Allah'�n Vaadi:
Hz. �sa (as) Yery�z�ne Tekrar D�necektir

Maesta, 1308-1311
Dell' Opera del Duoma M�zesi, Siena

Alemler �zerine se�ilip, �rnek k�l�nan el�ilerin hayatlar�, ya�ad�klar� olaylar, kar��la�t�klar� zorluklar, giri�tikleri b�y�k m�cadeleler t�m insanlar i�in �nemli mesajlar ve dersler i�erir. Kuran'da Allah'�n, hayat�yla, m�cadelesiyle, ahlak�yla insanlara �rnek g�sterdi�i peygamberlerden biri de Hz. �sa'd�r.

Hz. �sa'n�n do�umu, hayat� ve Allah Kat�na al�nmas� hep mucizevi �ekillerde ger�ekle�mi�, bu m�barek peygamberin mucizevi hayat� Kuran'da ayr�nt�l� olarak haber verilmi�tir. Allah Kuran'da bir�ok peygamberin k�ssalar�n� bizlere bildirmektedir. Ancak Hz. �sa �e�itli y�nleriyle di�er peygamberlerden farkl� bir konuma sahiptir. Allah'�n �st�n ilimlerle destekledi�i bu de�erli kulu, daha be�ikteyken konu�mu�, d�nyada kald��� s�re i�erisinde �evresindeki insanlara b�y�k mucizeler g�stermi�tir. Onun bu �zel durumunun di�er bir delili de, Allah Kat�na al�n��� ve tekrar d�nyaya g�nderilece�ine dair Kuran'da �nemli i�aretlerin olmas�d�r.

Kuran'da inkar edenlerin Hz. �sa'y� �ld�rmek amac�yla bir tuzak kurduklar� haber verilir. Rivayetlere g�re Hz. �sa'n�n yan�ndakilerden birisinin ihanet etmesini sa�layan bir k�s�m ba�naz Yahudi din adamlar� (kahinler), Allah'�n el�isini tutuklay�p Romal�lara teslim etmek istemi�lerdir. Yine rivayetlere g�re �l�m cezas�n� uygulama hakk� olmayan s�z konusu kahinler, Roma y�netimini k��k�rtmak i�in bir tuzak haz�rlam�� ve Hz. �sa'y� Romal� y�neticilere kar�� faaliyet y�r�ten bir ki�i olarak tan�tm��lard�r. ��nk� Romal�lar�n bu konuda �ok hassas ve ac�mas�z olduklar�n� bilmektedirler. Bu tuza��n sonu ise Kuran'da ��yle bildirilmi�tir.

Onlar (inanmayanlar) bir d�zen kurdular. Allah da (buna kar��l�k) bir d�zen kurdu. Allah, d�zen kurucular�n en hay�rl�s�d�r. (Al-i �mran Suresi, 54)

Ayette de bildirildi�i gibi, Hz. �sa'y� �ld�rmek i�in harekete ge�ilmi�, tuzak kurulmu�tur. Ancak onlar Hz. �sa'y� �ld�rmeyi ba�aramam��lar, onun bir benzerini, Hz. �sa zannederek �ld�rm��lerdir. Allah, Hz. �sa'y� Kendi Kat�na y�kselterek, haz�rlanan tuza�� bo�a ��karm��t�r:

Ve: "Biz, Allah'�n Resul� Meryem o�lu Mesih �sa'y� ger�ekten �ld�rd�k" demeleri nedeniyle de (onlara b�yle bir ceza verdik.) Oysa onu �ld�rmediler ve onu asmad�lar. Ama onlara (onun) benzeri g�sterildi. Ger�ekten onun hakk�nda anla�mazl��a d��enler, kesin bir ��phe i�indedirler. Onlar�n bir zanna uymaktan ba�ka buna ili�kin hi�bir bilgileri yoktur. Onu kesin olarak �ld�rmediler. Hay�r; Allah onu Kendine y�kseltti. Allah �st�n ve g��l�d�r, h�k�m ve hikmet sahibidir. (Nisa Suresi, 157-158)

Romal�lar�n Hz. �sa'y� �arm�ha gererek �ld�rd�kleri zann� olduk�a yayg�nd�r. Bu zanna g�re, Hz. �sa'y� tutuklayan Romal�lar ve Yahudi din adamlar� onu �arm�ha gererek �ld�rm��lerdir. Tarihte baz� H�ristiyan mezhepleri (�rne�in Docetism) bunu reddetmi�se de, g�n�m�zde H�ristiyan aleminin tamam� olay� bu �ekilde kabul etmekte, fakat Hz. �sa'n�n �ld�kten sonra dirilerek g��e y�kseldi�ine inanmaktad�r. Ancak Kuran ayetlerini inceledi�imizde olay�n asl�n�n b�yle olmad���n� g�r�r�z:

Ve: "Biz, Allah'�n Resul� Meryem o�lu Mesih �sa'y� ger�ekten �ld�rd�k" (katelna) demeleri nedeniyle de (onlara b�yle bir ceza verdik.) Oysa onu �ld�rmediler (ma katelehu) ve onu asmad�lar (ma salebe). Ama onlara (onun) benzeri g�sterildi (�ubbihe). Ger�ekten onun hakk�nda anla�mazl��a d��enler, kesin bir ��phe i�indedirler. Onlar�n bir zanna uymaktan ba�ka buna ili�kin hi�bir bilgileri yoktur. Onu kesin olarak �ld�rmediler (ma katelehu). (Nisa Suresi, 157)

Ayn� ayetin devam�nda Hz. �sa'n�n �l�m� i�in �u �ekilde bildirilmektedir:

Hay�r; Allah onu Kendine y�kseltti (refea). Allah �st�n ve g��l�d�r, h�k�m ve hikmet sahibidir. (Nisa Suresi, 158)

Ayette bildirilen ger�ek a��kt�r. Baz� Yahudilerin k��k�rtmalar�yla Hz. �sa'y� �ld�rmeye kalk��an Romal�lar, bunda ba�ar�l� olamam��lard�r. Ayette ge�en "...Ama onlara (onun) benzeri g�sterildi..." ifadesi bu durumu a��k�a haber vermektedir.

Allah insanlara Hz. �sa'n�n bir benzerini g�stermi� ve onu Kendi Kat�na y�kseltmi�tir. Ayr�ca Rabbimiz, bu iddiada bulunanlar�n ger�e�e dair bir bilgileri olmad���n� da bildirmi�tir.

Hz. �sa'n�n �arm�ha gerilmi� olmas� konusunda ilk �a�larda �e�itli ayr� d���nceler ortaya ��km��t�r. Sonraki y�zy�llarda, Kons�l kararlar�yla, H�ristiyanl���n iman kaideleri belirlenene kadar bu fikir ayr�l�klar� devam etmi� ve Hz. �sa'n�n �arm�ha gerilmedi�ini iddia eden ak�mlar sapk�n ilan edilmi�lerdir.

Kuran'da Hz. �sa'n�n Allah Kat�na Y�kseli�i

Peygamberlerin �l�mlerinin aktar�ld��� k�ssalarda ge�en kelimelerle, Hz. �sa'n�n Allah Kat�na al�n���n�n anlat�ld��� ayetlerin incelenmesi, Hz. �sa'n�n durumuyla ilgili �nemli bir ger�e�i ortaya ��karmaktad�r: Hz. �sa di�er peygamberler gibi vefat etmemi� ya da inkar edenler taraf�ndan �ld�r�lmemi�, Rabbimiz onu Kendi Kat�na y�kseltmi�tir. Bu b�l�mde Hz. �sa'n�n ve di�er peygamberlerin �l�mlerini ifade eden kelimelerin Arap�a kar��l�klar�n� ve Kuran ayetlerinde ne �ekilde kullan�ld�klar�n� inceleyece�iz.

Kuran'da peygamberlerin �lmesi veya �ld�r�lmesiyle ilgili olarak kullan�lan kelimeler ileride daha detayl� g�rece�imiz gibi "katele (�ld�rmek), mate (�lmek), haleke (helak olmak), salebe (asmak)" ya da birka� �zel kelimedir. Oysa Hz. �sa i�in, Kuran'da �ok a��k bir �ekilde, "Onu �ld�rmediler (ma katelehu) ve asmad�lar (ma salebuhu)" ifadesi kullan�larak hi�bir �ld�rme �ekliyle �ld�r�lmedi�i bildirilmi�tir. Allah ayetlerde insanlara Hz. �sa'n�n bir benzerinin g�sterildi�ini ve onun Kendi Kat�na y�kseltildi�ini bildirmektedir. Bu ger�ek Al-i �mran Suresi'nde �u �ekilde haber verilir:

Hani Allah, �sa'ya demi�ti ki: "Ey �sa do�rusu seni Ben vefat ettirece�im (m�teveffiyke), seni Kendime y�kseltece�im (rafiuke), seni inkar edenlerden temizleyece�im ve sana uyanlar� k�yamete kadar inkara sapanlar�n �st�ne ge�irece�im..." (Al-i �mran Suresi, 55)

Kuran'da �l�m anlam� i�eren kelimelerin ve Al-i �mran Suresi'nde ge�en "vefat ettirme" kelimesinin kullan�m �ekilleri ��yledir:

1)Teveffa: Vefat Ettirme

Ayette ge�en "vefat" kelimesinin kar��l��� T�rk�e'de kullan�lan �lme anlam�ndan farkl� anlamlara gelmektedir. Ayetlerin Arap�a kar��l�klar�n�n incelenmesi, Hz. �sa'n�n bildi�imiz manada �lmedi�ini a��k�a ortaya koyar. Maide Suresi'nin 117. ayetinde �l�m olay� �u �ekilde aktar�l�r:

"Ben onlara bana emrettiklerinin d���nda hi�bir �eyi s�ylemedim. (O da �uydu:) 'Benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin.' Onlar�n i�inde kald���m s�rece, ben onlar�n �zerinde bir �ahidim. Beni vefat ettirdi�inde (teveffeyteni), �zerlerindeki g�zetleyici Sendin. Sen her�eyin �zerine �ahid olans�n."

Bu ayetlerde ge�en ve T�rk�e meallerde �ld�rme ya da vefat ettirme olarak �evrilen kelime Arap�a'da "teveffa" k�k�nden t�remi�tir ve bu kelime �l�m manas�na de�il, "can�n al�nmas�" manas�na gelmektedir. �nsan�n can�n�n al�nmas�n�n ise her zaman �l�m anlam�na gelmedi�ini Allah Kuran'da bizlere bildirmektedir. �rne�in "teveffa" kelimesinin ge�ti�i bir ayette insan�n �l�m�nden de�il, uykudaki halinden bahsedilmektedir:

Sizi geceleyin vefat ettiren (teveffakum) ve g�nd�z�n "g�� yetirip etkilemekte olduklar�n�z�" bilen, sonra ad� konulmu� ecel doluncaya kadar onda sizi dirilten O'dur... (Enam Suresi, 60)

Bu ayette "vefat ettirme" olarak terc�me edilen kelime ile, Al-i �mran Suresi'nin 55. ayetinde ge�en kelime ayn�d�r, yani her iki ayette de "teveffa" kelimesi ge�mektedir. �nsan�n, gece i�inde bulundu�u durum �l�m olmad���na g�re yukar�daki ayette ge�en "teveffakum" kelimesinin �l�m� kastetmedi�i, do�ru terc�menin "geceleyin canlar�n�z� alan" �eklinde olmas� gerekti�i a��kt�r. A�a��daki ayette ise ayn� kelime �u �ekilde ge�mektedir:

Allah, �lecekleri (mevt) zaman canlar�n� al�r (teveffa); �lmeyeni de uykusunda (can�n� al�r) (lem temut). B�ylece, kendisi hakk�nda �l�m karar� (el mevte) verilmi� olan� tutar, �b�r�s�n� ise ad� konulmu� bir ecele kadar sal�verir... (Z�mer Suresi, 42)

Bu ayetten de anla��laca�� gibi, Allah uyuyan insan�n can�n� almaktad�r, ama hakk�nda �l�m karar� verilmemi� olan� eceli gelinceye kadar tekrar sal�vermektedir. Bu haliyle insan bildi�imiz manada �lm�� olmaz. Yaln�zca ge�ici bir s�re i�in ruhu bedeninden ayr�lm�� farkl� bir boyuta girmi� olur. Allah uyanaca�� zaman insan�n ruhunu bedenine iade eder. Prof. Dr. S�leyman Ate� de tefsirinde "teveffa" kelimesini �u �ekilde a��klam��t�r:

Teveffinin, uyku manas�nda kullan�ld���n� s�yleyenlere g�re -ki �o�unluk bu g�r��tedir- ayetin takdiri "Seni uyutaca��m" �eklindedir. Sonu� olarak Hz. �sa'n�n uykudakine benzer bir duruma sokularak Allah Kat�na y�kseltildi�ini, olay�n bildi�imiz �l�m olmad���n�, sadece bu boyuttan bir ayr�l�� oldu�unu s�yleyebiliriz. (En do�rusunu Allah bilir.) 4

2)Katele: �ld�rmek

Kuran'da �l�m konusu anlat�l�rken genelde kullan�lan kelime Arap�a'da "�ld�rmek" anlam�na gelen "katele" kelimesidir. M�min Suresi'nde "katele" kelimesi �u �ekilde kullan�lmaktad�r:

Firavun dedi ki: "B�rak�n beni, Musa'y� �ld�reyim (aktul) de o (gitsin) Rabbine yalvar�p-yakars�n"... (M�min Suresi, 26)

Ayette ge�en "Musa'y� �ld�reyim" ifadesinin Arap�as� "aktul Musa" �eklindedir. Bu kelime katele fiilinden t�remi�tir. Bir di�er ayette ise ayn� kelime �u �ekilde kullan�lmaktad�r:

... Peygamberleri haks�z yere �ld�rmelerindendi (yaktulune)... (Bakara Suresi, 61)

Ayette ge�en "�ld�rmelerindendi" kelimesinin Arap�as� "yaktulune" �eklindedir ve yine ayn� �ekilde katele kelimesinden t�remi�tir. Ve terc�mede de a��k�a ifade edildi�i gibi "�ld�rmek" anlam�na gelmektedir.

A�a��da peygamberlerin �l�m�n� a��klayan baz� ayetlerde "katele" fiilinin ne �ekilde kullan�ld��� belirtilmektedir. Parantez i�inde anlamlar� bildirilen t�m kelimelerin fiil k�kleri KATELE'dir:

... Onlar�n bu s�zlerini ve peygamberleri haks�z yere �ld�rmelerini (katlehum) yazaca��z... (Al-i �mran Suresi, 181)

... De ki: "E�er inan�yor idiyseniz, daha �nce ne diye Allah'�n peygamberlerini �ld�r�yordunuz?" (taktulune) (Bakara Suresi, 91)

Allah'�n ayetlerini inkar edenler, peygamberleri haks�z yere �ld�renler (yaktulune) ve insanlardan adaleti emredenleri �ld�renler; (yaktulune)... (Al-i �mran Suresi, 21)

"�ld�r�n (uktulu) Yusuf'u veya onu bir yere at�p-b�rak�n..." (Yusuf Suresi, 9)

..."Ey Musa, �nde gelenler, seni �ld�rmek (li yaktulu) konusunda aralar�nda g�r��mektedirler..." (Kasas Suresi, 20)

Bunun �zerine kavminin (�brahim'e) cevab� yaln�zca: "Onu �ld�r�n (uktuluhu) ya da yak�n" demek oldu... (Ankebut Suresi, 24)

3) Haleke: �lmek

Kuran'da �ld�rme fiili i�in kullan�lan bir di�er kelime ise "haleke" fiilidir. Haleke kelimesi ayetlerde "helak olmak, �lmek" anlamlar�nda kullan�lmaktad�r. �rne�in M�min Suresi'nin 34. ayetinde �u �ekilde ge�mektedir:

... Sonunda o, vefat edince, (haleke) demi�tiniz ki; "Allah, ondan sonra kesin olarak bir el�i g�ndermez... (M�min Suresi, 34)

Ayette, T�rk�eye "vefat edince" olarak �evrilen ifadenin Arap�as� "iza heleke" �eklindedir ve bu kelimenin anlam� da �lmektir.

4) El Mevte: �l�m

Kuran'da peygamberlerin �l�m�yle ilgili olarak kullan�lan bir di�er kelime ise "el mevte" kelimesidir. Mate kelimesi ayetlerde "�lmek" anlam�nda kullan�lmaktad�r. Bunlardan biri Sebe Suresi'nde Hz. S�leyman ile ilgili olarak bildirilmektedir:

B�ylece onun (S�leyman'�n) �l�m�ne (el mevte) karar verdi�imiz zaman, �l�m�n� (mevtihi), onlara, asas�n� yemekte olan bir a�a� kurdundan ba�kas� haber vermedi... (Sebe Suresi, 14)

Ayn� k�kenden gelen bir di�er kullan�m ise Hz. Yahya'ya y�nelik olarak kullan�lmaktad�r:

Ona selam olsun; do�du�u g�n, �lece�i g�n (yemutu) ve diri olarak yeniden-kald�r�laca�� g�n de. (Meryem Suresi, 15)

Bu ayette "�lece�i" �eklinde �evrilen kelimenin Arap�as� "yemutu" kelimesidir. Ayn� kelime Hz. Yakub'un �l�m� ile ilgili ayetlerde de ge�mektedir. Bakara Suresi'nde �u �ekilde kullan�l�r:

Yoksa siz, Yakub'un �l�m an�nda (el mevte) orada �ahidler miydiniz?.. (Bakara Suresi, 133)

Bu ayette ge�en "el mevte" kelimesi de yine ayn� k�kten gelmekte ve �l�m anlam� ta��maktad�r.

Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) ile ilgili bir ayette ise "katele" ve "mate" fiilleri ayn� anda kullan�lmaktad�r:

Muhammed, yaln�zca bir el�idir. Ondan �nce nice el�iler gelip-ge�mi�tir. �imdi o �l�rse (mate) ya da �ld�r�l�rse, (kutile) siz topuklar�n�z �zerinde gerisin geriye mi d�neceksiniz?... (Al-i �mran Suresi, 144)

Mate (�lmek) k�k�nden gelen mevt kelimesi, yine peygamber �l�mlerinin anlat�ld��� ba�ka ayetlerde de ge�mektedir:

... Dedi ki: "Ke�ke bundan �nce �lseydim de (mittu), haf�zalardan silinip unutuluverseydim." (Meryem Suresi, 23)

Senden �nce hi�bir be�ere �l�ms�zl��� (el hulde) vermedik; �imdi sen �l�rsen (mitte) onlar �l�ms�z m� kalacaklar? (Enbiya Suresi, 34)

"Beni �ld�recek (yumituni), sonra diriltecek olan da O'dur." (�uara Suresi, 81)

5) Halid: �l�ms�z

Ayetlerde yer al�p, do�rudan �lmek ya da �ld�rmek fiilini de�il, ancak �l�ms�zl��� ifade eden bir ba�ka kelime ise "halid" kelimesidir. Halid kelimesinin anlam� kal�c� olmak, bekas� devam etmek �eklindedir. Enbiya Suresi'nde "halid" kelimesi �u �ekilde kullan�lm��t�r:

Biz onlar�, yemek yemez cesetler k�lmad�k ve onlar �l�ms�z (halidiyne) de�illerdi. (Enbiya Suresi, 8)

6) Salebe: Asmak

Kuran'da peygamberlerin �l�mleri anlat�l�rken kullan�lan kelimelerden biri de salebe (asmak) fiilidir. Salebe fiili "asmak, �arm�ha germek ve idam etmek" gibi anlamlara gelmektedir. Bu fiil baz� ayetlerde �u �ekilde kullan�lmaktad�r:

... Oysa onu �ld�rmediler ve onu asmad�lar (ma salebu) ... (Nisa Suresi, 157)

... Biri efendisine �arap i�irecek, di�eri ise as�lacak (yuslebi)... (Yusuf Suresi, 41)

... Ancak �ld�r�lmeleri as�lmalar� (yusallebu)... (Maide Suresi, 33)

Muhakkak ellerinizi ve ayaklar�n�z� �aprazlama kesece�im ve hepinizi idam edece�im. (usallibennekum) (Araf Suresi, 124)

Ayetlerde de g�r�ld��� gibi Hz. �sa'n�n vefat�yla di�er peygamberlerin �l�mlerinin aktar�ld��� ayetler birbirinden �ok farkl� kelimelerle ifade edilmektedir. Allah Kuran ayetlerinde Hz. �sa'n�n �ld�r�lmedi�ini, as�lmad���n�, insanlara onun bir benzerinin g�sterildi�ini, onu vefat ettirdi�ini (yani uykudaki gibi can�n� ald���n�) ve Kendi Kat�na y�kseltti�ini bildirmi�tir. Hz. �sa i�in "can�n� almak" anlam�na gelen "teveffa" fiili kullan�l�rken, di�er peygamberler i�in normal �l�m� ifade eden "katele" ya da "mevt" gibi ifadeler kullan�lmaktad�r. Bu bilgiler ise bize Hz. �sa'n�n durumunun ola�an�st�l���n� bir kez daha g�stermektedir.

Hz. �sa'n�n Yery�z�ne �kinci Kez Geli�i

Hz. �sa'n�n yery�z�ne ikinci kez gelece�i konusu Kuran'da ve Peygamber Efendimiz (sav)'in hadislerinde �ok a��k olarak bildirilmi�tir. Pek �ok ayette ve hadiste bu konu ile ilgili kesin ifadeler bulunmaktad�r.

Kuran'dan Deliller

I. Delil

"... sana uyanlar� k�yamete kadar inkara sapanlar�n �st�ne ge�irece�im..."

Andolsun, Biz Musa'ya Kitab'� verdik ve ard�ndan pe� pe�e el�iler g�nderdik. Meryem o�lu �sa'ya da apa��k belgeler verdik ve onu Ruhu'l-Kud�s'le teyid ettik... (Bakara Suresi, 87)

Hz. �sa'n�n ikinci kez yery�z�ne gelece�ine dair i�aretler ta��yan ayetlerden ilki Al-i �mran Suresi'nin 55. ayetidir:

Hani Allah, �sa'ya demi�ti ki: "Ey �sa, do�rusu seni Ben vefat ettirece�im ve seni Kendime y�kseltece�im, seni inkar edenlerden temizleyece�im ve sana uyanlar� k�yamete kadar inkara sapanlar�n �st�ne ge�irece�im. Sonra d�n���n�z yaln�zca Banad�r, hakk�nda anla�mazl��a d��t���n�z �eyde aran�zda Ben h�kmedece�im. (Al-i �mran Suresi, 55)

Allah k�yamete kadar inkar edenlere �st�n gelen ve Hz. �sa'ya ger�ekten tabi olan bir grubun varl���ndan s�z etmektedir. Hz. �sa hayatta iken ona uyanlar�n say�s� �ok azd�. Ve onun Allah Kat�na y�kseli�inin ard�ndan da h�zla dinde dejenerasyon ba�lad�. Sonraki iki y�zy�l boyunca da, Hz. �sa'ya iman edenler (�seviler) �iddetli bask�lara maruz kald�lar. �stelik �sevilerin hi�bir siyasi g�c� de bulunmamaktayd�. Bu durumda ge�mi�te ya�ayan H�ristiyanlar�n, inkar edenlere �st�n geldiklerini ve bu ayetin onlara bakt���n� s�yleyemeyiz.

G�n�m�zde ise H�ristiyanl���n �z�nden uzakla�t���n�, Hz. �sa'n�n anlatt��� hak dinden farkl� bir dine d�n��t���n� g�r�r�z. H�ristiyanlar�n �o�u aras�nda Hz. �sa'n�n Allah'�n o�lu oldu�u �eklindeki (Allah'� tenzih ederiz) sapk�n inan� benimsenmi� ve teslis inanc� (��leme; Baba, o�ul, kutsal Ruh) as�rlar �nce kabul edilmi�tir. Bu durumda, dinin asl�ndan iyice uzakla�m�� olan g�n�m�z H�ristiyanlar�n� da Hz. �sa'ya uyanlar olarak kabul edemeyiz, ��nk� Allah, Kuran'�n bir�ok ayetinde "��leme"ye inananlar�n inkar i�erisinde olduklar�n� bildirmi�tir:

Andolsun, "Allah ���n ���nc�s�d�r" diyenler k�fre d��m��t�r. Oysa tek bir �lah'tan ba�ka �lah yoktur... (Maide Suresi, 73)

Bu durumda "sana uyanlar� k�yamete kadar inkara sapanlar�n �st�ne ge�irece�im" ifadesi a��k bir i�aret ta��maktad�r. Hz. �sa'ya uyan ve k�yamete kadar ya�ayacak olan bir topluluk olmas� gerekmektedir. B�yle bir topluluk, ku�kusuz Hz. �sa'n�n yery�z�ne tekrar geli�iyle ortaya ��kacakt�r. Ve tekrar d�nyaya geli�i s�ras�nda bu kutlu insana tabi olanlar, k�yamete kadar inkar edenlere �st�n k�l�nacakt�r.

Ayr�ca ayetin sonunda ge�en "...Sonra d�n���n�z Banad�r..." ifadesi de dikkat �ekicidir. Allah Hz. �sa'ya uyanlar� k�yamete kadar inkara sapanlar�n �st�ne ge�irece�ini haber verdikten sonra Hz. �sa da dahil olmak �zere t�m�n�n kendisine d�nece�ini bildirmektedir. "Allah'a d�nmeleri" �lmeleri olarak anla��lmaktad�r. Bu da, Hz. �sa'n�n da k�yamete yak�n d�nemde yery�z�ne tekrar geldikten sonra �l�m�n�n ger�ekle�ece�ine bir i�aret olabilir.

II. delil

"... �lmeden �nce ona inanmayacak kimse yoktur..."

Nisa Suresi'nin 156-158. ayetlerinin arkas�ndan Allah, 159. ayette ��yle buyurmaktad�r:

Andolsun, Kitap Ehlinden, �lmeden �nce ona inanmayacak kimse yoktur. K�yamet g�n�, o da onlar�n aleyhine �ahit olacakt�r. (Nisa Suresi, 159)

Yukar�daki ayette yer alan "�lmeden �nce ona inanmayacak kimse yoktur" ifadesi olduk�a dikkat �ekicidir. Bu c�mlenin Arap�a kar��l��� �u �ekildedir: "... ve in min ehlil kitabi illa ley�minenne bihi kable mevtihi"

Burada baz� tefsirciler "o" zamirinin Hz. �sa yerine Kuran'a bakt���n� d���nm��ler ve ayete Kitap Ehlinin �lmeden Kuran'a iman edece�i �eklinde bir yorumda bulunmu�lard�r. Oysa bu ayet �ncesindeki iki ayette de "o" zamiri tart��mas�z bir bi�imde Hz. �sa i�in kullan�lm��t�r:

Nisa Suresi, 157. ayet:

Ve: "Biz, Allah'�n Resul� Meryem o�lu Mesih �sa'y� ger�ekten �ld�rd�k" demeleri nedeniyle de (onlara b�yle bir ceza verdik.) Oysa onu �ld�rmediler ve onu asmad�lar. Ama onlara (onun) benzeri g�sterildi. Ger�ekten onun hakk�nda anla�mazl��a d��enler, kesin bir ��phe i�indedirler. Onlar�n bir zanna uymaktan ba�ka buna ili�kin hi�bir bilgileri yoktur. Onu kesin olarak �ld�rmediler.

Nisa Suresi, 158. ayet:

Hay�r; Allah onu Kendine y�kseltti. Allah �st�n ve g��l�d�r, h�k�m ve hikmet sahibidir.

Bu ayetlerin hemen arkas�ndan gelen ayette kullan�lan "o" zamirinin Hz. �sa'dan ba�ka bir varl��� kastetti�inin hi�bir delili yoktur.

Nisa Suresi, 159. ayet:

Andolsun, Kitap Ehlinden, �lmeden �nce ona inanmayacak kimse yoktur. K�yamet g�n�, o da onlar�n aleyhine �ahit olacakt�r.

Di�er taraftan ayetin ikinci c�mlesinde yer alan "K�yamet g�n�, o da onlar�n aleyhine �ahit olacakt�r" ifadesi de olduk�a �nemlidir. Kuran'da k�yamet g�n� insan�n dilinin, ellerinin ve ayaklar�n�n (Nur Suresi, 24, Yasin Suresi, 65), i�itme, g�rme duyular�n�n ve derilerinin (Fussilet Suresi, 20-23) kendi aleyhlerine �ahitlik edecekleri bildirilmektedir. Kuran'�n �ahitli�i ile ilgili ise hi�bir ayet yoktur. �lk c�mlenin -c�mle yap�s� olarak veya ayetlerin ardarda geli�i a��s�ndan herhangi bir delil bulunmamas�na ra�men- "Kuran"� ifade etti�i kabul edilirse, ikinci c�mlede yer alan "o" zamirinin de Kuran'a i�aret etti�i iddia edilmi� olur. Oysa Allah Kuran'da bizlere bu konuyla ilgili herhangi bir bilgi vermemi�tir. (En do�rusunu Allah bilir)

Kuran ayetlerine bakt���m�zda ayn� zamirin, Kuran'a i�aret etti�i durumlarda, (Tar�k Suresi, 13, Tekvir Suresi, 19, Neml Suresi, 77 ve �uara Suresi, 192-196'da oldu�u gibi) ayetin �ncesinde ya da sonras�nda mutlaka Kuran'dan bahsedildi�ini g�r�r�z. Ayetin �ncesinde, sonras�nda veya ayetin i�inde Kuran'dan bahsedilmiyorsa, bu ayetin Kuran'� tarif etti�ini s�ylemek yanl�� olabilir. Ayet �ok a��k bir bi�imde Hz. �sa'ya inan�lmas�ndan ve onun inananlara �ahit olmas�ndan bahsetmektedir.

Ayetin manas� hakk�nda belirtece�imiz ikinci nokta ise "�l�m�nden �nce" ifadesinin yorumu ile ilgilidir. Baz�lar� bu ifadenin "Kitap Ehlinin kendi �l�mlerinden �nce" inanmas� anlam�nda oldu�unu d���nmektedirler. Bu yoruma g�re Kitap Ehlinden olan her ki�i kendisine �l�m gelmeden Hz. �sa'ya mutlaka iman edecektir. Oysa Hz. �sa d�neminde Kitap Ehli tan�mlamas�na dahil olan Yahudiler ona iman etmemekle kalmam��, onu �ld�rmek i�in tuzak kurmu�lard�r. Daha sonra da onu �ld� san�p inkarlar�n� s�rd�rm��lerdir. Ayn� durum bug�nk� Yahudiler i�in de ge�erlidir, ��nk� onlar Hz. �sa'y� peygamber olarak kabul etmemektedirler. Bug�ne kadar Hz. �sa'ya iman etmemi� milyonlarca Ehli Kitap Yahudi ya�am�� ve Hz. �sa'ya iman etmeden �lm��t�r. Dolay�s�yla ayette s�z konusu olan Kitap Ehlinin de�il, Hz. �sa'n�n �l�m�d�r. Sonu� olarak, ayetlerin bizlere g�sterdi�i ger�ek ise �udur: "Hz. �sa �lmeden �nce t�m Ehli Kitap ona iman edecektir."

Ayet ger�ek manas�yla ele al�nd���nda ise �ok a��k ger�eklerle kar��la��r�z.

Birincisi, ayette gelecekten bahsedildi�i a��kt�r, ��nk� Hz. �sa'n�n �l�m� s�z konusudur. Oysa o �lmemi� Allah Kat�na y�kselmi�tir. Hz. �sa d�nyaya yeniden gelecek ve her insan gibi ya�ay�p �lecektir. �kincisi Hz. �sa'ya t�m Ehli Kitab�n iman etmesi s�z konusudur. Bu da hen�z ger�ekle�memi� ancak kesin olarak ger�ekle�ece�i bildirilen bir olayd�r. Dolay�s�yla buradaki "�l�m�nden �nce" ifadesinin i�aret etti�i ki�i Hz. �sa'd�r. Kitap Ehli onu g�r�p bilecek, ona ya�arken ilerleyen sat�rlarda detayl� olarak anlat�laca�� gibi M�sl�man olarak itaat edecek ve Hz. �sa da onlar�n durumlar�yla ilgili ahirette �ahitlik edecektir. (En do�rusunu Allah bilir.)

III. delil

"��phesiz o, k�yamet-saati i�in bir ilimdir..."

Hani melekler, dediler ki: "Meryem, do�rusu Allah Kendinden bir kelimeyi sana m�jdelemektedir. Onun ad� Meryem o�lu �sa Mesih'tir. O, d�nyada ve ahirette 'se�kin, onurlu, sayg�nd�r' ve (Allah'a) yak�n k�l�nanlardand�r."
(Al-i �mran Suresi, 45)
Hz. �sa'n�n yeniden yery�z�ne d�nece�i ile ilgili bir ba�ka ayet de Zuhruf Suresi'nin 61. ayetidir. Bu surenin 57. ayetinden itibaren Hz

. �sa'dan bahsedilir:

Meryem o�lu (�sa) bir �rnek olarak verilince, senin kavmin hemen ondan (keyifle s�z edip) kahkahalarla g�l�yorlar. Dediler ki: "Bizim ilahlar�m�z m� daha hay�rl�, yoksa o mu?" Onu yaln�zca bir tart��ma-konusu olsun diye (�rnek) verdiler. Hay�r, onlar 'tart��mac� ve d��man' bir kavimdir. O, yaln�zca bir kuldur; kendisine nimet verdik ve onu �srailo�ullar�na bir �rnek k�ld�k. E�er Biz dilemi� olsayd�k, elbette sizden melekler k�lard�k; yery�z�nde (size) halef (yerinize ge�enler) olurlard�. (Zuhruf Suresi, 57-60)

Bu ayetlerin hemen arkas�ndan gelen 61. ayette Hz. �sa'n�n k�yamet saati i�in bir ilim oldu�u belirtilmektedir:

��phesiz o, k�yamet-saati i�in bir ilimdir. �yleyse ondan yana hi�bir ku�kuya kap�lmay�n ve Bana uyun. Dosdo�ru yol budur. (Zuhruf Suresi, 61)

Bu ayetin Hz. �sa'n�n ahir zamanda yery�z�ne d�n���ne a��k bir i�aret ta��d���n� s�yleyebiliriz. ��nk� Hz. �sa, Kuran'�n indirili�inden yakla��k alt� as�r �nce ya�am��t�r. Dolay�s�yla bu ilk hayat�n� "k�yamet saati i�in bir bilgi" yani bir k�yamet alameti olarak anlayamay�z. Ayetin i�aret etti�i anlam, Hz. �sa'n�n, ahir zamanda, yani k�yametten �nceki son zaman diliminde yeniden yery�z�ne d�nece�i ve bunun da bir k�yamet alameti olaca��d�r. (En do�rusunu Allah bilir.)

Bu ayette ge�en "O, k�yamet saati i�in bir ilimdir" ifadesinin Arap�a kar��l��� �u �ekildedir: "�nnehu le ilmun lissaati."

Bu ifadede yer alan "hu" zamirinin "Kuran"a i�aret etti�ini s�yleyenler vard�r. Ancak yukar�da da belirtildi�i gibi Kuran i�in "hu" yani "o" zamiri kullan�ld���nda mutlaka ayetin �ncesinde veya sonras�nda veya ayetin i�inde Kuran'� anlatan ba�ka ifadeler de bulunmaktad�r. Ba�ka bir konu i�inde "hu" zamiri ile Kuran'dan bahsedilmez. Ayr�ca bu ayetin �ncesindeki ayete bak�ld���nda, orada da a��k�a Hz. �sa kastedilerek o zamiri kullan�ld��� g�r�lecektir:

"O, yaln�zca bir kuldur; kendisine nimet verdik ve onu �srailo�ullar�na bir �rnek k�ld�k." (Zuhruf Suresi, 59)

Bu zamirin Kuran'a i�aret etti�ini s�yleyenler ise ayetin devam�nda ge�en "Ondan ku�kulanmay�n, bana uyun" ifadesini delil olarak g�sterirler. Ancak bu ifadenin �ncesindeki ayetler tamamen Hz. �sa'dan bahsetmektedir. Bu nedenle "hu" zamirinin bir �nceki ayetlerle ilgili olmas� ve Hz. �sa'y� anlatmas� daha uygundur. Nitekim b�y�k �slam alimleri de bu zamiri gerek ayetlere gerekse sahih hadislere dayanarak Hz. �sa olarak a��klamaktad�rlar. Elmal�l� Hamdi Yaz�r'�n tefsirinde bu konu �u �ekilde a��klanmaktad�r:

"Muhakkak ki o saat i�in bir ilimdir de -saatin gelece�ini �l�lerin dirilip, k�yam edece�ini bildiren bir delil ve alamettir. ��nk� �sa gerek zuhuru ve gerek emvati ihya (�l�leri diriltme) mucizesi ve gerek emvat�n k�yam�n� (�l�lerin kalk���n�) haber vermesi itibar�yla k�yametin vaki olaca��na bir delil oldu�u gibi hadiste varid oldu�una g�re e�rat� saattendir (k�yamet alametidir)."5

IV. delil

"... Ona Kitab'�, hikmeti, Tevrat'� ve �ncil'i ��retecek..."

Hz. �sa'n�n ikinci geli�ine i�aret eden ba�ka ayetler de ��yledir:

Hani Melekler, dediler ki: "Meryem, do�rusu Allah Kendinden bir kelimeyi sana m�jdelemektedir. Onun ad� Meryem o�lu �sa Mesih'tir. O, d�nyada ve ahirette 'se�kin, onurlu, sayg�nd�r' ve (Allah'a) yak�n k�l�nanlardand�r. Be�ikte de, yeti�kinli�inde de insanlarla konu�acakt�r. Ve O salihlerdendir. "Rabbim, bana bir be�er dokunmam��ken, nas�l bir �ocu�um olabilir?" dedi. (Fakat) Allah neyi dilerse yarat�r. Bir i�in olmas�na karar verirse, yaln�zca ona "ol" der, o da hemen oluverir. Ona Kitab'�, hikmeti, Tevrat'� ve �ncil'i ��retecek. (Al-i �mran Suresi, 45-48)

Ayette, Allah'�n Hz. �sa'ya, Tevrat'�, �ncil'i ve bir de "Kitab'�" ��retece�i haber verilmektedir. Bu kitab�n hangi kitap oldu�u ku�kusuz �nemlidir. Ayn� ifade Maide Suresi'nin 110. ayetinde de yer almaktad�r:

Allah ��yle diyecek: "Ey Meryem o�lu �sa, sana ve annene olan nimetimi hat�rla. Ben seni Ruhu'l-Kud�s ile destekledim, be�ikte iken de, yeti�kin iken de insanlarla konu�uyordun. Sana Kitab'�, hikmeti, Tevrat'� ve �ncil'i ��rettim..." (Maide Suresi, 110)

Her iki ayette de ge�en "Kitap" ifadesini inceledi�imizde, bunun Kuran'a i�aret etti�ini g�r�r�z. Ayetlerde Tevrat ve �ncil d���nda g�nderilen son hak kitab�n Kuran oldu�u bildirilmektedir. (Hz. Davud'a verilen Zebur da Eski Ahit'in i�indedir) Bunun yan�nda, Kuran'�n ba�ka ayetlerinde, "Kitap" kelimesi, �ncil ve Tevrat'�n yan�nda Kuran'� ifade etmek i�in kullan�lm��t�r:

Allah... O'ndan ba�ka �lah yoktur. Diridir, kaimdir. O, sana Kitab'� Hak ve kendinden �ncekileri do�rulay�c� olarak indirdi. O, Tevrat ve �ncil'i de indirmi�ti. (Al-i �mran Suresi, 2-3)

Kitap kelimesinin Kuran'a i�aret etti�i ba�ka ayetler de �u �ekildedir:

Allah Kat�ndan yanlar�nda olan (Tevrat)� do�rulayan bir Kitap geldi�i zaman, -ki bundan �nce inkar edenlere kar�� fetih istiyorlard�- i�te bilip-tan�d�klar� gelince, onu inkar ettiler. Art�k Allah'�n laneti kafirlerin �zerinedir. (Bakara Suresi, 89)

�yle ki size, kendinizden, size ayetlerimizi okuyacak, sizi ar�nd�racak, size Kitap ve hikmeti ��retecek ve bilmediklerinizi bildirecek bir el�i g�nderdik. (Bakara Suresi, 151)

Bu durumda, Hz. �sa'ya ��retilecek olan ���nc� "Kitab"�n Kuran oldu�unu ve bunun da ancak Hz. �sa'n�n ahir zamanda d�nyaya d�n���nde m�mk�n olabilece�ini d���nebiliriz. ��nk� Hz. �sa Kuran'�n indirilmesinden yakla��k 600 sene �nce ya�am��t�. �lerleyen b�l�mlerde detayl� olarak g�rece�imiz gibi, Peygamber Efendimiz (sav)'in hadislerinde Hz. �sa'n�n d�nyaya ikinci kez geli�inde �ncil ile de�il Kuran'la h�kmedece�i bildirilmektedir. Bu da ayetteki manaya tam olarak uygun d��mektedir. (��phesiz en do�rusunu Allah bilir.)

V. Delil

"��phesiz, Allah Kat�nda �sa'n�n durumu, Adem'in durumu gibidir..."

Onlar�n (peygamberleri) ard�ndan yanlar�ndaki Tevrat'� do�rulay�c� olarak Meryem o�lu �sa'y� g�nderdik ve ona i�inde hidayet ve nur bulunan, �n�ndeki Tevrat'� do�rulayan ve muttakiler i�in yol g�sterici ve ���t olan �ncil'i verdik.
(Maide Suresi, 46)

"��phesiz, Allah Kat�nda �sa'n�n durumu, Adem'in durumu gibidir..." (Al-i �mran Suresi, 59) ayeti de Hz. �sa'n�n d�n���ne i�aret ediyor olabilir. Tefsir alimleri genellikle bu ayetin her iki peygamberin de babas�z olma �zelli�ine, Hz. Adem'in Allah'�n "Ol" emriyle topraktan yarat�lmas� ile Hz. �sa'n�n yine "Ol" emriyle babas�z do�mas�na i�aret etti�ine dikkat �ekmi�lerdir. Ancak ayetin ikinci bir i�areti daha olabilir. Hz. Adem cennetten nas�l yery�z�ne indirildiyse, Hz. �sa da ahir zamanda Allah'�n Kat�ndan yery�z�ne indirilecek olabilir. (En do�rusunu Allah bilir.)

G�r�ld��� gibi Hz. �sa'n�n yery�z�ne yeniden d�nece�ine ili�kin olarak Kuran'da ge�en ayetler �ok a��kt�r. Kuran'da di�er peygamberler i�in bunlara benzer ifadeler kullan�lmam��t�r. Ancak t�m bu ifadeler, Hz. �sa i�in kullan�lm��t�r. Bunun anlam� ise olduk�a a��kt�r.

VI. delil

"...do�du�um g�n, �lece�im g�n ve diri olarak yeniden-kald�r�laca��m g�n..."

Kuran'da Hz. �sa'n�n �l�m�n� ifade eden bir di�er ayet ise Meryem Suresi'nde ��yle haber verilmektedir:

"Selam �zerimedir; do�du�um g�n, �lece�im g�n ve diri olarak yeniden-kald�r�laca��m g�n de." (Meryem Suresi, 33)

Bu ayet Al-i �mran Suresi'nin 55. ayetiyle birlikte incelendi�inde �ok �nemli bir ger�e�e i�aret etmektedir. Al-i �mran Suresi'ndeki ayette Hz. �sa'n�n Allah Kat�na y�kseltildi�i ifade edilmektedir. Bu ayette �lme ya da �ld�r�lme ile ilgili bir bilgi verilmemektedir. Ancak Meryem Suresi'nin 33. ayetinde Hz. �sa'n�n �lece�i g�nden bahsedilmektedir. Bu ikinci �l�m ise ancak Hz. �sa'n�n ikinci kez d�nyaya geli�i ve bir s�re ya�ad�ktan sonra vefat etmesiyle m�mk�n olabilir. (En do�rusunu Allah bilir)

VII. Delil

"... be�ikte iken de, yeti�kin (kehlen) iken de insanlarla konu�uyordun..."

Hz. �sa'n�n tekrar d�nyaya gelece�i ile ilgili bir ba�ka delil ise Maide Suresi'nin 110. ayetinde ve Al-i �mran Suresi'nin 46. ayetinde ge�en "kehlen" kelimesidir. Ayetlerde �u �ekilde buyurulmaktad�r:

"Allah ��yle diyecek: "Ey Meryem o�lu �sa, sana ve annene olan nimetimi hat�rla. Ben seni Ruhu'l-Kud�s ile destekledim, be�ikte iken de, yeti�kin (kehlen) iken de insanlarla konu�uyordun…" (Maide Suresi, 110)

"Be�ikte de, yeti�kinli�inde (kehlen) de insanlarla konu�acakt�r. Ve O salihlerdendir." (Al-i �mran Suresi, 46)

Bu kelime Kuran'da sadece yukar�daki iki ayette ve sadece Hz. �sa i�in kullan�lmaktad�r. Hz. �sa'n�n yeti�kin halini ifade etmek i�in kullan�lan "kehlen" kelimesinin anlam� "otuz ile elli ya�lar� aras�nda, gen�lik devresini bitirip ihtiyarl��a ayak basan, ya�� kemale ermi� kimse" �eklindedir. Bu kelime �slam alimleri aras�nda ittifakla "35 ya� sonras� d�neme i�aret ediyor" �eklinde �evrilmektedir.

Hz. �sa'n�n gen� bir ya� olan otuz ya��n�n ba�lar�nda Allah Kat�na y�kseldi�ini, yery�z�ne indikten sonra k�rk y�l kalaca��n� ifade eden ve �bni Abbas'tan rivayet edilen hadise dayanan �slam alimleri, Hz. �sa'n�n ya�l�l�k d�neminin, tekrar d�nyaya geli�inden sonra olaca��n�, dolay�s�yla bu ayetin, Hz. �sa'n�n n�zul�ne dair bir delil oldu�unu s�ylemektedirler.6 (En do�rusunu Allah bilir)

�slam alimlerinin bu yorumunun isabetli oldu�u, s�z konusu ayetler dikkatle incelendi�inde kolayl�kla anla��lmaktad�r. Kuran ayetlerine bak�ld���nda bu ifadenin, yaln�zca Hz. �sa i�in kullan�ld���n� g�r�r�z. T�m peygamberler insanlarla konu�up, onlar� dine davet etmi�lerdir. Hepsi de yeti�kin ya�lar�nda tebli� g�revini yerine getirmi�lerdir. Ancak Kuran'da hi�bir peygamber i�in bu �ekilde bir ifade kullan�lmamaktad�r. Bu ifade sadece Hz. �sa i�in ve mucizevi bir durumu ifade etmek amac�yla kullan�lm��t�r. ��nk� ayetlerde birbiri ard�ndan gelen "be�ikte" ve "yeti�kin iken" kelimeleri iki b�y�k mucizevi zamana dikkat �ekmektedirler.

Nitekim �mam Taberi, Taberi Tefsiri isimli eserinde bu ayetlerde ge�en ifadeleri �u �ekilde a��klamaktad�r:

"Bu ifadeler (Maide Suresi, 110), Hz. �sa'n�n �mr�n� tamamlay�p ya�l�l�k d�neminde insanlarla konu�abilmesi i�in g�kten inece�ine i�aret etmektedir. ��nk� o, gen� ya�tayken g��e kald�r�lm��t�…

Bu ayette (Al-i �mran Suresi, 46), Hz. �sa'n�n hayatta oldu�una delil vard�r ve ehl-i s�nnet de bu g�r��tedir. ��nk� ayette, onun ya�land��� zamanda da insanlarla konu�aca�� ifade edilmektedir. Ya�lanmas� da ancak, semadan yery�z�ne inece�i zamanda olacakt�r."7

"Kehlen" kelimesinin a��klamalar� da, Kuran'da yer alan di�er bilgiler gibi, Hz. �sa'n�n tekrar yery�z�ne geli�ine i�aret etmektedir. (En do�rusunu Allah bilir) T�m bu anlat�lanlar Hz. �sa'n�n ahir zaman ad� verilen d�nemde yery�z�ne tekrar gelece�ini ve insanlar� hak din olan �slam'a y�neltece�ini ortaya koymaktad�r. Ku�kusuz bu, Allah'�n iman edenlere b�y�k bir m�jdesi, rahmeti ve nimetidir. �man edenlerin sorumlulu�u ise, Hz. �sa'y� en g�zel �ekilde savunup desteklemek ve onun insanlar� �a��rd��� Kuran ahlak�n� en do�ru �ekilde ya�amakt�r.

Hadislerden Deliller

Bunlar: Sana vahyetti�imiz gayb haberlerindendir. Bunlar� sen ve kavmin bundan �nce bilmiyordun. �u halde sabret. ��phesiz (g�zel olan) sonu� takva sahiplerinindir.
(Hud Suresi, 49)

Hadis-i �eriflerde, Hz. �sa'n�n yery�z�ne d�n���, d�nmeden �nce ve d�nd�kten sonra ger�ekle�ecek �e�itli hadiseler hakk�nda

Peygamber Efendimiz (sav) �ok �nemli bilgiler vermi�tir. Peygamberimiz (sav)'in gelecek hakk�nda verdi�i bilgiler "gayb" haberlerindendir. Allah ayetlerde diledi�i el�ilerine gayb bilgilerini verece�ini bildirmi�tir:

O, gayb� bilendir. Kendi gayb�n� (g�r�lmez bilgi hazinesini) kimseye a��k tutmaz (ona muttali k�lmaz.) Ancak el�ileri (peygamberleri) i�inde raz� oldu�u (se�tikleri kimseler) ba�ka. ��nk� O, bunun �n�ne ve arkas�na izleyici (g�zetleyici)ler dizer. (Cin Suresi, 26-27)

Rabbimiz Fetih Suresi'nde de Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)'e r�yalar arac�l��� ile bilgi verdi�ini haber vermi�tir:

Andolsun Allah, el�isinin g�rd��� r�yan�n hak oldu�unu do�rulad�. E�er Allah dilerse, mutlaka siz Mescid-i Haram'a g�ven i�inde, sa�lar�n�z� t�ra� etmi�, (kiminiz de) k�saltm�� olarak (ve) korkusuzca gireceksiniz. Fakat Allah, sizin bilmedi�inizi bildi, b�ylece bundan �nce size yak�n bir fetih (nasib) k�ld�. (Fetih Suresi, 27)

Ayette g�r�ld��� gibi, Rabbimiz, Peygamberimiz (sav)'e �e�itli gayb haberleri vermi�tir. Bu haberler, Peygamberimiz (sav)'e ve onunla birlikte olan salih m�minlere Allah'�n b�y�k bir deste�idir, yard�m�d�r.

Peygamberimiz (sav), Allah'�n bildirmesiyle, k�yamet alametleri ile ilgili de bir�ok haber vermi�tir. Hz. �sa'n�n ahir zamanda yery�z�ne ikinci kez geli�i Peygamber Efendimiz (sav)'in gelecekle ilgili verdi�i haberler aras�nda �nemli bir yere sahiptir. Ahir zamanla ilgili rivayetler sahih hadis kayna�� olan K�t�b-� Sitte'nin tamam�na ve ard�ndan �mam Malik'in Muvattas�, �bn Huzeyme ile �bn Hibban'�n Sahih'leri, �bn Hanbel ve Tayalisi'nin M�snedleri gibi en muteber hadis kaynaklar�na girmi�tir. Bu kaynaklardan ��rendi�imize g�re Peygamberimiz (sav), Hz. �sa ile ilgili �ok �zel a��klamalarda bulunmu�tur. Hz. �sa'n�n ikinci geli�i konusu, "tevat�r" (kuvvetli haber) derecesinde bilinen bir konu olarak hadis ilmi i�inde yerini alm��t�r.

Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) hadislerinde, ahir zamanda din ahlak�n�n t�m d�nya �zerinde hakim olaca��n�, yery�z�ne bar��, adalet ve refah�n hakim olaca��n� bildirmektedir. Peygamberimiz (sav) bu hakimiyeti H�ristiyan d�nyas� ile �slam d�nyas�n� birle�tirecek olan Hz. �sa'n�n ger�ekle�tirece�ini bizlere m�jdelemektedir. G�n�m�zde yery�z�nde mevcut bulunan din kar��t� felsefelerin uygulamalar� sonucu toplumlar�n i�ine s�r�klendi�i durum ortadad�r. Ahlaks�zl�k, uyu�turucu, ter�r, k�tl�k ve di�er bir�ok sorun H�ristiyan ve �slam d�nyas�n�n bunlarla fikri olarak m�cadele i�in birle�mesini gerektirmektedir. D�nyan�n �u anki sosyal yap�s� H�ristiyan ve �slam ittifak�n� adeta zorunlu hale getirmi�tir. H�ristiyanl���n d�nya �zerindeki geli�mi� �lkelerde, liderler seviyesindeki etkisi de g�z �n�nde bulundurulursa �n�m�zdeki y�llarda olu�abilecek bir �slam-H�ristiyan ittifak�n�n ne derece etkili olabilece�i a��k�a g�r�lmektedir.

Hz. �sa Hakk�ndaki Hadisler Tevat�r Derecesindedir

Allah ��yle diyecek: “Ey Meryem o�lu �sa, sana ve annene olan nimetimi hat�rla. Ben seni Ruhu’l-Kud�s ile destekledim, be�ikte iken de, yeti�kin iken de insanlarla konu�uyordun. Sana Kitab’I, hikmeti, Tevrat’I ve �ncil’I ��rettim…
(Maide Suresi, 110)

Hz. �sa'n�n geli�i konusunda nakledilen hadisler tevat�r derecesindedir. Bir�ok ara�t�rmac� da alimlerimizin g�r��lerinin bu y�nde oldu�unu aktarmaktad�r. Tevat�r�n tan�m� B�y�k Lugat'ta ��yle yap�lmaktad�r:

Tevat�r: Kuvvetli haber, i�inde yalan ihtimali olmayan ve bir cemaate dayanan kuvvetli haber.8

�slam alimi Seyyid �erif C�rcani, tevat�r hadis kavram�n� ��yle a��klamaktad�r:

Haber-i m�tevatir, ravileri �oklukta o dereceye ula�an bir haberdir ki, adete g�re, o kadar �ok rivayet�inin yalan �zerine birle�meleri imkans�z olur. Bu durumda rivayet edilen haber hakk�nda laf�z ve mana tutuyorsa buna, "m�tevatir-i lafzi" denir. E�er hepsinin aras�nda m��terek manada ittifak olmakla beraber laf�zlar (s�zler) aras�nda ihtilaf bulunuyorsa buna, "m�tevatir-i manevi" denir.9

Hz. �sa'n�n geli�inin tevat�r derecesinde hadislerle bildirildi�ine dair �zel olarak bir eser kaleme alan b�y�k hadis alimi �eyh Muhammed Enver el Ke�miri Et Tasrih bi-ma tevatera fi nuzuli'l Mesih isimli �al��mas�nda 75 tane hadise ve 25 tane sahabeye ve sahabeleri g�renlere ait esere yer vermi�tir.

Hz. �sa'n�n tekrar gelece�ini nakleden alimlerin ba��nda mezhep imam�m�z �mam-� Azam Ebu Hanife gelmektedir. Ebu Hanife, F�kh-� Ekber adl� eserinin son b�l�m�nde �unlar� bildirmektedir:

Deccal'in, Ye'c�c ve Me'c�c�n ��kmas�, G�ne�'in bat�dan do�mas�, �sa (as)'�n g�kten inmesi ve di�er k�yamet alametleri, sahih haberlerde varid oldu�u vech ile, hakt�r, olacakt�r.10

Hz. �sa'n�n yery�z�ne tekrar geli�i konusu k�yametin on b�y�k alametinden biridir ve bir�ok �slam alimi eserlerinde bu konuyu detayl� olarak ele alm��lard�r. Bu konudaki izahlar topluca de�erlendirildi�inde Hz. �sa'n�n ikinci geli�i hakk�nda �slam alimleri aras�nda bir s�z birli�i oldu�u a��k�a g�r�l�r. �rne�in Es Seffarini, Levami adl� eserinde, �slam alimlerinin bu konuda ittifak halinde olduklar�n� ��yle ifade eder:

B�t�n �mmet, Meryem o�lu �sa'n�n inece�i hususunda ittifak etmi�tir. �eriat ehlinden hi� kimse bu hususta muhalif olmam��t�r.11

B�y�k �slam alimi Seyyid Alusi de, Ruhu'l Meani tefsirinde, -di�er �slam alimlerinin g�r��lerinden �rnekler vererek- Hz. �sa'n�n ini�i konusunda cemaatin s�z birli�i yapt���n�, bu konuda haberlerin manevi tevat�r derecesine ula�acak kadar me�hur oldu�unu, Hz. �sa'n�n geli�ine iman�n vacip oldu�unu a��klam��t�r.12

�mam Kevseri de Hz. �sa'n�n ini�i ile ilgili g�r��lerini �u �ekilde bildirmi�tir:

Hz. �sa'n�n ini�iyle ilgili hadis-i �erfilerdeki tevat�r, "tevat�r-i manevidir." Sahih (sa�lam) ve hasen (g�zel) hadis-i �erifin her biri, farkl� manalara delalet etmekle birlikte hepsi de Hz. �sa'n�n inece�i hususunda s�z birli�i i�indedirler ki, bu, hadis ilminin kokusunu koklayan bir kimse i�in inkar� m�mk�n olmayan bir ger�ektir… Mehdi ile Deccal'in ��kaca�� ile Hz. �sa'n�n inece�i hususundaki hadis-i �eriflerin tevat�r derecelerine ula�m�� olmalar�, hadis ilmi ehlince asla ��phe edilecek bir husus de�ildir. �lm-i kelam ehlinden (inan� ilmiyle u�ra�anlardan) baz�s�n�n k�yamet alametleriyle ilgili hadislere inanman�n vacip oldu�unu kabul etmeleriyle beraber, bu hadislerden bir k�sm�n�n m�tevatir olup olmad��� hususundaki ��pheleri ise, hadis ilmiyle ilgili bilgilerinin azl���ndan kaynaklanmaktad�r.13

Alim �bn-i Kesir ise, konuyla ilgili ayetlerin tefsirini yapt�ktan ve ilgili hadisleri a��klad�ktan sonra d���ncesini ��yle ifade etmektedir:

Allah ��yle diyecek: “Ey Meryem o�lu �sa, sana ve annene olan nimetimi hat�rla. Ben seni Ruhu’l-Kud�s ile destekledim, be�ikte iken de, yeti�kin iken de insanlarla konu�uyordun. Sana Kitab’I, hikmeti, Tevrat’I ve �ncil’I ��rettim…
(Maide Suresi, 110)
��te bunlar Resulullah (sav)'den m�tevatir olarak rivayet edilmi�tir ve bu hadis-i �eriflerde, Hz. �sa'n�n nas�l ve nereye inece�i hususu a��klanm��t�r… Hz. �sa'n�n cesed-i �erifiyle d�nyaya inece�i hakk�nda zikredilen sahih ve m�tevatir hadis-i �erifler, tevile (ba�ka �ekilde yorumlanmaya) elveri�li de�ildir. Dolay�s�yla, zerre kadar iman� ve insaf� olan herkesin, Hz. �sa'n�n yery�z�ne inece�ine inanmas� gerekmektedir ki, bunu ancak �eriata z�t, Allah'�n Kitab�na, Resul�'n�n s�nnetine ve ehl-i s�nnetin ittifak�na muhalif olan kimseler inkar edebilir.14

Hadislerin tevat�r oldu�u konusunda yap�lan bir di�er a��klama da ��yledir:

�evkani de �sa (as)'�n inece�ine dair hadislerin say�s�n�n 29'a ula�t���n� s�yleyerek, bunlar� bir bir nakletmi� ve sonunda: "Bizim nakletti�imiz hadisler g�r�ld��� gibi tevat�r haddine ula�t�. Bu beyan�m�zla �u sonuca var�l�yor ki, beklenen Mehdi hakk�ndaki hadisler, Deccal hakk�nda hadisler ve �sa (as)'�n inmesine dair hadisler m�tevatirdir" demi�tir.15

Tirmizi, Ebu Davud, Bezzaz, �bni Mace, Hakim, Tabarani ve Ebu Ya'la Musuli bu konu hakk�nda �e�itli sahabelerden rivayetler nakletmi�ler; Ali, �bni Abbas, �bni �mer, Talha, �bni Mes'ut Ebu Hureyre, Enes, Ebu Sa'id Hudri, �mmi Habibe, �mmi Seleme, Sevban, Kurre bin �yas, Ali Hilali ve Abdullah bin Haris bin C�z'e birtak�m senetlerle isnad etmi�lerdir.16 Bunlar�n yan� s�ra �bn-i Hacer-i Haysemi Es-Sevaik-ul Muhrika kitab�nda, �eblenci Nur-ul Ebsar kitab�nda, �bn-i Sabba� El-Fusul-ul Muhimme, Muhammed Es-Sabban �s'af-�r Ra�ibin, Genci-i �afi� El-Beyan kitab�nda, �eyh Mansur Ali �ayet-ul Me'mul kitab�nda, Suveydi Sebaik-uz Zeheb adl� kitapta Hz. �sa'n�n geli�iyle ilgili hadislerin m�tevatir oldu�unu yazm��lard�r.17

Bu hadisleri ehl-i s�nnet muhaddis ve alimleri kendi kitaplar�nda yazm��lard�r. �rne�in: Ebu Davud, Ahmed Tirmizi, �bn-i Mace, Hakim, Nesai, Taberani, Ravyani, Ebu Nuaym-i �sfahan�, Deylemi, Beyhaki, Sa'lebi, Hameveyni, Menavi, �bn-i Me�azili, �bn-i Cevzi, Muhammed-us Sabban, Maverdi, Genci-i �afii, Sem'�ni, Harezmi, �a'rani, Darakutni, �bn-i Sebba�-i Maliki, �eblenci, Muhibbuddin Taberi, �bn-i Hacer-i Haysemi, �eyh Mansur Ali Nas�f, Muhammed b. Talha, Celaleddin Suyuti, �eyh S�leyman-i Hanefi, Kurtubi, Ba�avi ve di�er alimler bu konuya eserlerinde yer vermi�lerdir.

�eyh Abd�lfettah Ebu Gudde de, Hz. �sa'n�n yery�z�ne inip Deccal'i �ld�rece�ine dair rivayetlerin tevat�r derecesini buldu�unu belirtir.18 Hadis alimi Kettani'nin de Nazm�'l-M�tenas�r isimli eserinde19 "Hz. �sa'n�n ini�inin kitap, s�nnet ve icma-� �mmet ile sabit oldu�unu, bu husustaki hadislerin, ayr�ca Deccal ve Mehdi hakk�ndaki hadislerin de m�tevatir oldu�unu" savundu�u g�r�l�r. Tefsir alimi �bn-� Atiyye el G�rnadi el End�l�si'nin El Bahru'l Muhit adl� tefsirinde, "Hz. �sa'n�n diri oldu�u, ahir zamanda inece�i hususunda �mmetin ortak g�r���n�n bulundu�u ve bu konudaki hadislerin m�tevatir oldu�u" ifade edilir.

Konu hakk�nda eserleri bulunan yazarlar�n nakillerinden de anla��lmaktad�r ki hadis kaynaklar� �ok zengindir. Dahas�, Hz. �sa'n�n geli�inin ahir zamanda ger�ekle�ecek olan k�yamet alametlerinden oldu�unu bildiren hadisler de Buhari, M�slim gibi ana hadis kaynaklar�nda yer almaktad�r. Bu hadislerden baz�lar� ��yledir:

Allah: "Ey Meryem o�lu �sa, insanlara, beni ve annemi Allah'� b�rakarak iki �lah edinin, diye sen mi s�yledin?" dedi�inde: "Seni tenzih ederim, hakk�m olmayan bir s�z� s�ylemek bana yak��maz. E�er bunu s�yledimse mutlaka Sen onu bilmi�sindir. Sen bende olan� bilirsin, ama ben Sen'de olan� bilmem. Ger�ekten, g�r�nmeyenleri (gaybleri) bilen Sen'sin Sen." "Ben onlara bana emrettiklerinin d���nda hi�bir �eyi s�ylemedim. (O da �uydu:) 'Benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin..."
(Maide Suresi, 116-117)

Sizler on alameti g�rmedik�e hi�bir zaman K�yamet kopmaz... Biri de �sa (as)'�n inmesi... (M�slim, Kitab�-l Fiten: 39)

Vallahi Meryem o�lu (Hz. �sa Aleyhisselam), Feccu'r-Ravha nam mevkide, hacc yapmak veya umre yapmak yahut da her ikisini de yapmak i�in icabet edecektir. (M�slim, Hacc: 216, 1252)

K�yamet on alamet g�r�lmedik�e kopmaz: Duman, Deccal, Dabbetu'l arz, G�ne�'in bat�dan do�mas�, �sa'n�n yery�z�ne inmesi... (Rudani, B�y�k Hadis K�lliyat�, 5. cilt, s. 362)

Nefsim kudret elinde olan Allah'a yemin ederim ki, Meryem o�lu �sa'n�n adalet sahibi olarak inmesi yak�nd�r... [Buhari, Kitab�'l-B�yu': 102, Mezalim: 31, Enbiya 49; M�slim, �man: 242 (155); Ebu Davud, Melahim: 14 (4324); Tirmizi, Fiten: 54 (2234)]

�sa inecek; emirleri: 'Haydi gel, bize namaz k�ld�r!' diyecek. Buna kar��l�k: 'Kiminiz kiminizin emiridir. Bu, Allah'�n bu �mmete bir l�tfu keremidir' diyecek. (Rudani, B�y�k Hadis K�lliyat�, 5. cilt, s. 380)

Vallahi muhakkak ve muhakkak Meryem o�lu �sa inecek, hem adil bir hakem, adaletli bir h�k�mdar olarak inecek... (Sahih-i M�slim bi �erhin-Nevevi, cilt 2, s.192; Kenzul Ummal, Kitabul-�man, Bab-� N�zul-i �sa �bn-i Meryem, 14/332)

�mam�n�z kendinizden oldu�u halde, Meryem o�lu sizin i�inize indi�i zaman sizler nas�l olursunuz?" (Buhari, Enbiya 50, 3265, 3/1272; M�slim, �man: 71,155,1/136; Beyhaki, Esma ve S�fat: 3265, 2/166)

�slam Alimleri Hz. �sa'n�n Geli�ini, Akide (�nan�lan ve �tikad Edilen Esas) Konusu Olarak De�erlendirmektedirler

Ehl-i s�nnetin inan� konular�n� a��klayan hemen t�m eserlerde, Hz. �sa'n�n k�yametten �nce yery�z�ne gelece�i, Deccal ile m�cadele edip onu �ld�rece�i, ger�ek din ahlak�n� d�nyaya hakim k�laca�� yer almaktad�r. �slam alimleri, Kuran-� Kerim'de yer alan delilleri ve hadislerde bildirilen haberleri birarada de�erlendirerek, Hz. �sa'n�n d�n���ne inanmay� �nemli bir inan� esas� olarak kabul etmi�lerdir. Ve konuyu �u �ekilde a��klamaktad�rlar:

1. Nisa Suresi'nin 157. ayetinde Allah, "... Oysa onu �ld�rmediler ve onu asmad�lar. Ama onlara (onun) benzeri g�sterildi..." diye bildirmi�tir. Bu ayetle birlikte Kuran'�n di�er pek �ok ayetinde Hz. �sa'n�n Allah Kat�nda diri oldu�u bildirilmekte ve yery�z�ne ikinci kez gelece�ine i�aret edilmektedir. �slam alimleri bu konuda ittifakla, bunun aksini savunman�n hi�bir �ekilde m�mk�n olmad���n� s�ylemektedirler. �rne�in �bn Hazm bu ayeti tefsir ederken; "Hz. �sa'n�n �ld�r�ld���n� s�yleyen bir kimsenin m�rted (�slam dininden d�nen) veya kafir olaca��n�" vurgulam��t�r.20

2. Hz. �sa'n�n geli�i ile ilgili hadislerin, tevat�r derecesinde ve bu konuda hi�bir ��pheye yer vermeyecek �ekilde a��k olmalar� M�sl�manlar i�in �ok �nemli bir delildir. �stelik bu konudaki hadislere kar�� �ne s�r�lebilecek -yani Hz. �sa'n�n yeniden gelmeyece�ini bildiren- tek bir farkl� hadis dahi yoktur.

3. Cabir �bn-i Abdullah'dan rivayet edilen "Mehdi'nin ��k���n� inkar eden, muhakkak Muhammed (sav)'e indirilene k�fretmi�tir. Meryem'in o�lu �sa'n�n ini�ini inkar eden de muhakkak kafir olmu�tur. Deccal'in ��kaca��n� kabul etmeyen de muhakkak kafirdir." hadisi de �slam alimleri taraf�ndan kullan�lan bir di�er delildir. Bu hadis, �eyh Hace Muhammed Parisa'n�n Faslul Hitap, �eyh Ebu Bekir el Kelabazi'nin Meanil Ahbar, �mam S�heyli'nin er-Ravuzul �n�f, �mam Suyuti'nin el-Arful Verdi fi Ahbaril Mehdi gibi �nl� �slami kaynaklarda yer almaktad�r. Ayr�ca �eyh Ebu Bekir, bu hadisin senetini de a��klam��t�r: "Bize Muhammed �bni Hasen, ona Ebu Abdillah el-Huseyn �bni Muhammed, ona �smail �bni �veys, ona Malik �bni Ebes, ona Muhammed �bni M�nkedir, ona da Cabir �bni Abdillah Hazretleri b�ylece bildirmi�lerdir."

4. Hz. �sa'n�n geli�iyle ilgili hadisleri nakleden ravilerin �oklu�u ve g�venilirlikleri de �slam alimlerinin dikkat �ektikleri bir di�er husustur. Bu ravilerden baz�lar� �unlard�r: Ebu'l E�as es-Sanani, Ebu Rafi, Ebul Aliye, Ebu �mametle Bahili, Ebud Derda, Ebu Hureyre, Ebu Malik el-Hudri, Cabir �bn Abdillah, Huzeyfe �bni Edis, Sefine, Katade, Osman �bn�l As, Nafi �bni Keysani, Velid �bni M�slim, Ammar �bni Yasir, Abdullah �bni Abbas...

T�m bu bilgiler sonucunda �slam alimleri Hz. �sa'n�n ini�ine ve ger�ek din ahlak�n� d�nyaya hakim k�laca��na iman�, �nemli inan� esaslar�ndan biri olarak de�erlendirmi�lerdir.

ileri >>>

4. Y�ce Kur'an'�n �a�da� Tefsiri, Prof. Dr. S�leyman Ate�, 2. cilt, s. 49-50
5. Elmal�l� Hamdi Yaz�r, http://www.kuranikerim.com/telmalili/zuhruf.htm
6. Faslu'l-Makal fi Ref'I �sa Hayyen ve N�zulihi ve Katlihi'd-Deccal, Muhammed Halil Herras, Mektebet�'s S�nne, Kahire, 1990, s. 20
7. Taberi Tefsiri, �mam Taberi, 2. cilt, s. 528; cilt 1, s. 247
8. Osmanl�ca-T�rk�e Ansiklopedik B�y�k L�gat, T�rdav, �stanbul, 2000, 3003
9. Muhtasar-� Seyyid-i �erif, s. 46
10. F�kh-� Ekber, Ebu Hanife, Nu'man b. Sabit (150/767), �eviren: H. Basri �antay, Ankara, 1982
11. Levamiu'l Envaril Behiyye, es-Seffarini, 2/94-95; N�zul-i Mesih Risalesi, Ahmet Mahmut �nl�, Ekmel Yay�nc�l�k, �stanbul, 1998, s.169
12. Ruhu'l Meani, Seyyid Alusi, 7/60; N�zul-i Mesih Risalesi, Ahmet Mahmut �nl�, Ekmel Yay�nc�l�k, �stanbul, 1998, s. 168
13. �mam-� Kevseri, Nazrat�n Abira, s.44-49; N�zul-i Mesih Risalesi, Ahmet Mahmut �nl�, Ekmel Yay�nc�l�k, �stanbul, 1998, s. 167-168
14. �bn-i Kesir, 1/578-582; Avn�'l Mabud, 11/457-464
15. S�nen-i �bn-i Mace, 10/338
16. Mukaddime, �bni Haldun, MEB �ark Islam Klasikleri, 2. cilt, s. 137-139
17. http://www.ahl-ul-bayt.org/Turkish/Books/04_adlet/002.htm
18. Said Havva, A.g.e., 9: 445 ??????
19. Nazm�'l-m�tenasir fi'l-hadisi'l-m�tevatir, el-Kettani Ebu'l-Fayd Muhammed b. Ca'fer el-Hasani, Halep, s.147; �slam �nanc� A��s�ndan N�zul-i �sa Meselesi, Dr. Zeki Sar�toprak, �a�layan Yay�nlar�, �zmir, 1997, s.108
20. �lm�'l-Kelam, �bn Hazm, s.56-57; �slam �nanc� A��s�ndan N�zul-i �sa Meselesi, Dr. Zeki Sar�toprak, �a�layan Yay�nlar�, �zmir, 1997, s.53

 

 

 

 

iddialaracevap.com adnanoktarhaber.com adnanoktarhukuk.com adnanoktargercekleri.com