i�in ve i�inde bulunduklar� durumdan dolay�, i�erikleri bizzat Hz. �sa'n�n kendisi ve yapt�klar� olmay�p; ilk kilisenin, muhalifleri ile m�cadelesi ba�lam�nda Hz. �sa'n�n s�zlerine ve yapt�klar�na getirdi�i yorumdur. Bu ger�ekten hareketle, �ncillerin sundu�u bilgilerin Hz. �sa'n�n biyografisini yazmak i�in olduk�a yetersiz oldu�u g�r�l�r. ��te bundan dolay�d�r ki, Hz. �sa'n�n konumunu ve stat�s�n� incelerken d�rt �ncil'in yorumlanmas�nda, imanlar�, fikirleri, kanaatleri, �nyarg�lar� ve tart��malar�, hem �ncillerde hem de Yeni Ahit'in di�er kitaplar�nda yans�mas�n� bulan ilk H�ristiyan toplumlar�n�n mevcut hayatlar�n� dikkate almak zorunday�z... Yine Hz. �sa'n�n konumunu incelerken �unu da unutmamal�y�z ki, temel kaynak olan �nciller, Hz. �sa'dan 40-60 y�l sonra, onun hayat�nda cereyan eden orijinal olaylardan olduk�a farkl� bir ortamda, yine onun ana dili olan Aramice de�il, Yunanca olarak kaleme al�nm��t�r... K�sacas� �nciller Hz. �sa'n�n s�ylediklerine ve yapt�klar�na bizzat tan�k olan Hz. �sa'n�n kendi havarileri taraf�ndan de�il de, daha sonraki d�nemde H�ristiyan olmu� ki�iler taraf�ndan, zamanla ortaya ��kan yeni durumlara uygun olarak derlenen kitaplard�r. Yani �nciller, Hz. �sa'n�n s�zleri ve yapt�klar� ile ilgili ilk el rivayetlere de�il, ikinci hatta ���nc� el rivayetlere dayanmaktad�r.28

Yaz�da dikkat �ekilen bu tarihi ger�ekler son derece �nemlidir. �ncil metinlerini k�yaslama yaparak inceleyen ba��ms�z ara�t�rmac�lar da ayn� noktaya dikkat �ekmektedirler: D�rt �ncil birbirinden olduk�a farkl�d�r.

D�rt �ncil aras�ndaki farkl�l�klar

Matta, Markos, Luka ve Yuhanna s�ras�yla yer alan d�rt �ncil, ortak kabule g�re MS 65 ila 100 y�llar� aras�nda yaz�lm��t�r. (Baz� ara�t�rmac�lar, MS 75-115 gibi daha ge� tarihler de verirler.29) Bunun anlam� ise, bu kitaplar�n en erkeninin Hz. �sa'n�n Allah Kat�'na al�n���ndan 30 y�l kadar sonra kaleme al�nd���d�r.

Az �nce de belirtti�imiz gibi, ara�t�rmac�lar bu kadar ge� bir tarihte kaleme al�nan kitaplar�n Hz. �sa'n�n hayat�n� ve tebli�ini tam olarak yans�tabilece�ine inanmamaktad�rlar. �zerinde durduklar� husus ise, �ncil yazarlar�n�n Hz. �sa'y� oldu�u gibi de�il, kendi zihinlerinde hayal ettikleri gibi tasvir etmi� olmalar� ihtimalidir.

D�rt �ncil'in ilk ��� -yani Matta, Markos ve Luka- birbirlerine b�y�k �l��de paraleldir. Bu nedenle H�ristiyan gelene�inde "Sinoptik �nciller" olarak tan�mlan�rlar. (Sinoptik, "ayn� g�zden" demektir ve �� �ncil'in ortak bak�� a��s�n� ifade eder). Bunlar�n aras�nda tarihsel olarak en erken yaz�lan�, Yeni Ahit'te ikinci s�raya konmu� olmas�na ra�men, Markos'un �ncili'dir. Matta ve Luka'n�n kendi �ncilleri'ni yazarken Markos'u kaynak olarak kulland�klar�, ancak baz� eklemeler yapt�klar� kabul edilmektedir.

D�rd�nc� �ncil olan Yuhanna ise, Sinoptiklerden �ok kesin �izgilerle ayr�l�r. Yuhanna'da anlat�lan baz� olaylar Sinoptiklerde yer almaz ya da bunun tersi s�z konusudur. Dahas�, Yuhanna'n�n anlatt��� bir olay, Sinoptiklerde tamamen farkl� bir bi�imde anlat�labilmektedir. Sinoptikler de zaman zaman birbirleriyle �eli�mektedirler.

Yeni Ahit ara�t�rmac�lar� d�rt �ncil'in birbirlerinden farkl� konular�n �zerinde durduklar�na, yazan ki�ilerin �sluplar�n�n metinlere yans�d���na ve d�rt �ncil'in kendi i�lerinde bir�ok tarihi �eli�kiler bar�nd�rd���na i�aret ederek, �ncillerdeki her pasaj�n do�rudan Hz. �sa'n�n s�z� olarak kabul edilmesinin m�mk�n olmad���n� vurgularlar. Bu iddiaya g�re Matta, Markos, Luka ve Yuhanna taraf�ndan yaz�lan 4 farkl� �ncil, farkl� ama�larla ve farkl� topluluklara y�nelik yaz�lm��t�r. H�ristiyan ara�t�rmac�lar �ncil metinlerini �sluplar�na g�re �u �ekilde tan�mlamaktad�rlar:

Matta; Yahudilere y�nelik yaz�lm��t�r ve bu nedenle de genelde Hz. �sa'dan "�brahim ve Davut o�lu Kral Mesih" �eklinde bahsetmektedir.

Markos; Yunanl�lara y�nelik yaz�lm��t�r ve bu nedenle de genelde g��, iktidar ve hizmet �zerinde durur. Hz. �sa'dan "B�y�k ��ler Yapan Tanr�'n�n Kulu" �eklinde bahsedilir.

Luka; Bunlar�n d���nda kalanlara y�nelik yaz�lm��t�r. Bu nedenle de Hz. �sa'n�n �st�n ahlak� ve insani y�nleri �zerinde durulmu�tur. Hz. �sa'dan "�nsanlar�n dostu olan Adem'in o�lu" �eklinde bahsedilir.


�ncil'de, Kuran ayetlerinde oldu�u gibi, Hz. �sa'n�n bir�ok mucizesi haber verilmektedir. Bunlardan biri de Hz. �sa'n�n k�rleri iyile�tirmesidir. Nicolas Poussin, (1594-1665), Louvre M�zesi, Paris.

Yuhanna; Di�er 3 kitaptan �ok daha sonra yaz�lm��t�r. Bu d�nem i�inde olu�an tepkileri ve soru i�aretlerini cevaplamak amac�yla yaz�lm��t�r. Bu nedenle de Hz. �sa'n�n mucizevi y�nlerinin �zerinde durmu�tur. "Allah'�n o�lu" (Allah'� tenzih ederiz) �eklindeki ifadeler daha ziyade bu kitapta yer al�r. Hz. �sa'dan "G�klerden gelen" �eklinde bahsedilmektedir.30

Tarihsel olarak �ncillerin en erkeni Markos, en ge�i ise Yuhanna'd�r ve aralar�nda b�y�k farklar vard�r. E�er Markos'un ve Yuhanna'n�n anlat�mlar� tarihsel bir kay�t olarak kabul edilirse, bu farkl�l�klar kolayl�kla a��klanabilir. ��nk� ortada ayn� olay�n iki farkl� insan taraf�ndan yaz�lm�� iki ayr� tasviri vard�r. Bu tasvirlerin biri olaydan 40-45 y�l, di�eri ise 60-65 y�l kadar sonra yaz�lm��t�r.

�nciller aras�ndaki farkl�l�klar kar��s�nda baz� H�ristiyanlar "ufak tefek farkl�l�klara ra�men sonu�ta ayn� olay anlat�l�yor" gibi a��klamalarda bulunurlar. Ama �nemli olan da zaten bu farkl�l�klard�r. ��nk� bu farkl�l�klar, Yeni Ahit'in yazarlar�n�n yazd�klar� metinleri normal, insani yollarla yazd�klar�n� ortaya koymaktad�r: Hz. �sa hakk�nda s�zl� baz� anlat�mlar duymu�lar, sonra da kendi k�lt�rlerinin, inan�lar�n�n, bilgilerinin ya da �nyarg�lar�n�n etkisiyle �ncilleri yazm��lard�r. Dolay�s�yla bu metinler "insani"dirler, "�lahi" de�ildirler. Bu nedenle de bunlar� "i�inde hak b�l�mler olmas� muhtemel tarihsel kaynaklar" olarak kabul etmek gerekir.

H�ristiyan inan���na g�re, �ncil metinleri farkl� insanlar taraf�ndan kaleme al�nm��lard�r, ama bu insanlar "Tanr�'n�n esinlemesi" ile yazm��lard�r. Buna g�re, Yeni Ahit'te yer alan metinlerin hepsinin her sat�r�n�n do�ru oldu�u kabul edilmektedir. Ancak �nciller aras�ndaki �eli�kiler, bunu imkans�z k�lmakta ve bu kitaplar�n b�t�n�yle vahye dayal� olduklar�n� reddetmektedir. Ayn� olay�n farkl� �ekillerde anlat�lmas� ise, bu anlat�m�n insan haf�zas�n�n, zihninin, �nyarg� ve beklentilerinin �r�n� oldu�unu g�stermektedir.

H�ristiyan kaynaklar�na bakt���n�zda, Yeni Ahit'in d�rt �ncili'ndeki bu farkl� anlat�m�n "birbirlerini tamamlayan par�alar" olarak yorumlanmaya �al���ld���n� g�r�rs�n�z. Bu mant��a g�re, her �ncil "Hz. �sa'n�n farkl� bir y�n�n�n" g�r�lmesini sa�lamaktad�r. Oysa bu yanl��t�r. Ortada d�rt farkl� metin ve d�rt farkl� anlat�m vard�r, ��nk� bu metinleri yazan ki�ilerin Hz. �sa hakk�ndaki d���nceleri farkl�d�r. G�n�m�z Kitab-� Mukaddes ara�t�rmac�lar�na g�re, Hz. �sa hakk�ndaki ger�ek bilgileri, hatta Hz. �sa'ya verilmi� olan ger�ek �ncil'i birer kaynak olarak kullanm��lar, ancak bu vahyi kendi inan�lar�na g�re yorumlam��, yeniden �ekillendirmi� ya da ilavelerle geni�letmi�lerdir. Bu ara�t�rmac�lar�n aras�nda �nemli bir yere sahip olan John Dominic Crossan, Richard G. Watts ile birlikte yazd���, Who is Jesus? Answers to Your Questions About the Historical Jesus (Hz. �sa Kimdir? Tarihi �sa Hakk�ndaki Sorular�n�za Cevaplar) isimli eserinde, �ncil metinleri aras�ndaki farkl�l�klar hakk�nda �u yorumu yapar:

Asl�nda problemin temelinde d�rt �ncil'e sahip olmam�z yat�yor. ��nk� birka� farkl� versiyon i�indeki belli meselleri veya �zdeyi�leri veya hikayeleri okudu�umuzda aralar�ndaki uyu�mazl�klar� ka��ramay�z. �lk ba�ta, �unu s�ylemek �zere akl�m�z �eliniyor; '�ahitler ayn� �eyleri farkl� �ekillerde hat�rl�yorlar.' Ancak �ok a��kt�r ki, Matta ve Luka �ncillerini yazd�klar�nda �nlerinde Markos �ncili'nin (Yeni Ahit �ncillerinin ilk olan�) kopyalar� duruyordu. Yani, Hz. �sa hakk�ndaki hikayeler konusunda Matta ve Luka ba��ms�z kaynaklar de�illerdir, ancak Markos'un versiyonlar�d�r. Ayr�ca bu demek oluyor ki versiyonlar bireysel �ncil yazarlar�n�n dini g�r��lerini (teolojilerini) yans�tmaktad�r. Bir ba�ka deyi�le, her bir �ncil biyografiden ziyade Hz. �sa'n�n kas�tl� birer yorumudur... Matta, Markos, Luka ve Yuhanna aras�ndaki t�m farkl�l�klar ile di�er mevcut pek �ok �ncil ile (Q �ncili, Aziz Thomas �ncili...) birlikte belirgin bir problemimiz var. Her bir �ncil Hz. �sa'y� anlaman�n �zel bir yoludur. Acaba tarihi ger�eklere ne kadar yak�nlar?31

Al�nt�da da belirtildi�i gibi, bir ba�ka �nemli ger�ek, d�rt �ncil'in, asl�nda daha fazla say�daki �ncil kopyalar�n�n i�inden se�ilmi� kitaplar olmas�d�r. Thomas �ncili, Meryem �ncili, Petrus �ncili, Yakup ve Thomas'�n �ocukluk �ncilleri, Yakub'un gizli �ncili, Eagerton �ncili, Oxyrhynchus �ncili gibi bu farkl� �nciller, Hz. �sa hakk�nda farkl� bilgiler ve yorumlar i�ermektedir. Ara�t�rmac�lar, t�m bu �ncillerin asl�nda tek bir orijinal -ama kay�p- metinden geldi�ini d���nmektedirler. Buna, Almanca'daki "quelle" (kaynak) s�zc���nden esinlenerek "Q �ncili" denmektedir. �lk H�ristiyan toplumu ve �ncil'i ilk kez derleyenler Hz. �sa'n�n s�zlerini biraraya getirirlerken i�inde bulunduklar� duruma, siyasi bask�lara ve mevcut ko�ullara g�re yeni yorumlamalar yapm��, �e�itli eksiltme ve eklemelerle ger�ek mesajdan uzakla�m��lard�r. Bug�n �ncil �zerine ara�t�rma yapan tarih�iler bu konuda hemfikirdirler. Paula Fredericksen Yeni Ahit yaz�lar�n�n kaleme al�nd��� d�nemi �u �ekilde �zetler:

Yeni Ahit yaz�lar�n�n yaz�ld��� d�nem, s�zl� anlat�mdan yaz�l� anlat�ma; Aramice'den Yunanca'ya, zaman�n sonundan zaman�n ortas�na; Yahudilerden Yahudi-olmayanlara; Celile'den Yahuda'ya ve oradan da �mparatorlu�a ge�i�lerin ya�and��� bir d�nemdi.32

�ncil metinlerinin olu�umu hakk�nda �ok fazla ara�t�rma yap�lm�� ve �ok �e�itli kitaplar yaz�lm��t�r. Bu ara�t�rmac�lar�n �ok b�y�k bir b�l�m� ise yukar�da belirtti�imiz fikirlere kat�lmaktad�rlar. Yani �ncil metinlerinin kim taraf�ndan yaz�ld���n�n belli olmad���n�, bu metinlerin Hz. �sa'n�n do�rudan s�zleri olup olmad��� konusunda kesin bir kanaate sahip olunamayaca��n�, �ncil yazarlar�n�n Hz. �sa ile �a�da� olmad�klar�n� s�ylerler. �rne�in Princeton �niversitesi �lahiyat b�l�m�nden Elaine Pagels, "Matta, Markos, Luka ve Yuhanna olarak adland�rd���m�z �ncilleri kimin yazd��� hakk�nda hemen hemen hi�bir bilgiye sahip de�iliz."33 der. Who Wrote the Gospels? (�ncilleri Kim Yazd�?) kitab�n�n yazar� Randel Mc Craw Helms, "Markos'un Hz. �sa'n�n g�rg� tan��� olan hi� kimseyi tan�mad���n�"34 s�yler.


Art�k vay hallerine; Kitab� kendi elleriyle yaz�p, sonra az bir de�er kar��l���nda satmak i�in "Bu Allah Kat�ndand�r" diyenlere. Art�k vay, elleriyle yazd�klar�ndan dolay� onlara; vay kazanmakta olduklar�na.
(Bakara Suresi, 79)

U.S. News & World Report dergisinde, 10 Aral�k 1990 tarihinde Jeffery L. Sheler imzal� "Who Wrote the Bible?" (�ncil'i Kim Yazd�?) ba�l�kl� bir ara�t�rma dosyas� yay�nlanm��t�r. Bir�ok Kitab-� Mukaddes ara�t�rmac�s�yla g�r��en Sheler'e g�re, "Uzmanlar Kitab-� Mukaddes'in tamamen insan eme�inin �r�n� oldu�u, yazarlar�n�n kimli�inin ebedi olarak kaybedildi�i ve �al��malar�n�n y�zy�llard�r terc�me ve d�zeltmelerle silindi�i sonucuna varm��lard�r."35 Sheler'in �ncil'in yaz�m�yla ilgili yorumlar� �u �ekildedir:

G�n�m�zde �ncilleri asl�nda Matta, Markos, Luka, Yuhanna'n�n yazd���na inanan �ok az say�da Kitab-� Mukaddes uzman� bulunmaktad�r -liberal ��phecilerden tutucu Evanjeliklere kadar. Metinlerin yazarlar� hi�bir yerde kendilerinin kimliklerini vermemektedirler ya da a��k�a Hz. �sa'y� tan�d�klar�n� ya da onunla yolculuk ettiklerini iddia etmemektedirler... Baz� uzmanlar Hz. �sa'n�n �l�m�nden sonraki 100 y�l i�inde �ok say�da de�i�iklik meydana geldi�ini, bu y�zden hi� kimsenin �ncillerin do�rulu�u ya da g�venilirli�inden- �zellikle de yazarlar�n Hz. �sa'n�n kendisine dayand�rd�klar� s�zlerin- kesin olarak emin olunamayaca��n� ifade etmektedirler.36

Sheler, yaz�s�nda bir�ok teolo�un g�r��lerine yer verir. �rne�in Weston �lahiyat Fak�ltesinden Jerome Neyrey, "�zerinde durulmas� gereken ana konu, �ncilleri kimin yazd���n� bizim ger�ekte bilemedi�imizdir."37 der. 8 Nisan 1996 tarihli Time dergisinde de bu konu geni� yer al�r. Dergiye g�r��lerini a��klayan The Gospel Truth (�ncil Ger�e�i) kitab�n�n yazar� David Van Biema �unlar� ifade eder:

�o�u uzman�n do�rulu�unu kesin olarak kabul ettikleri �ey, �ncillerin; havarilerin de�il, onlar�n ad� bilinmeyen taraftarlar�n�n (ya da onlar�n taraftarlar�n�n taraftarlar�n�n) �rettikleri metinler oldu�udur. Her biri Hz. �sa'n�n hayat�yla ilgili farkl� bir tablo sunmu�lard�. En erkeni Hz. �sa'n�n �arm�ha [gerildi�inin iddia edildi�i tarihten] yakla��k 40 y�l sonra yaz�lm��t�r.38


Bir�ok Kitab-� Mukaddes ara�t�rmac�s�, D�rd�nc� �ncil'in yazar� olarak kabul edilen Yuhanna'n�n, di�er 3 �ncil yazar�ndan �ok daha farkl� ve ��leme inanc�na s�zde destek sa�layan bir �slup kulland���n� kabul etmektedir.

Prof. E. P. Sanders, neden �ncillerin orijinal hallerinden uzakla�t���n� d���nd���n� �u �ekilde �zetler:

- �lk H�ristiyanlar Hz. �sa'n�n ya�am�n�n hikayesini yazm�� de�illerdi, onlar daha ziyade bunu kullanm��lard� ve bu y�zden �ahsi b�l�mler korunmu� oldu -yani onun s�zleri ve kahramanl�klar� hakk�ndaki k�sa pasajlar korunmu� oldu. Bu b�l�mler daha sonra edit�rler ve yazarlar taraf�ndan geli�tirildi ve d�zeltildi. Bu da demek oluyor ki, Hz. �sa'n�n s�zleri ve yapt�klar� ile ilgili en yak�n i�erikten hi�bir zaman emin olamay�z.

- Baz� materyaller revize edilmi�, baz�lar� da ilk H�ristiyanlar taraf�ndan olu�turulmu�tur.

- �nciller anonim olarak yaz�lm��lard�r.39

D�rd�nc� �ncil

H�ristiyan inan��lar� �zerindeki Yunan etkisi ile ilgili ara�t�rma yapan ki�iler i�in d�rd�nc� �ncil �ok �nemli bir delildir. Akademisyenlerin �o�u, Yeni Ahit'te d�rd�nc� s�rada yer alan ve H�ristiyanlarca "Yuhanna �ncili" olarak an�lan kitab� sadece "D�rd�nc� �ncil" olarak tan�mlamay� tercih ederler. ��nk� bu �ncil'in havari Yuhanna taraf�ndan yaz�ld��� iddias� �o�u ara�t�rmac� taraf�ndan kabul edilmemektedir.

D�rd�nc� �ncil'in yazar�n�n, Hz. �sa'n�n kimli�i hakk�ndaki yorumlar� �ok farkl�d�r, �slubu �ok farkl�d�r, aktard��� s�zler ya da olaylar farkl�d�r. Sinoptiklere g�re �ok daha felsefi, �ok daha sembolik, �ok daha mistiktir. Yeni Ahit'teki �eli�kilerin �o�u da, asl�nda Sinoptiklerle D�rd�nc� �ncil aras�ndaki �eli�kilerdir. Prof. E. P. Sanders da The Historical Figure of Jesus (Hz. �sa'n�n Tarihi Portresi) isimli eserinde Sinoptik �nciller ve Yuhanna �ncili aras�ndaki farkl�l�klar �zerinde durur. Sanders Hz. �sa'n�n hayat�ndan baz� �nemli olaylar� �rnek vererek, bu olaylar�n Sinoptik �nciller ile Yuhanna �ncili'nde birbirinden �ok daha farkl� �ekillerde anlat�ld���na dikkat �eker. Sanders, "ikisinden birini kabul etmek zorunday�z" der, ve c�mlesini ��yle tamamlar:

"...Ancak bir ba�ka olas�l���n da �zerinde durmal�y�z: belki de yazarlar�n hi�biri neyin ne zaman yer alaca��n� bilmiyordu. Ellerinde b�y�k olas�l�kla birka� kar���k bilgi vard� ve onlar da bu bilgiler �zerine inan�l�r hikayeler olu�turdular. Bu hikayelere de kendileri yeni eklemeler yapt�lar."40

Maurice Casey, The Origins and Development of New Testament Christology, (Yeni Ahit Kristolojisinin K�kenleri ve Geli�imi) isimli �nemli �al��mas�nda �u yorumlarda bulunur:

Yuhanna'da Hz. �sa'n�n, Tanr�'n�n O�lu ifadesini 23 kez kulland��� g�r�lmektedir. Markos'da bu say� sadece birdir. E�er Hz. �sa bu terimi Yuhanna'n�n s�yledi�i kadar s�k kullanm�� olsayd�, derin iman sahibi olan H�ristiyanlar da Sinoptik �ncillerde bu ifadeyi bir�ok kez kullan�rlard�... Oysa Sinoptiklerde bu y�nde deliller bulunmamaktad�r. E�er "o�ul" ifadesi Hz. �sa'n�n kendi kudsiyetini ifade etmek i�in kulland��� en temel ifade olsayd�, havariler bu terimi �ok fazla kullan�rlard�, bu s�zler Luka'ya yo�un bir �ekilde aktar�l�rd� ve Luka da hepsini ka��da d�kerdi.41

Casey, Yuhanna �ncili'nde bulunan ve ��leme inanc�n�n temelini olu�turan baz� ifadelerin, neden Sinoptik �ncillerde olmad���n� incelemektedir. Vard��� sonu� ise �udur: E�er Hz. �sa'n�n "Allah'�n o�lu" oldu�u iddias� ve ona dayanan ��leme inanc� ger�ekten H�ristiyanl���n temeli olsayd�, Hz. �sa'n�n s�zlerinde, tebli�inde bu konu hakk�nda �ok fazla delil bulunmas� gerekirdi. Oysa Sinoptik �ncillerde ��leme inanc�n�n temellerini bulmak m�mk�n de�ildir. Buna kar��n "insano�lu" deyimi gerek Sinoptik �ncillerde gerekse Yuhanna'da o kadar fazla kullan�lmaktad�r ki, bundan Hz. �sa'n�n bu ifadeyi kullanm�� olabilece�i anla��lmaktad�r. (En do�rusunu Allah bilir) "Allah'�n o�lu" ifadesinin Hz. �sa taraf�ndan kullan�lmad���n� ifade eden �ncil ara�t�rmac�lar�, "insano�lu" ifadesi i�in tam tersini d���n�rler.


��te Meryem o�lu �sa; hakk�nda ku�kuya d��t�kleri "Hak S�z". Allah'�n �ocuk edinmesi olacak �ey de�il. O y�cedir. Bir i�in olmas�na karar verirse, ancak ona: "Ol" der, o da hemen oluverir.
(Meryem Suresi, 34-35)

Yuhanna �ncili'nin bir di�er dikkat �ekici y�n�, Yunan felsefesiyle olan ili�kisidir. �ncil ara�t�rmac�s� James Still, "The Gospel of John and the Hellenization of Jesus" (Yuhanna �ncili ve �sa'n�n Yunanla�t�r�lmas�) adl� �nemli makalesinde bu konuda �unlar� s�yler:

Yuhanna �ncili ikinci y�zy�l�n ba�lar�nda Yunanl� H�ristiyanlar i�in yaz�ld�. Bu yeni inananlar, daha e�itimli ve daha zengin ki�ilerdi. �ehirlerinde ya�ayan diaspora Yahudilerini k���ms�yorlar, buna kar��l�k Roma y�netiminden itibar g�r�yorlard�. Bu nedenle Yuhanna'n�n yazar�, Sinoptik �ncillerde yer alan ve Hz. �sa'y� Yahudilerin Mesihi olarak tan�tan pasajlar� ��kard�� �nsan-�st� bir �sa fig�r� ortaya ��kard�. �nceki Sinoptik �nciller Hz. �sa'n�n Yahudilerin Mesihi, Hz. Davud'un soyundan gelen ve �srail'i kurtaracak ki�i oldu�unu vurgulam��lard�. Yuhanna'n�n yazar� ise Yunanl� H�ristiyanlar� memnun etmeyen t�m bu Yahudi kavramlar�n� yok etti, Hz. �sa'n�n Filistin ve Hz. Davud soyu ile ilgili olan ba�lant�lar�n� sildi.42

James Still'in di�er yorumlar� �u �ekildedir:

Bug�n bilinen Hz. �sa'y� ortaya ��karm�� olan Yunan felsefesinin etkisini Yuhanna'da �ok a��k bi�imde g�r�r�z. Tam anlam�yla Yunanla�t�r�lm�� ve Tanr�'ya e�it gibi g�sterilmi� bir Hz. �sa portresidir bu. Yuhanna'n�n karma��k ve mistik �slubunun tek bir amac� vard�r; Hz. �sa'n�n Tanr�'n�n kendisi oldu�u mesaj�n� verebilmek.43 (Allah'� tenzih ederiz)

Sinoptik �ncillerde Hz. �sa'ya ilahl�k atfeden pasajlar son derece az ve tart��maya a��kt�r. Ancak Still'in s�yledi�i gibi bu yanl�� inan�� Yuhanna'da t�m metne belirgin bir bi�imde hakimdir. James Still ayn� makalesinde, 4. �ncil'de Hz. �sa'y� s�zde ilahla�t�rmak i�in yap�lan d�zenlemelerden ��yle s�z eder:

Burada (Yuhanna �ncili'nde) Hz. �sa'n�n do�umu yoktur, bize "her�eyin ba�lang�c�nda" Hz. �sa'n�n Tanr� ile birlikte var oldu�u anlat�l�r. ��nk� bu �ncil'in yazar�, Hz. �sa'n�n do�umundan s�z etmenin, bu do�um her ne kadar ola�an�st� bir do�um olsa bile, ezelden beridir var olan O�ul Tanr� kavram�yla uyu�mayaca�� kanaatindedir. Hz. �sa'n�n Markos �ncili'nde g�rd���m�z insani zaaf ve ihtiya�lar� Yuhanna'da kesinlikle yer almaz... ��nk� Yuhanna'n�n yaz�ld��� d�nem olan birinci y�zy�l sonunda, Hz. �sa hakk�ndaki anlat�mlar onu bir Yunan tanr�s� haline getirmi� durumdad�r.44 (Allah'� tenzih ederiz.)

Baba-O�ul ifadelerinin �ncil metinlerinde kullan�l���

Bu iki ifadenin �ncil metinlerinde kullan�l���n� incelemeden �nce, bu b�l�mde s�z konusu bat�l inan��� ifade etmek i�in kullanaca��m�z "��leme inanc�n� savunan ki�ilere ait her t�rl� sayg�ya uygun d��meyen tan�mdan" sonsuz g�� ve kudret sahibi olan Rabbimiz'i tenzih etti�imizi belirtiriz.

D�rt �ncil'in en erkeni olan Markos �ncili'ne bak�ld���nda, "Baba ve o�ul" kavramlar�n�n �ok zay�f bir vurgu ile kullan�ld�klar�n� g�r�r�z. Markos'un metninde, Allah'� ifade etmek i�in sadece d�rt kez "Baba" kelimesi kullan�l�r. Bunlar�n da ��� Hz. �sa taraf�ndan de�il, di�er Yahudiler taraf�ndan telaffuz edilir. Bu nedenle Markos �ncili'nden yola ��karak ��lemeye s�zde destek bulunmas� m�mk�n de�ildir. Dahas�, yine Markos'ta Hz. �sa kendisinin ilahla�t�r�lmas�na yol a�abilecek en k���k bir ifadeye bile kar�� ��kar:

�sa yola ��karken, biri ko�arak yan�na geldi. �n�nde diz ��k�p Ona, "�yi ��retmenim, sonsuz ya�ama kavu�mak i�in ne yapmal�y�m?" diye sordu. �sa ona, "Bana neden iyi diyorsun?" dedi, "�yi olan tek biri var, O da Tanr�'d�r. (Markos, 10/17-18)

Markos'tan 10-15 y�l sonra yaz�lan Matta'da bu say� belirgin bir bi�imde y�kselir: Bu �ncil'de Allah i�in kullan�lan (Allah'� tenzih ederiz) "Baba" ifadesi tam 50 kez ge�mektedir. Bunlar�n 28'i Yahudilere y�nelik olarak kullan�l�r; yani "Baban�z'a dua edin", "Baba'n�z� sevin" gibi genel ifadelerdir. Kalan 22 tane ise Hz. �sa'n�n a�z�ndan "Babam" �eklinde kullan�l�r. Bu kavrama yap�lan vurgu �ok dikkat �ekici bi�imde y�kselmi�tir.

Matta ile ayn� d�nemde yaz�ld��� kabul edilen Luka'da da yine buna yak�n bir vurgu vard�r. Bu �ncil'de "Baba" kelimesi 18 kez kullan�l�r. Bunlar�n 12'si Hz. �sa'n�n kendisiyle ilgilidir: Hz. �sa'n�n "Baba" diye ba�layan dualar� ya da "Babam" diye ba�layan s�zleridir.

D�rd�nc� �ncil'de ise Hz. �sa'y� s�zde ilahla�t�r�c� anlamda "Allah'�n o�lu" sayan inan�, �ok a��k ve net bir bi�imde ifade edilmektedir. Yuhanna'da Allah'� tan�mlamak i�in tam 122 kez "Baba" ifadesi kullan�lmaktad�r ve bunlar�n ��� hari� hepsi Hz. �sa'ya aittir. �te yandan Hz. �sa i�in 17 kez "o�ul" s�fat� kullan�l�r. Dahas� d�rt kez de Hz. �sa i�in �zellikle "Tanr�'n�n biricik o�lu" denir. (Allah'� tenzih ederiz.)

�ncillerin yaz�l�� tarihleri Hz. �sa'n�n Allah Kat�'na al�n���ndan uzakla�t�k�a, onu Allah'a "Baba" diye hitap eden birisi olarak g�sterme e�ilimi de artmaktad�r. Bir ba�ka deyi�le, Hz. �sa'n�n s�zde "Allah'�n o�lu" oldu�u �eklindeki inan�, her yeni yaz�lan �ncil'de biraz daha fazla zemin bulmu�tur. Yuhanna'da ise bu e�ilim �ok daha da g�� kazan�r. Bu, zaman i�inde giderek artan bir dejenerasyonun g�stergesidir. Y�ce Rabbimiz'i t�m bu benzetmelerden tenzih ederiz.

ileri >>>

17. Mahmut Ayd�n, Yahudi Bir Peygamberden Gentile Tanr�ya: �sa'n�n Tanr�salla�t�r�lma S�reci, �slamiyat III (2000), say� 4, s. 51
18. E. P. Sanders, The Historical Figure of Jesus, Penguin Books, �ngiltere, s. 58-59
19. Mahmut Ayd�n, Tarihsel �sa, �man�n Mesih'inden Tarihin �sa's�na, Ankara Okulu Yay�nlar�, Ankara, 2002, s. 47-48. Rudolf Bultman, History of the Synoptic Tradition, s.127
20. Mahmut Ayd�n, Tarihsel �sa, �man�n Mesih'inden Tarihin �sa's�na, s. 51. Rudolf Bultman, Theology of the New Testament, I, s. 51
21. E. P. Sanders, The Historical Figure of Jesus, s. 63
22. E. P. Sanders, The Historical Figure of Jesus, s. 63
23. E. P. Sanders, The Historical Figure of Jesus, s. 64
24. Paula Fredriksen, From Jesus to Christ, The Origins of the New Testament, Images of Jesus, Second Edition, Yale University Press, s. 3
25. Paula Fredriksen, From Jesus to Christ, The Origins of the New Testament, Images of Jesus, s. 5
26. Marcus J. Borg, The Historical Study of Jesus and Christian Origins, s. 144. John Dominic Crossan, The Birth of Christianity, Discovering what happened in the years immediately after the execution of Jesus, HarperSanFransisco, 1998, s. 140
27. Barry, W. Henaut, Oral Tradition and the Gospels, ss. 295, 296-297, 299, 304. John Dominic Crossan, The Birth of Christianity, Discovering what happened in the years immediately after the execution of Jesus, HarperSanFransisco, 1998, s. 403
28. Mahmut Ayd�n, Yahudi Bir Peygamberden Gentile Tanr�ya: �sa'n�n Tanr�salla�t�r�lma S�reci, �slamiyat, III (2000), say� 4, s. 51
29. �rne�in bkz. Hugh Schonfield. The Passover Plot. A New Interpretation of the Life and Death of Jesus. Element Books Limited, London, 1996. s. 259
30. L�tfi Ekinci, John Gilchrist. Evet, Kitab� Mukaddes Tanr� S�z�d�r: Kitap Ehli'nden Sorulara Yan�tlar. M�jde Yay�nc�l�k, �stanbul, 1993. s. 240. http://isamesih.org/doc/kitabi_mukaddes/bolum_7.php3#4
31. John Dominic Crossan & Richard G. Watts, Who is Jesus? Answers to Your Questions About the Historical Jesus, Westminster John Knox Press, Londra, 1996, s. 3-4
32. Paula Fredriksen, From Jesus to Christ, The Origins of the New Testament, Images of Jesus, s. 8
33. Jim Walker, "Did A Historical Jesus Exist", http://freethought.mbdojo.com/didjesusexist.html
34. Jim Walker, "Did A Historical Jesus Exist", http://freethought.mbdojo.com/didjesusexist.html
35. Jim Walker, "Did A Historical Jesus Exist", http://freethought.mbdojo.com/didjesusexist.html
36. Jim Walker, "Did A Historical Jesus Exist", http://freethought.mbdojo.com/didjesusexist.html
37. Did A Historical Jesus Exist, Jim Walker, http://freethought.mbdojo.com/didjesusexist.html
38. Time, 8 Nisan 1996. http://freethought.mbdojo.com/didjesusexist.html
39. E. P. Sanders, The Historical Figure of Jesus, s. 57
40. E. P. Sanders, The Historical Figure of Jesus, s. 69
41. Maurice Casey, From Jewish Prophet to Gentile God, The Origins and Development of New Testament Christology, James Clarke and Co. Ltd., Cambridge, 1991, s. 25
42. James Still, "The Gospel of John and the Hellenization of Jesus". http://www.sullivan-county.com/news/mine/john_gospel.htm
43. James Still, "The Gospel of John and the Hellenization of Jesus", http://www.sullivan-county.com/news/mine/john_gospel.htm
44. James Still, "The Gospel of John and the Hellenization of Jesus", http://www.sullivan-county.com/news/mine/john_gospel.htm

 

 

 

 

iddialaracevap.com adnanoktarhaber.com adnanoktarhukuk.com adnanoktargercekleri.com