�NC�L'DE TAR�F ED�LEN ALLAH'IN
PEYGAMBER� HZ.�SA

�ristiyanl�k �e�itli mezheplere, bu mezhepler de kendi i�lerinde �e�itli kollara ayr�lmaktad�r. �ncil'i farkl� �ekillerde yorumlayan, farkl� uygulamalara sahip �ok �e�itli dini ak�mlar, kiliseler bulunmaktad�r. Ancak bu farkl� kollar�n �ok b�y�k bir b�l�m�n�n ittifakla kabul ettikleri iman esas� "��leme"dir.

Tarih boyunca ��leme inanc�n� reddeden �e�itli ak�mlar ortaya ��km��, ancak bu ak�mlar�n b�y�y�p g��lenmeleri, �o�unlu�u olu�turan ��leme savunucular� taraf�ndan engellenmi�tir. Bu ak�mlar hemen "sapk�n" ilan edilmi�, bask�ya maruz kalm�� ve bir �ekilde sindirilmi�lerdir. Kitab�n ilerleyen b�l�mlerinde g�rece�imiz baz� az�nl�k gruplar d���nda ��leme inanc�, H�ristiyan d�nyas�nda genelde kabul g�rm�� ya da kabul g�rmeye zorlanm��t�r.

Kitab�n ba��ndan beri belirtti�imiz gibi ��leme inanc� Kuran'a tamamen ayk�r� bir inan�t�r ve �ncil'de dahi yer alan a��klamalar Hz. �sa'n�n hayat�n�n hi�bir an�nda b�yle bir iddiada bulunmad���n�, b�yle bir �eyi ima dahi etmedi�ini, hatta bu gibi giri�imleri bizzat kendisinin engelledi�ini, her konu�mas�nda Allah'� �vd���n� ve y�celtti�ini ortaya koymaktad�r. G�n�m�zde ��leme inanc�n�n kar��s�nda yer alan �evrelerin en �ok �zerinde durduklar� konulardan biri de zaten budur: Hz. �sa'n�n be�er kimli�i.

Hz. �sa'n�n hayat� ��leme iddias�n� yalanlar

�ncil'de Hz. �sa'n�n hayat� ve bu k�ymetli el�inin tebli�i ile ilgili verilen bilgiler ve Hz. �sa'n�n hikmetli ���tleri ��leme inanc� nedeniyle as�rlard�r g�zard� edilmektedir. ��leme inanc� kafalar� o kadar kar��t�rmaktad�r ki, bunun sonucunda Hz. �sa ilahla�t�r�lmakta ve adeta kendisinden medet umulur hale getirilmektedir.

Kuran'a g�re Hz. �sa, Allah'�n insanlara uyar�c� ve korkutucu olarak g�nderdi�i, do�umundan Kendi Kat�'na al���na kadar hayat�n�n her an�nda benzersiz mucizeler yaratarak yard�mda bulundu�u m�barek bir peygamberidir. Onun do�umu Allah'tan �ok b�y�k bir mucizedir. Ancak do�umunun ard�ndan o da t�m insanlar gibi bir ya�am s�rm��t�r. Hz. �sa da di�er insanlar gibi Allah'�n "Ol" demesiyle var olmu�tur ve Allah'a kar�� aczini bilen, Allah'a muhta� bir be�erdir. Gerek Kuran ayetlerinde gerekse �ncil'de Hz. �sa'n�n be�er �zellikleri �ok �e�itli �rneklerle tarif edilir. �rne�in �nceki b�l�mlerde de belirtti�imiz gibi, Rabbimiz Maide Suresi'nin 75. ayetinde Hz. �sa ve Hz. Meryem i�in "...ikisi de yemek yerlerdi..." �eklinde buyurmu�, onlar�n birer melek olmad�klar�n�, di�er insanlar gibi olduklar�n� belirtmi�tir.

�ncil'de yer alan pek �ok �rnekte Hz. �sa'n�n be�er �zelliklerinden bahsedilmektedir. Bunlardan baz�lar� �u �ekildedir:

Hz. �sa'n�n do�umu, soyu, yak�nlar�


Stephan Lochner, Cologne Katedrali, 1440-1450

�ncil'de Hz. �sa'n�n soyu ve d�nyaya geli�i ile ilgili �e�itli a��klamalar bulunmaktad�r. Bu bilgilere g�re Hz. �sa, Hz. Davud'un soyundan gelmektedir. Hz. �sa halk aras�nda tan�nan bir ki�idir. Halk onun kimin soyundan geldi�ini, nerede do�up b�y�d���n� bilmektedir. Hz. �sa'n�n ailesi halk taraf�ndan yak�ndan tan�nmaktad�r:

Eski �a�lardan beri kutsal peygamberlerinin a�z�ndan bildirdi�i gibi, kulu Davut'un soyundan bizim i�in g��l� bir kurtar�c� ��kard�; d��manlar�m�zdan, bizden nefret edenlerin hepsinin elinden kurtulu�umuzu sa�lad�. (Luka, 1/69-71)

�brahim o�lu, Davut o�lu �sa Mesih'in soyuyla ilgili kay�t ��yledir... (Matta, 1/1-2)

Daha sonra �sa'n�n annesiyle karde�leri geldi. D��ar�da durdular, haber g�nderip onu �a��rd�lar. (Markos, 3/31)

�nden giden ve arkadan gelen kalabal�klar ��yle ba��r�yorlard�: "Davut o�luna hozana! Rab'bin ad�yla gelene �vg�ler olsun, en y�celerde hozana!" �sa Kud�s'e girdi�i zaman b�t�n kent, "Bu kimdir?" diyerek �alkaland�. Kalabal�klar, "Bu, Celile'nin Nas�ra kentinden �sa Peygamber" diyordu. (Matta, 21/9-11)

Meryem'in o�lu, Yakup, Yose, Yahuda ve Simun'un karde�i olan marangoz de�il mi bu? K�zkarde�leri burada, aram�zda ya�am�yor mu?.. (Markos, 6/3)

Hz. �sa'n�n be�eri �zellikleri

��leme inanc�n�n �z�nde Hz. �sa'n�n be�eri �zelliklerini g�zard� etme anlay��� bulunmaktad�r. Oysa �ncil'de Hz. �sa ile ilgili verilen bilgilerden, bu k�ymetli insan�n "Allah'�n o�lu de�il, Allah'�n m�barek bir el�isi olarak anlat�ld���" a��k�a anla��lmaktad�r. Onun da her insan gibi bir hayat ya�ad��� g�r�lmektedir. O da di�er insanlar gibi do�mu�, bebeklik, �ocukluk ve gen�lik d�nemlerinden ge�mi�tir. Yemek yeme ihtiyac� hissetti�inde yan�ndaki havarileriyle birlikte Allah'a ��krederek yemek yemi�, uzun bir g�n�n ard�ndan her insan gibi yorulmu� ve uyuma ihtiyac� hissetmi�tir. Bunun yan� s�ra Hz. �sa'n�n y�kanmak, temizlenmek gibi her t�rl� fiziksel ihtiyac�na da �evresindeki ki�iler �ahit olmu�lard�r. Bunlar, bir insan�n kar��lamas� zorunlu olan do�al ihtiya�lar�ndand�r. Ayr�ca ��leme inanc�nda Hz. �sa'ya atfedilmeye �al���lan ilahl�k iddias�yla da tamamen �eli�mektedir.


Jean-Baptiste de Champalgne, Son Yemek, 1631-81

�sa bilgice ve boyca geli�iyor, Allah ve insanlar �n�nde iyilik buluyordu. (Luka, 2/52)

Onlarla sofrada otururken �sa ekmek ald�, ��kretti ve ekme�i b�l�p onlara verdi. (Luka, 24/30)

Sevin�ten h�l� inanamayan, �a�k�nl�k i�indeki ��rencilerine, "Sizde yiyecek bir �ey var m�?" diye sordu. Kendisine bir par�a k�zarm�� bal�k verdiler. �sa onu al�p g�zlerinin �n�nde yedi. (Luka, 24/41-43)

Mayas�z Ekmek bayram�n�n ilk g�n� ��renciler �sa'n�n yan�na gelerek, "F�s�h yeme�ini yemen i�in nerede haz�rl�k yapmam�z� istersin?" diye sordular. (Matta, 26/17)

Daha sonra �sa, Levi'nin evinde yemek yerken... (Markos, 2/15)

�sa bundan sonra eve gitti. Yine �yle b�y�k bir kalabal�k topland� ki, �sa'yla ��rencileri yemek bile yiyemediler. (Markos, 3/20)

Sofraya oturmu� yemek yerlerken �sa, "Size do�rusunu s�yleyeyim" dedi, "sizden biri, benimle yemek yiyen biri beni ele verecek." (Markos, 14/18)

Ferisilerden biri �sa'y� yeme�e �a��rd�. O da Ferisi'nin evine gidip sofraya oturdu. (Luka, 7/36)

... �sa, yolculuktan yorulmu� oldu�u i�in kuyunun yan�na oturmu�tu. Saat on iki sular�yd�. Samiriyeli bir kad�n su �ekmeye geldi. �sa ona, "Bana su ver, i�eyim" dedi. (Yuhanna, 4/6-7)

�sa, kay���n u� taraf�nda bir yast��a yaslanm�� uyuyordu... (Markos, 4/38)

�sa onlara, "Gelin, tek ba��m�za tenha bir yere gidelim de biraz dinlenin" dedi. Gelen giden �yle �oktu ki, yemek yemeye bile vakit bulam�yorlard�. (Markos, 6/31)

...Yolculuktan yorulmu� olan �sa kuyunun yan�na oturdu... (Yuhanna, 4/4)

Yukar�da al�nt� yapt���m�z bu �ncil pasajlar� Hz. �sa'n�n di�er t�m insanlar gibi Rabbimiz'in rahmetine muhta� bir be�er oldu�unu ortaya koymaktad�r. O, Allah'�n t�m alemlere �st�n k�ld���, peygamberlik makam�yla �ereflendirdi�i ve mucizelerle l�tufta bulundu�u, �ok �st�n ahlakl� bir kuludur. O, se�kin �zelliklere sahip bir be�erdir, ama ayn� zamanda di�er canl�lar gibi Allah'�n rahmetine muhta�, aciz bir kuldur. Oysa canl� ve cans�z t�m kainat�n yarat�c�s� olan Allah daima diridir, her an her�eye hakimdir, her�eyi bilir, her�eye g�� yetirir, O'nu uyku ve uyuklama tutmaz. O her t�rl� acizlikten de m�nezzehtir. O, yaratt�klar�na �e�itli acizlikler vermi� ve sahip olduklar� bu eksiklikleri fark ederek yaln�zca Kendisi'ne kulluk etmelerini, her�eyi Kendisi'nden istemelerini emretmi�tir.

Hz. �sa da t�m insanlar gibi Allah'�n rahmetine muhta� bir kuldur


Allah��n emri geldi, art�k onda acele etmeyin. O (Allah), �irk ko�tuklar� �eylerden m�nezzeh ve y�cedir.
(Nahl Suresi, 1)

Hem Kuran ayetlerinde hem de �ncil'de Hz. �sa'n�n Allah'�n sonsuz l�tfuyla �e�itli mucizeler g�sterdi�inden bahsedilir. Ancak Hz. �sa her konu�mas�nda; yapt��� tebli�lerinde ve havarilerle olan sohbetlerinde bu mucizeleri Allah'�n dilemesiyle ger�ekle�tirdi�ini belirtmi�tir. Konu�an�n kendisi de�il Allah oldu�unu, t�m yap�lan i�leri Allah'�n yerine getirdi�ini, Allah'�n t�m canl�lar �zerinde tek hakim oldu�unu s�k s�k hat�rlatm��t�r. Kendisinin Allah'�n risaletini insanlara duyuran bir kul oldu�unu, Allah'�n dilemesiyle bu yapt�klar�n� ger�ekle�tirdi�ini, her yapt���n�n Allah'�n kontrol�nde oldu�unu vurgulam��t�r. Bu a��klamalar�ndan baz�lar� �u �ekildedir:

Her�ey bana Rabbim taraf�ndan verildi... (Matta, 11/27)

...Allah'�n bana verdi�i buyruk uyar�nca i� g�r�yorum... (Yuhanna, 14/31)

...Size s�yledi�im s�zleri kendili�imden s�ylemiyorum... (Yuhanna, 14/10)

...Size �nemle belirtirim ki, el�i kendili�inden hi�bir �ey yapamaz... (Yuhanna, 5/19)

...Benim ��reti�im kendimden de�il, beni g�nderenden esinleniyor. (Yuhanna, 7/16)

Onlar� bana veren Rabbim her varl�ktan �st�nd�r... (Yuhanna, 10/29)

��nk� ben kendili�imden konu�mad�m. Ne diyece�imi, ne konu�aca��m� beni g�nderen Allah buyurdu. O'nun buyru�unun ise sonsuz ya�am oldu�unu biliyorum. Bunun i�in konu�tu�um her s�z� Allah'�n bana bildirdi�i gibi s�yl�yorum. (Yuhanna, 12/49-50)

�sa Allah'�n her�eyi kendi ellerine verdi�ini ve Allah'tan gelmi� olup yine Allah'a gitti�ini biliyordu. (Yuhanna, 13/3)

Beni g�nderen benimle beraberdir. O beni kendi ba��ma b�rakmad�. ��nk� ben her zaman O'nun be�endi�i i�leri yap�yorum. (Yuhanna, 8/29)

Ben kendi kendime hi�bir �ey yapamam; i�itti�im gibi yarg�lar�m. Benim yarg�lay���m do�rudur. ��nk� kendi iste�imi de�il, beni g�nderenin iste�ini arar�m. (Yuhanna, 5/30)

Kendisine Rabbimden olanak sa�lanmad�k�a, kimse bana gelemez... (Yuhanna, 6/65)

�ncil'de yer alan yukar�daki a��klamalar ��leme inanc� a��s�ndan son derece �nemlidir. ��nk� bu ifadelerde, Hz. �sa'n�n bir ilah de�il (Allah'� tenzih ederiz), Allah'a muhta�, Allah'�n diledi�i �ekilde hareket eden, Allah'�n emretti�i �ekilde karar veren, Allah'�n ilham�yla konu�an, Allah'�n be�enece�i i�ler yapan bir kul oldu�u bizzat Hz. �sa'n�n kendisi taraf�ndan dile getirilmektedir. Ancak ��leme inanc�nda t�m bu hikmetli ve samimi ifadeler g�z ard� edilmekte, Hz. �sa ise var olmak i�in hi�bir �eye ihtiyac� olmayan, �st�n bir varl�k olarak tan�t�lmak istenmektedir. Oysa bunlar ger�e�i yans�tmad��� gibi, hem Rabbimiz'in y�ce Zat�'na hem de O'nun m�barek el�isi Hz. �sa'ya kar�� da sayg�dan uzak bir yakla��m� yans�tmaktad�r. Rabbimiz t�m bu benzetmelerden m�nezzehdir. O, hi�bir �eye ihtiyac� olmayan, t�m kusur ve eksikliklerden uzak, sonsuz ve tek g�� sahibi olan Allah't�r. O'na denk ve e� bir varl�k yoktur.

Buradaki ifadede Hz. �sa'n�n yaln�zca Allah'a kulluk etmekle ilgili h�k�mlere uydu�u a��k�a g�r�lmektedir. Yaln�zca Allah'a kulluk eden Hz. �sa'y� s�zde Allah ile e�it sayan ��lemenin ne kadar bat�l bir inan� oldu�u, buradan da anla��labilir. (Allah'� tenzih ederiz)

Hz. �sa'n�n Allah'a dua etmesi

��leme inanc�n� yalanlayan bir di�er delil ise, bu m�barek insan�n Rabbimiz'e olan samimi dualar�d�r. Dua eden insan Allah'�n varl���n� ve birli�ini, O'na kar�� olan acizli�ini, kendisine tek yard�m edecek olan�n Allah oldu�unu ve O'ndan ba�ka ibadet edilecek hi�bir g�� olmad���n� kabul etmi� demektir. Dua Allah'a olan derin teslimiyetin, ki�inin kendi aczinin fark�nda olu�unun en g�zel ifade �ekillerinden biridir. Rabbimiz t�m eksik s�fatlardan m�nezzeh olan ve sonsuz kudret sahibi oland�r. Evrende t�m kudret O'na aittir. Yard�m ve ba���lanma, sadece ve sadece, herkesin Kendisi'ne muhta� oldu�u, Kendisi ise kimseye muhta� olmayan Allah'tan istenir. Hz. �sa'n�n dualar� da Allah'a olan teslimiyetinin ve sahip oldu�u g��l� Allah korkusunun en samimi g�stergelerindendir. �ncil'de belirtildi�ine g�re Hz. �sa hem ��kretmek hem de istekte bulunmak amac�yla Rabbimiz'e dua etmi�tir. Kendisine isteklerini verebilecek tek ve mutlak g�c�n Allah oldu�unu bilmi�tir:

Biraz ileriye giderek y�z�st� yere kapand�, duaya koyuldu... (Matta, 26/39)

Halka �imenlerin �zerine oturmalar�n� buyurduktan sonra, be� ekmekle iki bal��� ald�, g�zlerini g��e dikerek ��kran duas�n� yapt�... (Matta, 14/19)

Halk� sal�verdikten sonra dua etmek i�in tek ba��na da�a ��kt�. Ak�am olurken orada yaln�zd�. (Matta, 14/23)

Sabah �ok erkenden, ortal�k hen�z a�armadan �sa kalkt�, evden ��k�p �ss�z bir yere gitti, orada dua etmeye ba�lad�. (Markos, 1/35)

Onlar� u�urlad�ktan sonra, dua etmek i�in da�a ��kt�. (Markos, 6/46)

�sa ��rencilerine, "Ben dua ederken siz burada oturun" dedi. (Markos, 14/32)

O g�nlerde �sa, dua etmek i�in da�a ��kt� ve b�t�n geceyi Allah'a dua ederek ge�irdi. (Luka, 6/12)

�sa bir yerde dua ediyordu. Duas�n� bitirince ��rencilerinden biri O'na, "��retmen" dedi, "Yahya'n�n kendi ��rencilerine ��retti�i gibi sen de bize dua etmesini ��ret." (Luka, 11/1)

... Ben, iman�n� yitirmeyesin diye senin i�in dua ettim. Geri d�nd���n zaman karde�lerini g��lendir." (Luka, 22/32)

Kuran'da yer alan bir ayette de Hz. �sa'n�n, Rabbimiz'in en g�zel s�fatlar�n� anarak yapt��� samimi duas� ��yle bildirilmi�tir:

Meryem o�lu �sa: "Allah'�m, Rabbimiz, bize g�kten bir sofra indir, �ncemiz ve sonram�z i�in bir bayram ve Sen'den de bir belge olsun. Bizi r�z�kland�r, Sen r�z�k vericilerin en hay�rl�s�s�n" demi�ti. (Maide Suresi, 114)

Allah Hz. �sa'n�n bu duas�n� kabul etmi� ve ��yle buyurmu�tur:

Allah demi�ti ki: "��phesiz Ben bunu size indirece�im. Art�k bundan sonra sizden kim ink�r ederse, Ben onu ger�ekten alemlerden hi� kimseyi azabland�rmayaca��m bir azapla azabland�raca��m." (Maide Suresi, 115)

Hz. �sa Allah'a dua ederek O'ndan bir sofra indirmesini istemi�tir. Allah Hz. �sa'n�n bu duas�n� kabul ederek O'nun dile�ini yerine getirmi�tir. Ancak unutulmamal�d�r ki, Hz. �sa'n�n bu mucizeyi yerine getirecek ba��ms�z ve �zel bir g�c� bulunmamaktad�r. O, Allah'�n sonsuz yaratma g�c�n� insanlara g�stermesinde el�ilik g�revini �stlenen �ok m�barek bir kuldur.

�ncil'de Hz. �sa "Allah'�n el�isi" olarak isimlendirilmi�tir

��leme inanc�n�n �z�nde, Hz. �sa'y� Allah'�n risaletini tebli� eden bir el�i ya da di�er peygamberler gibi Allah'�n g�nderdi�i bir kul olarak de�il, "Allah'�n o�lu" (Allah'� tenzih ederiz) olarak g�rme anlay��� bulunmaktad�r. Oysa �ncil'de Hz. �sa'n�n Allah'�n vahyini tebli� eden, insanlar� iman etmeye ve Allah'a teslim olmaya davet eden bir el�i oldu�u anlat�l�r. Hz. �sa da "g�nderilmi� bir el�i" oldu�unu tebli�lerde s�rekli ifade etmektedir. Hz. �sa'n�n Allah'a s�yledi�i "Ben onlara Senin s�z�n� ilettim" (Yuhanna, 17/14) �eklindeki s�z� �zellikle dikkat �ekicidir. O da Hz. S�leyman, Hz. Musa, Hz. Davud, Hz. Muhammed gibi bir peygamberdir, Allah'�n risaletini tebli� eden bir el�idir. Nitekim bir �ncil pasaj�nda Hz. Musa'n�n; "Tanr� size kendi karde�lerinizin aras�ndan benim gibi bir peygamber ��karacak" (El�ilerin ��leri, 7/37) �eklinde s�yledi�i haber verilmektedir. Hz. �sa'n�n peygamberli�ini teyit eden �ncil a��klamalar�ndan baz�lar� �u �ekildedir:

Beni sevmeyen, s�zlerimi tutmaz. ��itti�iniz s�z benim de�il, beni g�nderen Allah'�nd�r. (Yuhanna, 14/24)

E�er Rabbimin i�lerini yapm�yorsam, bana iman etmeyin. Ama yap�yorsam, bana iman etmeseniz bile, yapt���m i�lere iman edin� (Yuhanna, 10/37-38)

Halk, �sa'n�n yapt��� mucizeyi g�r�nce, "Ger�ekten d�nyaya gelecek olan peygamber budur" dedi. (Yuhanna, 6/14)

..."O adam, Allah'�n ve b�t�n halk�n �n�nde gerek s�z, gerek eylemde g��l� bir peygamberdi." (Luka, 24/19)

... ��nk� beni g�ndereni tan�m�yorlar. (Yuhanna, 15/21)

Allah, sizleri k�t� yollar�n�zdan d�nd�r�p kutsamak i�in kulunu ortaya ��kar�p �nce size g�nderdi." (El�ilerin ��leri, 3/26)

Sonsuz ya�am, tek ger�ek Rab olan Seni ve g�nderdi�in �sa Mesih'i tan�malar�d�r. Yapmam i�in bana verdi�in i�i tamamlamakla Seni yery�z�nde y�celttim. D�nyadan bana verdi�in insanlara Senin ad�n� a��klad�m. Onlar senindiler, bana verdin ve Senin s�z�ne uydular. Bana verdi�in her�eyin Sen'den oldu�unu �imdi biliyorlar. ��nk� bana iletti�in s�zleri onlara ilettim, onlar da kabul ettiler. Senden ��k�p geldi�imi ger�ekten anlad�lar, beni Senin g�nderdi�ine iman ettiler. (Yuhanna, 17/3-8)

Size do�rusunu s�yleyeyim, benim g�nderdi�im herhangi bir kimseyi kabul eden beni kabul etmi� olur. Beni kabul eden de beni g�ndereni kabul etmi� olur. (Yuhanna, 13/20)

...Ben kendili�imden gelmedim. Ama beni g�nderen ger�ektir. Ne var ki, O'nu tan�m�yorsunuz. Oysa ben O'nu tan�yorum. ��nk� O'ndan�m ve beni O g�nderdi. (Yuhanna, 7/28-29)

�sa, "Ba�ka yere gidelim" dedi, "Yak�n kasabalara. Oralarda da s�z� yaymam gerek. ��nk� bunun i�in geldim." (Markos, 1/38)

�sa, "Allah taraf�ndan onaylanan i�, O'nun g�nderdi�i ki�iye iman etmenizdir" diye kar��l�k verdi. (Yuhanna, 6/29)

Allah'�n g�nderdi�i ki�i Allah'�n s�zlerini konu�ur... (Yuhanna, 3/34)

...Ama beni g�nderen ger�ektir ve ben O'ndan duyduklar�m� d�nyaya bildiriyorum. (Yuhanna, 8/26)

... �sa, "Benim, sizin bilmedi�iniz bir yiyece�im var" dedi. ��renciler birbirlerine, "Acaba biri ona yiyecek mi getirdi?" diye sordular. �sa, "Benim yeme�im, beni g�nderenin iste�ini yerine getirmek ve O'nun i�ini tamamlamakt�r" dedi. (Yuhanna, 4/31-34)

Hz. �sa'n�n tebli�inin �z�: Allah'a iman ve kulluk

��leme inanc�na g�re H�ristiyanl���n �ncelikli �art� Hz. �sa'ya imand�r ve ��lemeye inanmayan bir ki�i ger�ek bir H�ristiyan de�ildir. Oysa �ncil'de bu iddialar� ��r�ten �ok net a��klamalar bulunmaktad�r. �zellikle de Hz. �sa'n�n tebli�i, insanlar� sadece Allah'a iman etmeye davet etmek �zerinedir. Hz. �sa �evresindeki insanlar�n sorular�n�, ��phelerini, ku�kulu yakla��mlar�n� onlar� Allah'a teslim olmaya davet ederek gidermektedir.

�sa ona �u kar��l��� verdi: "Allah'�n Rab'be tapacak, yaln�z O'na kulluk edeceksin' diye yaz�lm��t�r." (Luka, 4/8)

"Size do�rusunu s�yleyeyim, s�z�m� i�itip beni g�nderene iman edenin sonsuz ya�am� vard�r. B�yle biri yarg�lanmaz, �l�mden ya�ama ge�mi�tir. (Yuhanna, 5/24)

"Hi� kimse iki efendiye kulluk edemez. Ya birinden nefret edip �b�r�n� sever, ya da birine ba�lan�p �b�r�n� hor g�r�r. Siz hem Allah'a, hem de paraya kulluk edemezsiniz. (Matta, 6/24)

�sa ona �u kar��l��� verdi: "Allah'�n olan Rab'bi b�t�n y�re�inle, b�t�n can�nla ve b�t�n akl�nla sev.' (Matta, 22/37)

Onlar�n tart��malar�n� dinleyen ve �sa'n�n onlara g�zel bir cevap verdi�ini g�ren bir din bilgini yakla��p ona, "T�m buyruklar�n en �nemlisi hangisidir?" diye sordu. �sa ��yle kar��l�k verdi: "En �nemlisi �udur: Dinle, ey �srail! Allah'�m�z olan Rab tek Rab'dir. Allah'�n olan Rab'bi b�t�n y�re�inle, b�t�n can�nla, b�t�n akl�nla ve b�t�n g�c�nle sev. �kincisi de �udur: Kom�unu kendin gibi sev. Bunlardan daha b�y�k buyruk yoktur." Din bilgini �sa'ya, "�yi s�yledin, ��retmenim" dedi. "Allah tektir ve O'ndan ba�kas� yoktur" demekle do�ruyu s�yledin. (Markos, 12/28-32)

Bunun �zerine ta�� kald�rd�lar. �sa g�zlerini g�ky�z�ne dikerek ��yle dedi: "Rab, beni i�itti�in i�in Sana ��krediyorum. Beni her zaman i�itti�ini biliyordum. Ama bunu, �evrede duran halk i�in, beni Senin g�nderdi�ine iman etsinler diye s�yledim." (Yuhanna, 11/41-42)


Hani Havarilere: "Bana ve el�ime iman edin" diye vahy (ilham) etmi�tim; onlar da: "�man ettik, ger�ekten M�sl�manlar oldu�umuza sen de �ahid ol" demi�lerdi.
(Maide Suresi, 111)

�sa y�ksek sesle, "Bana iman eden bana de�il, beni g�nderene iman etmi� olur" dedi. "Beni g�ren, beni g�ndereni de g�r�r. Bana iman eden hi� kimse karanl�kta kalmas�n diye, d�nyaya ���k olarak geldim. S�zlerimi i�itip de onlara uymayan� ben yarg�lamam. ��nk� ben d�nyay� yarg�lamaya de�il, d�nyay� kurtarmaya geldim. Beni reddeden ve s�zlerimi kabul etmeyen ki�iyi yarg�layacak biri var. S�yledi�im s�z o ki�iyi son g�nde yarg�layacakt�r. ��nk� ben kendili�imden konu�mad�m. Beni g�nderen Allah'�n Kendisi ne s�ylemem ve ne konu�mam gerekti�ini bana buyurdu. O'nun buyru�unun sonsuz ya�am oldu�unu bilirim. Ne s�yl�yorsam, Allah'�n bana s�yledi�i gibi s�yl�yorum." (Yuhanna, 12/44-50)

Yukar�daki �ncil a��klamalar�nda da g�r�ld��� gibi Hz. �sa di�er t�m peygamberler gibi Allah'a t�m kalbiyle teslim olmu� m�barek bir kuldur. �nsanlara Allah'�n vahyini aktarm��, onlara Allah'a bir ve tek olarak iman etmeleri i�in �a�r�da bulunmu�tur. Yery�z�nde devam eden hayat� boyunca �ok zor �artlarla kar��la�m��, tebli�ini engellemeye �al��an �ok say�da din kar��t� insan olmas�na kar��n, �ok �st�n bir sab�r g�stererek Allah'�n dinini anlatmaya devam etmi�tir. �iddetli Allah korkusu ile son ana kadar insanlar� t�m kainat�n yarat�c�s� olan Allah'a iman etmeye ve O'na kulluk etmeye davet etmi�tir. T�m bunlar Hz. �sa'n�n Allah'�n o�lu de�il (Allah'� tenzih ederiz), kavmine Allah'tan m�jdeler getiren, ahiret g�n�ne kar�� insanlar� uyaran, g�zel ahlaka davet edip her t�rl� ba�nazl�ktan kurtulmalar� i�in onlara �a�r�da bulunan bir peygamber oldu�unu a��k�a ortaya koymaktad�r. Sadece Hz. �sa de�il, Hz. �sa'n�n tebli�ini dinleyen, ���tlerini tutan ve bu kutlu insan�n izinden giden ilk �seviler de Hz. �sa gibi birer muvahhiddiler. G�rd�kleri bask�lar onlar� asla y�ld�rmam��, Allah'� birleyenler olarak Hz. �sa'n�n yolundan hi�bir �ekilde d�nmemi�lerdir. Bu ki�iler Nasranilerdir.

Hz. �sa'nin Tebli�ine Uyan Samimi H�ristiyanlar: Nasraniler

Hz. �sa, arkas�nda sad�k bir m�minler toplulu�u b�rakt�. Yeni Ahit'e g�re Hz. �sa'n�n se�ti�i on iki havari, Hz. �sa'n�n ailesi ve Hz. �sa'ya iman eden di�er Yahudilerden olu�an bu topluluk, di�er Yahudiler taraf�ndan "Nasraniler" (Nazareans) olarak tan�mland�lar.11 Bu ifadenin, �ncil'de Hz. �sa i�in kullan�lan "Nas�ral� �sa" deyiminden t�redi�i ya da bu deyimle ayn� kaynaktan ��kt��� kabul edilir.

Nasraniler Eski Ahit'e ve Hz. Musa'n�n h�k�mlerine uymaya devam ediyorlar, Musevi inanc�n�n emir ve yasaklar�na uyuyorlard�. Nasranileri di�er Yahudilerden ay�ran en �nemli fark ise, Hz. �sa'n�n getirdi�i yeni dini benimsemeleri ve onu bir peygamber ve bir Mesih olarak kabul etmeleriydi. Hz. �sa'n�n, daha �nceden Hz. Musa taraf�ndan haber verilen12 ve Allah'�n, Yahudileri do�ru yola y�neltip dinlerini bat�l inan��lardan ar�nd�rmak i�in g�nderdi�i peygamber oldu�una iman ediyorlard�. Nasraniler Hz. �sa'n�n Allah Kat�'na al�n���n�n ard�ndan, onun getirdi�i mesaj� yaymak i�in t�m imkanlar�yla m�cadele ettiler. Yeni Ahit'in �ncillerden sonra en �nemli kitab� kabul edilen El�ilerin ��leri, bu konu hakk�nda �nemli bilgiler verir.

Nasranilerin mesaj�

El�ilerin ��leri'nde yaz�ld���na g�re, Hz. �sa'n�n ��rencileri peygamberlerinin Allah Kat�'na al�n���n�n ard�ndan yo�un bir bask� g�rmeye ba�lad�lar. D�nemin Yahudi din adamlar�, onlar� kendilerince sapk�n bir mezhep olarak g�r�yor ve elden geldi�ince susturmak ve sindirmek istiyorlard�. Romal�lar�n g�z�nde de sak�ncal� bir konumdayd�lar. Ancak bask�lar ve k�namalar onlar� y�ld�rmad�. Bunun en b�y�k s�rr� ise ku�kusuz Allah'a olan inan�lar�yd�. Bu inan� onlara b�y�k bir dayan��ma ve karde�lik de kazand�rm��t�. El�ilerin ��leri'nde bu durum ��yle anlat�l�r:

�manl�lar�n t�m� birarada bulunuyor, her�eyi ortakla�a kullan�yorlard�. Mallar�n� m�lklerini sat�yor ve bunun paras�n� herkese ihtiyac�na g�re da��t�yorlard�. Her g�n tap�nakta toplanmaya devam eden imanl�lar, kendi evlerinde de ekmek b�l�p i�ten bir sevin� ve sadelikle yemek yiyor ve Allah'� �v�yorlard�. T�m halk�n be�enisini kazanm��lard�. Rab de her g�n yeni kurtulanlar� onlar�n aras�na kat�yordu. (El�ilerin ��leri, 2/44-47)

Bir ba�ka b�l�mde, Nasraniler aras�ndaki dayan��ma ve fedakarl�k ��yle anlat�l�r:

�nananlar�n toplulu�u y�rekte ve d���ncede birdi. Hi� kimse sahip oldu�u herhangi bir �ey i�in "bu benimdir" demiyor, her�eylerini ortak kabul ediyorlard�... Allah'�n b�y�k l�tfu hepsinin �zerindeydi. Aralar�nda yoksul olan yoktu. ��nk� toprak ya da ev sahibi olanlar bunlar� satar, satt�klar�n�n bedelini getirip el�ilerin buyru�una verirlerdi; bu da herkese ihtiyac�na g�re da��t�l�rd�. �rne�in, K�br�s do�umlu bir Levili olan ve el�ilerin Barnaba, yani 'Cesaret Verici' diye adland�rd�klar� Yusuf, sahip oldu�u bir tarlay� satt�, paras�n� getirip el�ilerin buyru�una verdi. (El�ilerin ��leri, 4/32-37)

Bu denli b�y�k bir i� disipline sahip olan Nasraniler, Hz. �sa'n�n tebli�ini di�er Yahudilere anlatmaya devam ettiler. Hz. �sa'y� tan�t�rken de onun Allah'�n Yahudilere g�nderdi�i son peygamber oldu�unu s�yl�yorlard�. Havari Petrus'un S�leyman Tap�na��'ndaki bir grup Yahudiye yapt��� bir konu�ma, El�ilerin ��leri'nde ��yle aktar�l�r:

"�imdi ey karde�ler, y�neticileriniz gibi sizin de bilgisizlikten �t�r� b�yle davrand���n�z� biliyorum... �yleyse, g�nahlar�n�z�n silinmesi i�in t�vbe edin ve Allah'a d�n�n. �yle ki, Rab size yenilenme f�rsatlar� versin ve sizin i�in �nceden belirlenmi� olan Mesih'i, yani �sa'y� g�ndersin. Allah'�n eski �a�lardan beri kutsal peygamberlerinin a�z�ndan bildirdi�i gibi, her�eyin yeniden d�zenlenece�i zamana dek �sa'n�n g�kte kalmas� gerekiyor. Musa ��yle demi�ti: 'Tanr�n�z olan Rab size, kendi karde�lerinizin aras�ndan benim gibi bir peygamber ��karacak. Onun size s�yleyece�i her s�z� dinleyin. O peygamberi dinlemeyen herkes Allah'�n halk�ndan kopar�l�p yok edilecektir.'

Samuel ve ondan sonra gelip konu�mu� olan peygamberlerin hepsi de bu g�nleri duyurmu�tur. Sizler peygamberlerin miras��lar�, Allah'�n atalar�n�zla yapt��� antla�man�n miras��lar�s�n�z. Nitekim Rab �brahim'e ��yle demi�ti: 'Senin soyunun arac�l���yla yery�z�ndeki t�m halklar kutsanacakt�r.' Allah, her birinizi k�t� yollar�ndan d�nd�r�p kutsamak i�in kulunu ortaya ��kar�p �nce size g�nderdi." (El�ilerin ��leri, 3/17-26)

Bu ifadelerde Petrus, Hz. �sa'dan "Allah'�n kulu" diye bahsetmekte ve onun bir peygamber oldu�unu vurgulamaktad�r. Hz. �sa'n�n, Hz. Musa taraf�ndan haber verilmi� bir peygamber oldu�u insanlara anlat�lmaktad�r ve "Allah'�n O�lu" gibi bir kavram yer almaktad�r. ��leme inanc�ndan ya da Hz. �sa'ya atfedilen s�zde ilahl�k s�fat�ndan da bir bahis yoktur. (Allah'� tenzih ederiz.)

Nasranilere Bask�lar

El�ilerin ��leri'nde anlat�ld���na g�re d�nemin Yahudi din adamlar� Nasranilerden rahats�z oldu ve onlar�n tebli�i yay�ld�k�a bu rahats�zl�k artt�. Hem Yahudi din adamlar�, hem de onlar taraf�ndan k��k�rt�lan Roma y�netimi onlar� "siyasi a��dan" tehlikeli bir grup sayd� ve hedef ald�. Tarihi kay�tlara g�re, Nasranilere kar�� uygulanan bask� politikas� giderek artt�. Bir�ok kez tutukland�lar, k�rba�land�lar ve Hz. �sa'n�n ad�n� anmamalar� i�in uyar�ld�lar. MS 48-49 y�llar�nda Nasranilerin tutuklanmas� ve cezaland�r�lmas� iyice artt�. Sonunda, MS 62-65 y�llar� civar�nda Nasranilerin lideri tutukland� ve �ld�r�ld�. Nasranilerin di�er Yahudilerle, �zellikle de �nde giden din adamlar� ile (Saddukiler ve Ferisiler) anla�amamalar�n�n nedeni, �ncil metinlerine g�re, bu din adamlar�n�n "ku�aktan ku�a�a aktard�klar� geleneklerle Tanr�'n�n s�z�n� ge�ersiz k�lmalar�"yd�. (Markos, 7/13)

Yeni Ahit'e g�re Hz. �sa'n�n yak�n ailesinin ve havarilerinin liderli�inde ya�ayan bu cemaatin belirgin vasf� "bir ve tek olarak Allah'a" inanmalar�yd�. Nasraniler i�in Hz. �sa Allah'�n kutlu el�isi idi. ��leme inanc� ise onlar i�in hi�bir�ey ifade etmiyordu. Onlar i�in �nemli olan Hz. �sa'n�n getirdi�i mesajd�. Nitekim Nasrani yaz�lar�nda -�rne�in Yeni Ahit'teki "Yakub'un Mektubu"nda- hep Allah'a imana �a�r�da bulunulmakta ve daha �ok imani kavramlar�n �zerinde durulmaktad�r.

48-49 y�llar� aras�nda Yahuda'n�n Romal� valisi, �ok say�da Nasraniyi �arm�ha gerdirdi. Roma'ya kar�� geli�en her t�rl� isyan hareketinde Nasranilerin de rol� oldu�u d���n�l�yordu. 50'li y�llarda bask� s�rd�. Nasrani toplulu�u 65 y�l�nda Kud�s'ten ��kt� ve Mezopotamya'ya do�ru g�� etti.

"Sapk�nlar" ve Ebionlar

Nasraniler, ikinci y�zy�ldan itibaren Kilise �nderlerinin yaz�lar�nda "sapk�n" bir mezhep olarak an�lmaya ba�lad�lar. Kilise'nin �nemli isimlerinden biri olan Justin Martyr, MS 150 y�l�nda yazd��� bir metinde, Hz. �sa'y� bir Mesih olarak tan�yan, ancak yine de onu normal bir insan sayan, yani "Tanr�'n�n o�lu" (Allah'� tenzih ederiz) olarak g�rmeyen, bir mezhepten s�z etmi�ti. Martyr bir konuyu daha vurgulam��t�; bu insanlar ��lemeyi savunan �evreler taraf�ndan k�t�leniyorlard� ve iki taraf�n aras� son derece bozuktu.13

Bundan yakla��k yar�m y�zy�l sonra ise, Katolik Rahip Irenaeus, Adversus Haereses (Sapk�nlara Cevaplar) adl� bildirisini yay�nland�. Irenaeus'un en �ok yerdi�i "sapk�n"lar�n ba��nda da "Ebionim" olarak tan�mlad��� bir cemaat geliyordu. "Ebionim" kelimesi, �branice'deki "Ebion" kelimesinin �o�uluydu ve k�saca "fakirler" anlam�na geliyordu.


Hani melekler, dediler ki: "Meryem, do�rusu Allah Kendinden bir kelimeyi sana m�jdelemektedir. Onun ad� Meryem o�lu �sa Mesih'tir. O, d�nyada ve ahirette 'se�kin, onurlu, sayg�nd�r' ve (Allah'a) yak�n k�l�nanlardand�r�"
(Al- I �mran Suresi, 45)

Irenaeus'a g�re Ebionlar cemaatinin "sapk�n" olmas�n�n nedeni ise, Hz. �sa'n�n normal bir insan oldu�u y�n�ndeki inan�lar�yd�. Ayr�ca yine Irenaeus'a g�re, Yahudi h�k�mlerinin t�m kurallar�na hala titizlikle uyuyorlar, �te yandan d�rt �ncil i�inden de bir tek Matta �ncili'ni kabul ediyorlard�.14 Yaz�l� kaynaklardan s�z konusu Ebionlar cemaatinin Nasraniler oldu�u anla��lmaktad�r. Kilise �nderleri "Ebion" ve "Nasrani" terimlerini hep ayn� toplulu�u ifade etmek i�in kullanm��lard�r. �rne�in 4. y�zy�l�n sonlar�nda Epiphanius adl� bir Kilise yazar�, yazd��� bir bildiride "Nasrani" ve "Ebion" kelimelerini ayn� anlamda ve ayn� grubu ifade etmek i�in d�n���ml� olarak kullan�yordu. Epiphanius'a g�re, bu grubun "sapk�nl���" Hz. �sa'n�n s�zde ilah oldu�unu reddetmelerinden ve onu normal bir insan olarak tan�mlamalar�ndan kaynaklan�yordu. Epiphanius, bu ki�ilerin, Kilise'nin onaylad��� Yeni Ahit kitaplar�n� de�il, bu kitaplar�n "ba�ka versiyonlar�n�" kulland�klar�n� da vurguluyordu.15

Ebionlar�n Hz. �sa'y� bir insan olarak g�rd�kleri, ona ilahl�k atfetmek gibi bir inanca sahip olmad�klar�, 22 Aral�k 2003 tarihli Time dergisinde yay�nlanan "The Lost Gospels" (Kay�p �nciller) ba�l�kl� bir makalede de ��yle vurgulan�yordu:

Ebionlar Hz. �sa'ya inan�yor, ancak (ara�t�rmac�) Ehrman'�n belirtti�i gibi, 'onu Yahudi kutsal kitab�nda vaat edildi�i gibi, "Yahudilere g�nderilmi� Yahudi Mesihi" olarak g�r�yorlard�. Ebionlar�n inand��� Hz. �sa, ��leme'nin bir par�as� de�ildi. Onun bir insan oldu�unu ve �zelli�inin Yahudi �eriat�n� m�kemmelle�tirmek oldu�unu savunuyorlard�.16

Kud�s'ten ayr�lan Nasraniler Suriye taraflar�na g�� ettiler ve ilerleyen birka� y�zy�lda Mezopotamya'da varl�klar�n� s�rd�rd�ler. Ancak Nasraniler bir topluluk olarak bu b�lgede ya�ad�larsa da, Nasrani ��retisi giderek yay�ld� ve �ok daha uzak co�rafyalara ula�t�. Roma'daki Katolik Kilisesi'nin ula�mad��� b�lgelerde, en az�ndan H�ristiyanl���n ilk d�rt y�zy�l�nda, Nasrani inanc�na sahip �e�itli H�ristiyan mezhepleri geli�tiler. Nasrani ��retisine sahip ��kan ya da en az�ndan bu ��retiden etkilenen s�z konusu muhalif H�ristiyan hareketlerinin en �nl�s�, �nceki b�l�mlerde �zerinde durdu�umuz �skenderiye Piskoposu Arius'un ad�yla an�lan "Arius�uluk" hareketiydi.

ileri >>>

11. Nasrani terimi, Yeni Ahit'in El�ilerin ��leri kitab�nda ge�er. Burada gelenek�i Yahudiler, Hz. �sa'n�n ��rencilerini tan�mlamak i�in "Nasrani tarikat�" deyimini kullan�rlar. (24:5) Terim, d�neme ait Yahudi ve H�ristiyan kaynaklar�nda da ge�mektedir.
12. Tevrat'ta Hz. Musa'n�n ��yle dedi�i yaz�l�d�r: "Allah'�n�z olan Rab size, kendi karde�lerinizin aras�ndan benim gibi bir peygamber ��karacak. Onun size s�yleyece�i her s�z� dinleyin. O peygamberi dinlemeyen herkes Tanr�'n�n halk�ndan kopar�l�p yok edilecektir." (Tesniye, 18:15)
13. Michael Baigent, Richard Leigh, Henry Lincoln, The Messianic Legacy, s. 136
14. Irenaeus, Adversus Haereses, 1:26; Michael Baigent, Richard Leigh, Henry Lincoln, The Messianic Legacy, s. 136
15. Epiphanius. Contra Octoaginta Haereses, xxx, s. 45; Michael Baigent, Richard Leigh, Henry Lincoln, The Messianic Legacy, s. 137
16. David van Biema, The Lost Gospels, Time, 22 Aral�k 2003

 

 

 

 

iddialaracevap.com adnanoktarhaber.com adnanoktarhukuk.com adnanoktargercekleri.com