HZ. �SA �LD� D�YENLER�N ���NE D��T�KLER� YANILGI

z. �sa'n�n �lmeyip Allah Kat�na y�kseltilmi� oldu�u, Kuran'da a��k�a bildirilen, Hz. Muhammed (sav)'in hadislerinde de yer alan bir ger�ektir. H�ristiyanlar da Hz. �sa'n�n Allah Kat�na y�kseltilmi� oldu�una inan�rlar. Ancak onlar�n bu inanc�nda Kuran'a mutab�k olmayan tahrif edilmi� hususlar bulunmaktad�r. Bununla birlikte baz� M�sl�manlar da, Hz. �sa'n�n �l�m� konusunda yanl�� d���ncelere sahiptirler. Bu yanl�� inanca g�re, Hz. �sa �lm��t�r ve tekrar yery�z�ne gelmeyecektir. ��phesiz bu asl� olmayan bir iddiad�r ve Rabbimiz'in Kuran'da bildirdi�i gibi, b�yle bir iddia ile ortaya ��kan kimseler, bu konuda herhangi bir bilgiye sahip de�ildirler. �man eden bir insan�n bilgi sahibi olmad��� bir konunun pe�inden gitmemesi ise Allah'�n inananlara bir emridir:

Hakk�nda bilgin olmayan �eyin ard�na d��me; ��nk� kulak, g�z ve kalp, bunlar�n hepsi ondan sorumludur. (�sra Suresi, 36)


Allah'a kar�� yalan uydurup iftira d�zenden veya O'nun ayetlerini yalanlayandan daha zalim kimdir? Hi� ��phesiz o zalimler kurtulu�a eremezler.
(Enam Suresi, 21)

Onlar, hem ondan al�koyarlar, hem kendileri ka�arlar. Onlar, yaln�zca kendi nefislerinden ba�kas�n� y�k�ma u�ratmazlar ama �uurunda de�ildirler.
(Enam Suresi, 26)

Baz� kimselerin bu yanl�� inanc�n etkisi alt�nda kalmalar�n�n nedeni, b�yle bir iddiada bulunman�n veya b�yle bir iddiaya inanman�n ne anlama geldi�ini tam olarak d���nmemeleri olabilir. Ya da bunun kendilerine y�kleyece�i sorumlulu�u fark edememi� olabilirler. Bizim de amac�m�z, bu yan�lg�ya d��m�� olanlar� yermek de�il, yanl�� bir d���nce i�inde olduklar�n� kendilerine a��klamak ve hatalar�ndan vazge�melerine arac� olabilmektir. Hz. �sa'n�n �ld���n� �ne s�ren kimselerin, ne kadar ciddi bir hata yapt�klar�n� anlamalar� i�in, �ne s�rd�kleri iddian�n ne anlama geldi�ini �ok iyi d���nmeleri gerekir. Allah, Kuran'da inkarc�lar�n Hz. �sa aleyhine kurduklar� tuzaklar�n� bozdu�unu ve onu �ld�remediklerini a��k ve net bir �ekilde bildirmektedir. Rabbimiz'in Nisa Suresi'nin 157. ayetinde oldu�u gibi, "Onu �ld�rmediler ve onu asmad�lar" �eklinde a��k�a haber verdi�i bir ger�e�i, g�z ard� etmek b�y�k bir sorumluluktur.

Ayr�ca unutmamak gerekir ki, b�yle bir iddiay� �ne s�rmek, inkarc�lar�n kutlu bir peygamber aleyhindeki planlar�n�n ba�ar�ya ula�t���n� savunmak anlam�na da gelmektedir. Oysa bu hi�bir �ekilde do�ru de�ildir. �nkarc�lar, Hz. �sa'y� �ld�rmeyi planlam�� ve bu planlar�n� ger�ekle�tirdiklerini d���nerek sevince kap�lm��lard�r. Ancak tuzak kuranlar�n en hay�rl�s� olan Allah, onlar�n tuzaklar�n� tam tersine �evirmi�, Hz. �sa'y� Kendi Kat�na y�kselterek onu �ld�rmelerini engellemi�tir. Rabbimiz inkarc�lar� h�srana u�ratm��, onlar�n sevin� duyacaklar� bir olay hi�bir �ekilde ger�ekle�memi�tir.

�unu da belirtmek gerekir ki, baz� yorumlarda da, Hz. �sa'n�n inkarc�lar taraf�ndan �ld�r�lmedi�i, ancak eceli gelerek �ld��� s�ylenmektedir. Bu da do�ru de�ildir. Bu yan�lg�ya g�re, Allah, Hz. �sa'n�n can�n� inkarc�lar kendisine ula�madan �nce alm��t�r ve Hz. �sa �lm��t�r. Halbuki Kuran'daki ilgili ayetler bu iddian�n da do�ru olmad���n� a��k�a g�stermektedir.

�stelik bu son derece yanl�� bir mant�kt�r. Bu durumu ��yle bir �rnekle a��klayabiliriz: �� ki�inin d��man olduklar� birini �ld�rmeyi planlad�klar�n� d���nelim. Bu ki�iye pusu kurup, �ld�rmeyi planlam�� olsunlar. Ve �ld�rmeyi d���nd�kleri insan�n, daha pusu yerine gelmeden hen�z yolda iken kalp krizinden �ld���n� varsayal�m. Bu durumda pusuyu kuran ki�iler her hal�karda hedeflerine ula�t�klar�n� d���nerek sevince kap�lacaklard�r. Ya da d��man oldu�u bir ki�iyi �ld�rmek amac�yla onun evine giden birini d���nelim.

Kar�� taraf�n kavga esnas�nda kendisine at�lan yumruklardan de�il de balkondan d��erek �ld���n� kabul edelim. S�z konusu ki�inin �lm�� olmas�, bu insan i�in istedi�i neticeyi elde etmesi anlam�na gelecektir. Benzer bir �rnek Hz. �sa'n�n durumu i�in de d���n�lebilir. �nkarc�lar Hz. �sa aleyhine bir tuzak kurmu�lard�r. Tuza��n amac�, Hz. �sa'n�n �lmesidir. Oysa Allah, Hz. �sa'ya kurulan tuza��n bozulaca��n� bildirmi�tir. E�er Hz. �sa'n�n �l�m� herhangi bir �ekilde ger�ekle�irse, bu, inkar edenlerin kurduklar� tuza��n onlar�n istedi�i gibi neticelenmesi anlam�na gelir, ki bu m�mk�n de�ildir. Hz. �sa, hi�bir �ekilde �lmemi�tir ve �ld�r�lmemi�tir. E�er b�yle bir durum ger�ekle�mi� olsayd�, bu Kuran'da bildirilirdi. Oysa Hz. �sa Allah Kat�na y�kseltilmi�tir. Allah'�n emri ile ikinci kez yery�z�ne gelecek, ger�ek din ahlak�n� d�nyaya hakim k�lacakt�r. Ve Hz. �sa'n�n �l�m�, ikinci kez d�nyaya geldikten ve bir s�re ya�ad�ktan sonra olacakt�r. (En do�rusunu Allah bilir.)

Baz� kimseler ise, Hz. �sa'n�n inkarc�lar�n kurdu�u tuzaktan korundu�unu ancak bir m�ddet ya�ad�ktan sonra �ld���n� �ne s�rmektedirler. Bu iddia, hi�bir makul dayana�� olmad��� gibi, pek �ok cevaps�z soruyu da beraberinde getirmektedir. S�z konusu kimselerin bu sorulara mant�kl� bir a��klama getirebilmeleri m�mk�n de�ildir. Hz. �sa ya�ad��� d�nemde, Allah'�n takdiriyle, aniden kaybolmu�, kendisini bir daha g�ren ve kendisiyle konu�an olmam��t�r. Bu ola�an�st� bir durumdur. E�er, bu ki�ilerin �ne s�rd��� gibi Hz. �sa bir m�ddet daha ya�ad�ysa, bu takdirde kendisini g�renlerin, onunla konu�up sohbet edenlerin tan�kl�klar�n�n olmas� gerekir. Ama b�yle bir bilgi yoktur. Halk aras�na hi� kar��madan, tek bir ki�iyle bile g�r��meden, hi� kimseyle konu�madan, kimseye tebli� yapmadan ya�am�� olmas�n�n m�mk�n olamayaca�� a��kt�r.

Unutmamak gerekir ki, Hz. �sa ile ilgili Kuran'da yer alan bilgilerin veya a��klamalar�n benzeri di�er peygamberler i�in bildirilmemi�tir. Hi�bir peygamberin �l�m� anlat�l�rken teveffi kelimesi kullan�lmam��t�r. Hi�bir peygamber i�in "... Kitab'�, hikmeti, Tevrat'� ve �ncil'i ��rettim..." (Maide Suresi, 110) �eklinde �� �lahi kitab�n da kendisine ��retildi�i bildirilmemi�tir. Hi�bir peygamber i�in, "O k�yamet i�in bir ilim (alamet)dir" (Zuhruf Suresi, 61) buyrulmam��t�r. Hi�bir peygamber i�in Hz. �sa'n�n y�kseltilmesi anlam�nda bir y�kseltilmeden haber verilmemi�tir. Hi�bir peygamber i�in, kendisine inananlar�n k�yamete kadar �st�n gelecekleri s�ylenmemi�tir. Hi�bir peygamber i�in �lmeden �nce kendisine inanmayacak kimsenin kalmayaca�� bildirilmemi�tir. T�m bunlar, Allah'�n Hz. �sa i�in �zel bir kader takdir etti�ini ve bu kadere uygun olarak Hz. �sa'n�n Allah Kat�nda diri oldu�unu ve yeniden d�nyaya gelece�ini g�steren �nemli delillerdir. (En do�rusunu Allah bilir.)


Biz el�ileri m�jde vericiler ve uyar�p-korkutucular olmaktan ba�ka (bir nedenle) g�ndermiyoruz. �u halde kim iman ederse ve (davran��lar�n�) d�zeltirse, art�k onlar i�in korku yoktur, onlar
mahzun da olmayacaklard�r.
(Enam Suresi, 48)

Andolsun, Biz her �mmete: "Allah'a kulluk edin ve ta�uttan ka��n�n" (diye tebli� etmesi i�in) bir el�i g�nderdik. B�ylelikle, onlardan kimine Allah hidayet verdi, onlardan kiminin �zerine sap�kl�k hak oldu... (Nahl Suresi, 36)

�nkarc�lar�n Hz. �sa'ya kurduklar� tuza��n bozulmas�, Hz. �sa'n�n diri olarak bedeni ve ruhuyla birlikte Allah Kat�na y�kseltilmesi, b�y�k bir mucizedir. Allah, tarih boyunca peygamberlerinden dilediklerini �e�itli mucizeler ile desteklemi�tir. Hz. Muhammed (sav)'e hak kitap olan Kuran-� Kerim'i indirmi�tir. Ayr�ca, Hz. Muhammed (sav)'in bir gecede, Allah'�n dilemesiyle, Mescid-i Haram'dan Mescid-i Aksa'ya g�t�r�lmesi (�sra Suresi, 1) ve m�minlerin g�venlik i�in Mescid-i Haram'a gireceklerinin �nceden kendisine haber verilmi� olmas� (Fetih Suresi, 27) da Rabbimiz'in Hz. Muhammed (sav)'e nasip etti�i mucizelerin baz�lar�d�r. Hz. Musa'n�n asas�n�n bir y�lan olup Firavun'un b�y�c�lerinin tuzaklar�n� yok etmesi, elinin bakanlara bembeyaz g�r�nmesi, Firavun ve ordular� taraf�ndan takip edilen Hz. Musa ve kavminin �n�nde K�z�ldeniz'in ikiye yar�lmas�; Hz. �sa'n�n babas�z olarak d�nyaya gelmesi, be�ikte iken insanlarla konu�mas�, �l�leri diriltmesi, c�zzaml�lar� iyile�tirmesi; Hz. �brahim'in ate�e at�ld���nda ate�in onun i�in serinlik k�l�nmas� da Allah'�n takdiriyle ger�ekle�en mucizelerdir.

M�minler Rabbimiz'in g�sterdi�i mucizelere inan�rlar ve bu mucizeler, onlar�n imani �evklerinin artmas�na vesile olur. Samimi olarak iman eden bir kimsenin t�m peygamberlerin mucizelerine ve Hz. �sa'n�n Allah'�n dilemesiyle ger�ekle�tirdi�i di�er mucizelerine nas�l iman ediyorsa, Hz. �sa'n�n Allah Kat�na mucizevi bir �ekilde y�kseltilmi� olmas�na da ayn� �ekilde iman etmesi gerekir.

T�m bunlar�n yan� s�ra, Hz. �sa'n�n �ld��� iddias�nda bulunan kimselerin, Allah'�n izniyle, Hz. �sa yery�z�ne ikinci kez geldi�inde ya�ayacaklar� mahcubiyeti de g�z �n�nde bulundurmalar� gerekir. Kuran'da ve Peygamber Efendimiz (sav)'in hadislerinde Hz. �sa'n�n geli�i ile ilgili bildirilen alametlerin pek �o�u ger�ekle�mi� durumdad�r. Bu da, bu kutlu misafirin geli� tarihinin �ok yakla�t���n� bizlere m�jdelemektedir. (En do�rusunu Allah bilir.) B�yle bir durumda m�minlerin, bu olay�n heyecan�n�, �evkini ve sevincini ya�amalar�, Allah'�n peygamberini kar��lamak i�in en g�zel haz�rl��� yapmak konusunda birbirleri ile yar��malar� laz�md�r. Dolay�s�yla, �e�itli nedenlerle s�z konusu yanl�� inanca kap�lm�� olanlar�n, �n yarg�lar�n� bir kenara b�rakarak, vicdanlar� ile bir kez daha d���nmeleri gerekir. �nan�yoruz ki, vicdanlar�na ba�vurduklar� ve Kuran'da konuyla ilgili ayetleri detayl� olarak tekrar incelediklerinde, onlar da do�ruyu g�recek ve bu yan�lg�lar�ndan kurtulacaklard�r.

Buna ra�men bilgi eksikli�i veya yanl�� bilgilendirme nedeniyle b�yle bir yan�lg�ya kap�lm�� olan kimselerin, �ne s�rd�kleri s�zde delilleri incelemek, bu as�ls�z iddian�n yanl��l���n�n bir kez daha g�sterilmesi a��s�ndan gereklidir.


�ddia I ve A��klamas�

Hz. �sa'n�n �ld���n� iddia eden kimselerin s�zde delil olarak �ne s�rd�kleri a��klamalardan biri Maide Suresi'nin 117. ayetinde ge�en "... Beni vefat ettirdi�inde (teveffeyteni) �zerlerindeki g�zetleyici Sendin..." ifadesidir. Ayette yer alan "vefat ettirmek" kelimeleri bu ki�iler taraf�ndan, biyolojik bir �l�m olarak alg�lanmakta ve Hz. �sa'n�n �lm�� oldu�una s�zde bir delil olarak kullan�lmaktad�r. Oysa bu do�ru de�ildir. Vefat ettirmenin, her zaman biyolojik olarak insan�n �l�m� manas�nda kullan�lmad���n� �nceki b�l�mlerde �slam alimlerinin yorumlar� �����nda incelemi�tik. Bu delilleri bir kez daha hat�rlatmak yerinde olacakt�r. Ayr�ca, ayette Hz. �sa'n�n �ld���n�n ifade edilmedi�inin, tam tersine diri olarak Allah Kat�na al�nd���n�n ba�ka delilleri de vard�r. T�m bu deliller �u �ekildedir:

1. Bu ayette "vefat ettirme" olarak terc�me edilen kelimeyle, Al-i �mran Suresi'nin 55. ayetinde kullan�lan kelime ayn�d�r, yani her iki ayette de "teveffa" kelimesi ge�mektedir. Daha �nce, Al-i �mran Suresi'nin 55. ayetini incelerken de a��klad���m�z gibi, "vefat" kelimesinin Arap�a kar��l��� T�rk�ede kullan�lan �l�m anlam�ndan farkl� anlamlar ta��maktad�r. Kuran'da "teveffa" kelimesinin hangi anlamlarda kullan�ld��� incelendi�inde, konu daha iyi anla��lacakt�r. Daha �nce konuyla ilgili olarak Z�mer Suresi'nin 42. ayetini incelemi�tik. Teveffa kelimesinin ne anlamda kullan�ld���n� g�steren bir di�er ayet ise Enam Suresi'nin 60. ayetidir:

Sizi geceleyin vefat ettiren (teveffakum) ve g�nd�z�n "g�� yetirip etkilemekte olduklar�n�z�" bilen, sonra ad� konulmu� ecel doluncaya kadar onda sizi dirilten O'dur... (Enam Suresi, 60)

Bu ayetten de anla��laca�� gibi, Allah uyuyan insan�n can�n� almaktad�r, ama bu haliyle insan bildi�imiz manada �lm�� olmaz. Yaln�zca ge�ici bir s�re i�in ruhu bedeninden ayr�lm�� farkl� bir boyuta girmi� olur. Uyanaca�� zaman ise tekrar ruhu bedenine iade edilir. E�er bu, biyolojik �l�m olarak a��klan�rsa, bu durumda Hz. �sa'n�n ya�ad��� s�re boyunca her gece �lm�� olmas� gerekir. Ayn� �ekilde t�m insanl���n da her gece �ld���n� kabul etmek laz�md�r. Oysa, kast edilen anlam, biyolojik manada bir �l�m de�ildir.

Teveffa kelimesinin, uyku manas�nda kullan�ld���n� s�yleyenlere g�re -ki �o�unluk bu g�r��tedir- ayetin tefsiri "Seni uyutaca��m" �eklindedir. Sonu� olarak Hz. �sa'n�n uykudakine benzer bir duruma sokularak Allah Kat�na y�kseltildi�ini, olay�n bildi�imiz �l�m olmad���n�, sadece bu boyuttan bir ayr�l�� oldu�unu s�yleyebiliriz. (En do�rusunu Allah bilir.)

�a�da� �slam alimlerinden Muhammed Halil Herras, konuyla ilgili olarak �u yorumda bulunmaktad�r:

Bu ayette ge�en "teveffi" kelimesi �l�m manas�nda de�il, uyutma manas�ndad�r. �ayet �l�m manas�n� kabul edeceksek, o zaman Hz. �sa'n�n Allah Kat�na �l� olarak y�kseltilmesinin bir a��klamas� olmaz. Yine teveffi kelimesi �l�m anlam�nda kullan�l�rsa, "Hz. �sa'n�n Yahudilerden kurtar�lma ve temizlenme" m�jdesinin de bir manas� kalmaz, �stelik Allah onu �ld�rerek Yahudilere yard�m etmi� olurdu. (Allah'� tenzih ederiz.) Ayr�ca Al-i �mran Suresi'nin 54. ayetindeki Allah'�n mekrini (tuza��n�) nas�l anlayaca��z? Yahudiler �ld�rmeden �nce, Allah'�n Hz. �sa'y� �ld�rmesi onun mekrine (tuza��na) s��maz. Ger�ek mekr (tuzak) odur ki, Allah Hz. �sa'y� diri olarak Kendi Kat�na y�kseltecek, Hz. �sa ahir zamanda inecektir...72

Ayn� �ekilde Elmal�l� Hamdi Yaz�r da Maide Suresi'nin 117. ayetini tefsir ederken, Al-i �mran Suresi 55. ayette ge�en "m�teveffi" kelimesine dikkat �ekmi� ve bu kelimenin her iki ayette de ayn� anlamda kullan�ld���n� ifade etmi�tir. Elmal�l� tefsirinde �u a��klama yer almaktad�r:

... Fakat ne zaman ki Sen beni vefat ettirdin, i�lerinden ald�n, kald�rd�n.73

Yani, bu ayette ge�en "beni vefat ettirdi�inde" ifadesi, Hz. �sa'n�n biyolojik olarak bilinen anlamda �ld���ne de�il, Allah Kat�na y�kseltildi�ine, uykuya benzer bir duruma sokularak bu boyuttan al�nd���na i�aret etmektedir. (En do�rusunu Allah bilir.)

2. Baz� kimseler, Maide Suresi'nin 116. ve 117. ayetlerinde bildirilen haberleri yanl�� yorumlamakta, bu nedenle de konuyla ilgili olarak birtak�m yan�lg�lara kap�lmaktad�rlar. Oysa bu ayetler, sonraki ayetler ve �slam alimlerinin ve m�fessirlerin konuyla ilgili a��klamalar� do�rultusunda incelendi�inde, bu ki�ilerin yan�lg�ya d��t�kleri a��k bir �ekilde anla��lacakt�r. Maide Suresi'nin 116. ayetinde ��yle buyurulmaktad�r:

Allah: "Ey Meryem o�lu �sa, insanlara, beni ve annemi Allah'� b�rakarak iki ilah edinin, diye sen mi s�yledin?" dedi�inde: "Seni tenzih ederim, hakk�m olmayan bir s�z� s�ylemek bana yak��maz. E�er bunu s�yledimse mutlaka Sen onu bilmi�sindir. Sen bende olan� bilirsin, ama ben Sende olan� bilmem. Ger�ekten, g�r�nmeyenleri (gaybleri) bilen Sensin Sen." (Maide Suresi, 116)

S�z konusu ki�iler, Allah'�n Hz. �sa'ya sormu� oldu�u bu sorunun, Hz. �sa'n�n �ld���n� haber verdi�ini iddia etmektedirler. Oysa bu ayette bildirilen ifade, ahiret g�n�nde Rabbimiz'in Hz. �sa Mesih'le konu�mas�d�r. Ayetin sonras�nda yer alan di�er ayetler incelendi�inde, bu, a��k�a g�r�lmektedir:

Ben onlara bana emrettiklerinin d���nda hi�bir �eyi s�ylemedim. (O da �uydu:) 'Benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin.' Onlar�n i�inde kald���m s�rece, ben onlar�n �zerinde bir �ahidim. Beni vefat ettirdi�inde, �zerlerindeki g�zetleyici Sendin. Sen her�eyin �zerine �ahid olans�n." (Maide Suresi, 117)

"E�er onlar� azapland�r�rsan, ��phesiz onlar Senin kullar�nd�r, e�er onlar� ba���larsan, ��phesiz Aziz olan, Hakim olan Sensin Sen." (Maide Suresi, 118)

Allah dedi ki: "Bu, do�rulara, do�ru s�ylemelerinin yarar sa�lad��� g�nd�r. Onlar i�in, i�inde ebedi kalacaklar�, alt�ndan �rmaklar akan cennetler vard�r. Allah onlardan raz� oldu, onlar da O'ndan raz� olmu�lard�r. ��te b�y�k 'kurtulu� ve mutluluk' budur." (Maide Suresi, 119)

Ayr�ca, Kuran'da ahiret g�n�ne dair verilen ba�ka haberler de vard�r. Ebu Leheb'in hen�z hayattayken, cehenneme girecek olmas�n� Rabbimiz'in haber vermesi bunun �rneklerinden biridir. Ayetlerde �u �ekilde haber verilmi�tir:

Ebu Leheb'in iki eli kurusun; kurudu ya. Mal� ve kazand�klar� kendisine bir yarar sa�lamad�. Alevi olan bir ate�e girecektir. E�i de; odun hamal� ve boynuna b�k�lm�� bir ip (ba�lanm��) olarak. (Mesed Suresi, 1-5)

Benzer bir �ekilde, Kuran'da ahiret g�n�nde Allah'�n insanlar� hesaba �ekti�i ve cehennem bek�ilerinin, azab� hak eden insanlarla konu�tu�u da bildirilmektedir.

Ey cin ve insan toplulu�u, i�inizden size ayetlerimi aktar�p-okuyan ve size bu kar�� kar��ya geldi�iniz g�n�n�zle sizi uyar�p-korkutan el�iler gelmedi mi? Onlar: "Nefislerimize kar�� �ehadet ederiz" derler. D�nya hayat� onlar� aldatt� ve ger�ekten kafir olduklar�na dair kendi nefislerine kar�� �ehadet ettiler. (Enam Suresi, 130)

�nkar edenler, cehenneme b�l�k b�l�k sevk edildiler. Sonunda oraya geldikleri zaman, kap�lar� a��ld� ve onlara (cehennemin) bek�ileri dedi ki: "Size Rabbiniz'in ayetlerini okuyan ve bug�nle kar��la�aca��n�z� (s�yleyip) sizi uyaran el�iler gelmedi mi?" Onlar: "Evet." dediler. Ancak azap kelimesi kafirlerin �zerine hak oldu. (Z�mer Suresi, 71)

G�r�ld��� gibi Allah Kuran'da ahirette yap�lan �e�itli konu�malardan �rnekler vermektedir. Hz. �sa'n�n ayette bildirilen konu�mas� da, ikinci kez yery�z�ne gelip �ld�kten sonra ahirette Rabbimiz'in kendisi ile yapaca�� konu�mad�r.

H�ristiyanlar, Hz. �sa'y� ilahla�t�rarak (Allah'� tenzih ederiz) b�y�k bir sapk�nl��a d��m��lerdir. Bu sapk�n inanca sahip olanlar, ahiret g�n�nde Rabbimiz'in huzurunda hesap verecekler, Hz. �sa da onlar�n hak dinden sapt�klar�na �ahitlik edecektir. Ayetlerde Hz. �sa'n�n bu �ahitli�i haber verilmektedir. ��nk� Hz. �sa kavmine, di�er t�m peygamberler gibi, Allah'a bir ve tek olarak iman etmeyi, sadece O'na kullukta bulunmay� tebli� etmi�tir. Hz. �sa'n�n bu �ahitli�inin ahiret g�n�nde olaca��, yani yukar�da bildirilen ayetlerin hesap g�n�ne dair bir haber oldu�u, Maide Suresi'nin 119. ayetinden de anla��lmaktad�r. Ayette bildirilen, "Bu, do�rulara do�ru s�ylemelerinin yarar sa�lad��� g�nd�r." a��klamas� buna i�aret etmektedir.

G�r�ld��� gibi, s�z konusu ayetlerde ge�mi�e dair de�il, gelece�e y�nelik bir anlat�m vard�r. "... Beni vefat ettirdi�inde..." �eklinde ayette yer alan c�mlede de, Hz. �sa'n�n ge�mi�te �ld��� �eklinde tefsir edilebilecek hi�bir i�aret yoktur. Di�er bir deyi�le, bu ayette bildirilen ifadenin Hz. �sa'n�n daha �nce �lm�� oldu�unu g�steren bir delil olarak kullan�lmas� m�mk�n de�ildir.


Ey Kitap Ehli, el�ilerin aras� kesildi�i d�nemde: "Bize m�jdeci de, bir uyar�c� da gelmedi" demenize (f�rsat kalmas�n) diye size apa��k anlatan el�imiz geldi. B�ylece m�jdeci de, uyar�c� da gelmi�tir art�k. Allah her�eye g�� yetirendir.
(Maide Suresi, 19)

Di�er yandan, �slam alimlerinin b�y�k �o�unlu�u da, ayette yer alan bilginin -daha �nce de vurgulad���m�z gibi- Hz. �sa'n�n �lmesi anlam�nda de�il, Hz. �sa'n�n Allah Kat�na y�kseltilmesi anlam�nda kullan�ld��� konusunda hemfikirdirler. �rne�in �slam alimi Fahruddin Razi, ayette bildirilen anlam�n "Hz. �sa'n�n g��e �ekilmesi" oldu�unu a��klamaktad�r.74 Ayn� �ekilde, �bn Kesir, "bu ayetin Hz. �sa'n�n �l�m�ne i�aret etmedi�ini, k�yamet g�n�nde ger�ekle�ecek bir muhaverreyi (konu�ma) anlatt���n� ve ayette bilinen anlamda �l�m kelimesinin kullan�lmad���n�" s�ylemektedir.75 Mevkif�'l Akl adl� eserde ise �eyh�lislam Mustafa Sabri, ayeti �u �ekilde tefsir etmektedir: "Sen beni aralar�ndan �ekip ald�n ve yery�z�nde ili�kimi sona erdirdin." Bu tefsirle birlikte Mustafa Sabri konuyu ��yle a��klamaktad�r; "Bu, Kat�na y�kseltmek suretiyle almakt�r, yoksa �ld�rmek de�ildir." Hasan Basri �antay, �mer Nasuhi Bilmen ve Sabuni gibi �a�da� m�fessirler de, ayette ge�en "vefat ettirmek" kelimelerinin, "Sen beni i�lerinden (Kendine �ekip) semaya kald�rd�n" manas�na geldi�ini s�ylemi�lerdir.76


�ddia II ve A��klamas�

Kitab�n �nceki b�l�mlerinde detayl� olarak inceledi�imiz gibi Hz. �sa'n�n Allah Kat�na y�kseltilmesi, Hz. �sa'n�n �lmemi� oldu�unu g�steren �nemli delillerden biridir. Ancak, bu konu baz� kimseler taraf�ndan yanl�� yorumlanmaktad�r. Bu yanl�� yorumlar�n temelinde, s�z konusu kimselerin Hz. �sa'n�n y�kseltilmesini bizim ba��ml� oldu�umuz zaman ve mekan kavramlar� ile de�erlendirmeye kalk��malar� yer almaktad�r. Bu da, onlar�n Hz. �sa'n�n fiziksel olarak bilinen anlamda g�ky�z�nde oldu�u gibi sapk�n bir kanaate kap�lmalar�na, bu kanaatleri nedeniyle de Hz. �sa'n�n Allah Kat�na y�kseltildi�i ger�e�ini tamamen reddetmelerine sebep olmaktad�r. Oysa, bu son derece yanl�� bir d���ncedir. �ncelikle, Hz. �sa'n�n Allah Kat�na y�kseltilmesi ile kas�t, Hz. �sa'n�n bilinen anlamda g�ky�z�nde ya�amaya ba�lamas� de�ildir. Hz. �sa'n�n y�kseltilmesinden kas�t, Allah'�n Hz. �sa'y� zamandan ve mekandan ba��ms�z ayr� bir boyuta almas�d�r. (En do�rusunu Allah bilir.)

�nsanlar zaman ve mekanla s�n�rl� bir boyutta ya�arlar ve yaln�zca bu boyutun s�n�rlar� i�erisinde, Allah'�n takdir etti�i kadar�yla ve O'nun diledi�i �ekilde, olaylar� alg�lar ve kavrarlar. Ancak Kuran'�n pek �ok ayetinde, insanlar�n bildikleri boyutlar�n d���nda boyutlar�n da var oldu�u bildirilmi�tir. �rne�in melekler ve cinler, bizim bildi�imiz ve alg�layabildi�imiz boyutun d���nda bir boyuttad�rlar. Ve Rabbimiz diledi�i takdirde, melekler ve cinler kendilerinin bulundu�u boyuttan insanlar�n bulundu�u boyuta ge�ebilmektedirler. Kuran'da, di�er boyutlar�n varl���na i�aret eden ayetler incelendi�inde bu konu daha iyi anla��lacakt�r.

1. Allah Alemlerin Rabbidir

Allah'�n Kuran'da bildirilen s�fatlar�ndan biri de "alemlerin Rabbi" olmas�d�r. Bu, insanlar�n bildi�i ve ya�ad��� d���nda ba�ka alemlerin de oldu�una i�aret etmektedir. (En do�rusunu Allah bilir.) Allah, bizim bildi�imiz ve bilmedi�imiz, kavrayabildi�imiz ve kavrayamad���m�z t�m alemlerin Yarat�c�s� ve Rabbi'dir. Kuran'da "alemlerin Rabbi" ifadesinin yer ald��� baz� ayetler �u �ekildedir:

Buna kar��l�k ben sizden bir �cret istemiyorum; �cretim yaln�zca alemlerin Rabbine aittir. (�uara Suresi, 109)

Ger�ekten o (Kur'an), alemlerin Rabbinin (bir) indirmesidir. (�uara Suresi, 192)

Oraya gitti�inde, kendisine seslenildi: "Ate� (yerin)de olanlar da, �evresinde bulunanlar da kutlu k�l�nm��t�r. Alemlerin Rabbi olan Allah Y�cedir. (Neml Suresi, 8)

Derken oraya geldi�inde, o kutlu yerdeki vadinin sa� yan�nda olan bir a�a�tan: "Ey Musa, alemlerin Rabbi olan Allah Benim;" diye seslenildi. (Kasas Suresi, 30)

Kendisinde ��phe olmayan bu Kitab'�n indirili�i alemlerin Rabbi taraf�ndand�r. (Secde Suresi, 2)

Melekleri de ar��n etraf�n� �evirmi�ler olarak Rablerini hamd ile tesbih ettiklerini g�r�rs�n. Aralar�nda hak ile h�k�m verilmi�tir ve: "alemlerin Rabbine hamd olsun" denilmi�tir. (Z�mer Suresi, 75)


2. �ehitler �nsanlar�n Bilmedi�i Bir Boyutta Ya�amaktad�rlar

Kuran'da, insanlar�n bildi�i boyutun d���nda ba�ka boyutlar�n oldu�una i�aret eden ayetlerden bir di�eri de �ehitlerin makam�n�n ve konumunun bildirildi�i ayetlerdir. Bu ayetlerden birinde �u �ekilde buyurulmaktad�r:

Ve sak�n Allah yolunda �ld�r�lenlere "�l�ler" demeyin; hay�r onlar diridirler. Fakat siz bunun �uurunda de�ilsiniz. (Bakara Suresi, 154)

Allah, �ehit olanlar� -d�nyada bilinen anlam�yla �lm�� g�r�nmelerine ra�men- �l�ler olarak adland�rmamam�z� bildirmi�tir. Ayette, �ehitlerin �l� de�il diri olduklar�, ancak bunun ne �ekilde oldu�unun insanlar taraf�ndan tam anlam�yla kavranamayaca�� haber verilmi�tir. Ayette bildirilen "... Fakat siz �uurunda de�ilsiniz." ifadesi de, insanlar�n bu konumu bilmediklerinin ve d�nya ko�ullar�nda anlayamayacaklar�n�n i�aretidir. (En do�rusunu Allah bilir.) �ehitlerin konumunu bildiren ba�ka ayetlerde ise, zaman ve mekan�n olmad���, daha farkl� bir boyutta Allah'�n onlar i�in ya�am takdir etti�i �u �ekilde bildirilmektedir:

Allah yolunda �ld�r�lenleri sak�n '�l�ler' saymay�n. Hay�r, onlar, Rableri Kat�nda diridirler, r�z�klanmaktad�rlar. Allah'�n Kendi fazl�ndan onlara verdikleriyle sevin� i�indedirler. Onlara arkalar�ndan hen�z ula�mayanlara m�jdelemeyi isterler ki, onlara hi�bir korku yoktur, mahzun da olacak de�illerdir. Onlar, Allah'tan bir nimeti, bir fazl� (bollu�u) ve ger�ekten Allah'�n m�'minlerin ecrini bo�a ��karmad���n� m�jdelemektedirler. (Al-i �mran Suresi, 169-171)

G�r�ld��� gibi �ehitler, insanlar taraf�ndan bilinmeyen bir boyutta ya�amaktad�rlar. O boyutta r�z�klanmakta, sevin� duymakta, kendilerinden sonra gelenlere m�jde vermek istemektedirler. Bu durumda �z�n� kavrayamad�klar� i�in Hz. �sa'n�n Allah Kat�na y�kseltilmi� olmas�yla ilgili yersiz ��phe ve teredd�te kap�lanlar�n, �ehitlerin ya�at�ld�klar� boyuttan da ��phe duymalar� gerekir. Oysa, bundan ��phe duymay� gerektirecek hi�bir delilleri yoktur. �te yandan, t�pk� �ehitlerin, meleklerin, cinlerin oldu�u gibi Hz. �sa'n�n da insanlar�n bildi�inden farkl� bir boyutta ya�ad���n�n ve Allah diledi�inde, tekrar yery�z�ne d�nece�inin onlarca a��k delili vard�r. Allah Hz. �sa'y� Kendi Kat�na alm��t�r ve Allah'�n takdir etti�i vakit geldi�inde, tekrar yery�z�ne -zaman ve mekan�n oldu�u boyuta- d�necektir. (En do�rusunu Allah bilir.)


3. Melekler Bulunduklar� Boyuttan Yery�z�ne �nmekte ve Tekrar Allah Kat�na ��kmaktad�rlar

Meleklerin varl���na inanmak, iman�n temel esaslar�ndan biridir. Allah, Kuran'da meleklerle ilgili �e�itli bilgiler vermi�tir. Melekler, s�rekli Allah'� an�p y�celten, Rabbimiz'in kendileri i�in belirledi�i g�revi tam ve eksiksiz olarak yerine getiren, Allah'a g�n�lden teslim olmu� varl�klard�r. �nsanlar�n bildi�i zaman ve mekan boyutundan farkl� bir boyutta ya�arlar. Meleklerin ya�ad��� boyutun, bizim bildi�imiz kavramlar�n d���nda oldu�una i�aret eden bir ayet �u �ekildedir:

(Bu azap) Y�ce makamlar sahibi olan Allah'tand�r. Melekler ve Ruh (Cebrail), O'na, s�resi elli bin y�l olan bir g�nde ��kabilmektedir. (Mearic Suresi, 3-4)

Ayette bildirilen "elli bin y�l olan bir g�n" ifadesi, meleklerin bizim s�n�rl� oldu�umuz zaman kavram� ile s�n�rl� olmad�klar�n� g�stermektedir. Ayr�ca insan�n bildi�i zaman kavram�n�n �tesinde bir ya�am daha oldu�unun ve bu ya�am�n d�nyadakine benzer bir zaman veya mekan kavram�na ba��ml� olmad���n�n delillerinden biridir. Hz. �sa'n�n da b�yle bir boyutta ya��yor olmas� m�mk�nd�r. (En do�rusunu Allah bilir.)


Ki O, el�ilerini hidayetle ve hak din ile, di�er b�t�n dinlere kar�� �st�n k�lmak i�in g�nderdi.
�ahid olarak Allah yeter.
(Fetih Suresi, 28)

Meleklerin, Allah'�n diledi�i vakitte takdir etti�i bir i� i�in d�nyaya geliyor olmalar� ise, di�er boyutlardan bizim boyutumuza ge�i�in Rabbimiz'in izin vermesiyle m�mk�n oldu�unu g�stermektedir. Kuran'da meleklerin, kimi zaman Allah'�n insanlara vahyini iletmek, kimi zaman da m�minlere yard�m etmek ve onlara destek olmak i�in Allah'�n izniyle yery�z�ne indikleri bildirilmektedir:

Sen m�minlere: "Rabbiniz'in size meleklerden indirilmi� �� bin ki�iyle yard�m iletmesi size yetmez mi?" diyordun. (Al-i �mran Suresi, 124)

Kullar�ndan dilediklerine, melekleri emrinden olan ruh ile indirir: "Ben'den ba�ka �lah yoktur, �u halde Ben'den korkup-sak�n�n" diye uyar�n. (Nahl Suresi, 2)

Bir ba�ka ayette ise meleklerin Allah'�n takdir edece�i farkl� g�revler i�in de yery�z�ne inebildikleri haber verilmi�tir:

Melekler ve ruh, onda Rablerinin izniyle her bir i� i�in inerler. (Kadir Suresi, 4)

Ayr�ca, Kuran'da Hz. �brahim'e ve Hz. Lut'a meleklerin el�iler olarak gelip kavimlerine gelecek azab� haber verdikleri; Hz. Zekeriya'ya gelip onu bir �ocuk ile m�jdeledikleri; Hz. Meryem'e gelip kendisinin se�kin k�l�nd���n� ve Hz. �sa'n�n do�umunu haber verdikleri bildirilmektedir. Kuran-� Kerim'in Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)'e Cebrail arac�l��� ile vahyedili�i ve Efendimiz (sav)'in Cebrail'i g�r��� ise �u �ekilde anlat�lmaktad�r:

Ona (bu Kur'an'�) �st�n (olduk�a �etin) bir g�� sahibi (Cebrail) ��retmi�tir. (Ki o,) G�r�n�m�yle �arp�c� bir g�zelli�e sahiptir. Hemen do�ruldu. O, en y�ksek bir ufuktayd�. Sonra yakla�t�, derken sark�verdi. Nitekim (ikisi aras�ndaki uzakl�k) iki yay kadar (oldu) veya daha yak�nla�t�. B�ylece O'nun kuluna vahyetti�ini vahyetti. Onun g�rd���n� g�n�l yalanlamad�. Yine de siz g�rd��� (�ey) �zerinde onunla tart��acak m�s�n�z? Andolsun, onu bir de di�er ini�te g�rm��t�. Sidret�'l-M�nteha'n�n yan�nda. Ki Cennet�'l-Me'va onun yan�ndad�r. Sidreyi �rten �rtmekte iken, g�z kay�p-�a�mad� ve (s�n�r�) a�mad�. Andolsun, o, Rabbinin en b�y�k ayetlerinden olan� g�rd�. (Necm Suresi, 5-18)


�Sizin ger�ekten Allah'�n her�eye g�� yetirdi�ini ve ger�ekten Allah'�n ilmiyle her�eyi ku�att���n� bilmeniz, ��renmeniz i�in.
(Talak Suresi, 12)

G�r�ld��� gibi melekler, Allah'�n dilemesiyle �e�itli d�nemlerde yery�z�ne inmekte ve tekrar Allah Kat�na ��kmaktad�rlar. Ancak onlar�n Allah Kat�na ��k�yor olmalar�, elbette d�nyada bizim bildi�imiz kavramlara g�re yok olmalar� anlam�na gelmemektedir. Sadece ba�ka bir boyuta ge�mekte, bizim kavray���m�z d���nda ya�amlar�na devam etmektedirler. Benzer bir �ekilde Hz. �sa'n�n Allah Kat�na al�nm�� olmas� da, �ld��� anlam�na gelmez. Nitekim, pek �ok ayette Hz. �sa'n�n �lmedi�i a��k olarak bildirilmekte, hadislerle de bu ger�ek bir kez daha teyid edilmektedir. Hz. �sa da bizim kavrayamad���m�z bir boyutta diridir. Ayr�ca, meleklerin iki boyut aras�nda, Allah'�n dilemesiyle, hareket ediyor olmalar�, Rabbimiz diledi�i takdirde bunun �ok kolay oldu�unu g�stermektedir. Hz. �sa da, Allah'�n takdir etti�i vakit geldi�inde, yery�z�ne geri d�necek ve Rabbimiz'in el�isi olarak insanlar� ger�ek din ahlak�na davet edecektir. (En do�rusunu Allah bilir.)

T�m bu deliller, Allah'�n g�c�n� ve kudretini gere�i gibi takdir edemedikleri i�in Hz. �sa'n�n �lmedi�i ve yery�z�ne geri d�nece�i ger�e�ini reddetmeye �al��an kimselerin, b�y�k bir yan�lg� i�inde olduklar�n�n g�stergesidir. Unutmamak gerekir ki, Allah �st�n g�� ve kudret sahibi, her�eye kadir oland�r. Diledi�ini diledi�i �ekilde yarat�r. �lmi sonsuzdur. �nsan�n sahibi oldu�u her t�rl� bilgi ise, Allah'�n takdir etti�i kadar�yla s�n�rl�d�r. �nsan bir olay�, bu olay�n ne �ekilde ger�ekle�ti�ini ve hikmetlerini ancak Allah'�n diledi�i �l��de kavrayabilir. Hz. �sa'n�n inkarc�lardan kurtar�l�p Allah Kat�na al�nmas� da, insanlar�n ne �ekilde meydana geldi�ini tam olarak kavrayamad�klar� olaylardan biri olabilir. �nkar edenler Hz. �sa'y� �ld�rmek i�in geldiklerinde b�y�k bir mucize ger�ekle�mi�tir. Mucizeler, iman edenlerin imanlar�n� g��lendiren, iman etmeyen baz� insanlar�n imanlar�na vesile olan harikalard�r. M�minler �ahit olduklar� her mucizede, Allah'a y�nelip d�ner, O'nun �st�n g�c�n� tesbih ederler. Allah'a duyduklar� sayg� dolu korku, i�li sevgi daha da g��lenir, �evkleri ve heyecanlar� artar. Hz. �sa'n�n inkarc�lar�n tuzaklar�ndan korunup, bedeni ve ruhuyla birlikte bu boyuttan ayr�lmas� da, m�minlere heyecan veren mucizelerden biridir. Allah'�n belirledi�i s�re geldi�inde, b�y�k bir mucize daha ger�ekle�ecek ve Hz. �sa d�nyaya geri d�necektir. Bu ger�ek, ayetlerle ve hadislerle m�jdelenmi�tir ve t�m iman edenlerin �zerinde d���nmesi gereken bir harikad�r.


Kuran'da Yer Alan Di�er ��ari Anlat�mlar

Bu konunun ba��nda da belirtti�imiz gibi, Hz. �sa'n�n Allah Kat�na y�kseltilmi� olmas�n� kavrayamayan kimselerin yapt�klar� en �nemli hatalardan biri Allah'�n zamandan ve mekandan m�nezzeh oldu�u ger�e�ini gere�i gibi d���nmemeleridir. Oysa Kuran'da �nceki sat�rlarda yer verdi�imiz gibi, insanlar�n bildi�i ve �ahit oldu�u boyutlar d���nda boyutlar�n oldu�una dair pek �ok delil vard�r. Baz� ayetlerde ise i�ari anlat�mlar yer almaktad�r. Bu i�ari anlat�mlar da, Hz. �sa'n�n Allah Kat�na y�kseli�i konusunun Kuran'daki delillerini anlamak a��s�ndan �nemlidir. �rne�in, Bakara Suresi'nin 210. ayetinde Rabbimiz, "b�t�n i�lerin Kendisi'ne d�nd�r�ld���n�" bildirmektedir:

Onlar, bulut g�lgeleri i�inde Allah'�n (azab�n�n) meleklerle onlara gelmesini ve (azap) emrinin ger�ekle�mesini mi g�zl�yorlar? Oysa b�t�n i�ler Allah'a d�ner. (Bakara Suresi, 210)

Bir ba�ka ayette ise, t�m i�lerin insanlar�n zaman kavram�na g�re "bin y�l s�reli bir g�nde" Allah'a y�kseldi�i haber verilir:

G�kten yere her i�i O evirip d�zene koyar. Sonra (i�ler,) sizin saymakta oldu�unuz bin y�l s�reli bir g�nde yine O'na y�kselir. (Secde Suresi, 5)

Bu ayetlerde bildirilen "t�m i�lerin Allah'a d�n�yor" olmas�, Allah'�n zamandan ve mekandan m�nezzeh oldu�u ger�e�inin delillerinden biridir. Allah, kainatta olan t�m olaylar�, en ince ayr�nt�s�na kadar bilendir. A��k�a yap�lan bir i� de gizlice ger�ekle�tirildi�i d���n�len bir hareket de dahil olmak �zere hi�bir �ey Rabbimiz'den sakl� kalmaz. S�z konusu ayetlerde "b�t�n i�ler Allah'a d�ner" mealindeki ifadelerle bu ger�e�e i�aret edilmektedir. Bir di�er ayette ise, Hz. Muhammed (sav)'le birlikte hicret eden m�minlerin durumu haber verilirken, ��yle buyurulmaktad�r:

... Allah'a ve Resul�'ne hicret etmek �zere evinden ��kan, sonra kendisine �l�m gelen ki�inin ecri ��phesiz Allah'a d��m��t�r... (Nisa Suresi, 100)

Bu ayette ge�en "Allah'a hicret eden" ifadesi de, Rabbimiz'in mekandan m�nezzeh oldu�unu bildiren i�ari anlamlardan biridir. M��riklerin ve inkar edenlerin bask�s� nedeniyle yurtlar�ndan ��kan ve Hz. Muhammed (sav)'le birlikte hicret eden m�minler elbette, zaman ve mekan kavramlar�yla s�n�rl� olarak d���nd���m�z manada Allah'a hicret etmemi�lerdir. Bu ayette de i�ari manada bir anlat�m vard�r. Salih m�minlerin Allah'�n r�zas� ve rahmetini umarak yurtlar�ndan ��k�p, Peygamber Efendimiz (sav)'e itaat ederek ba�ka bir yerle�im yerine hicret etmeleri haber verilmektedir.

Ayn� �ekilde, Hz. �brahim'in Kuran'da bildirilen "��phesiz ben, Rabbime gidiciyim; O, beni hidayete erdirecektir." (Saffat Suresi, 99) ayeti de, Hz. �brahim'in hicretine i�aret etmektedir.

Ayr�ca Kuran'da, insanlar�n bildi�i zaman, uyku ve �l�m kavram�n�n d���nda, uyutulan veya �ld�r�len sonra da yeniden diriltilen insanlardan bahsedilmektedir. Bunlardan biri, y�zy�l �l� b�rak�ld�ktan sonra diriltildi�i bildirilen kimsedir. Di�eri ise, uzun y�llar uyuduktan sonra uyand�r�lan Kehf Ehli'dir.


Y�zy�l sonra diriltilen adam


E�er her ikisinde (g�kte ve yerde) Allah'�n d���nda ilahlar olsayd�, elbette, ikisi de bozulup gitmi�ti. Ar��n Rabbi olan Allah onlar�n nitelendiregeldikleri �eylerden y�cedir.
(Enbiya Suresi, 22)

Y�zy�l �l� b�rak�ld�ktan sonra diriltilen adam�n durumu ayette ��yle haber verilir:

Ya da alt� �st�ne gelmi� �ss�z duran bir �ehre u�rayan gibisini (g�rmedin mi?) Demi�ti ki: "Allah buras�n� �l�m�nden sonra nas�l diriltecekmi�?" Bunun �zerine Allah onu y�zy�l �l� b�rakt� sonra onu diriltti. (Ve ona) Dedi ki: "Ne kadar kald�n?" O: "Bir g�n veya bir g�nden az kald�m" dedi. (Allah ona:) "Hay�r y�z y�l kald�n, b�yleyken yiyece�ine ve i�ece�ine bak hen�z bozulmam��; e�e�ine de bir bak; (bunu yapmam�z) seni insanlara ibret-belgesi k�lmam�z i�indir. Kemiklere de bir bak nas�l biraraya getiriyoruz sonra da onlara et giydiriyoruz?" dedi. O kendisine (bunlar) apa��k belli olduktan sonra dedi ki: "(Art�k �imdi) Biliyorum ki ger�ekten Allah her�eye g�� yetirendir. (Bakara Suresi, 259)

Allah, diledi�ini diledi�i surette yaratan, her�eye kadir oland�r. Ayette haber verilen adam�n durumu bu ger�e�in �rneklerinden biridir. Zaman ve mekan kavramlar�ndan m�nezzeh olan Rabbimiz, diledi�i takdirde insanlar� da bilinen zaman ve mekan kavramlar�n�n d���na ��karabilir, onlara ola�an�st� durumlar ya�atabilir. Hi� ��phesiz bu, Allah i�in �ok kolayd�r. Zamanla ve mekanla s�n�rl� olan insand�r. Rabbimiz ise zamandan, mekandan, her t�rl� eksiklik ve noksanl�ktan m�nezzeh olan, istedi�ini diledi�i �ekilde yaratand�r. Allah'�n "ol" demesi bir i�in ger�ekle�mesi i�in yeterlidir. Bu ger�ek, ayetlerde ��yle haber verilir:

Onu istedi�imizde herhangi bir �ey i�in s�z�m�z, ona yaln�zca "Ol" demekten ibarettir; o da hemen oluverir. (Nahl Suresi, 40)

Dirilten ve �ld�ren O'dur. Bir i�in olmas�na h�kmetti mi, ona yaln�zca: "Ol" der, o da hemen oluverir. (M�min Suresi, 68)

G�kleri ve yeri (bir �rnek edinmeksizin) yaratand�r. O, bir i�in olmas�na karar verirse, ona yaln�zca "Ol" der, o da hemen oluverir. (Bakara Suresi, 117)


Kehf Ehli'nin y�llar sonra uyand�r�lmalar�

Konuya i�aret eden di�er bir �rnek ise Kehf Suresi'ndeki "Ashab-� Kehf" k�ssas�ndad�r.


� Madem ki siz onlardan ve Allah'tan ba�ka tapt�klar�ndan kopup-ayr�ld�n�z, o halde, (da�lara �ekilip) ma�araya s���n�n da Rabbiniz size rahmetinden (bolca bir miktar�n�) yays�n ve i�inizden size bir yarar kolayla�t�rs�n.
(Kehf Suresi, 16)

Allah Kehf Suresi'nde, din ahlak�na kar�� olan h�k�mdar�n zulm�nden korunmak i�in ma�araya s���nan bir grup gencin haberlerini bildirmektedir. Bu k�ssada onlar�n uzun y�llar uyuduktan sonra tekrar uyand�r�ld�klar� anlat�lmaktad�r. Ayetler ��yledir:

O gen�ler ma�araya s���nd�klar� zaman demi�lerdi ki: "Rabbimiz Kat�ndan bize bir rahmet ver ve i�imizden bize do�ruyu kolayla�t�r (bizi ba�ar�l� k�l). B�ylelikle ma�arada y�llar y�l� onlar�n kulaklar�na vurduk (derin bir uyku verdik). (Kehf Suresi, 10-11)

Sen onlar� uyan�k san�rs�n oysa onlar (derin bir uykuda) uyu�mu�lard�r. Biz onlar� sa� yana ve sol yana �eviriyorduk. K�pekleri de iki kolunu uzatm�� yat�yordu. Onlar� g�rm�� olsayd�n geri d�n�p onlardan ka�ard�n onlardan i�ini korku kaplard�. B�ylece, aralar�nda bir sorgulama yaps�nlar diye onlar� dirilttik (uyand�rd�k). ��lerinden bir s�zc� dedi ki: "Ne kadar kald�n�z?" Dediler ki: "Bir g�n veya g�n�n bir (ka� saatlik) k�sm� kadar kald�k." Dediler ki: "Ne kadar kald���n�z� Rabbiniz daha iyi bilir; �imdi birinizi bu paran�zla �ehre g�nderin de, hangi yiyecek temizse baks�n, size ondan bir r�z�k getirsin; ancak olduk�a nazik davrans�n ve sak�n sizi kimseye sezdirmesin." (Kehf Suresi, 18-19)

Kuran'da gen�lerin ma�arada ka� y�l kald�klar� haber verilmemi�tir. Ayette bildirilen "y�llar y�l� kald�lar" ifadesi, bu s�renin �ok k�sa olmad���na i�aret etmektedir. (En do�rusunu Allah bilir.) Ayr�ca ayette, insanlar�n Kehf Ehli'nin ma�arada kal�� s�resiyle ilgili olarak yapt�klar� tahminin 309 y�l oldu�u bildirilmektedir. Bu da olduk�a uzun bir s�re ma�arada kald�klar�n�n bir di�er i�aretidir:

Onlar ma�aralar�nda �� y�z y�l kald�lar ve dokuz (y�l) daha katt�lar. De ki: "Ne kadar kald�klar�n� Allah daha iyi bilir. G�klerin ve yerin gayb� O'nundur. O, ne g�zel g�rmekte ve ne g�zel i�itmektedir. O'nun d���nda onlar�n bir Velisi yoktur. Kendi h�km�nde hi� kimseyi ortak k�lmaz." (Kehf Suresi, 25-26)

D�nya �artlar�na g�re insanlar�n b�ylesine uzun bir s�re uyumalar� m�mk�n de�ildir. Dolay�s�yla bu ayette bildirilen uyku bizim bildi�imiz anlamda bir uykuya de�il, Kehf Ehli'nin zaman ve mekan�n olmad��� farkl� bir boyuta al�nmalar�na ve yeniden d�nyaya g�nderilmelerine i�aret ediyor olabilir. (En do�rusunu Allah bilir.)

T�pk� uykudan uyanan insanlar gibi bu ki�iler de yeniden hayata d�nm��lerdir. Benzer bir �ekilde, Hz. �sa da zaman� geldi�inde tekrar d�nya �zerinde ya�amaya d�necek, Allah'�n ona bah�etti�i �erefli sorumlulu�unu yerine getirdikten sonra, "Dedi ki: "Orada (d�nyada) ya�ayacak, orada �lecek ve oradan ��kar�lacaks�n�z." (Araf Suresi, 25) h�km�n�n bir gere�i her insan gibi d�nyada �lecektir. (En do�rusunu Allah bilir.)


�ddia III ve A��klamas�

Hz. �sa'n�n yery�z�ne ikinci kez geli�ine inanmayanlar�n �ne s�rd�kleri iddialar�n bir di�erinde ise Enbiya Suresi'nin 34-35. ayetleri kullan�lmaktad�r. Ayetlerde �u �ekilde bildirilmektedir:

Senden �nce hi�bir be�ere �l�ms�zl��� vermedik; �imdi sen �l�rsen onlar �l�ms�z m� kalacaklar? Her nefis �l�m� tad�c�d�r. Biz sizi, �erle de, hay�rla da deneyerek imtihan ediyoruz ve siz Bize d�nd�r�leceksiniz. (Enbiya Suresi, 34-35)

Baz� kimseler bu ayetlerde bildirilen; "hi�bir be�ere �l�ms�zl��� vermedik" ve "her nefis �l�m� tad�c�d�r" ifadelerine dikkat �ekerek, Hz. �sa'n�n da �lm�� oldu�unu �ne s�rmektedirler. Bu iddiay� ortaya atanlar�n bir mant�k �eli�kisi i�inde olduklar� anla��lmaktad�r. Kuran'�n pek �ok ayetinde Hz. �sa'n�n �lmedi�i a��k olarak ifade edilmektedir. Allah, Hz. �sa'y� inkar edenlerin kurdu�u tuzaktan koruyup kurtard���n� haber vermi�tir. Bu, Peygamber Efendimiz (sav)'in de bir m�jdesidir. �slam alimlerinin b�y�k �o�unlu�u da ayn� kanaattedirler. Ancak elbette, Hz. �sa'n�n �lmemi� ve Allah Kat�na y�kseltilmi� olmas�, kendisinin �l�ms�z oldu�u manas�na gelmemektedir. Ayr�ca Hz. �sa'n�n yeniden yery�z�ne geli�i ile ilgili yap�lan a��klamalar�n hi�birinde, Hz. �sa'n�n �l�ms�z oldu�u d���ncesi ifade edilmemekte, b�yle sapk�n bir g�r�� savunulmamaktad�r. T�m delillerin g�sterdi�i ve �zerinde durulan ger�ek �udur: Hz. �sa hen�z �lmemi�tir, yery�z�ne tekrar gelecektir, �l�m� de ikinci geli�inden sonra ger�ekle�ecektir. (En do�rusunu Allah bilir.)

S�z konusu kimselerin b�yle bir a��klama �ne s�rmelerinin nedeni, Hz. �sa'n�n �lmemi� oldu�unu a��k�a g�steren delilleri tam anlam�yla inceleyememi� veya anlayamam�� olmalar� olabilir. "O, yaln�zca bir kuldur; kendisine nimet verdik ve onu �srailo�ullar�'na bir �rnek k�ld�k." (Zuhruf Suresi, 59) ayetiyle de bildirildi�i gibi, Hz. �sa da Allah'�n yaratt��� bir kuldur ve t�m be�er gibi �l�ml�d�r. Ancak Rabbimiz kendisine pek �ok l�tufta bulunmu�, onu se�kin ve onurlu k�lm��t�r. Allah'�n kendisine l�tfetti�i nimetler ve mucizeler nedeniyle Hz. �sa'y�, ilahla�t�rma yan�lg�s�na d��enler, birtak�m H�ristiyanlar olmu�tur. M�sl�manlar ise, Hz. �sa'ya -di�er t�m peygamberlere oldu�u gibi- derin bir sevgi ve sayg� duyarlar, ancak onun da di�er t�m el�iler gibi Allah'�n yaratt��� bir kul oldu�unun bilincindedirler. Kuran'da ��yle bildirilir:

Meryem o�lu Mesih, yaln�zca bir el�idir. Ondan �nce de el�iler gelip ge�ti. Onun annesi dosdo�rudur, ikisi de yemek yerlerdi. Bir bak, onlara ayetleri nas�l a��kl�yoruz? (Yine) bir bak, onlar ise nas�l da �evriliyorlar? (Maide Suresi, 75)


�ddia IV ve A��klamas�

Baz� kimseler de Hz. �sa'n�n �lmedi�i ve tekrar yery�z�ne gelece�i inanc�n�n H�ristiyanl��a ait, dolay�s�yla tahrif edilmi� bir inan� oldu�u yan�lg�s�n� �ne s�rmektedirler. Ancak bu son derece yanl��t�r.

�ncelikle �unu belirtmek gerekir ki, d�nyadaki di�er iki �lahi din olan Yahudilik ve H�ristiyanl�k zaman i�erisinde dejenere olmu�, bu dinlerin i�lerine birtak�m hurafeler ve bat�l inan��lar kar��m��t�r. Bununla birlikte, Yahudilerin kutsal kitab� Tevrat ve H�ristiyanlar�n kutsal kitab� �ncil incelendi�inde, hak dine ait baz� inan� ve ahlak esaslar�n�n da muhafaza edildi�i ve Kuran ile mutab�k y�nlerinin oldu�u a��k�a g�r�lecektir. S�z konusu dinlerin hangi inan�lar�n�n tahrif edilmi�, hangilerinin hak dine uygun oldu�unu ise ancak Kuran'� ve Peygamber Efendimiz (sav)'in s�nnetini rehber edinerek belirleyebiliriz.

Kuran, Allah Kat�ndan g�nderilmi� son hak kitapt�r. Allah, Kuran'�n indirili� hikmetlerinden birinin de, insanlar�n haklar�nda ihtilafa d��t�kleri konularda onlar� do�ru yola iletmesi oldu�unu bildirmi�tir. Kuran'�n indirilmesinden �nce �e�itli konularda kendi aralar�nda ayr�l��a d��en Yahudiler ve H�ristiyanlara, Kuran'la birlikte bu konulardaki en do�ru ve hak bilgi gelmi�tir. Ayetlerde �u �ekilde bildirilmektedir:

Biz Kitab'� ancak, hakk�nda ihtilafa d��t�kleri �eyi onlara a��klaman ve inanan bir kavme rahmet ve hidayet olmas� d���nda (ba�ka bir ama�la) indirmedik. (Nahl Suresi, 64)

Ey Kitap Ehli, kitaptan gizlemekte olduklar�n�z�n �o�unu size a��klayan ve bir�o�undan ge�iveren el�imiz geldi. Size Allah'tan bir nur ve apa��k bir kitap geldi. (Maide Suresi, 15)


Hak melik olan Allah pek y�cedir, O'ndan ba�ka �lah yoktur; Kerim olan Ar�'�n Rabbidir.
(M�minun Suresi, 116)

Kuran'da Hz. Musa ve Hz. �sa'n�n hayatlar�, onlara tabi olan inananlar�n ya�amlar�, temel inan�lar�, ahlaki de�erleri, M�sl�manlar�n Yahudilere ve H�ristiyanlara bak�� a��s�n�n ve tavr�n�n nas�l olmas� gerekti�i gibi konular detayl� olarak a��klanm��t�r. Yahudiler ve H�ristiyanlarla ilgili Kuran'da yer alan �nemli bilgilerden biri de, bu dinlerde dejenere olmu� inan� ve h�k�mlerin hangileri oldu�udur. Tahrif olmu� inan�lar�n ba��nda H�ristiyanlar�n, Hz. �sa'n�n Allah'�n o�lu oldu�unu �ne s�rmeleri gelmektedir. (Allah'� tenzih ederiz.) H�ristiyanlar, bu konuda b�y�k bir sapk�nl�k i�ine d��m�� ve Hz. �sa'y� ilahla�t�rmaya kalk��m��lard�r. Ayn� �ekilde, H�ristiyanl�k inanc�n�n temel esaslar�ndan biri haline gelen ��leme de sapk�n bir inan��t�r. Allah Kuran'da H�ristiyanlar�n dinlerini bu �ekilde tahrif etmekle �ok b�y�k bir sorumluluk y�klendiklerini bildirmi�tir. Konuyla ilgili baz� ayetler �u �ekildedir:

Yahudiler: "�zeyir Allah'�n o�ludur" dediler; H�ristiyanlar da: "Mesih Allah'�n o�ludur" dediler. Bu, onlar�n a��zlar�yla s�ylemeleridir; onlar, bundan �nceki inkar edenlerin s�zlerini taklid ediyorlar. Allah onlar� kahretsin; nas�l da �evriliyorlar? (Tevbe Suresi, 30)

Ey Kitap Ehli, dininiz konusunda ta�k�nl�k etmeyin, Allah'a kar�� ger�ek olandan ba�kas�n� s�ylemeyin. Meryem o�lu Mesih �sa, ancak Allah'�n el�isi ve kelimesidir. Onu ('Ol' kelimesini) Meryem'e y�neltmi�tir ve O'ndan bir ruhtur. �yleyse Allah'a ve el�isine inan�n�z; "��t�r" demeyiniz. (Bundan) ka��n�n, sizin i�in hay�rl�d�r. Allah, ancak bir tek �lah't�r. O, �ocuk sahibi olmaktan Y�cedir. G�klerde ve yerde her ne varsa O'nundur. Vekil olarak Allah yeter. (Nisa Suresi, 171)

Andolsun, "��phesiz, Allah Meryem o�lu Mesih'tir." diyenler k�fre d��m��t�r. De ki: "O, e�er Meryem o�lu Mesih'i, onun annesini ve yery�z�ndekilerin t�m�n� helak (yok) etmek isterse, Allah'tan (bunu �nlemeye) kim bir �eye malik olabilir? G�klerin, yerin ve bunlar aras�ndakilerin t�m�n�n m�lk� Allah'�nd�r; diledi�ini yarat�r. Allah her�eye g�� yetirendir. (Maide Suresi, 17)

H�ristiyanlar�n bu tarz sapk�n inan��lar geli�tirmekle ne kadar b�y�k bir sorumluluk y�klendikleri bir ba�ka ayette ise �u �ekilde bildirilir:

"Rahman �ocuk edinmi�tir" dediler. Andolsun, siz olduk�a �irkin bir cesarette bulunup-geldiniz. Neredeyse bundan dolay�, g�kler parampar�a olacak, yer �atlayacak ve da�lar y�k�l�p g���verecekti. Rahman ad�na �ocuk �ne s�rd�klerinden (�t�r� bunlar olacakt�.) Rahman (olan Allah)a �ocuk edinmek yara�maz. (Meryem Suresi, 88-92)

Bunun yan� s�ra, H�ristiyanl�k ve Yahudilikte ahiret g�n�ne, peygamberlere, meleklere iman gibi temel inan� esaslar�; d�r�st olmak, yard�m sever olmak, sab�rl� ve vefakar olmak, ihtiya� i�inde olanlar� koruyup kollamak, adaleti sa�lamak, g�zel s�z s�ylemek, m�tevaz� olmak, bar��sever olmak gibi hak din ahlak�n�n gere�i olan de�erler muhafaza edilmi�tir. Ayetlerde samimi olarak iman eden Kitap Ehli'nin baz� g�zel �zellikleri �u �ekilde bildirilmi�tir:

Onlar�n hepsi bir de�ildir. Kitap Ehli'nden bir topluluk vard�r ki, gece vaktinde ayakta durup Allah'�n ayetlerini okuyarak secdeye kapan�rlar. Bunlar, Allah'a ve ahiret g�n�ne iman eder, maruf olan� emreder, m�nker olandan sak�nd�r�r ve hay�rlarda yar���rlar. ��te bunlar salih olanlardand�r. Onlar hay�rdan her ne yaparlarsa, elbette ondan yoksun b�rak�lmazlar. Allah, muttakileri bilendir. (Al-i �mran Suresi, 113-115)


Rabbin, diledi�ini yarat�r ve se�er; se�im onlara ait de�ildir. Allah, onlar�n ortak ko�tuklar�ndan m�nezzehtir, y�cedir.
(Kasas Suresi, 68)

H�ristiyanlar�n Hz. �sa'n�n �lmedi�ine ve yery�z�ne ikinci kez gelece�ine dair inan�lar�na da Kuran'da a��kl�k getirilmi�tir. Hangi y�nlerinin bat�l, hangi y�nlerinin hak oldu�u a��klanm��t�r. Hz. �sa'n�n Allah Kat�na y�kseltilmesi konusunda H�ristiyanlar�n, ��leme ve Hz. �sa'y� s�zde ilahla�t�rma gibi sapk�n inan�lar�ndan kaynaklanan birtak�m yanl�� yorumlar� bulunmaktad�r. Buna g�re H�ristiyanlar, Hz. �sa'n�n t�m insanlar�n g�nah�n�n bir kefareti olarak �arm�ha gerildi�ini, �arm�hta �ld�kten sonra yeniden dirilip Allah Kat�na y�kseldi�ini �ne s�rmektedirler. H�ristiyanlar�n bu yorumlar� dejenere edilmi�, ger�ek dine uygun olmayan yorumlard�r. Allah, Kuran'da hi�bir insan�n bir di�erinin g�nah�n� y�klenemeyece�ini bildirmi�tir. Herkesin yapt�klar� kendi lehine veya aleyhinedir. Her nefis hesap g�n�nde tek ba��na sorguya �ekilecek ve -Allah'�n dilemesi d���nda- hi� kimse bir ba�kas�na yard�m etmeye g�� yetiremeyecektir. Bu ger�ek ayette �u �ekilde bildirilmi�tir:

Kim hidayete ererse, kendi nefsi i�in hidayete erer; kim de saparsa kendi aleyhine sapar. Hi�bir g�nahkar, bir ba�kas�n�n g�nah y�k�n� y�klenmez. Biz, bir el�i g�nderinceye kadar (hi�bir topluma) azap edecek de�iliz. (�sra Suresi, 15)

Hz. �sa ise, Allah'�n el�isi ve peygamberidir. O, "Ger�ekten Allah, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz'dir. �yleyse O'na ibadet edin. Dosdo�ru olan yol i�te budur." (Al-i �mran Suresi, 51) ayetiyle bildirildi�i gibi halk�n� yaln�zca Allah'a kulluk etmeye, Allah'�n raz� oldu�u bir hayat ya�amaya �a��rm��t�r. Onlar� ahiret g�n�n�n azab�na kar�� uyar�p korkutmu�tur. G�sterdi�i b�y�k mucizeler ise Allah'�n dilemesiyle ger�ekle�mi�tir. Allah dilemedik�e, t�m insanlar gibi Hz. �sa'n�n da hi�bir �eye g�� yetirmesi m�mk�n de�ildir. Kuran'da Hz. �brahim'in duas�n� haber veren ayetlerde bildirildi�i gibi, insan� "... yediren ve i�iren, hastaland���nda �ifa veren, �ld�ren ve dirilten, ahiret g�n�nde iyilikte bulunanlar� ba���layacak, k�t�l�kte bulunanlar� azapland�racak olan" (�uara Suresi, 79-82) yaln�zca Allah't�r. H�ristiyanlar ise, Hz. �sa'n�n t�m insanl���n g�nahlar�n�n kefareti olarak �arm�ha gerildi�ini s�yleyerek b�y�k bir hataya d��m��lerdir.

Ancak Hz. �sa'n�n tekrar yery�z�ne gelece�ine dair inan�lar� Kuran'da a��k ve net olarak peki�tirilmi�tir. E�er Hz.�sa'n�n yeniden yery�z�ne d�necek olmas� H�ristiyanlar�n tahrif edilmi� inan�lar�ndan biri olsayd� (ki bu do�ru de�ildir), hi� ��phesiz di�er t�m sapk�n inan��lar� gibi bu da Kuran'da bildirilirdi. Kuran'da H�ristiyanlar�n ihtilafa d��t�kleri konular a��klanarak Hz. �sa ile ilgili ger�ek olan bilgi haber verilmi�tir. Buna g�re, inkar edenlerin Hz. �sa'ya kurduklar� tuzaklar bozulmu�, Hz. �sa �lmemi� ve �ld�r�lmemi�tir. Hz. �sa Allah Kat�na y�kseltilmi�tir ve -H�ristiyanlar�n da bekledikleri gibi- Allah'�n takdir etti�i zaman geldi�inde yeniden d�nyaya gelecektir. H�ristiyanlar�n, Hz. �sa'n�n Allah Kat�ndaki ya�am� hakk�nda sahip olduklar� baz� inan�lar da bat�l yorumlar i�ermektedir. Kuran'da bize bildirilen ger�ek, Hz. �sa'n�n zaman ve mekan�n olmad��� bir boyutta hayatta oldu�udur. Bu boyutun nas�l bir alem oldu�u ise Rabbimiz'in bilgisi dahilindedir.


�ddia V ve A��klamas�

Hz. �sa'n�n yeniden yery�z�ne gelece�i ger�e�ini kabul etmek istemeyenlerin �ne s�rd�kleri iddialardan biri de, "Hz. �sa'n�n geli�ine inanman�n, H�ristiyanl��� savunmak oldu�u" yan�lg�s�d�r.

Bu yan�lg�, hatal� ve �arp�k bir mant�k �rg�s�n�n �r�n�d�r. Hz. �sa, Allah Kat�nda �v�lm��, se�kin k�l�nm��, m�barek bir peygamberdir. �st�n ahlak� ve derin iman� t�m m�minler taraf�ndan sayg�yla an�lmakta ve �rnek al�nmaktad�r. Hz. �sa'n�n ahlak�n� �vmek, b�yle kutlu bir insan�n yeniden d�nyaya gelecek olmas�ndan heyecan duymak, bu ger�e�i t�m iman edenlere m�jdelemek olmas� gereken g�zel tav�r �rnekleridir. "H�ristiyanl��a destek vermek olur" gibi ak�l ve mant�k d��� bir mazaret �ne s�rerek, Hz. �sa'n�n gelece�i ger�e�ini g�z ard� etmeye �al��mak kesinlikle makul bir davran�� de�ildir.

Bu �arp�k mant��a g�re, H�ristiyanlarla ilgili hi�bir �eyin anlat�lmamas� ve konu�ulmamas� gerekir. Ayn� �ekilde Hz. Musa'n�n g�zel ahlak� ve �rnek hayat� da Yahudilere destek olmak anlam� ta��r gerek�esiyle hi� anlat�lmamal�d�r. Kuran'da Hz. �sa'y�, Hz. Musa'y�, Hz. Yusuf'u, Hz. �brahim'i, Hz. Yakub'u ve onlarla birlikte iman edenleri �ven pek �ok ayet yer almaktad�r. Bu yanl�� mant��a g�re, bu ayetlerin de okunmamas� gerekir. Bunlar�n kabul edilebilir gerek�eler olmad��� son derece a��kt�r. Daha �nce de belirtti�imiz gibi Kitap Ehli'nin hak dine uygun olmayan �e�itli sapk�n inan�lar� ve uygulamalar� vard�r ve bunlar Kuran'da bildirilmi�tir. Ayn� �ekilde, g�zel ve iyi y�nleri, ger�ek din ahlak�na uygun inan�� ve uygulamalar� da haber verilmi�tir. Bize d��en Kitap Ehli'ni, Kuran'a ve s�nnete bakarak de�erlendirmek, bu hak kaynaklardan edindi�imiz bilgi ile do�ruyu yanl��tan ay�rt etmektir.

Unutmamak gerekir ki, M�sl�manlar, "... Biz Allah'a; bize indirilene, �brahim, �smail, �shak, Yakub ve torunlar�na indirilene, Musa ve �sa'ya verilen ile peygamberlere Rabbinden verilene iman ettik. Onlardan hi�birini di�erinden ay�rt etmeyiz ve biz O'na teslim olmu�lar�z." (Bakara Suresi, 136) ayetiyle buyuruldu�u gibi t�m peygamberlere birini di�erinden ay�rt etmeden iman etmi�lerdir ve hepsini derin bir sevgiyle severler. Rabbimiz'in kutlu bir el�isi olan Hz. �sa'n�n da k�yametten �nceki d�nemde tekrar yery�z�ne gelecek olmas� iman edenler i�in ak�l ve mant�k d��� gerek�eler �ne s�rerek konu�ulmamas� gereken bir konu de�ildir. Tam tersine b�y�k bir �evk, a�k ve heyecan ile s�rekli g�ndemde tutulmas� gereken bir m�jdedir.

S�z konusu kimselerin b�yle bir iddia �ne s�rmekle yan�ld�klar�n� ortaya koyan bir di�er ger�ek de, Hz. �sa'n�n yeniden d�nyaya geldi�inde, insanlar aras�nda Kuran ile h�kmedecek olmas�d�r. Hz. �sa da di�er t�m peygamberler gibi, Allah Kat�nda ger�ek ve hak olan dine yani �slam'a tabidir. Allah Kat�nda hak dinin �slam oldu�u ve t�m peygamberlerin ayn� dine tabi olduklar� ayetlerde �u �ekilde haber verilmi�tir:

Hi� ��phesiz din, Allah Kat�nda �slam'd�r... (Al-i �mran Suresi, 19)

O: "Dini dosdo�ru ayakta tutun ve onda ayr�l��a d��meyin" diye dinden Nuh'a vasiyet etti�ini ve sana vahyetti�imizi, �brahim'e, Musa'ya ve �sa'ya vasiyet etti�imizi sizin i�in de te�ri' etti (bir �eriat k�ld�). Senin kendilerini �a��rd���n �ey, m��riklere a��r geldi. Allah, diledi�ini buna se�er ve i�ten Kendisi'ne y�neleni hidayete erdirir. (�ura Suresi, 13)

Hz. �sa da yeniden d�nyaya geldi�inde, Kitap Ehli'nin sapk�n inan�lar�n� ortadan kald�racak, insanlar� Allah Kat�nda hak olan dine yani �slamiyet'e �a��racak, Kuran'la ve sevgili Efendimiz (sav)'in s�nnetiyle h�kmedecektir. Bu ger�ek hadislerde ��yle m�jdelenmi�tir:

K�rk (40) y�l Allah'�n Kitab'� ve benim s�nnetimle h�kmeder, vefat eder.77

Hayat�m elinde olan Allah'a yemin ederim ki, Meryem o�lu (�sa aleyhisselam)'�n adil bir hakim olarak sizin i�inize inmesi muhakkak yak�nd�r. O, salibi (ha��) k�racak, domuzu �ld�recek, cizyeyi kald�racakt�r, mal o kadar �o�al�p ta�acak ki, hi� kimse mal kabul etmez olacakt�r.78


�ddia VI ve A��klamas�


��lerinde zulmedenleri hari� olmak �zere, Kitap Ehliyle en g�zel olan bir tarz�n d���nda m�cadele etmeyin�
(Ankebut Suresi, 46)

�brahim, ne Yahudi idi, ne de H�ristiyand�: ancak, O hanif (muvahhid) bir M�sl�mand�, m��riklerden de de�ildi.
(Al-i�mran Suresi, 67)

Hz. �sa'n�n yeniden d�nyaya gelece�i ger�e�ini kabullenmek istemeyenlerin �ne s�rd�kleri mant�k d��� a��klamalardan biri de, "Hz. �sa'n�n yeniden geli�inin, imtihan ortam�n� ortadan kald�raca��" iddias�d�r. Hi�bir tutarl�l��� olmayan bu iddiaya g�re, Hz. �sa'n�n tekrar d�nyaya geldi�ini g�ren t�m insanlar, binlerce y�l �nce �len birinin dirili�ine tan�kl�k edecek ve yeniden dirilme konusunda ��pheleri olanlar kesin olarak iman edeceklerdir. Bu da insanlar�n imtihan olmas�n� ortadan kald�racakt�r.

Elbette bu, hi�bir mant�kl� dayana�� olmayan bir yorumdur. �ncelikle �unu belirtmek gerekir ki, Hz. �sa �lmemi�, Rabbimiz'in b�y�k bir mucizesi olarak inkarc�lar�n tuzaklar�ndan kurtar�l�p Allah Kat�na y�kseltilmi�tir. Hz. �sa Allah Kat�nda diridir ve Allah'�n takdir etti�i vakit geldi�inde -yine b�y�k bir mucize olarak- yeniden yery�z�ne d�necektir.

Ayr�ca s�z konusu ki�ilerin iddia etti�i gibi, Hz. �sa'n�n d�n��� t�m insanlar taraf�ndan hemen kabul edilmeyebilir. Hz. �sa, �zellikle inkar edenler, ger�ek din ahlak�n� ya�amayanlar veya imanen zay�f olanlar taraf�ndan ��phe ile kar��lanabilir. Hz. �sa yeniden yery�z�ne d�nd���nde inkarc� sistem ve ideolojilere kar�� b�y�k bir fikri m�cadele y�r�tecek; din ahlak�na sonradan dahil edilmi� hurafe ve bat�l inan��lar� ortadan kald�rarak dini �z�ne d�nd�recek ve bu b�y�k fikri m�cadelenin sonunda din ahlak� t�m d�nyaya hakim olacakt�r. Nitekim b�y�k �slam alimi Said Nursi'nin konuyla ilgili a��klamalar�nda da, insanlar�n b�y�k k�sm�n�n Hz. �sa'ya ��phe ile yakla�acaklar�, ancak samimi olarak iman edenlerin imanlar�n�n nuru ile bu m�barek peygamberi tan�y�p ona hemen itaat edecekleri bildirilmektedir:

Evet her vakit g�ky�z�nden melekleri yere g�nderen ve baz� vakitte insan suretine vaz'eden (k�lan) (Hz. Cibril'in "D�hye" suretine girmesi gibi) ve ruhanileri alem-i ervahtan (ruhlar alemi) g�nderip be�er suretine temess�l ettiren (benze�tiren), hatta �lm�� evliyalar�n �oklar�n�n ervahlar�n� (ruhlar�n�) cesed-i misaliyle (benzer bedenleriyle) d�nyaya g�nderen bir Hak�m-i Z�lcelal, Hazret-i �sa Aleyhisselam'�, �sa dinine ait en m�him bir h�sn-� hatimesi (sonunun selamet olmas�) i�in, de�il sema-i d�nyada cesediyle bulunan ve hayatta olan Hazret-i �sa, belki alem-i ahiretin en uzak k��esine gitseydi ve hakikaten �lseydi, yine ��yle bir netice-i azime i�in ona yeniden cesed giydirip d�nyaya g�ndermek, o Hakim'in hikmetinden uzak de�il... belki onun hikmeti �yle iktiza etti�i (laz�m geldi�i) i�in vaadetmi� ve vaadetti�i i�in elbette g�nderecek. Hazret-i �sa Aleyhisselam geldi�i vakit, herkes onun hakiki �sa oldu�unu bilmek laz�m de�ildir. Onun mukarreb (yak�nlar�) ve havass� (derin iman sahipleri), nur-u iman ile onu tan�r. Yoksa bedahet derecesinde (a��k�a) herkes onu tan�mayacakt�r.79


�Haberin olsun; ��phesiz Allah'�n va'di hakt�r; ancak onlar�n �o�u bilmezler.
(Yunus Suresi, 55)

�stad'�n da bildirdi�i gibi, Hz. �sa geldi�inde herkes bu kutlu peygamberi a��k�a tan�y�p ona iman etmeyebilir. �stelik �unu da hat�rlamak gerekir ki, tarih boyunca g�nderilen peygamberlerin pek �o�u insanlar� imana davet edebilmek i�in onlara Allah'�n dilemesiyle pek �ok mucizeler g�stermi�lerdir. Ancak g�rd�kleri mucizeler kar��s�nda insanlar�n b�y�k bir k�sm� iman etmemi�, tam tersine daha da kibirlenmi� ve inkarlar�nda direnmi�lerdir. Hz. Musa'n�n asas�n�n y�lan olmas�, elinin bakanlara bembeyaz g�r�nmesi gibi g�sterdi�i bir�ok mucizeye ra�men Firavun ve yak�n �evresinin iman etmemeleri bunun bir �rne�idir. Ayetlerde, Hz. Musa'n�n g�stermi� oldu�u mucizelere kar�� kavminin verdi�i cevap �u �ekilde bildirilmi�tir:

Onlar: "Bizi b�y�lemek i�in mucize (ayet) olarak her ne getirirsen getir, yine de biz sana inanacak de�iliz" dediler. Bunun �zerine, ayr� ayr� mucizeler (ayetler) olarak �zerlerine tufan, �ekirge, bu�day g�vesi, kurba�a ve kan musallat k�ld�k. Yine b�y�kl�k taslad�lar ve su�lu-g�nahkar bir kavim oldular. (Araf Suresi, 132-133)

�man etmeyenlerin, Allah dilemedik�e, �ok b�y�k mucizeler g�rseler dahi inanmayacaklar� bir ba�ka ayette ise ��yle haber verilmi�tir:

Ger�ek �u ki, Biz onlara melekler indirseydik, onlarla �l�ler konu�sayd� ve her�eyi kar��lar�na toplasayd�k, -Allah'�n diledi�i d���nda- yine onlar inanmayacaklard�. Ancak onlar�n �o�u cahillik ediyorlar. (Enam Suresi, 111)

Dolay�s�yla baz� insanlar�n iddia etti�i gibi Hz. �sa'n�n geli�i gibi b�y�k bir mucizenin ger�ekle�mesiyle, imtihan ortam�n�n ortadan kalkmas� kesinlikle s�z konusu de�ildir. Hz. �sa'n�n geli�i samimi olarak iman edenlerle iman etmeyenlerin birbirlerinden tam anlam�yla ayr�lacaklar� bir ortama vesile olacakt�r. Samimi olarak iman edenler, imanlar�n�n kazand�rd��� ak�l, feraset ve basiret ile Hz. �sa'y� tan�yacak ve ona g�n�lden itaat edecek, destek olup savunacaklard�r. �man etmeyenler veya imanen zay�f olanlar ise Allah'�n bu apa��k mucizesi kar��s�nda dahi ��phe ve kuruntular i�inde kalacakt�r. (En do�rusunu Allah bilir.) Ancak bu ki�ilerin vesveseleri ve ��pheleri apa��k olan ger�e�i de�i�tirmeyecek, Allah'�n vaadi ger�ekle�ecek ve Hz. �sa Allah'�n izniyle yery�z�ne geri d�necektir.


�ddia VII ve A��klamas�

Hz. �sa'n�n �ld��� yan�lg�s�na inananlar�n �ne s�rd�kleri a��klamalardan bir di�eri de, Kuran'da Hz. �dris'in "y�kseltilmesi"nin bildiriliyor olmas�d�r. Bu ki�ilerin iddias�na g�re, Hz. �sa i�in de -Hz. �dris i�in oldu�u gibi- "makam" anlam�nda y�kseltilmeden bahsedilmektedir. Oysa ayetler detayl� olarak incelendi�inde bu ��kar�m�n do�ru olmad��� a��k�a g�r�lmektedir. Hz. �dris'in y�kseltilmesinin bildirildi�i ayet �u �ekildedir:

Kitap'ta �dris'i de zikret. ��nk� o, do�ru olan bir peygamberdi. Biz onu y�ce bir mekan (makam)a y�kseltmi�tik. (Meryem Suresi 56-57)

Hz. �sa'n�n Allah Kat�na y�kseltilmesinden bahsedilen ayetlerde ge�en ifadeler ise �u �ekildedir:

... Seni Kendime y�kseltece�im, seni inkar edenlerden temizleyece�im ve sana uyanlar� k�yamete kadar inkara sapanlar�n �st�ne ge�irece�im... (Al-i �mran Suresi, 55)

Ve: "Biz, Allah'�n Resul� Meryem o�lu Mesih �sa'y� ger�ekten �ld�rd�k" demeleri nedeniyle de (onlara b�yle bir ceza verdik.) Oysa onu �ld�rmediler ve onu asmad�lar. Ama onlara (onun) benzeri g�sterildi... Hay�r; Allah onu Kendine y�kseltti. Allah �st�n ve g��l�d�r, h�k�m ve hikmet sahibidir. (Nisa Suresi, 157-158)

Ayetlerde de a��k�a g�r�ld��� gibi, iki durum aras�nda b�y�k farkl�l�k vard�r. Meryem Suresi'nin 56. ayetinden �nce gelen ayetlerde di�er baz� peygamberlerin �st�n ahlaklar� ve imanlar�n�n �v�ld��� gibi, Hz. �dris ile ilgili bildirilen ayette de, Hz. �dris'in g�zel ahlak� �v�lmekte ve kendisinin makam olarak y�kseltildi�i haber verilmektedir. Hz. �sa'yla ilgili bildirilen durum ise �ok farkl�d�r. �nkarc�lar�n Hz. �sa'ya tuzak kurmu� olduklar� haber verilmekte, Allah'�n Hz. �sa'y� bu tuzaktan nas�l koruyup kurtard��� anlat�lmaktad�r. Hz. �sa'y� �ld�rmek i�in tuzak kuranlar, Allah Hz. �sa'y� Kendi Kat�na y�kseltti�i, yani bedenini ve ruhunu bu boyuttan zaman ve mekan�n olmad��� bir ba�ka boyuta ald��� i�in hedeflerine ula�amam��lard�r. Hz. �dris'in makam olarak y�kseltilmesi bildirilirken, Hz. �sa'n�n fiziksel olarak bu boyuttan al�nmas� ve Allah Kat�na y�kseltilmesi bildirilmektedir. (En do�rusunu Allah bilir.)


�ddia VIII A��klamas�

Konuyla ilgili olarak baz� kimselerin s�k�a �ne s�rd�kleri ger�ek d��� iddialardan biri de, "Hz. Muhammed (sav) son peygamber oldu�u i�in, Hz. �sa'n�n gelmeyece�i"dir. S�k�a g�ndeme getirilen bu iddia mant�k d���d�r. �ncelikle �unu belirtmek gerekir ki Muhammed Suresi'nin 40. ayetinde de bildirildi�i gibi Peygamber Efendimiz (sav), "Allah'�n Resul� ve peygamberlerin sonuncusudur." Ve Hz. �sa'n�n ikinci kez yery�z�ne gelecek olmas� -baz� kimselerin �ne s�rd��� gibi- bu ger�e�i de�i�tirmez. Hz. �sa, Hz. Muhammed (sav)'den sonra g�nderilen bir peygamber olarak de�il, Hz. Muhammed (sav)'in �eriat�n� devam ettirecek ve d�nyaya din ahlak�n� hakim k�lacak bir el�i olarak gelecektir.

Baz� kimseler ise, akla ve mant��a ayk�r� bir ba�ka iddia ortaya atmakta ve "e�er Hz. �sa peygamber olarak gelmeyecekse, gelmesinin bir anlam� olmayaca��n�" �ne s�rmektedirler. Bu iddia sadece akla de�il, vicdana da ayk�r�d�r. Hz. �sa'n�n yeniden gelecek olmas� Rabbimiz'in bir vaadidir ve bu m�barek insan�n yeniden yery�z�ne geli�inde �ok b�y�k hikmetler vard�r. Allah tarih boyunca insanlara g�nderdi�i peygamberler arac�l��� ile do�ru yolu g�stermi�tir. Kimi zaman da insanlar�n din ahlak�ndan uzakla�t�klar�, bozulma ve dejenarasyonun yayg�nla�t��� d�nemlerde resul h�km�nde tebli�ciler g�ndererek insanlar� karanl�ktan ayd�nl��a ��karm��t�r. Bu tebli�ciler, Allah'�n insanlara melik (y�netici) olarak g�nderdi�i kimselerdir ve g�nderildikleri toplumlar�n kurtulu�una vesile olmu�lard�r. Nitekim Kuran'da, darl�k ve s�k�nt� i�inde olan insanlar�n Allah'a, kendilerine bir kurtar�c� ve koruyucu g�ndermesi i�in dua ettikleri haber verilmi�tir:

Size ne oluyor ki, Allah yolunda ve: "Rabbimiz, bizi halk� zalim olan bu �lkeden ��kar, bize Kat�ndan bir veli (koruyucu sahib) g�nder, bize Kat�ndan bir yard�m eden yolla" diyen erkekler, kad�nlar ve �ocuklardan zay�f b�rak�lm��lar ad�na m�cadele etmiyorsunuz? (Nisa Suresi, 75)


De ki: "En '�st�n ve apa��k' delil Allah'�nd�r. E�er O dileseydi elbette t�m�n�z� hidayete
y�neltip-iletirdi."
(Enam Suresi, 149)

Allah'�n insanlar�n bu dualar�na icabet ederek onlara Kat�ndan kurtar�c�lar g�ndermesi hi� ��phesiz �ok b�y�k bir nimettir. Kuran'da bildirilen Talut ve Zulkarneyn k�ssalar� da Allah'�n insanlara peygamberler d���nda el�iler g�nderdi�inin �nemli birer delilidir. Talut k�ssas�nda, Allah'�n o d�nemki topluma y�netici olarak Talut'u g�nderdi�i ve inananlar�n ona itaat etmeleri gerekti�i bildirilmi�tir. Talut ve beraberindekiler, d�nemin inkarc� lideri Calut'a kar�� m�cadele etmi�lerdir. Samimi olarak iman edenler Talut'a g�n�lden ba�lan�p ona itaat etmi�ler, teredd�te kap�lanlar ise hem Talut'un kendilerine el�i olarak g�nderilmesinin hem de onun verdi�i emirlere uyman�n hikmetlerini anlayamam��lard�r. Talut'un kendilerine g�nderilmi� olmas�n�n hikmetini anlayamayanlar�n vermi� olduklar� cahilce tepki Kuran'da ��yle bildirilmi�tir:

Onlara peygamberleri dedi ki: "Allah size Talut'u (melik olarak) g�nderdi." Onlar: "Biz h�k�mdarl��a, ona g�re daha �ok hak sahibiyken ve ona bir mal (servet) bollu�u verilmemi�ken, nas�l bizi (y�netmek �zere) h�k�mdarl�k (m�lk) onun olabilir?" dediler. O (��yle) demi�ti: "Do�rusu Allah size onu se�ti ve onun bilgi ve beden� g�c�n� artt�rd�. Allah, kime dilerse m�lk�n� verir; Allah (rahmeti ve g�c�) geni� oland�r, bilendir." (Bakara Suresi, 247)

Ayn� �ekilde Zulkarneyn de i�inde bulundu�u topluma, onlar� d��t�kleri s�k�nt�dan kurtarmak ve din ahlak�n� hakim k�lmak i�in tebli�ci olarak g�nderilmi�tir. Kuran'da Allah'�n Zulkarneyn'e sa�lam bir iktidar verdi�i bildirilmi�tir:

Sana (Ey Muhammed,) Zulkarneyn hakk�nda sorarlar. De ki: "Size, ondan '���t ve hat�rlatma olarak' (baz� bilgiler) verece�im. Ger�ekten, Biz ona yery�z�nde sapasa�lam bir iktidar verdik ve ona her�eyden bir yol (sebep) verdik." (Kehf Suresi, 83-84)

G�n�m�zde de insanlar ahlaki ��k�nt�n�n, yoklu�un, zulm�n, haks�zl���n h�k�m s�rd��� karanl�k bir d�nyada ya�amaktad�r. Hz. �sa, Allah'�n takdir etti�i vakit geldi�inde, din ahlak�n� d�nyaya hakim k�lmak, insanlar� karanl�ktan ayd�nl��a ��karmak i�in g�revli olarak yeniden d�nyaya g�nderilecektir. Hz. �sa'n�n geli�iyle birlikte, zulm�n ve bozulman�n dayanak noktas� olan inkarc� ideolojiler fikri olarak tamamen ortadan kald�r�lacak, insanlar�n �zlemini duyduklar� huzur, g�venlik ve bolluk Allah'�n izniyle t�m d�nyaya hakim olacakt�r.


�ddia IX ve A��klamas�

Hz. �sa'n�n �lmedi�i ve yeniden d�nyaya gelece�i konusunda yersiz ��pheleri olan baz� kimseler de, "Din ahlak�n� hakim k�lmak i�in neden Hz. Muhammed (sav) de�il de, Hz. �sa g�nderilmektedir?" diye sormakta ve bu vesveselerini kendilerince mazeret k�larak birtak�m itirazlar �ne s�rmektedirler.

Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav), Allah Kat�nda onurlu ve g�venilir bir el�idir. Allah'�n en son hak kitab�n� vahyetti�i, g�zel ahlak�, takvas�, Allah'a olan yak�nl��� ile insanlara �rnek k�ld���, Allah'�n dostu, Rabbimiz'in Kat�nda �st�nl��� olan m�barek bir insand�r. T�m m�minlerin de dostu, en yak�n� ve Velisidir. Hz. Muhammed (sav) ya�am� boyunca Allah yolunda t�m insanl��a �rnek bir m�cadele sergilemi�, cehaletin ve karanl���n i�ine g�m�lm�� olan Arap Yar�madas�n� �slam ahlak� ile ayd�nlatm��t�r. Allah'�n takdir etti�i s�re doldu�unda ise, di�er bir�ok peygamber gibi �mr� sona ermi�tir.

Hz. �sa i�in ise, Allah farkl� bir kader takdir etmi� ve onun yeniden yery�z�ne d�nece�ini vaadetmi�tir. Bu Rabbimiz'in takdiridir ve ��phesiz b�y�k hikmetleri vard�r. Hz. �sa'n�n yeniden gelecek olmas�n�n hikmetlerinden biri ise (en do�rusunu Allah bilir), H�ristiyanlar�n ve Yahudilerin i�inde bulunduklar� durumdan ancak bu �ekilde kurtulabilecek olmalar�d�r. Bilindi�i �zere, H�ristiyanlar�n mevcut inan� ve uygulamalar� pek �ok bat�l ve sapk�n inan��� i�ermektedir. M�sl�man d�nyas�nda ise b�yle bir inan� bozuklu�u yoktur. H�ristiyanlar, Hz. �sa'n�n ard�ndan peygamberlerini ilahla�t�rma sapk�nl���na d��m��ler ve dinlerini tahrif etmi�lerdir. H�ristiyan d�nyas�n�n s�z konusu t�m sapk�n inan��lardan ar�narak ger�ek din ahlak�na ve son hak din olan �slam'a y�nelmeleri i�in Hz. �sa'n�n gelmesi b�y�k �nem ta��maktad�r. Her ne kadar baz� H�ristiyanlar do�ru yolu g�rd�kten sonra ona uymay� kabul etseler de, baz�lar� da bunu kendilerince Hz. �sa'ya bir t�r ihanet gibi alg�lay�p ger�ek din ahlak�n� ya�amaktan ka��nmaktad�rlar. Oysa Hz. �sa'n�n gelmesi ve kendilerine hak dini tebli� etmesiyle bu insanlar�n �slamiyet'e y�nelmeleri �ok daha h�zl� ve kolay olacakt�r. Kendi peygamberlerinin onlara teslis inanc�n�n sapk�nl���n�, Allah'tan ba�ka �lah olmad���n�, kimsenin bir ba�kas�n�n g�nah�n� y�klenmesinin m�mk�n olmad���n�, hak kitab�n Kuran-� Kerim oldu�unu anlatmas� H�ristiyan d�nyas� �zerinde b�y�k bir etki olu�turacakt�r. Hz. �sa ile birlikte insanlar kitleler halinde �irkten ve sapk�n inan��lardan kurtulacak, ak�n ak�n Allah'�n dinine yani �slam'a y�neleceklerdir.

Unutmamak gerekir ki, Allah Kuran'da iman edenlere din ahlak�n�n d�nyaya hakim olaca��n� vaadetmi�tir. Ancak bunun i�in m�minlerin gizli ve a��k �irkten tamamen sak�nmalar� ve yaln�zca Allah'a y�nelip ibadet etmeleri gerekmektedir. Allah'�n izniyle, Hz. �sa'n�n geli�i de bu kutlu d�nemin ba�lang�c� olacakt�r.

Allah, i�inizden iman edenlere ve salih amellerde bulunanlara va'detmi�tir: Hi� ��phesiz onlardan �ncekileri nas�l 'g�� ve iktidar sahibi' k�ld�ysa, onlar� da yery�z�nde 'g�� ve iktidar sahibi' k�lacak, kendileri i�in se�ip be�endi�i dinlerini kendilerine yerle�ik k�l�p sa�lamla�t�racak ve onlar� korkular�ndan sonra g�venli�e �evirecektir. Onlar, yaln�zca Bana ibadet ederler ve Bana hi�bir �eyi ortak ko�mazlar. Kim bundan sonra inkar ederse, i�te onlar fas�kt�r. (Nur Suresi, 55)


�ddia X ve A��klamas�

Hz. �sa'n�n ikinci kez geli�ini kendilerince reddetmeye �al��anlar�n iddialar�ndan biri de, "Hz. �sa'y� beklemenin iman edenleri tembelli�e s�r�kleyece�i" aldatmacas�d�r.


Hi� ��phesiz din, Allah Kat�nda �slam'd�r�
(Al- I �mran Suresi, 19)

Bu akl�n ve vicdan�n kabul edemeyece�i bir iddiad�r. Tarih boyunca insanlar, ahlaks�zl���n yayg�nla�t���, zulm�n ve haks�zl�klar�n artt��� d�nemlerde Allah'tan bir kurtar�c� istemi�ler, Allah'�n bir el�i g�ndererek kendilerini i�inde bulunduklar� karanl�klardan ayd�nl��a ��karmas� i�in dua etmi�lerdir. Allah, dualar�n� kabul edip bir kurtar�c� g�nderdi�inde, samimi olarak iman edenler bu el�inin destek�isi ve savunucusu olurlar:

... Ona inananlar, destek olup savunanlar, yard�m edenler ve onunla birlikte indirilen nuru izleyenler; i�te kurtulu�a erenler bunlard�r. (Araf Suresi, 157)

Baz� kimselerin iddialar�n�n tam tersine, Allah'�n insanlara bir el�i g�nderecek olmas� samimi olarak iman edenler i�in �ok �nemli bir �evk konusudur. G�n�lden iman eden bir ki�i, el�inin gelece�i ortam i�in elinden gelen en iyi ve g�zel haz�rl��� yapmas� gerekti�ini bilir. �mani bir heyecan ve a�kla hem kendisini hem de �evresini bu kutlu olaya haz�rlar. Tembellik ve �evksizlik ise, m�naf�kane bir yap�ya sahip olanlar ile imani zay�fl��� olan ki�ilerin �zellikleridir. �man� zay�f olanlar hem el�inin geli�ine tam olarak inanmaz hem de el�i geldi�inde, bu el�iye g�n�lden itaat edip ba�lanmazlar. Tarihte bunun pek �ok �rne�i g�r�lm��t�r. Ge�mi�teki toplumlar i�inde bu zihniyete sahip olan insanlar�n durumu bir ayette ��yle haber verilir:

Yeminlerinin olanca g��leriyle, kendilerine bir uyar�c�-korkutucu gelecek olsa, �mmetlerinin herhangi birinden mutlaka daha do�ru olacaklar�na dair, Allah'a and i�tiler. Ancak onlara bir uyar�c�-korkutucu geldi�inde (bu,) nefretlerinden ba�kas�n� art�rmad�. (Fat�r Suresi, 42)

Kuran'da Hz. �sa'n�n da kendisinden sonra -kendisi Allah Kat�na y�kseltildikten sonra- gelecek olan bir el�iyi haber verdi�i bildirilmektedir. Bu haber, Hz. �sa d�neminde ve ondan sonra ya�ayan t�m m�minler i�in b�y�k bir m�jde olmu�tur. Ayette ��yle buyurulmu�tur:

Hani Meryem o�lu �sa da: "Ey �srailo�ullar�, ger�ekten ben, sizin i�in Allah'tan g�nderilmi� bir el�iyim. Benden �nceki Tevrat'� do�rulay�c� ve benden sonra ismi "Ahmed" olan bir el�inin de m�jdeleyicisiyim" demi�ti. Fakat o, onlara apa��k belgelerle gelince: "Bu, a��k�a bir b�y�d�r" dediler. (Saff Suresi, 6)

E�er baz� kimselerin �nceki sat�rlarda yer verdi�imiz iddialar� do�ru olsayd�, bu durumda, Allah'�n Hz. �sa vesilesiyle ondan sonra insanlara bir el�i daha g�nderece�ini haber vermemesi gerekirdi. Ya da, bu haberin o d�nemde ya�ayanlar� tembelli�e ve �evksizli�e y�nlendirmesi gerekirdi. Oysa Rabbimiz'in insanlar� bir el�iyle m�jdelemesinin bir�ok hikmeti vard�r ve samimi m�minler i�in b�yle bir tembellik veya gev�eklik, Allah'�n izni ile, hi�bir zaman s�z konusu de�ildir. �man edenler, imanlar�ndan kaynaklanan derin bir kavray��a ve akla sahiptirler. Bu akl�n sayesinde, bir el�i ile m�jdelenmenin �nemini gere�i gibi kavrar, bu m�jdenin imani heyecan�n� ve �evkini ya�ar, bu b�y�k olaya en iyi �ekilde haz�rlanmalar� gerekti�inin bilinciyle hareket ederler.

G�r�ld��� gibi Hz. �sa'n�n �ld���n� �ne s�ren kimseler ger�ek olmayan bir iddiada bulunmaktad�rlar. Bu kimseler taraf�ndan s�zde delil olarak �ne s�r�len yorumlar�n da ger�e�i yans�tmad��� ispatlar�yla g�r�lmektedir. Temennimiz, yanl�� bilgilendirilmeleri veya konuyu tam anlam�yla ara�t�rmad�klar� i�in s�z konusu yan�lg�y� kabullenen kimselerin, bu eser arac�l��� ile, yan�ld�klar�n�n ve yanl�� bir d���nceyi savunduklar�n�n fark�na varmalar�d�r. �nsan�n inand��� veya savundu�u bir d���ncenin yanl�� oldu�unu fark edip, do�ruyu g�rd���nde yanl�� olanda �srar etmemesi g�zel bir erdemdir. Ve bu ahlak Kuran'da �v�len bir m�min �zelli�idir.

Allah Kuran'da iman edenlerin, bile bile hatalar�nda direnmeyenler (Al-i �mran Suresi, 135) ve do�ru yolu g�rd�klerinde ona uyanlar oldu�unu bildirmi�tir. Bu konuda da -her konuda oldu�u gibi- en ger�ek ve do�ru bilgi Kuran'da yer alan ve Hz. Muhammed (sav)'in hadislerinde bize bildirilen bilgidir. Yani, Hz. �sa �lmemi� ve �ld�r�lmemi�tir. Zaman� geldi�inde ikinci kez yery�z�ne gelecektir. Dolay�s�yla, �e�itli tevillerle bu a��k ger�e�i g�z ard� etmeye ya da reddetmeye �al��mak yerine, Allah'�n el�isinin yery�z�ne gelecek olmas�n�n ne kadar b�y�k bir m�jde oldu�unu d���n�p, bu sevin�li haberden �evk ve heyecan duymak gerekir. Samimi olarak iman edenlerin duas�, bu kutlu insan�n geli�ine tan�kl�k edebilmek ve onun geli�iyle yery�z�nde ya�anacak g�zellik ve hay�r ortam�nda bulunabilmektir.

ileri >>>

72. Halil Herras, Faslu'l Makal, s. 10
73. http://www.kuranikerim.com/telmalili/imran.htm
74. Sami Baybal, �brahimi Dinlerde Mesih'in D�n���, Yediveren Kitap, Temmuz 2002, s. 177
75. �bn Kesir, Tefsiru'l Kur'ani'l Azim, Cilt II, s. 120
76. �antay, Kur'an-� Hakim ve Meal-i Kerim, I, 180; Bilmen, Kur'an-� Kerim'in T�rk�e Meal-i Alisi ve Tefsiri, II, 850; Sabuni, Safvet�'t Tefsir, I, s. 375
77. Kitab-ul Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy il Ahir Zaman, s. 92
78. Sahih-i M�slim, 6/532
79. Mektubat, s. 59

 

 

 

 

iddialaracevap.com adnanoktarhaber.com adnanoktarhukuk.com adnanoktargercekleri.com