��LEME �NANCI HZ. �SA'DAN ASIRLAR
SONRA ORTAYA �IKMI�TIR

�ristiyanlar Yeni Ahit'e -yani �ncil'e- oldu�u gibi, Eski Ahit'e de iman ederler. Dolay�s�yla H�ristiyan kutsal kitab�, hem Yeni Ahit'i hem de Eski Ahit'i i�eren Kitab-� Mukaddes'tir. Bu kitaplar tahrif edilmi� olmakla birlikte, H�ristiyanl�k dininin gereklerini, bir H�ristiyan�n hayat� boyunca uymas� gereken emir ve yasaklar�, g�stermesi gereken g�zel ahlak �zelliklerini Kitab-� Mukaddes'te bulmak m�mk�nd�r. Ancak "��leme" inanc�n�, bu ve buna benzer bir kelimeyi �ncil'de bulmak m�mk�n de�ildir. Yeni Katolik Ansiklopedisi (The New Catholic Encyclopedia) de ��lemenin ilk H�ristiyanlarca bilinmedi�ini ve ancak 4. y�zy�lda bu �ekline getirildi�i belirtmektedir:

Yirminci y�zy�l�n i�inde bulundu�umuz bu ikinci yar�s�nda "��leme" s�rr�n�n a��k, objektif ve dosdo�ru, ayn� zamanda teolojik bir a��klamas�n� yapmak ger�ekten �ok zordur. Roma Katolikli�i ve H�ristiyanl���n �e�itli kollar�n�n ��leme tart��mas�, ortaya hayali bir g�r�nt�den ba�ka bir �ey koymamaktad�r. �ki geli�me ortaya ��km��t�r: Bir yanda, i�lerinde �ok say�da Roma Katoli�inin de bulundu�u �ncil yorumcular�n�n, Yeni Ahit'deki ��leme kavram�ndan -bu konuda yeterli delil bulunmad��� i�in- bahsetmemeleri gerekti�inin kabul�; di�er yanda, tarih�i ve H�ristiyan teologlar�n, ��lemeden bahseden birinin ancak Hz. �sa'dan sonraki d�rd�nc� asr�n son �eyre�ine uzanabilece�i itiraf�. Ger�ekten de '�� �ahsiyetli bir ilah' inanc�, H�ristiyan inan� ve d���ncesine d�rd�nc� asr�n son �eyre�inde girmi�tir."2

��leme inanc� 4. y�zy�lda Kilise'nin g�ndemine gelmi�, ancak bu a�amaya gelene kadar ��lemeyi savunanlarla tevhid inanc�na sahip H�ristiyanlar aras�nda �ok uzun tart��malar ya�anm��t�r. Bu tart��malar�n doruk noktas� ise �znik Konsili idi.


Nyssa'l� Saint Gregory

MS 325 y�l�nda ger�ekle�tirilen �znik Konsili, o d�neme dek H�ristiyan Kilisesi'nce ger�ekle�tirilen en b�y�k zirve idi. Roma'dan, Anadolu'dan, Suriye'den, Fenike'den, Filistin ve M�s�r'dan 300'� a�k�n din adam�n� biraraya getiren Konsil, Roma �mparatoru I. Konstantin'in �a�r�s� �zerine topland�. Konstantin'in amac�, imparatorlu�unun gelece�i ve g�venli�i a��s�ndan bu tart��malara bir son vermekti. Bu Konsil'de, H�ristiyanl���n temelini olu�turan inan�, "�mparatorlu�un g�venli�i i�in", "insanlar�n verecekleri bir karara g�re" tan�mlanacakt�. Nyssa'l� Saint Gregory, bu Konsil s�ras�nda H�ristiyanlar aras�nda ya�anan tart��malar� ��yle tarif eder: (Bu al�nt�da yer alan ifadelerden Allah'� tenzih ederiz.)

Konstantinopolis'in her k��esi onlar�n tart��malar� ile doluydu: sokaklar, pazar yeri, sarraflar�n d�kkanlar�... Bir esnafa, d�kkan�ndaki baz� e�yalar i�in ka� g�m�� sikke istedi�ini sorun. Size do�urulmu� ve do�urulmam�� varl�k �zerine etrafl� bir ara�t�rma ile cevap verecektir. Bug�n ekme�in fiyat�n� sordu�unuzda, f�r�nc�dan: "O�ul Baban�n buyru�u alt�ndad�r" yan�t�n� al�rs�n�z. Evdeki hizmetkara banyonun haz�r olup olmad���n� sorun. Cevab�: "O�ul yokluktan olmu�tur" olacakt�r... Katolikler "tek evlat edinilen Y�cedir" dediler, Arius�ular ise "Yaratan, her�eyden ulu olan" dedi.3

Konstantin, imparatorluk topraklar�nda ya�ayan H�ristiyanlara geni� bir inan� ve ibadet �zg�rl��� tan�m��t�, ama kendisi H�ristiyan de�ildi. Roma'n�n geleneksel putperest inan��lar�n� korumaya devam ediyordu. O, ��karlar�n� koruyan bir devlet y�neticisiydi ve istedi�i, s�n�rlar� i�inde ya�ayan t�m dinlerle, �zellikle de G�ne�'e tap�nmaya dayal� bat�l Sol Invictus dini ile H�ristiyanl�k aras�nda bir uzla�ma, hatta kayna�ma sa�lamakt�. Konstantin, tam bu kayna�may� sa�lamaya �al��t��� s�rada H�ristiyanlar�n kendi aralar�nda teolojik bir tart��maya girmelerinden �ok rahats�z olmu� ve s�z konusu Konsil'i d�zenleyerek, imparatorluk s�n�rlar�ndaki t�m s�z� dinlenir rahipleri �znik'e �a��rm��t�. Konsil'de iki taraf vard�. Bunlardan birincisi Hz. �sa'n�n Allah'�n yery�z�ndeki bedenle�mi� �ekli oldu�u y�n�ndeki bat�l enkarnasyon inanc�yd�. (Allah'� tenzih ederiz) Bu grubun lideri �skenderiye Piskoposu Athanasius'tu. Athanasius'un kar��s�nda ise �nl� M�s�rl� rahip Arius vard�.

Libya k�kenli M�s�rl� bir ailenin o�lu olan Arius, d�nemin �nemli kenti �skenderiye'de b�y�m�� ve 312 y�l�nda da Kilise'ye kat�larak rahip olmu�tu. Arius, Allah'�n birli�ine iman ediyor ve o s�ralarda Roma Kilisesi taraf�ndan kabul edilmi� olan ve Hz. �sa'y� s�zde tanr� sayan ��retinin yanl�� oldu�unu vaaz ediyordu. Arius Hz. �sa i�in kullan�lan "Allah'�n O�lu" s�fat�n�n tamamen mecazi bir anlama sahip oldu�unu ve onu ilahla�t�rmak gibi bir anlam ta��mad���n� s�yl�yordu. Bunu ispatlamak i�in Matta �ncili'ndeki "Ne mutlu bar��� sa�layanlara! Onlara Tanr� o�ullar� denecek" (Matta, 5/9) al�nt�s�n� g�steriyor ve Allah'�n isteklerine uygun davranan herkes i�in bu s�fat�n ge�erli oldu�unu, bunun Hz. �sa'ya �zel bir ifade olmad���n� vurguluyordu. Arius bir eserinde "Asl�nda biz de Tanr�'n�n o�ullar� haline gelebiliriz" diye yazm��t�.4 Bu d���ncesini desteklemek i�in Hz. �sa'n�n �ncil'de ge�en ve "Tanr�m" diye ba�layan dualar�n� �rnek g�steriyordu. Bu dualar�n Hz. �sa'n�n Allah'a ba�l� ve di�er insanlar gibi aciz bir kul oldu�unu g�sterdi�ini s�yl�yordu. Arius Hz. �sa'n�n Yeni Ahit'te kendisinden s�k s�k "insano�lu" diye s�z etmesine de dikkat �ekiyor ve bunun Hz. �sa'n�n be�eri do�as�n� g�sterdi�ini vurguluyordu.

Arius, �skenderiye'nin bir il�esi olan Banealis'in resmi rahibi olarak bu d���ncelerini geni� bir kitleye aktard�. Onu dinleyen halk, hem anlatt�klar�n�n tutarl�l��� ve ikna edicili�i, hem de Arius'un m�tevazi ve g�steri�ten uzak ya�am� nedeniyle fikirlerini kolayca kabul etti. Ancak �skenderiye Piskoposu Alexander "Arius�uluk" ak�m�ndan �ok rahats�z oldu. Alexander, Hz. �sa'y� mecazi de�il "lafzi yani kelime anlam�nda" "Allah'�n O�lu" sayan, yani ilah kabul eden Roma Kilisesi'ne ba�l�yd�. (Allah'� tenzih ederiz) �nce Arius'u fikirlerini de�i�tirmesi i�in ikna etmeye �al��t�. Bunu ba�aramay�nca da Arius�ulu�a kar�� �iddetli bir sald�r� ba�latt�. Bunu kendi yaz�lar�nda ��yle anlat�yordu:

Bu ak�m giderek her yere, t�m M�s�r'a, Libya'ya ve Yukar� Tebes'e yay�ld�. Bunun �zerine, biz de, M�s�r ve Libya'n�n piskoposlar� ile biraraya geldik ve yakla��k y�z ki�ilik bir kurulda bu ak�m� ve t�m takip�ilerini lanetledik.5

Bu lanetleme yaln�zca s�zde kalmad�. 318 y�l�nda Arius ve takip�ileri Kilise'den aforoz edildiler. Arius ve onun en yak�n yard�mc�lar� olan Piskopos Theonas ve Secundus ile on iki rahip s�rg�ne g�nderildi. Arius s�rg�ne gitmeden �nce d���ncelerini Thalia adl� lirik bir kitapta toplad�. S�rg�n yeri ise Filistin'di.

Ancak Arius bu b�lgede de kendisine yeni sempatizanlar buldu. B�ylece Roma Kilisesi'nin birtak�m inan��lar�na �iddetle muhalefet eden bir hareket, her t�rl� engele ra�men yay�lmaya devam etti. Bunun haberleri, Roma Kilisesi'ni himayesi alt�na alm�� olan �mparator Konstantin'e ula�t���nda, �mparator �nemli bir sorunla kar�� kar��ya oldu�unu fark etti. Roma i�inde dini bir birlik sa�lamak i�in u�ra�m��, bu ama�la Kilise'yi koruyucu kanatlar�n�n alt�na alm��t�. Ama �imdi Kilise kendi i�inde b�l�nme tehlikesi ile kar�� kar��yayd�. Bunun �zerine, hi� vakit kaybetmeden bu sorunu halletmeye ve birli�i yeniden sa�lamaya karar verdi.

H�ristiyan tarihinin en �nemli d�n�m noktalar�ndan biri olan �znik Konsili bu ama�la topland�.

�znik Konsili

�mparator Konstantin, Arius�uluk ile onun muhalifleri aras�ndaki �at��may� �nce her iki tarafa mektuplar yollatarak ve "birli�in her�eyden daha �nemli" oldu�unu anlatarak ��zmeye �al��m��t�. Ancak bu t�r giri�imlerin fayda etmedi�ini g�r�nce, Piskopos Hosius'un tavsiyesi �zerine, b�y�k bir "D�nya Kilise Konsili" ya da di�er ad�yla bir "Sinod" toplamaya karar verdi. �znik'te toplanan bu konsilde, bug�ne dek ula�acak olan ��leme inanc� tan�mland�. Bu inanc� kabul etmeyenler ise "sapk�n" (heretik) olarak ilan edildiler.


��leme inanc�n�n kar��s�nda yer alan M�s�rl� rahip Arius.

"Demokratik" bir forum gibi g�sterilmeye �al���lan �znik Konsili'nde ger�ekte �mparator Konstantin'in b�y�k bir a��rl��� vard� ve ��kan karar da onun destekledi�i taraf�n lehinde oldu. Konstantin'in tuttu�u taraf ise kendi himayesine girmi� olan Roma Kilisesi'ydi. Konsile kat�lan �� y�z� a�k�n rahibin aras�nda yaln�zca yirmi tanesi Arius'a yak�n isimlerden olu�uyordu. Bunda Konstantin'in ilk ba�ta Ankara'da yap�lmas� planlanan konsili, daha kuzeybat�daki �znik'e ald�rmas� ve b�ylece Arius�ulu�un etkin oldu�u Do�u Kiliseleri'ne ba�l� rahiplerin konsile kat�lmalar�n� zorla�t�rmas�n�n da rol� vard�.6 �znik'in bir di�er �zelli�i ise �mparator'un da burada yazl�k bir saray�n�n olmas� ve Konsil s�ras�nda kentte bulunmas�yd�. Bu nedenle �mparator, konsilin t�m oturumlar�na kat�ld� ve onun otoritesi de do�al olarak al�nan kararlara yans�d�.

Hz. �sa'n�n s�zde ilahla�t�r�lmas�n�n o zamana kadar yap�lm�� en a��k ve en somut ifadesi olan �znik Yemini'nde ��yle deniyordu: (A�a��da yer alan t�m ifadelerden Allah'� tenzih ederiz)

�nan�yoruz ki... Rab �sa Mesih, Tanr�'n�n O�lu'dur, Baba Tanr�'dan s�dur etmi�tir, Baba Tanr� ile ayn� �zdendir. Tanr�'dan Tanr�'d�r, I��k'tan I��k't�r. Tanr�'yla ayn� �zden olup Tanr�'dan s�dur etmi�tir, yarat�lmam��t�r. Onun (Hz. �sa'n�n) arac�l���yla g�klerde ve yerde var olan her�ey yarat�lm��t�r. O ki biz insanlar i�in ve kurtulu�umuz i�in a�a�� inmi� ve beden bulmu� ve insana d�n��m��t�r. Ac� �ekmi�, ���nc� g�nde dirilmi� ve g��e y�kselmi�tir. Ve �l�leri ve dirileri yarg�lamak i�in yeniden gelecektir. Ve inan�yoruz ki Kutsal Ruh (da Tanr�'dand�r.)

Ve e�er kim "Tanr�'n�n O�lu'nun var olmad��� bir zaman vard�" diyecek olursa, ya da "s�dur etmeden �nce yoktu" diyecek olursa, ya da "�nceden var olmayan �eylerden yap�ld�" diyecek olursa, ya da "Baba'dan farkl� bir �zdendir" diyecek olursa, ya da onun bir yarat�lm�� oldu�unu ya da d�n���me a��k oldu�unu diyecek olursa, Katolik Kilisesi t�m bu s�zleri s�yleyenleri lanetler.7


�mparator Konstantin'in a��rl���n� koymas�n�n ard�ndan, �znik Konsili ��lemeyi savunanlar�n lehinde sonu�land�.

G�r�ld��� gibi, ilk paragrafta, Arius�ular�n kar�� ��kt��� ��reti teyit ediliyordu. �kinci paragrafta hedef al�nan ve kendisine Katolik (Evrensel) Kilise s�fat�n� veren Roma Kilisesi taraf�ndan lanetlenen ki�iler ise, Hz. �sa'n�n Allah'�n el�isi ve yaratt��� bir kul oldu�unu s�yleyen ki�ilerdi; yani Arius�ular ve bu d���nceye sahip olan di�erleri.

�znik Yemini, yay�nland��� tarihten sonra H�ristiyan inanc�n�n temeli haline geldi ve bu yemine ba�l� olmayan herkes sapk�n say�ld�. Roma Katolik Kilisesi "Tanr�'n�n iradesinin bu konsilde tecelli etti�ini" ilan etti, dolay�s�yla �znik Yemini de adeta bir vahiy gibi kutsal ve hatas�z bir metin say�ld�. Oysa tecelli eden irade asl�nda Roma �mparatorlu�u'nun iradesiydi.

Arius�ular ise konsilden sonra daha b�y�k bir bask� alt�na al�nd�lar. �znik Konsili'ne imza koymay� reddeden Arius taraftarlar� aforoz edildiler. Ancak yine de yakla��k yar�m y�zy�l boyunca direnmeye devam ettiler. Ancak Kilise'nin �srarl� bask�lar� kar��s�nda 4. y�zy�l sonlar�na do�ru yava� yava� tarih sahnesinden �ekildiler. Ancak ��lemenin Kilise taraf�ndan resmen kabul� dahi ihtilaflar� sona erdirmedi. Yeni konsiller topland�, yeni g�r��ler ortaya at�ld�, tart��malar ya�and�. Ama t�m tart��malara ra�men "��te Bir, Birde ��" �eklinde ifade edilen bat�l inan�� her zaman korundu. (Bu bat�l inan�, Allah'�n �� farkl� ki�ilikte bulunmas� ve bu �� ki�ili�in de e�it, sonsuz ve m��terek de�erde olmalar� anlamlar�n� ta��yordu.) Konstantin d�neminde hem �znik Yemini gibi inan��lar geli�tirildi, hem de bug�n elimizde bulunan Yeni Ahit'e son �ekli verildi. Bug�n elimizdeki hi�bir Yeni Ahit n�shas� Konstantin devrinden daha eski de�ildir.8

�znik Konsili'nden sonraki yar�m y�zy�l boyunca Athanasius, �znik form�l�n� savundu ve giderek daha da geli�tirdi. ��nk� �znik Konsili'nde hen�z ��leme inanc� son �eklini almam��, sadece alt yap�s� olu�turulmu�tu. ��lemenin ���nc� unsuru olan Kutsal Ruh konusu belirsiz b�rak�lm��t�. 4. y�zy�lda �stanbul Patri�i olan Makedonius ba�kanl���nda ikinci genel konsil �stanbul'da topland� ve "Kutsal Ruh'un ��leme inanc�n�n ���nc� par�as� oldu�u, ���n�n de uluhiyet bak�m�ndan ayn� seviyede oldu�u" ilan edildi.9 (Allah'� tenzih ederiz.) B�ylece ��leme inanc� Hz. �sa'n�n Allah Kat�'na al�n���ndan yakla��k 4 y�zy�l sonra son �eklini alm�� oldu. Bu konsilde Kitab-� Mukaddes'te olmayan bir inan�� daha ortaya at�ld�: Homoousios. Bu kelime ile, ��lemeyi olu�turan �� ki�ili�in de ayn� cevhere ve e�it yetkilere sahip olduklar� ifade ediliyordu. (Allah'� tenzih ederiz.)

Bu a�amada vurgulanmas� gereken bir di�er �nemli konu ise ��leme inanc�n�n insanlara sunulu� �eklidir. H�ristiyanlar aras�nda ��leme inanc� genelde "anla��lmas� zor, kavranmas� m�mk�n olmayan, ancak mutlaka kabul edilmesi gereken" bir inan� olarak g�r�l�r. Bunun nedeni ��lemeyi savunanlar�n bir yandan da tevhid inanc�n� kabul ettiklerini s�ylemeleridir. Oysa ��leme inanc� ile tevhid inanc�n�n birlikte var olamayacaklar� a��kt�r. �nsanlarda olu�an soru i�aretleri hi�bir zaman makul ve anla��l�r bir �ekilde cevaplanamam��t�r. Bunu yapabilmeleri de m�mk�n de�ildir. Bu nedenle de ��lemenin bir iman konusu oldu�unu, �zerinde d���nmek ya da anlamak gerekmedi�ini, sadece oldu�u gibi inan�lmas� gereken bir inan�� oldu�unu savunmaktad�rlar.10 Bu durum y�zy�llard�r ��leme inan���n�n yanl��l��� ve �eli�kileri �zerinde konu�ulmas�n� engellemektedir. �zetlemek gerekirse ��leme inanc�; �zerinde konu�man�n ve tart��man�n yasakland��� bir inan��t�r.

Hz. �sa'n�n Allah Kat�'na al�n���yla, Kad�k�y Konsili'nde ��leme inanc�n�n bug�nk� haliyle ortaya ��k��� aras�ndaki s�re� g�n�m�zde bir �ok ara�t�rmac� taraf�ndan "Allah'�n el�isi olan Hz. �sa'n�n ilahla�t�r�lmas�" s�reci olarak tan�mlan�r. Bu s�re� belli a�amalardan ge�mi�, en sonunda da Hz. �sa'n�n kendisinin de bir ilah oldu�u y�n�ndeki yanl�� bir inan� �eklini alm��t�r. (Allah'� tenzih ederiz.) �lerleyen b�l�mlerde bu konu detayl� olarak incelenecektir.

ileri >>>

2. The New Catholic Encyclopedia, cilt XIV, s. 295, http://www.triumphpro.com/trinity_disproved_2(word6).htm
3. Muhammed Ata'ur Rahim and Ahmad Thomson, Jesus Prophet of Islam, Revised Edition, Ta-Ha Publishers Ltd, Kas�m 1996, Londra, s. 93
4. Fazal Ahmad, "Arius: The Trinity Controversy in the Church", The Review of Religions, Londra, Eyl�l 1996
5. Athanas., Hist. Tr.; P Johnson. History of Christianity, Pelican Books 1976, s. 89
6. Fazal Ahmad, "Arius: The Trinity Controversy in the Church", The Review of Religions
7. "The First Council of Nicaea", The Catholic Encyclopedia, copyright � 1913 by the Encyclopedia Press, Inc. Electronic version copyright � 1996 by New Advent, Inc. http://www.newadvent.org/cathen/11044a.htm
8. Michael Baigent, Richard Leigh, Henry Lincoln, The Messianic Legacy, Corgi Books, London, 1991. s. 66
9. Prof. Dr. Mehmet Ayd�n, M�sl�manlar�n Hristiyanlara Kar�� Yazd��� Reddiyeler ve Tart��ma Konular�, T�rkiye Diyanet Vakf� Yay�nlar�, Ankara 1998, s. 96
10. Mahmut Ayd�n, �sa Tanr� m� �nsan m�?, Dinler Aras� Diyalog Ba�lam�nda �sa-Mesih'in Konumu Sorunu, �z Yay�nc�l�k, s. 47

 

 

 

 

iddialaracevap.com adnanoktarhaber.com adnanoktarhukuk.com adnanoktargercekleri.com