HZ. �SA �LMED� VE �LD�R�LMED�

z. �sa, hayat� Kuran'da detayl� olarak bildirilen m�barek peygamberlerden biridir. Kendisi, Rabbimiz'in bir mucizesi olarak babas�z d�nyaya gelmi�tir. Hz. �sa'n�n mucizevi do�umu Kuran'da ��yle bildirilir:

... Meryem o�lu Mesih �sa, ancak Allah'�n el�isi ve kelimesidir. Onu ('Ol' kelimesini) Meryem'e y�neltmi�tir ve O'ndan bir ruhtur. �yleyse Allah'a ve el�isine inan�n�z... (Nisa Suresi, 171)

Hz. Meryem, Cebrail'in kendisine insan suretinde g�r�nmesiyle Hz. �sa'n�n do�umu hakk�nda m�jdelenmi�tir. Hz. �sa hen�z d�nyaya gelmeden, Allah onun sahip oldu�u mucizevi ve �st�n �zellikleri Hz. Meryem'e bildirmi�tir. Hz. �sa'n�n d�nyada ve ahirette se�kin ve onurlu bir insan oldu�u ve �e�itli mucizeler g�sterece�i ayetlerde �u �ekilde haber verilmi�tir:

Hani Melekler, dediler ki: "Meryem, do�rusu Allah Kendinden bir kelimeyi sana m�jdelemektedir. Onun ad� Meryem o�lu �sa Mesih'tir. O, d�nyada ve ahirette 'se�kin, onurlu, sayg�nd�r' ve (Allah'a) yak�n k�l�nanlardand�r. Be�ikte de, yeti�kinli�inde de insanlarla konu�acakt�r. Ve O salihlerdendir." (Al-i �mran Suresi, 45-46)


Giovanni Bellini, Hz. Meryem ve Azizler, 1505, S. Zaccaria Venedik

Ben onlara bana emrettiklerinin d���nda hi�bir �eyi s�ylemedim. (O da �uydu:) 'Benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin.'...
(Maide Suresi, 117)

Hz. Meryem'in i�inde ya�ad��� toplum ise daha do�um an�ndan itibaren Hz. �sa'yla ilgili cahilce zanlarda bulunmu� ve Hz. Meryem gibi m�barek bir insana iftira atmaya kalk��m��lard�r. Kuran'da, iman etmeyenlerin Hz. �sa'n�n mucizevi do�umuna g�sterdikleri tepki ve Hz. �sa'n�n Rabbimiz'den bir mucize olarak daha be�ikteyken onlarla konu�mas� ��yle bildirilir:

B�ylece onu ta��yarak kavmine geldi. Dediler ki: "Ey Meryem, sen ger�ekten �a��rt�c� bir �ey yapt�n. Ey Harun'un k�z karde�i, senin baban k�t� bir ki�i de�ildi ve annen de azg�n, utanmaz (bir kad�n) de�ildi." Bunun �zerine ona (�ocu�a) i�aret etti. Dediler ki: "Hen�z be�ikte olan bir �ocukla biz nas�l konu�abiliriz?" (�sa) Dedi ki: "��phesiz ben Allah'�n kuluyum. (Allah) Bana Kitab'� verdi ve beni peygamber k�ld�. Nerede olursam (olay�m,) beni kutlu k�ld� ve hayat s�rd���m m�ddet�e, bana namaz� ve zekat� vasiyet (emr) etti. Anneme itaati de. Ve beni mutsuz bir zorba k�lmad�. Selam �zerimedir; do�du�um g�n, �lece�im g�n ve diri olarak yeniden-kald�r�laca��m g�n de." (Meryem Suresi, 27-33)

Hen�z be�ikte iken insanlar ile konu�an Hz. �sa, Allah'�n takdiri ile, k�rleri ve hastalar� iyile�tirmek, �amurdan ku� yap�p u�urmak gibi daha pek �ok mucizeler g�stermi�tir. Rabbimiz'in Hz. �sa'ya verdi�i bu mucizeler Kuran'da ��yle haber verilmi�tir:

Allah ��yle diyecek: "Ey Meryem o�lu �sa, sana ve annene olan nimetimi hat�rla. Ben seni Ruhu'l-Kud�s ile destekledim, be�ikte iken de, yeti�kin iken de insanlarla konu�uyordun. Sana Kitab'�, hikmeti, Tevrat'� ve �ncil'i ��rettim. �znimle �amurdan ku� bi�iminde (bir �eyi) olu�turuyordun da (yine) iznimle ona �f�rd���nde bir ku� oluveriyordu. Do�u�tan k�r olan�, alacal�y� (c�zzaml�y�) iznimle iyile�tiriyordun, (yine) Benim iznimle �l�leri (hayata) ��kar�yordun. �srailo�ullar�'na apa��k belgelerle geldi�inde onlardan inkara sapanlar, "��phesiz bu apa��k bir sihirdir" demi�lerdi (de) �srailo�ullar�'n� senden geri p�sk�rtm��t�m." (Maide Suresi, 110)

Babas�z olarak d�nyaya gelmesi, be�ikte iken konu�mas�, Allah'�n kutsal kitaplar�n�, Tevrat'�, �ncil'i ve Kitab'� (Kuran'� -en do�rusunu Allah bilir-) bilmesi, �amurdan ku� bi�iminde bir �ey yap�p nefesiyle canland�r�p u�urmas�, do�u�tan k�r olan�, alaca hastal��� olan� iyile�tirmesi, �l�y� diriltmesi, insanlar�n yediklerini ve saklay�p biriktirdiklerini haber vermesi, kendisinden sonra gelecek kutlu insan�, Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)'i, "Ahmet" ismiyle haber vermesi gibi mucizeler g�sterdi�i halde, g�nderildi�i toplum i�erisinde Hz. �sa'ya inananlar�n say�s� �ok az olmu�tur.


Hz. �sa'n�n M�cadelesi

Derin Allah korkusu ve sevgisi ile t�m peygamberler gibi, b�t�n insanlara �rnek olan Hz. �sa hayat� boyunca inkar edenler ve m��riklerle fikri m�cadele i�inde olmu�tur. Din ahlak�ndan uzakla�m�� olan �srailo�ullar�'na, Allah'�n varl���n� ve birli�ini anlatm��, Rabbimiz'in insanlara emretti�i ahlak� onlara bildirmi�tir. Kavmini, Allah'a iman etmeye, g�n�lden teslim olup Allah'�n ho�nutlu�unu kazanmak i�in ya�amaya, g�nahlardan ve k�t�l�klerden sak�nmaya, salih amellerde bulunmaya davet etmi�tir. Onlara d�nya hayat�n�n ge�icili�ini ve �l�m�n yak�nl���n� hat�rlatm��, insanlar� yaln�zca Allah'a ibadet etmeye ve sadece Allah'tan korkup sak�nmaya �a��rm��t�r.


Marco Basaiti, Venedik,1470-75

Mesih ve yak�nla�t�r�lm�� (y�ksek derece sahibi) melekler, Allah'a kul olmaktan kesinlikle �ekimser kalmazlar. Kim O'na ibadet etmeye 'kar�� �ekimser' davran�rsa ve b�y�klenme g�sterirse (bilmeli ki,) onlar�n t�m�n� huzurunda toplayacakt�r. (Nisa Suresi, 172)

Hz. �sa'n�n ya�ad��� d�nemde, Akdeniz ve �evresi t�m�yle Roma �mparatorlu�u'nun egemenli�i alt�ndayd�. Roma'n�n dini, Akdeniz �evresinde ya�ayan d�nemin di�er toplumlar� gibi �ok tanr�l� bat�l bir dindi. Yunan mitolojisinin hayali tanr�lar�, farkl� isimler alt�nda, Roma mitolojisinde de kullan�lmaktayd�. Filistin topraklar�nda ya�ayan Yahudiler ise Roma �mparatorlu�u'nun y�netimi alt�nda az�nl�k konumundayd�lar. Ancak Roma y�netimi, Yahudilerin inan��lar�na ve i� i�lerine fazla kar��m�yordu. Bu arada Yahudiler ise, M� 2. y�zy�ldan itibaren kendi aralar�nda bir par�alanma s�recine girmi�lerdi. Eski Ahit ve Yahudi geleneklerinin �e�itli gruplar taraf�ndan farkl� yorumlanmas�yla, baz� mezhepler ortaya ��km�� ve bu mezhepler aras�nda ciddi tart��malar ya�anmaya ba�lam��t�. Bu tart��malar, toplumda endi�e ve huzursuzlu�a neden oluyor ve karma�a bir t�rl� ortadan kald�r�lam�yordu. Yahudilik, Allah'�n Hz. Musa'ya vahyetti�i hak olan halinden uzakla�m��, pek �ok bat�l inan�� ve kural�n eklenmesi ile dejenere edilmi�ti.

Hz. �sa ise, Yahudilere, hakk�nda ihtilafa d��t�kleri konular� a��klamak, insanlar�n �z�nden uzakla�t�klar� hak din ahlak�n� onlara yeniden ��retmek, baz� Yahudilerin din ahlak�na kar��t�rd�klar� �arp�k d���nceleri ve hurafeleri ortadan kald�rmak i�in g�nderilmi�ti. Kuran'da Hz. �sa i�in �u �ekilde haber verilmektedir:

�sa, a��k belgelerle gelince, dedi ki: "Ben size bir hikmetle geldim ve hakk�nda ihtilafa d��t�klerinizin bir k�sm�n� size a��klamak i�in de. �yleyse Allah'tan sak�n�n ve bana itaat edin. ��phesiz Allah, O, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz'dir; �u halde O'na kulluk edin. Dosdo�ru yol budur." Sonra, i�lerinden birtak�m f�rkalar ihtilafa d��t�. Art�k, ac� bir g�n�n azab�ndan vay o zulmetmi� olanlara. (Zuhruf Suresi, 63-65)

Benden �nceki Tevrat'� do�rulamak ve size haram k�l�nan baz� �eyleri helal k�lmak �zere size Rabbiniz'den bir ayetle geldim. Art�k Allah'tan korkup bana itaat edin (Al-i �mran Suresi, 50)

Hz. �sa'n�n insanlara hak dini tebli� etmesi, din ahlak�na uygun olmayan d�zenden menfaat sa�layan �evrelerde b�y�k rahats�zl�k uyand�rm��t�. Sahte din adamlar� ve Allah'a �irk ko�an m��rikler bu �evrelerin ba��nda gelmekteydi. Bunlardan baz�lar� olu�turduklar� sahte din anlay��� ile toplum i�inde stat� kazanm�� ve maddi imkanlar�n� art�rm��lard�. Dinin gerektirdi�i g�zel ahlak� de�il, kendilerine menfaat sa�layan adaletsizli�i, zulm�, yalan�, m��rikli�i savunuyorlard�. Baz� �ekli ibadetleri, kendilerince, yaln�zca g�steri� i�in yerine getiriyor, bunlarda da Hz. Musa'n�n getirdi�i hak dini korumuyor, pek �ok bat�l h�k�m ve hurafeyi dinlerine dahil ediyorlard�. Kuran'�n "Art�k vay hallerine; Kitab'� kendi elleriyle yaz�p, sonra az bir de�er kar��l���nda satmak i�in "Bu Allah Kat�ndand�r" diyenlere..." (Bakara Suresi, 79) ayetinde bildirildi�i gibi, baz� Yahudi ruhbanlar� Tevrat h�k�mlerini de�i�tirmi�lerdi.


Phillippe de Champaigne, Son Yemek, Luvr M�zesi, Paris

Hz. �sa ise, bu insanlara yaln�zca Allah'a ibadet etmeyi, Allah'tan korkup sak�nmay�, Allah'� sevmeyi ve Allah i�in ya�amay� ���tl�yordu. Allah r�zas� i�in g�zel bir ahlak ya�ay�p, bat�l dinlerinden y�z�evirmeleri gerekti�ini; insanlara adaletsizlik yapmaktan sak�nmalar�n� bildiriyordu. Kendilerini ve halk� kand�rmaktan vazge�ip samimi olarak iman etmelerini tebli� ediyordu. G�sterdi�i mucizeler onun, Allah'�n alemler �zerine se�ip be�endi�i, ilim ve kuvvet olarak destekledi�i, �ok k�ymetli bir peygamber oldu�unu a��k�a ortaya koyuyordu. Onun iman derinli�i, y�ksek ahlak�, �st�n kavray��� ve hikmetli a��klamalar� insanlarda b�y�k bir hayranl�k uyand�r�yordu. Ancak, mevcut bat�l d�zenlerini korumakta inat eden s�z konusu kimseler, Hz. �sa'ya itaat etmediler.

Hz. �sa'n�n kavminin aras�nda bulundu�u d�nem boyunca, ona tabi olanlar�n say�s�n�n �ok az oldu�u bilinmektedir. Kuran'da, Hz. �sa'n�n kavminin inkarda direnmesi �zerine, kendisinin, yard�mc�lar�n�n kimler oldu�unu sordu�u bildirilir. Bu soru kar��s�nda, Hz. �sa'ya tabi olduklar�n� s�yleyenlerin, yani Havarilerin, say�s� ise olduk�a azd�r. Ayetlerde ��yle bildirilmektedir:

Nitekim �sa, onlarda inkar� sezince, dedi ki: "Allah i�in bana yard�m edecekler kimdir?" Havariler: "Allah'�n yard�mc�lar� biziz; biz Allah'a inand�k, bizim ger�ekten M�sl�manlar oldu�umuza �ahid ol" dediler. "Rabbimiz, biz indirdi�ine inand�k ve el�iye uyduk. B�ylece bizi �ahidlerle beraber yaz." (Al-i �mran Suresi, 52-53)


Ey insanlar, ��phesiz el�i size Rabbinizden hakla geldi. �yleyse iman edin, sizin i�in hay�rl�d�r. E�er inkara saparsan�z, ��phesiz g�klerde olanlar�n ve yerde olanlar�n t�m� Allah'�nd�r. Allah bilendir,
h�k�m ve hikmet sahibidir.
(Nisa Suresi, 170)

Samimi m�minlerin �nemli �zelliklerinden biri gayba iman etmeleri ve el�ilere her ko�ulda hi�bir mazeret �ne s�rmeden g�n�lden itaat etmeleridir. �hlasla Allah'a iman eden kimseler, Allah'�n el�ilerinin s�yledi�i her s�z�n hak oldu�unu bilir, onlara g�n�lden g�venir, teslim olur, sever ve i�ten sayg� duyarlar. �man edenlerin peygamberlere olan sevgisi, "Peygamber, m�'minler i�in kendi nefislerinden daha evlad�r..." (Ahzab Suresi, 6) ayetiyle de haber verildi�i gibi her t�rl� sevginin, ba�l�l���n �st�ndedir. Nitekim, sahabenin Peygamber Efendimiz (sav)'e olan ba�l�l�klar� ve m��riklerle yap�lan sava�larda bir an bile teredd�t etmeden kendilerini m�barek Peygamberimiz (sav)'in �n�ne atmalar� bu konuda �ok g�zel bir �rnektir.

Romal� putperestlerin, s�zde dindar olduklar�n� �ne s�ren baz� m��rik Yahudilerin, menfaatlerinin zarar g�rmesinden endi�e eden toplumun �nde gelenlerinin bask�lar�n�n yan� s�ra, Hz. �sa'ya tabi olanlar�n say�s�n�n �ok az olmas� da Hz. �sa'n�n i�inde bulundu�u ortam�n zorlu�unu g�stermesi a��s�ndan dikkat �ekicidir. Ancak �unu da belirtmek gerekir ki Hz. �sa'n�n m�cadelesinin b�ylesine zorlu bir ortam i�inde ge�mesinin bir�ok hikmeti vard�r. Hz. �sa ve ona g�n�lden tabi olan ihlasl� m�minler, Allah'�n izniyle, bu ortama sabrettikleri ve m�cadele ettikleri her an�n kar��l���n� Rabbimiz'in Kat�nda en g�zel �ekilde alacaklard�r. B�yle ortamlar, iman edenlerin m�cadele azmini ve birbirlerine olan ba�l�l�klar�n� art�ran; imanlar�n� g��lendiren; Allah'a olan sevgilerini ve ba�l�l�klar�n� sa�lamla�t�ran �ok de�erli ortamlard�r. M�minler ya�ad�klar� her�eyin Allah'�n dilemesiyle ger�ekle�ti�ine iman eder ve Rabbimiz'den gelen her�eye g�n�lden raz� olurlar. Allah'�n iman edenlerin ger�ek dostu ve vekili oldu�unun bilincinde olan m�minler, Allah'�n dininin muhakkak �st�n gelece�ini bilirler.

Allah, m�minlerin aleyhine inkar edenlere hi�bir zaman yol vermeyece�ini, peygamberlerin ve onlara uyanlar�n mutlaka galip geleceklerini vaad etmi�tir. �man edenlerin aleyhinde tuzaklar kuranlar�n ise, kurduklar� t�m tuzaklar�n ba�ar�s�z olaca��, bunun Allah'�n bir s�nneti oldu�u Kuran'da bildirilmi�tir:

(Hem de) Yery�z�nde b�y�kl�k taslayarak ve k�t�l��� tasarlay�p d�zenleyerek. Oysa hileli d�zen, kendi sahibinden ba�kas�n� sar�p-ku�atmaz. Art�k onlar �ncekilerin s�nnetinden ba�kas�n� m� g�zlemektedirler? Sen, Allah'�n s�nnetinde kesinlikle bir de�i�iklik bulamazs�n ve sen, Allah'�n s�nnetinde kesinlikle bir d�n���m de bulamazs�n. (Fat�r Suresi, 43)

Hz. �sa, di�er t�m peygamberler gibi, kurulan tuzaklar kar��s�nda g�sterdi�i �st�n kararl�l��� ve sabr� ile t�m m�minlere �rnek olmu�, onlar� cesaretlendirip �evklendirmi�tir. �ncil'deki pek �ok a��klamada, Hz. �sa'n�n kendisine tabi olanlara, "onlar� �e�itli zorluklar�n bekledi�ini, ancak Allah'�n kendilerinin yard�mc�s� ve velisi oldu�unu" anlatt��� yer almaktad�r. Allah'a tevekk�l� ve teslimiyeti ile �st�n bir ahlak g�steren Hz. �sa, �evresindekilere de her zaman tevekk�ll� olmalar�n�, her i�i yapan�n Allah oldu�unu unutmamalar�n� tebli� etmi�tir. �ncil'de Hz. �sa'n�n havarilere, kar��la�acaklar� zorluklar ve bu durumda g�stermeleri gereken tevekk�l� ��yle anlatt��� yaz�l�d�r:

�nsanlardan sak�n�n. Sizi mahkemelere verecekler, havralar�nda kam��layacaklar. Hatta benden �t�r� valilerin ve krallar�n �n�ne ��kar�lacaks�n�z. B�ylece onlara ve uluslara tan�kl�k edeceksiniz. Sizleri mahkemeye verdikleri zaman, neyi nas�l s�yleyece�inizi d���nerek kayg�lanmay�n. Ne s�yleyece�iniz o anda size bildirilecek. ��nk� konu�acak olan siz olmayacaks�n�z... Ama sonuna kadar dayanan kurtulacakt�r. Bir kentte size zulmettikleri zaman �tekine ka��n... Bunun i�in onlardan korkmay�n. �rt�l� olup da a���a ��kar�lmayacak, gizli olup da bilinmeyecek hi�bir �ey yoktur. Size karanl�kta s�ylediklerimi, siz g�n �����nda s�yleyin. Kula��n�za f�s�ldanan�, damlardan duyurun. Bedeni �ld�ren, ama can� �ld�rmeye g�c� yetmeyenlerden korkmay�n. Hem can� hem de bedeni cehennemde mahvedecek g��te olan Allah'dan korkun. (Markos, 13:9-13; Luka, 21:12-17)


Dediler ki: "Allah o�ul edindi." O, (bu yak��t�rmadan) y�cedir. Hay�r, g�klerde ve yerde her ne varsa O'nundur, t�m� O'na g�n�lden boyun e�mi�lerdir. (Bakara Suresi, 116)

Ger�ekten de Hz. �sa d�neminde ilk H�ristiyanlar �zerindeki bask�lar, H�ristiyanl���n ilk ��y�z y�l� boyunca da devam etmi�tir. Hz. �sa'ya inananlar�n �o�unlu�u kendilerini gizlemek durumunda kalm��, inan�lar�n� a��klayanlar�n b�y�k bir k�sm� ise a��r cezalara �arpt�r�lm��, i�kenceye maruz kalm�� ve kimi zaman da katledilmi�lerdir. Ancak inkar edenlerin kurduklar� tuzaklar�n en b�y��� elbette Hz. �sa'y� �ld�rmeye kalk��malar�d�r. D�nemin baz� �nde gelen Yahudileri, Romal� putperestler ile i� birli�i yapm�� ve baz� m�naf�klar�n da onlara destek vermesiyle, Hz. �sa'y� �ld�rmek i�in plan kurmu�lard�r. Planlar�n� ger�ekle�tirebilmek i�in en ince detay�na kadar her a�amay� hesaplam�� ve kendilerince tam olarak i�leyecek bir d�zen kurmu�lard�r. Ancak kurduklar� bu d�zen hi� ummad�klar� bir �ekilde bozulmu�, onlar Hz. �sa'y� �ld�rd�klerini san�rken, Rabbimiz Hz. �sa'y� Kendi Kat�na y�kselterek, bu m�barek peygamberini inkarc�lar�n tuzaklar�ndan ve hilelerinden korumu�tur. Tarihi bir mucizenin tecelli etti�i bu harikayla, inkarc�lar�n tuzaklar� yerle bir olmu�tur.

Burada �nemli bir konuya de�inmek yerinde olacakt�r. Daha �nce de belirtti�imiz gibi, Hz. �sa'ya tuzak kuranlar aras�nda Yahudilerin s�zde din adamlar� da bulunmaktad�r. Makam ve mevkilerini kaybetmek endi�esi ile hareket eden bu kimseler o d�nemde ya�ayan baz� Yahudilerden de destek g�rm��lerdir. Bu ki�iler Romal� putperestler ile i�birli�i yapm��lar ve Hz. �sa'n�n �ld�r�lmesini hedef alan bir plan kurmu�lard�r. Allah Kat�nda �erefli ve �st�n olan bir el�iyi, kendilerini hak din ahlak�n� ya�amaya davet etti�i ve bu davetin d�nyevi ��karlar�n� zedeleyece�ini d���nd�kleri i�in �ld�rmeye kalk��malar� -her ne kadar bu hedeflerine ula�amam�� olsalar da- b�y�k bir su�tur. Ayr�ca Hz. �sa'ya benzeyen bir ba�ka ki�iyi katlederek cinayet su�unu da y�klenmi�lerdir. Ancak bu su�, yaln�zca o d�nemde bu plan� kuran ve uygulamaya koyanlara aittir ve hi� ��phesiz bu ki�iler eylemlerinin kar��l���n� ahirette eksiksiz alacaklard�r. Ne var ki, o d�nemde ya�ayan bir k�s�m Yahudinin i�ledi�i bu su� nedeniyle, Hz. �sa'ya kurulan tuzaktan t�m Yahudileri sorumlu tutmaya kalk��mak da �nemli bir yanl��t�r.


Allah �nkar Edenlerin Hz. �sa'ya Kurduklar� Tuza�� Bo�a ��karm��t�r

Baz� Yahudilerin ve Romal� putperestlerin Hz. �sa'y� �ld�rmek i�in kurduklar� plan, tarihin farkl� d�nemlerinde inkarc�lar�n pek �ok peygambere kar�� kurduklar� tuzaklardan biridir. Allah Kuran'da, inkarc�lar�n ne zaman kendilerine bir peygamber gelse ve onlar� ger�ek din ahlak�n� ya�amaya davet etse, muhakkak ona kar�� �e�itli tuzaklar kurduklar�n� ve hatta onu �ld�rmeye kalk��t�klar�n� haber vermi�tir.

Andolsun, Biz Musa'ya kitab� verdik ve ard�ndan pe�pe�e el�iler g�nderdik. Meryem o�lu �sa'ya da apa��k belgeler verdik ve onu Ruhu'l-Kud�s'le teyid ettik. Demek, size ne zaman bir el�i nefsinizin ho�lanmayaca�� bir �eyle gelse, b�y�kl�k taslayarak bir k�sm�n�z onu yalanlayacak, bir k�sm�n�z da onu �ld�recek misiniz? (Bakara Suresi, 87)

Hz. �brahim'i ate�e atan, ordular�yla birlikte Hz. Musa'y� takip eden, sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)'i bir gece bask�n�yla �ld�rmeye kalk��an, Hz. Yusuf'u kuyuya terk eden, sadece "Rabbimiz Allah't�r" dedikleri i�in m�minleri yurtlar�ndan s�rmeye kalk��anlar, farkl� d�nemlerde ya�am�� olmakla birlikte benzer d���nce yap�s�na sahip olan insanlard�r. Hepsi, Allah'a ve el�ilerine ba�kald�rmaya kalk��m��, Allah'�n emretti�i din ahlak�na kar�� gelmi�, ahirette yapt�klar�n�n hesab�n� vereceklerini g�z ard� etmi�lerdir. Peygamberlerin, kendilerine Allah'�n kulu olduklar�n� hat�rlatmalar�na, onlar� fedakar olmaya, sadaka vermeye, Allah r�zas� i�in iyilikte bulunmaya, adil olmaya, tevazulu olmaya davet etmeleri �fke duymalar�na ve Allah Kat�nda se�kin ve tertemiz olan el�iler aleyhinde tuzaklar kurmalar�na neden olmu�tur. �nkarc�lar�n bu zihniyeti bir Kuran ayetinde ��yle haber verilmektedir:

... Onlara el�iler g�ndermi�tik. Onlara ne zaman nefislerinin ho�una gitmeyen bir �eyle bir el�i geldiyse, bir b�l�m�n� yalanlad�lar, bir b�l�m�n� de �ld�rd�ler. (Maide Suresi, 70)

Benzer bir �ekilde Mekkeli m��riklerin de Hz. Muhammed (sav)'i yurdundan ��karmak ve �ld�rmek i�in tuzaklar tasarlad�klar� Kuran'da bildirilmi�tir. Rabbimiz, inkarc�lar bu tuza�� kurarken Kendisi'nin de onlara bir tuzak kurdu�unu haber vermi�tir. Hi� ku�ku yok, tuzak kuranlar�n en �st�n� Y�ce Allah't�r.

Hani o inkar edenler, seni tutuklamak ya da �ld�rmek veya s�rg�n etmek amac�yla, tuzak kuruyorlard�. Onlar bu tuza�� tasarl�yorlarken, Allah da bir d�zen (bir kar��l�k) kuruyordu. Allah, d�zen kurucular�n (tuzaklar�na kar��l�k verenlerin) hay�rl�s�d�r. (Enfal Suresi, 30)

Daha �nce de belirtti�imiz gibi inkar edenler Hz. �sa'y� da �ld�rmeye kalk��m��lard�r. Kendilerince �ok kapsaml� bir plan yapm�� ve Hz. �sa'y� ele ge�irerek �ld�receklerini d���nm��lerdir. Tarihi ve �slami kaynaklarda yer alan bilgilere g�re, baz� m��rik Yahudiler, Romal�lar� Hz. �sa aleyhinde k��k�rtabilmek i�in, Hz. �sa hakk�nda pek �ok yalan ve iftira ortaya atm��lard�r. B�ylece Romal�lar�n Hz. �sa'n�n �ld�r�lmesi i�in harekete ge�mesini hedeflemi�lerdir. Yahudilerden baz�lar�n�n Hz. �sa aleyhinde d�zen kurduklar� Kuran'da �u �ekilde bildirilmi�tir:

Nitekim �sa, onlarda inkar� sezince, dedi ki: "Allah i�in bana yard�m edecekler kimdir?" Havariler: "Allah'�n yard�mc�lar� biziz; biz Allah'a inand�k, bizim ger�ekten M�sl�manlar oldu�umuza �ahid ol" dediler. "Rabbimiz, biz indirdi�ine inand�k ve el�iye uyduk. B�ylece bizi �ahidlerle beraber yaz." Onlar (inanmayanlar) bir d�zen kurdular. Allah da (buna kar��l�k) bir d�zen kurdu. Allah, d�zen kurucular�n en hay�rl�s�d�r. (Al-i �mran Suresi, 52-54)

Allah onlar�n tuzaklar�n� hi� ummad�klar� bir �ekilde tersine �evirmi�tir. Hz. �sa'y� hi�bir �ekilde �ld�rememi�ler, ancak bu konuda onlara bir benzetilme yap�lm��t�r. Rabbimiz bu se�kin kulunu, inkar edenlerin tuzaklar�ndan koruyup kurtarm��t�r. Nisa Suresi'nin 157-158. ayetlerinde bu ger�ek ��yle bildirilmektedir:

Ve: "Biz, Allah'�n Resul� Meryem o�lu Mesih �sa'y� ger�ekten �ld�rd�k" (katelna) demeleri nedeniyle de (onlara b�yle bir ceza verdik.) Oysa onu �ld�rmediler (ma katelehu) ve onu asmad�lar (ma salebe). Ama onlara (onun) benzeri g�sterildi (�ubbihe). Ger�ekten onun hakk�nda anla�mazl��a d��enler, kesin bir ��phe i�indedirler. Onlar�n bir zanna uymaktan ba�ka buna ili�kin hi�bir bilgileri yoktur. Onu kesin olarak �ld�rmediler (ma katelehu). (Nisa Suresi, 157)

Bilakis; Allah onu Kendine y�kseltti. Allah �st�n ve g��l�d�r, h�k�m ve hikmet sahibidir. (Nisa Suresi, 158)

Kuran'�n di�er ayetlerinde de haber verildi�i gibi, Hz. �sa �lmemi�tir ve Allah Kat�nda diridir. Allah'�n, Kuran'da Hz. �sa'ya kurulan tuzaklar�n bozuldu�unu bildirmi� olmas� da, Hz. �sa'n�n Allah Kat�nda diri oldu�unun �nemli delillerinden biridir. E�er Hz. �sa baz� kimselerin iddia etti�i gibi �lm�� olsayd� (ki bu do�ru de�ildir), o takdirde bu, inkar edenlerin kurduklar� tuzakla hedeflerine ula�m�� olduklar� anlam�na gelirdi. Zira bu tuza��n ana hedefi Hz. �sa'n�n �ld�r�lmesidir. Ancak Allah, Hz. �sa'ya kurulacak olan bu tuza�� bozaca��n� bildirmi� ve "... Allah, kafirlere m�'minlerin aleyhinde kesinlikle yol vermez." (Nisa Suresi, 141) ayetinin bir tecellisi olarak, inkar edenlerin Hz. �sa'y� �ld�rmelerine izin vermemi�tir. Kuran'�n pek �ok ayetinde, inkar edenlerin tuzaklar�n�n hi�bir �ekilde ba�ar�ya ula�amayaca��, bu tuzaklar�n yerle bir edilmesinin Allah'�n s�nnetinin bir gere�i oldu�u haber verilmi�tir. Bu ayetlerden baz�lar� �u �ekildedir:

Ger�ek �u ki, onlar hileli-d�zenler kurdular. Oysa onlar�n d�zenleri, da�lar� yerlerinden oynatacak da olsa, Allah Kat�nda onlara haz�rlanm�� d�zen (k�t� bir kar��l�k) vard�r. (�brahim Suresi, 46)

� Ger�ekten Allah, kafirlerin hileli-d�zenlerini bo�a ��kar�c�d�r. (Enfal Suresi, 18)

Yoksa hileli-bir d�zen mi kurmak istiyorlar? Fakat (as�l) 'o inkar edenler hileli-d�zene d��ecek olanlard�r. (Tur Suresi, 42)

��phesiz Allah, (m��riklerin sald�r� ve sinsi tuzaklar�n�) iman edenlerden uzakla�t�rmaktad�r. Ger�ekten Allah, hain ve nank�r olan kimseyi sevmez. (Hac Suresi, 38)

Do�rusu onlar, hileli bir d�zen planlay�p kuruyorlar; Ben de bir d�zen kurup haz�rl�yorum. Sen kafirlere bir m�hlet ver, az bir s�re tan�. (Tar�k Suresi, 15-17)

Onlardan �ncekiler, hileli-d�zenler kurmu�lard� da, Allah(�n azap emri) onlar�n kurduklar� yap�lar�n temellerine geldi, b�ylece �stlerindeki tavan tepelerine ��kt�; azap onlara �uurunda olmad�klar� yerden gelmi�ti. (Nahl Suresi, 26)


Hz. �sa �lmemi�tir

Allah'�n m�barek el�ilerinden biri olan Hz. �sa'n�n �lmedi�i ve �ld�r�lmedi�i Kuran'da iman edenlere haber verilmi� bir m�jdedir. Bu ger�e�i daha iyi anlayabilmek i�in Hz. �sa'n�n durumunun haber verildi�i ayetlerin detayl� olarak incelenmesi yerinde olacakt�r.

Kuran'da, Hz. �sa'n�n �ld�r�lmedi�i ve Allah Kat�na y�kseltildi�ini haber veren ayetlerin ba��nda Al-i �mran Suresi'nin 55. ayeti ve Nisa Suresi'nin 157-158. ayetleri gelmektedir. Bu ayetlerde yer alan ifadeler kelime kelime incelendi�inde, Rabbimiz'in �ok �nemli bir ger�e�i haber verdi�i g�r�l�r. Buna g�re, Hz. �sa �lmemi� ve �ld�r�lmemi�, diri olarak Allah Kat�na y�kseltilmi�tir. Ayetlerde i�aret edilen bir ba�ka ger�ek ise; Allah Kat�nda diri olan Hz. �sa'n�n, k�yametten �nceki son d�nemde yeniden yery�z�ne d�nece�idir. Kitab�n ilerleyen b�l�mlerinde Hz. �sa'n�n ikinci kez d�nyaya geli�inin Kuran'dan ve hadis-i �eriflerden delilleri detayl� olarak a��klanacakt�r.

Al-i �mran Suresi'nin 55. ayetinde, Allah'�n Hz. �sa'y� "vefat ettirece�i", inkarc�lardan koruyaca�� ve onu Kendi Kat�na y�kseltece�i haber verilmektedir. Ayetin tefsirinden ��kan mana, -pek �ok �slam alimi ve m�fessirinin ortak g�r���yle- Hz. �sa'n�n �lmemi� oldu�udur. Ayette �u �ekilde bildirilmi�tir:

Hani Allah, �sa'ya demi�ti ki: "Ey �sa, do�rusu seni Ben vefat ettirece�im (m�teveffiyke), seni Kendime y�kseltece�im (rafiuke), seni inkar edenlerden temizleyece�im ve sana uyanlar� k�yamete kadar inkara sapanlar�n �st�ne ge�irece�im. Sonra d�n���n�z yaln�zca Bana'd�r, hakk�nda anla�mazl��a d��t���n�z �eyde aran�zda Ben h�kmedece�im." (Al-i �mran Suresi, 55)

Bu ayette �ncelikli olarak �zerinde durulmas� gereken k�s�m, "seni Ben vefat ettirece�im" c�mlesidir. Ayette yer alan "vefat ettirmek" kelimelerinin anlamlar� incelendi�inde ortaya �nemli bir ger�ek ��kmaktad�r. "Vefat ettirmek" T�rk�ede kullan�lan �l�m anlam�ndan farkl� anlamlara gelmektedir. T�rk�e meallerde �ld�rme ya da vefat ettirme olarak �evrilen kelime, Arap�ada "teveffa" k�k�nden t�remi�tir ve bu kelime �l�m manas�na de�il, "can�n al�nmas�", "teslim al�nmas�" manalar�na gelmektedir. �nsan�n can�n�n al�nmas�n�n ise her zaman �l�m anlam�na gelmedi�i yine Kuran'da bize bildirilmektedir. �rne�in "teveffa" kelimesinin ge�ti�i bir ayette insan�n �l�m�nden de�il, uykuda can�n�n al�nmas�ndan bahsedilmektedir:

Allah, �lecekleri (mevt) zaman canlar�n� al�r (teveffa); �lmeyeni de uykusunda (can�n� al�r) (lem temut). B�ylece, kendisi hakk�nda �l�m karar� (el mevte) verilmi� olan� tutar, �b�r�s�n� ise ad� konulmu� bir ecele kadar sal�verir... (Z�mer Suresi, 42)


Ne zaman onlara Allah Kat�ndan yanlar�ndakini do�rulayan bir el�i gelse, kitap verilenlerden birtak�m�, sanki bilmiyorlarm�� gibi Allah'�n Kitab�'n� arkalar�na att�lar.
(Bakara Suresi, 101)

Bu ayette "vefat ettirme" olarak terc�me edilen kelime ile, Al-i �mran Suresi'nin 55. ayetinde kullan�lan kelime ayn�d�r, yani her iki ayette de "teveffa" kelimesi ge�mektedir. �nsan�n, gece i�inde bulundu�u durum �l�m olmad���na g�re yukar�daki ayette kullan�lan "teveffakum" kelimesi �l�me i�aret etmemekte, "geceleyin canlar�n�z� alan" anlam�na gelmektedir. E�er "teveffa" kelimesi �l�m anlam�nda kullan�lacaksa, o zaman t�m insanlar�n her gece uyuyarak ge�irdikleri vakitte biyolojik olarak �ld�klerini s�ylemek gerekecektir. Bu durumda Hz. �sa'n�n da hayat� boyunca uyudu�u her gece �ld���n�, di�er bir deyi�le binlerce kere �ld���n� iddia etmek gerekir ki, bu akla ve mant��a ayk�r�d�r.

Uykunun bir t�r vefat olarak de�erlendirildi�ini, ancak bununla biyolojik �l�m�n kast edilmedi�ini g�steren �rneklerden biri de Peygamber Efendimiz (sav)'in uykusundan kalkt��� zaman "Bizi �ld�rd�kten sonra dirilten Allah'a hamdolsun" dedi�ini bildiren hadis-i �eriftir.18 Hi� ��phesiz, Hz. Muhammed (sav) bu hikmetli s�z�yle, uyundu�u zaman biyojik manada �l�m ger�ekle�ti�ine de�il, uyuyan insan�n bizim anlad���m�zdan farkl� bir anlamda "can�n�n al�nd���na" dikkat �ekmi�tir. �nl� �slam alimi ve m�fessir �bn Kesir de, Al-i �mran Suresi'nin tefsirini yaparken, di�er pek �ok delil ile birlikte s�z konusu hadis-i �erifi kullanm��t�r. �bn Kesir'in tefsirinde, "teveffa" kelimesinin uykuya i�aret etti�i, ayn� kelimenin di�er ayetlerde ne �ekilde yer ald��� g�sterilerek a��klan�r. Bu a��klamalar�n ard�ndan, �bn Kesir, �bn Ebu Hatim'den rivayet edilen bir hadisi de kullanarak kanaatini ��yle ifade eder:

�bn Ebu Hatim diyor ki; "Bize babam... Hasan'dan rivayet etti ki, o, 'Seni vefat ettirece�im..." ayeti hakk�nda �u a��klamada bulunmu�tur: Buras�, 'Seni uyku �l�m� ile �ld�rece�im, yani uyutaca��m' anlam�ndad�r ki, Allah Teala Hz. �sa'y� uykuda iken g��e kald�rm��t�r... Cenab-� Hak, Hz. �sa'y� ��phe g�t�rmeyen bir ger�ek olarak, uyku ile vefat ettirdikten sonra g��e �ekmi� ve o d�nemde kendisine eziyet eden Yahudilerin eziyetlerinden kurtarm��t�r.19

�slam alimlerinden Muhammed Zahid el-Kevseri ise, "teveffa" kelimesinin anlam�n� incelerken, ayette bu kelimenin �l�m manas� ta��mad���n� ifade etmi� ve Z�mer Suresi'nin 42. ayetinde ge�en "mevt" kelimesine dikkat �ekmi�tir:

E�er Hz. �sa �lm�� olsayd� (ki bu do�ru de�ildir), "Allah �l�m vakti gelen nefisleri vefat ettirir." (Z�mer Suresi, 42) mealindeki ayette yer alan ve �l�m anlam�na gelen "mevt" kelimesi bildirilmezdi... �ayet iddia edildi�i gibi Allah-u Teala adi �l�m� (biyolojik anlamda �l�m�) bildirmi� olsayd�, bu a��k�a haber verilirdi. Madem ki Allah, Yahudilerin Hz. �sa'y� �ld�rmedi�inden, vefattan ve g��e y�kselmekten bahsetmektedir, o halde burada normal �l�m�n d���nda bir mana d���n�lmelidir.20

Kevseri ile ayn� d�nemde ya�am�� olan �eyh�lislam Mustafa Sabri Efendi ise, Z�mer Suresi'nin 42. ayetini delil olarak g�stererek, "�ayet teveffa kelimesini, "�ld�rme" anlam�nda alsayd�k, ruhlar�n da �lmesi gerekmektedir." yorumunu yapmaktad�r.21 Nitekim �slam alimi Mevdudi'nin Kuran tefsirinde de, Al-i �mran Suresi'nin 55. ayetinde ge�en (Maide Suresi'nin 117. ayetinde de ayn� kelime kullan�lmaktad�r) "m�teveffi" kelimesi i�in �u a��klamada bulunulmaktad�r:

Arap�a metindeki "m�teveffi" kelimesi, "teslim almak" ve "can almak" anlamlar�na gelen 'teveffa" kelimesinden gelir; fakat burada mecazi anlamda kulan�lm��t�r. Burada "g�revden alma" anlam�na gelmektedir.22

�slam tarihinin ilk m�fessirlerinden biri olarak kabul edilen Maturidi de, ayette Hz. �sa'n�n bilinen biyolojik anlamda �l�m�nden bahsedilmedi�ini ifade etmi�tir:

Ayette kast edilen �ey, �l�m anlam�ndaki vefat de�il, bedenin d�nyadan al�nmas� anlam�ndaki vefatt�r.23

�slam alimleri, teveffa kelimesinin ayette ge�en hali olan "m�teveffiyke" kelimesini yorumlarken Hz. �sa'n�n �lmedi�i, Allah Kat�na y�kseltildi�i ve k�yametten �nce yery�z�ne tekrar d�nece�i konusunda ittifak sa�lam��lard�r. �rne�in, �nl� tefsir alimi Taberi, "m�teveffiyke" kelimesinin "yerden almak" manas�nda kullan�ld���n� ifade eder ve ayeti �u �ekilde a��klar:

Bize g�re en s�hhatli g�r�� bu kelimeyi "kabzetmek", "yerden �ekmek" manas�nda almakt�r. Buna g�re ayetin anlam�; "seni yerden al�p, g�klere �ekerim" �eklinde olur. Ayetin devam� da, ahir zamanda inkarc�lara kar�� olan galibiyete dikkat �ekmekle bu fikri teyid eder mahiyettedir.24

Bu a��klaman�n devam�nda Taberi, "m�teveffiyke" kelimesinin anlam� ile ilgili di�er yorumlara da yer vermektedir. Kelimenin bir t�r uyku olarak a��klanmas� da, �slam alimleri aras�nda kabul g�ren bir yorumdur. M�s�rl� alim Halil Herras, Hasan Basri'ye g�re bu ifadeden maksad�n "Ben seni uyutup, uyku halindeyken kald�r�p Kat�ma y�kseltece�im" oldu�unu ifade eder. Celaluddin es-Suyuti ise tefsirinde, sahih hadislere dayanarak Hz. �sa'n�n �lmedi�ini a��klar ve ��yle der:

O halde Hz. �sa g��e ��kar�ld� ve k�yametten �nce gelecektir.25

Osmanl�'n�n son d�nem �slam alimlerinden Mehmed Vehbi de, bu ayeti a�a��daki �ekilde tefsir ederek; Hz. �sa'n�n �lmedi�ini ve �ld�r�lmedi�ini ifade etmi�tir:

Ey �sa, Ben seni uykuyla uyutarak mahall-i bereket ve kerametim olan sema cihetine kald�r�p, Yahudilerin �errinden kurtaraca��m ve kafirlerin fena fiillerini senden temizleyerek, onlar�n i�inden ��kar�p k�t�l�klerden kurtaraca��m.26

Al-i �mran Suresi'nin 55. ayetinde Hz. �sa'n�n �lmedi�ine i�aret edildi�ini ifade eden �slam alimlerinden biri de �bn Teymiyye'dir. �bn Teymiyye, ayette kast edilen manan�n "bir t�r uyku �l�m�" olabilece�ini a��klarken �u yorumu yapar:

Bu ayet, Hz. �sa'n�n �l�m�n�n kast edilmedi�ine delildir... Ayette ge�en, "et-teveffi" s�z�, beden olmaks�z�n sadece ruhun veya ikisinin �l�m�n�, ancak ba�ka bir karineyle (konuyu bu anlamda a��klayan ba�ka bir delilin varl��� ile) gerektirir. Bundan maksat uyku �l�m� de olabilir. (Enam Suresi, 60. ayette oldu�u gibi.) Ayetin son b�l�m�ndeki "inkar edenlerden seni tertemiz ay�raca��m." s�z� de bu �ekildedir. Hz. �sa'n�n v�cudu ruhundan ayr�lm�� olsayd�, onun v�cududu da di�er peygamberler gibi yerde olurdu.27

Elmal�l� Hamdi Yaz�r ise, tefsirinde bu ayetten anla��lan anlam�n, 'Hz. �sa'n�n �lmedi�i, Allah Kat�nda diri oldu�u' �eklinde bildirir:

... Bizce bu tefsir ve inanc�n �zeti �u demek olur: Allah'tan bir kelime olan ve Ruhu'l-Kud�s ile teyid edilmi� bulunan Mesih �sa'n�n ruhu hen�z kabzedilmemi�tir. Ruhunun eceli gelmemi�tir. Kelime daha Allah'a d�nmemi�tir. Onun daha d�nyada g�rece�i i�ler vard�r.28

G�r�ld��� gibi bu ayette, "vefat" kelimesi T�rk�ede yayg�n olarak kullan�ld��� gibi �l�m anlam� ta��mamaktad�r. Ayette bildirilen "... seni Ben vefat ettirece�im... " c�mlesiyle, Hz. �sa'n�n uykudakine benzer bir duruma sokularak, Allah Kat�na y�kseltildi�i haber verilmektedir. Hz. �sa �lmemi�, sadece Allah'�n takdiriyle bu boyuttan ayr�lm��t�r. (En do�rusunu Allah bilir.)


Nisa Suresi, 157. ve 158. Ayetlerinin A��klamas�

Hz. �sa'y� �ld�rmek i�in harekete ge�enlerin ba�ar�ya ula�amad�klar�n� a��k�a ifade eden ayetlerden biri de, Nisa Suresi'nin 157. ayetidir. Bu ayetin, sonraki ayetle birarada incelenmesi gerekmektedir. Ayetlerde, inkarc�lar�n Hz. �sa'y� �ld�rmedikleri ve asmad�klar�, ancak onlara �yle g�sterildi�i, Allah'�n Hz. �sa'y� Kendi Kat�na y�kseltti�i bildirilmektedir:

Ve: "Biz, Allah'�n Resul� Meryem o�lu Mesih �sa'y� ger�ekten �ld�rd�k" (katelna) demeleri nedeniyle de (onlara b�yle bir ceza verdik.) Oysa onu �ld�rmediler (ma katelehu) ve onu asmad�lar (ma salebe). Ama onlara (onun) benzeri g�sterildi (�ubbihe). Ger�ekten onun hakk�nda anla�mazl��a d��enler, kesin bir ��phe i�indedirler. Onlar�n bir zanna uymaktan ba�ka buna ili�kin hi�bir bilgileri yoktur. Onu kesin olarak �ld�rmediler (ma katelehu). (Nisa Suresi, 157)

Hay�r; Allah onu Kendine y�kseltti. Allah �st�n ve g��l�d�r, h�k�m ve hikmet sahibidir. (Nisa Suresi, 158)

Bu ayetlerde yer alan delilleri detayl� olarak ele almadan �nce, bir konuyu a��klamak yerinde olacakt�r. Ayetlerde "ma salebe" kelimeleriyle haber verilen ve Kuran meallerinde "asmad�lar" olarak ge�en kelimenin s�zl�k anlam�na bak�ld���nda �ok �nemli bir bilgi edinilir. Bu kelimenin k�k� olan "salebe" fiili, asmak ve idam etmek anlamlar�n�n yan� s�ra "ha�lamak, �arm�ha germek" anlamlar� da ta��maktad�r. Bu durumda, H�ristiyanl�k inanc�n�n temel unsurlar�ndan biri olan Hz. �sa'n�n �arm�ha gerildi�i inanc�n�n da hi�bir �ekilde do�ru olmad��� birkez daha anla��lmaktad�r.

Hz. �sa'n�n �ld���n� �ddia Edenler Zanda Bulunmaktad�r

�nkar edenler Hz. �sa'y� �ld�rmek istemi�ler, hatta -g�r�n�rde- bu planlar�n� ger�ekle�tirdiklerini sanacaklar� bir ortam da olu�mu�, ancak Allah onlar�n bu hedeflerine ula�malar�n� engellemi�tir. Hz. �sa'y� �ld�rememi�ler ve asamam��lar, ancak onlara bir benzeri g�sterilmi�tir. Hz. �sa'y� �ld�rd���n� �ne s�renlerin bu konudaki ithamlar� ise sadece zandan ibarettir. Taberi tefsirinde, inkar edenlerin bu konuda kesin bir bilgilerinin olmad��� �u �ekilde a��klan�r:

�sa hakk�nda ihtilafa d��en Yahudiler, onun �ld�r�l�p �ld�r�lmedi�inden ��phe etmektedirler. Bu husustaki bilgileri sadece zanna uymaktan ibarettir. �ld�rd�kleri kimsenin Hz. �sa olup olmad��� hakk�nda pek bildikleri bir �ey yoktur. Ancak �ld�rd�kleri ki�inin, �ld�rmek istedikleri Hz. �sa oldu�unu zannetmektedirler. Kesin olarak onu �ld�rmediler... Hz. �sa'y� kesin olarak �ld�rmediler, ��nk� onun �ld�r�l��� hususunda zan ve ��phe i�indedirler.29

�nkar edenlerin ��phe i�inde kalm�� olmalar�, tuzaklar�n�n hedefine ula�mad���n�n �nemli bir delilidir. E�er kurduklar� tuzak do�rultusunda ger�ekten Hz. �sa'y� �ld�rm�� olsalard�, bu konuda ��pheye d��ecekleri bir durum olmaz, planlar�n�n neticeye ula�t���ndan emin olurlard�. Ancak, ku�ku duymalar� ola�an�st� bir durumla kar�� kar��ya kalm�� olduklar�n� g�stermektedir. Bu konuyu ��yle bir �rnekle d���nelim. Bir ki�iyi �ld�rmek i�in ate� a�an kimse, att��� kur�unla onun �l�p �lmedi�ini mutlaka bilir. Ya da idam edilen birisinin, as�ld�ktan sonra �l�p �lmedi�inden ��phe edilmesi i�in s�ra d��� bir durumun olu�mas� gerekir. �ld�rmek i�in giri�ilen bir eylem neticesinde, sonu�tan ku�ku duyuluyorsa, bu ola�an bir durum de�ildir. Hz. �sa'y� �ld�rmeye kalk��an kimseler de, e�er hedeflerine ula�m�� olsalard� bundan hi�bir ku�ku duymaz, Hz. �sa'y� kesin olarak �ld�rd�klerini s�yleyebilirlerdi. Ancak Rabbimiz onlar�n ��pheye d��t�klerini, sadece tahminde bulunduklar�n�, bu konuda kesin bir bilgiye sahip olmad�klar�n� haber vermektedir. Bu durum, Hz. �sa'n�n �lmedi�ini ve diri olarak Allah Kat�na y�kseltildi�ini g�steren delillerden biridir.


Yoksa siz, ger�ekten �brahim'in, �smail'in, �shak'�n, Yakub'un ve torunlar�n�n Yahudi veya H�ristiyan olduklar�n� m� s�yl�yorsunuz? De ki: "Siz mi daha iyi biliyorsunuz, yoksa Allah m�? Allah'tan kendisinde olan bir �ehadeti gizleyenden daha zalim olan kimdir? Allah, yapt�klar�n�zdan gafil de�ildir."
(Bakara Suresi, 140)


Hz. �sa'ya Kurulan Tuza��n Bozulmas�, Allah'�n �st�n G�c�n�n Bir Tecellisidir

Ayetlerde dikkat �ekilen bir ba�ka husus da, ayetin (Nisa Suresi, 158) son k�sm�nda yer alan "Allah �st�n ve g��l�d�r, h�k�m ve hikmet sahibidir" ifadesidir. Bu ifadeyle Hz. �sa'n�n ya�ad��� bu olayda, Allah'�n �st�n g�c�n�n tecelli etti�i ola�an�st� bir durumun varl���na i�aret ediliyor olmas� muhtemeldir. (En do�rusunu Allah bilir.)

�slam alimleri de bu ayeti tefsir ederlerken, ayetin bu b�l�m�ne dikkat �ekmi�lerdir. �slam alimleri, bu s�zlerin Allah'�n g�� ve hikmetini g�steren ola�an�st� bir olay s�z konusu oldu�unda bildirildi�ini belirterek, buradaki ifadelerin mucizevi bir duruma i�aret etti�ini s�ylemi�lerdir. �rne�in Fahruddin Razi, bu konuyu �u �ekilde a��klamaktad�r:

Allahu Teala ayetin sonunda, "Allah Aziz ve Hakim'dir" buyurmu�tur. Buradaki izzetten maksat kudretinin, hikmetten maksat da ilminin kemali ve m�kemmelli�idir. ��te b�ylece Cenab-� Hak bu buyru�u ile Hz. �sa'n�n y�kseltilmesinin, her ne kadar bir be�ere imkans�z dahi gelse, bunun Kendi kudretine ve hikmetine nispetle imkans�z olmayaca��na i�aret etmi�tir. Bunun bir benzeri de O'nun "... kulunu bir gece Mescid-i Haram'dan Mescid-i Aksa'ya kadar g�t�ren O (Allah) m�nezzehtir." (�sra Suresi, 1) ayetidir. ��nk� �sra her ne kadar Hz. Muhammed (sav)'in kudretine nispetle imkans�z ise de, Hak Subhanehu'nun kudretine nispetle �ok kolay ve basittir. 30


��te Meryem o�lu �sa; hakk�nda ku�kuya d��t�kleri "hak s�z". Allah'�n �ocuk edinmesi olacak �ey de�il. O y�cedir. Bir i�in olmas�na karar verirse, ancak ona: "Ol" der, o da hemen oluverir.
(Meryem Suresi, 34-35)

Mehmed Vehbi Efendi de, Rabbimiz'in ayetin sonunda, "Allah �st�n ve g��l�d�r, h�k�m ve hikmet sahibidir" �eklinde buyurmas�n�n hikmetlerinden birini ��yle yorumlamaktad�r:

Hz. �sa'n�n semaya refi bu ayetle sabittir ve semaya ref etmek, insan�n kudretine nispetle m�mk�n de�ilse de, Allah-u Teala'n�n kudretine ve hikmetine nazaran asla taaz�r (g��) olmad���n� beyan (a��klamak) i�in Cenab-� hak ayetin �ncesinde Aziz ve Galip oldu�una ve kemal-i ilmine i�aret i�in Hakim oldu�unu ve Hz. �sa'y� semaya refe kudret ve hikmetinin kafi bulundu�unu beyan buyurmu�tur.31

Haseneyn Muhammed Mahluf da Hz. Muhammed (sav)'in mirac�n� �rnek g�stererek, Hz. �sa'n�n diri olarak Allah Kat�na y�kseltilmesinin Rabbimiz'in �st�n g�c�n�n ve kudretinin delillerinden biri oldu�unu ifade etmi�tir:

Peygamberimiz (sav) nas�l ruhu ve bedeniyle, uyan�k halde iken miraca ��kt� ise, Hz. �sa da ayn� �ekilde diri olarak semaya ref edilmi�tir. Bunda bir gariplik s�z konusu de�ildir. Bu tip durumlar, harika mucizeler aras�ndad�r. Bu konuda herhangi bir k�yasa da gerek yoktur. Allah her�eye kadirdir...32

Di�er baz� �slam alimleri ise, Hz. �sa'n�n �lmedi�i ve �ld�r�lmedi�i, Allah Kat�nda diri oldu�u konusundaki g�r��lerini �u �ekilde ifade etmektedirler:

�mer Nasuhi Bilmen: Katil vukuuna (�ld�rme olay�na) kat'i surette (kesin olarak) kail (inanm��) de�ildirler. �yle zan ve tahminin bir k�ymeti yoktur. Hakikati hali (ger�ek bilgi); Cenab� Hak, Kuran-� Kerim'inde serahaten (net olarak) beyan buyuruyor ki, o m�barek peygamberini kudreti ilahiyesiyle (�lahi kudretiyle) berhayat (canl�) olarak semaya kald�rm��t�r. Kudreti ilahiyenin azametine ve kainatta tecelli eden milyonlarca bedayi-i hilkate (yarat�lm��lara) bir nazar� intibah (kalp g�z�) ile bakanlara g�re bir peygamberi zi�an�n b�yle ruhen ve cismen en y�ksek makamlara y�kseltilmesini istibada (uzak g�rmeye), tevile asla mahal (imkan) yoktur. 33

Hasaneyn Muhammed Mahluf: M�sl�manlar�n inanc� odur ki, Hz. �sa ne as�lm��t�r, ne de �ld�r�lm��t�r, bilakis ruhu ve bedeniyle diri olarak semaya y�kselmi�tir. Allah'�n izin verdi�i s�rece semada ya�amaya devam edecektir...34

Zahid Kevseri: Yahudiler Hz. �sa'y� bedenen �ld�rmeye niyet etmi�ler, Allah ise onlar�n niyetlerini bo�a ��kararak, Hz. �sa'n�n bedenini kurtar�p Kendi Kat�na ��karm��t�r. Burada Yahudilerin tekzip edilmesinin ger�ekle�mesi i�in, ref'in maddi olmas� gerekmektedir.35

Elmal�l� Hamdi Yaz�r: ... Bu hususta, ihtilaf etmi� olanlar da muhakkak bundan dolay� ��phe i�indedirler. Buna dair hi�bir ilimleri yoktur. Fakat zanna tabi olmu�lard�r. Halbuki, biz Mesih'i �ld�rd�k diyenler onu yakinen �ld�rmediler. �u halde �ld�rme cinayetiyle �v�nmeleri de bir yaland�r. ��nk� bir i�ten maksat ne ise h�k�m ona g�redir. Onlar�n ise �ld�rmeye te�ebb�sten maksatlar� asla has�l olmad�.36

Kurtubi: Ayetin tefsiri ��yledir: "Ben seni, �ld�rmeden Kendime y�kseltece�im, k�fredenlerden temizleyece�im, semadan indikten sonra �ld�rece�im."37


Allah Hz. �sa'y� Kendi Kat�na Y�kseltmi�tir

�nkar edenlerin Hz. �sa'y� �ld�rmek amac�yla kurduklar� tuza��n bozulmu� oldu�unun �nemli delillerinden biri de, Rabbimiz'in Hz. �sa'y� Kendisi'ne y�kseltti�ini bildirmi� olmas�d�r. Ayetlerde bu ger�ek haber verilmektedir:

... seni Kendime y�kseltece�im (rafiuke), seni inkar edenlerden temizleyece�im ve sana uyanlar� k�yamete kadar inkara sapanlar�n �st�ne ge�irece�im. Sonra d�n���n�z yaln�zca Bana'd�r, hakk�nda anla�mazl��a d��t���n�z �eyde aran�zda Ben h�kmedece�im." (Al-i �mran Suresi, 55)

Ve: "Biz, Allah'�n Resul� Meryem o�lu Mesih �sa'y� ger�ekten �ld�rd�k" (katelna) demeleri nedeniyle de (onlara b�yle bir ceza verdik.) Oysa onu �ld�rmediler (ma katelehu) ve onu asmad�lar (ma salebe). Ama onlara (onun) benzeri g�sterildi (�ubbihe). Ger�ekten onun hakk�nda anla�mazl��a d��enler, kesin bir ��phe i�indedirler. Onlar�n bir zanna uymaktan ba�ka buna ili�kin hi�bir bilgileri yoktur. Onu kesin olarak �ld�rmediler (ma katelehu). Bilakis (bel); Allah onu Kendine y�kseltti (refea). Allah �st�n ve g��l�d�r, h�k�m ve hikmet sahibidir. (Nisa Suresi, 157-158)

Ayetlerde bildirildi�i gibi Hz. �sa'y� �ld�rmek isteyenler ama�lar�na ula�amam��lard�r. Allah Hz. �sa'y� Kendisi'ne y�kselterek onu inkar edenlerin tuzaklar�ndan korumu� ve kurtarm��t�r. Ayetlerde "rafiuke" ve "refea" olarak ge�en kelimenin Arap�a k�keni "ref" kelimesidir. Ref kelimesinin s�zl�k anlam� "y�kselmektir." �slam alimleri ref kelimesini a��klarken, "ref kelimesi, al�altman�n tersidir" demektedirler. �slam alimi E�ari, Al-i �mran Suresi'nin 55. ayetini, Nisa Suresi'nin 158. ayeti ile birlikte a��klam�� ve bu konudaki kanaatini �u �ekilde ifade etmi�tir: "Hz. �sa'n�n diri olarak semaya ref edildi�i (y�kseltildi�i) hakk�nda, �mmetin icma� vard�r."38 (icma-� �mmet: ayn� as�rda ya�am�� olan �slam alimlerinden m��tehid olanlar�n, bir mesele hakk�nda verilen h�k�mde birle�meleridir.)


...Dediler ki: "Hen�z be�ikte olan bir �ocukla biz nas�l konu�abiliriz? (�sa) Dedi ki: "��phesiz ben Allah'�n kuluyum. (Allah) Bana Kitab'� verdi ve beni peygamber k�ld�. Nerede olursam (olay�m,) beni kutlu k�ld� ve hayat s�rd���m m�ddet�e, bana namaz� ve zekat� vasiyet (emr) etti. Anneme itati de. Ve beni mutsuz bir zorba k�lmad�. Selam �zerimedir; do�du�um g�n, �lece�im g�n ve diri olarak yeniden-kald�r�laca��m g�n de."
(Meryem Suresi, 29-33)

�slam alimlerinin b�y�k �o�unlu�u bu ayetleri a��klarken, "Hz. �sa'n�n �lmedi�i, Allah Kat�na y�kseltildi�i ve bu y�kselmenin ruhu ve bedeni ile birlikte ger�ekle�ti�i" hususunda hemfikirdirler. Bu alimlerden baz�lar�n�n g�r��leri ��yledir:

Kelam ve tefsir alimi Fahruddin Razi, Nisa Suresi'nin 158. ayetinde bildirilen "Bilakis Allah onu Kendisi'ne y�kseltmi�tir" haberiyle ilgili olarak �u a��klamay� yapm��t�r:

"... Buradaki y�kseltme ile, kendisinde, Allah'�n h�km�n�n d���ndaki h�k�mlerin ge�erli olmad��� bir yere y�kseltme kast edilmi�tir. Hz. �sa'n�n semaya y�kseltildi�i bu ayetle sabittir..."39

Hasan Basri �antay tefsirinde, "rafiuke" kelimesini "Kendisi'ne y�kseltip kald�rmak" olarak tefsir etmi� ve "Allah Hz. �sa'y� ruhu ve bedeni ile birlikte y�kseltip kald�rm��t�r." �eklinde d���ncesini a��klam��t�r.40

�bn Teymiyye'nin a��klamas� ise ��yledir: "Allah onu Kendi Kat�na y�kseltti... ayeti, Hz. �sa'n�n ruhu ve v�cuduyla y�kseltildi�ini a��klamaktad�r..."41

�nl� m�fessir Sabuni ise Al-i �mran Suresi'nin 55. ayetini a��klarken, Hz. �sa'n�n Allah Kat�na y�kseltilmesi konusunda d���ncelerini ��yle a��klamaktad�r:

Y�ce Allah'�n b�yle buyurmas�ndaki hikmet, Hz. �sa'y� Yahudilerin elinden kurtaraca��n� ve ona hi�bir eziyet edilmeden, sa� salim g�klere kald�r�laca��n� m�jdelemektir. 42

Mehmet Vehbi Efendi de bu konudaki kanaatini �u �ekilde ifade etmektedir: "Hz. �sa'n�n semaya ref'i bu ayetle (Nisa Suresi, 158) sabittir..."43

Zahid Kevseri ise, Kuran'da Hz. �sa'n�n Allah Kat�na y�kseltilmesi konusunun itiraz edilemeyecek kadar a��k ve net oldu�unu ifade etmektedir. Al-i �mran Suresi'nin 55. ayetini ve Nisa Suresi'nin 157-158. ayetlerini delil olarak g�steren Kevseri, bu ayetlerde Hz. �sa'n�n refi'nin nass (Nass: Kesinlik, a��kl�k. Kuran-� Kerim'de veya hadis-i �eriflerde bir i� veya konu hakk�nda olan a��kl�k ve bu �ekilde a��k olan kelam ve ayet) h�km�nde oldu�unu s�ylemekte ve konuyu ��yle a��klamaktad�r:

��nk� ref'in as�l anlam� a�a��dan yukar�ya do�ru nakildir. Burada ayetleri mecaz anlam�yla a��klayabilecek bir husus yoktur. Dolay�s�yla �eref ve makam bak�m�ndan y�kseltme gibi bir manay� ��karmaya �al��man�n bir delili bulunmamaktad�r.44

Mevdudi de bu konudaki g�r��lerini �u �ekilde a��klamaktad�r:

... E�er Allah, ayette bildirilen (Nisa Suresi, 158. ayet) kelimelerle "Allah O'nu �ld�rd�" veya "Allah O'nun makam�n� y�kseltti" diye buyurmak isteseydi, bunu a��k�a bildirirdi. Birincisinin yerine: "��phesiz onlar O'nu ne �ld�rd�ler, ne de �arm�ha gerdiler, fakat onu onlardan kurtard� ve sonra o kendi eceli ile �ld�" s�zlerini bildirebilir; ikincisinin yerine ise "Onlar, onu �arm�ha gererek al�altmaya �al��t�lar, fakat Allah onun makam�n� �ok y�kseltti" ifadesi bildirilebilirdi...45

Kuran ayetlerinden ve �slam alimlerinin yorumlar�ndan a��k�a g�r�ld��� �zere, Hz. �sa diri olarak, bedeniyle birlikte Allah Kat�na y�kseltilmi�tir. Bu, Allah'�n bir mucizesidir ve iman edenlerin b�y�k �evk ve heyecan duyacaklar� bir harikad�r. Hz. �sa'n�n sadece ruhunun Allah Kat�na y�kseltildi�i veya bu y�kseltilme ile manevi (makam olarak) bir y�kseli�in kast edildi�i iddialar� ise ger�e�i yans�tmamaktad�r. Yukar�da da baz� �rnekleri verildi�i gibi, pek �ok �slam alimi bu iddialar�n ge�ersizli�ini eserlerinde ispatlam��lard�r.


Rahman (olan Allah)a �ocuk edinmek yara�maz. G�klerde ve yerde olan (herkesin ve her�eyin) t�m� Rahman (olan Allah)'a, yaln�zca kul olarak gelecektir.
(Meryem Suresi, 92-93)

Hz. �sa'n�n diri olarak Allah Kat�na y�kseltilmi� oldu�unun bir di�er �nemli delili ise, Nisa Suresi'nin 158. ayetinde ge�en Arap�a "bel" edat�d�r. T�rk�ede "bilakis" anlam�nda terc�me edilen bu edat�n, Arap�a dilbilgisindeki anlam� ve kullan�m �zellikleri �ok �nemli bir ger�e�e dikkat �ekmektedir. Buna g�re, bel edat� olumsuzluk ifade eden bir c�mleden sonra gelirse, Arap�a dilbilgisi kurallar�na g�re kendinden sonra gelen c�mle, bir �nceki c�mlenin tam z�dd� olmal�d�r. Bu durumda Hz. �sa ilgili bildirilen ayette de, "... Onu �ld�rmediler, bilakis (bel) Allah onu Kendine y�kseltti..." ifadesinde �l�m�n tam tersi olan canl�l��a i�aret ediliyor olmas� muhtemeldir. (En do�rusunu Allah bilir.) Konuyla ilgili olarak, son d�nem �slam alimlerinden �eyh�lislam Mustafa Sabri Efendi de �u yorumda bulunmaktad�r:

Nisa Suresi 158. ayette ge�en ve bilakis (aksine) �eklinde terc�me etti�imiz, 'bel' edat� olumsuzluk ifade eden bir c�mleden sonra gelirse, Arap�a dilbilgisi kaidesine g�re kendinden sonraki c�mle, kendinden �nceki c�mlenin tamamen z�dd� olmas� gerekir. �l�m�n kar��t� canl�l�kt�r. Dilbilgisi kurallar� bunu gerektirmektedir. �ayet biz "burada manevi ref s�z konusudur" ve "Hz. �sa normal olarak vefat etmi�tir" desek bu kaideye ters d��m�� oluruz. Zira bu takdirde bel edat�ndan sonra gelen ref, edattan �nce gelen ayn� zamanda olumsuz bir c�mle olan �ld�rme ve asma fiillerine ters olmaz. ��nk� bir �ah�s hem �ld�r�lm�� hem de ruhu g��e y�kselmi� olabilir. Aksi halde bu tabir anlams�z olur ki, Kuran-� Kerim b�yle manas�z ifadelerden m�nezzehtir... Ref'in yaln�z ruhen oldu�unu savunanlar�n tevillerine g�re ayetin meali ��yledir: "Onu �ld�rmediler ve asmad�lar... bilakis Allah onun derecesini y�kseltti." Burada icaz (�zl� s�z) ��yle dursun, orta dereceli bir belagat (g�zel s�z s�yleme sanat�) dahi yoktur... "Apartman�n asans�r� beni herg�n oturdu�um d�rd�nc� kata ��kar�r" denildi�inde hi�bir ak�ll� insan bu s�zden beni sadece ruhen d�rd�nc� kata ��kar�r �eklinde bir manay� anlamaz. O halde Hz. �sa da sadece ruhen y�kseltilmemi�tir.46

Said Ramazan el-Buti'nin �slam Akaidi adl� eserinde ise ayn� konu �u �ekilde a��klanm��t�r:

Ayetin �nceki b�l�m� ile sonraki b�l�mleri aras�ndaki kar��l�kl� uyg�nluk, zorunlu olarak bir hakikati ortaya koymaktad�r. Mesela, Arap bir adam�n "Ben a� de�ilim, aksine yan yat�yorum." demesi do�ru bir c�mle de�ildir. Ayn� �ekilde, "Halid �lmedi, aksine o iyi bir adamd�r" c�mlesi de ��eleri bak�m�ndan kopuktur. D�zg�n olan� ise, "Halid �lmedi, aksine ya��yor" bi�iminde gelir. "Ba�kan �ld�r�lmedi, o Allah Kat�nda derecesi �st�n olan bir adamd�r" demek, c�mlede anlam kopuklu�u meydana getirir. ��nk� onun Allah Kat�nda y�ksek derece sahibi olmas�, �ld�r�lmesine engel de�ildir. 'Bel' edat�, �nceki s�z ile sonraki s�z aras�nda bir ayk�r�l�k ifade eder. Yani 'bel' kendisinden �nce ge�mi� bir h�km� iptal eder.47

Ayr�ca, ayette bildirilen ref kelimesi ile manevi bir makama i�aret edilmi� olsayd�, Kuran'da di�er peygamberler i�in de benzer bir ifade kullan�labilirdi. Hz. �sa'ya mahsus olarak "Allah Kat�na y�kseltilmi� oldu�unun" vurgulanmas�n�n hi� ��phesiz pek �ok hikmeti vard�r. Hz. Muhammed (sav), Hz. Musa, Hz. S�leyman, Hz. Davud, Hz. �uayb, Hz. Nuh, Hz. �brahim, Hz. Lut gibi vefat eden di�er peygamberlerden hi�biri i�in b�yle bildirilmemi�tir. Di�er t�m peygamberlerin �l�m� bildirilirken, biyolojik anlamda bilinen �l�m kelimesinin �e�itli t�rleri kullan�lm��, Hz. �sa'n�n ise "ref"i yani y�kseltildi�i haber verilmi�tir. (Kuran'da di�er peygamberlerin �l�m�n�n ne �ekilde anlat�ld��� ilerleyen b�l�mlerde detayl� olarak a��klanacakt�r.) Peygamberler de dahil t�m insanlar �ld�kten sonra ruhlar� Allah Kat�na y�kseldi�inden, Hz. �sa i�in �zel olarak "ref" kelimesinin kullan�lmas� ola�an�st� bir durumun varl���n� g�stermektedir. (En do�rusunu Allah bilir.) Hz. �sa'n�n yeniden yery�z�ne geli�i konusunda ara�t�rmalar� olan ve bu ara�t�rmalar�n� �zel bir kitapta toplayan M�s�rl� �slam alimi Muhammed Halil Herras da bu konuda �unlar s�ylemektedir:

Nisa Suresi'nin 158. ayetindeki ref kelimesinden, sadece "ruhun y�kseltilmesi" kast edilseydi, bu katli (�ld�r�lmeyi) ve salbi (as�lmay�) iptal etmez ve ayetin bildirdi�i hikmet yerine gelmemi� olurdu. Faraza, Yahudiler Hz. �sa'y� �ld�rselerdi (ki bu hi�bir zaman olmam��t�r) onun ruhu zaten Allah'a y�kselecekti. Zira biliyoruz ki, b�t�n peygamberler ve m�minler �ld�kten sonra ruhlar� Allah'a y�kselir. Bu konuda Hz. �sa ile di�erleri aras�nda bir fark yoktur. Onun i�in bu ayette bir hususiyet vard�r ki, o da Hz. �sa'n�n hem beden hem de ruhu ile diri olarak ref edilmesidir. Ayn� zamanda bu ayetin sonuna bakt���m�zda, Allah'�n izzet ve hikmetinin tecelli etti�ini g�r�yoruz.48


Ve: "Biz, Allah'�n Resul� Meryem o�lu Mesih �sa'y� ger�ekten �ld�rd�k" demeleri nedeniyle de (onlara b�yle bir ceza verdik.) Oysa onu �ld�rmediler ve onu asmad�lar. Ama onlara (onun) benzeri g�sterildi. Ger�ekten onun hakk�nda anla�mazl��a d��enler, kesin bir ��phe i�indedirler. Onlar�n bir zanna uymaktan ba�ka buna ili�kin hi�bir bilgileri yoktur. Onu kesin olarak �ld�rmediler.
(Nisa Suresi, 157)

Baz� kimselerin �ne s�rd��� gibi ayette bildirilen y�kselme, Hz. �sa'n�n manevi olarak veya derece bak�m�ndan y�kseltilmesi de�ildir. Allah, Hz. �sa'ya kurulan tuza��n bozuldu�unu haber vermi�tir. Tuza��n bozulmas�, Hz. �sa'n�n �lmemesi anlam�na gelmektedir. Bu durumda, ayette haber verilen bilgi Hz. �sa'n�n manevi olarak de�il, ruhu ve bedeniyle birlikte Allah Kat�na y�kseltilmi� olmas�d�r. �nkarc�lar�n tuzaklar� Hz. �sa'n�n canl� olarak Allah Kat�na y�kseltilmesi ile bozulmu�tur. (En do�rusunu Allah bilir.) Alim Zahid Kevseri, bu konuyu ��yle bir �rnekle a��klamaktad�r:

Hz. Muhammed (sav) ile ilgili bir ayette "Allah seni insanlardan korur." (Maide Suresi, 67) buyrulmaktad�r. ��phesiz burada ayet, "�nsanlara kar�� senin mertebeni y�kseltir" anlam�nda de�ildir. Resulullah (sav)'a filli bir sald�r� vard� ve bu sald�r�ya kar�� Allah onu maddeten koruma alt�na alm��t�. Hz. �sa i�in de durum b�yledir. Ona kar�� fiili bir sald�r� vard�. Dolay�s�yla ayetin zikredildi�i makam itibariyle dahi, burada ref manevi bir y�kselmeden ibaret olmamal�d�r.49

A��k�a g�r�ld��� gibi, �st�n g�� ve kudret sahibi olan Allah, Hz. �sa'ya kurulan tuza��, onu diri olarak Kendi Kat�na y�kselterek bozmu�tur. T�m bu deliller bir kez daha g�stermektedir ki, Hz. �sa Allah Kat�nda diridir ve Rabbimiz'in takdir etti�i vakitte yeniden yery�z�ne gelecektir. (En do�rusunu Allah bilir.) Hi� ��phesiz bu, samimi olarak iman edenler i�in �ok b�y�k bir m�jdedir. Hz. �sa gibi m�barek ve kutlu bir peygamberin yeniden d�nyaya gelecek olmas� mucizevi bir durumdur ve bu mucizeye tan�kl�k etme ihtimali olan t�m m�minler i�in b�y�k bir �evk kayna��d�r.

�bn Teymiyye bu konuya ��yle dikkat �ekmektedir:

... Allah bununla �l�m� buyurmak isteseydi, Hz. �sa di�er m�minler gibi olurdu. Allah b�t�n m�minlerin ruhlar�n� almakta ve g��e y�kseltmektedir. B�ylece bunda bir hususili�in olmad��� anla��l�rd�. Yani Allahu Teala'n�n Hz. �sa'y� �zel olarak bu �ekilde zikretmesinin anlam� olmazd�.50

�eyh�lislam Mustafa Sabri de konuyu �u �ekilde a��klamaktad�r:

Ayette �ayet sadece �ld�rme buyrulsayd�, Hz. �sa'n�n ruhu da di�er ruhlar gibi zaten y�kselece�i i�in, "rafiuke" kelimesini zikretmeye gerek yoktu.51


Kuran'da "Y�kselme" �le �lgili Di�er Ayetler

Hz. �sa'n�n Allah Kat�na y�kseltildi�inin bildirildi�i ayetlerde ge�en ref (y�kselme) kelimesi, Kuran'�n di�er ayetlerinde de farkl� konularda kullan�lm��t�r. Ancak bu ayetler incelendi�inde, genel olarak maddi bir y�kselmenin kast edildi�i, manevi olarak veya makam olarak bir y�kselme (y�celme) s�z konusu oldu�unda ise, y�kselme kelimesinin "derecelerle" kelimesi ile birarada zikredildi�i g�r�lmektedir. (En do�rusunu Allah bilir.)

Maddi Y�kseltmenin Bildirildi�i Baz� Ayetler

Allah O'dur ki, g�kleri dayanak olmaks�z�n y�kseltti; onlar� g�rmektesiniz. Sonra ar�a istiva etti ve G�ne� ile Ay'a boyun e�dirdi, her biri ad� konulmu� bir s�reye kadar ak�p gitmektedirler. Her i�i evirip d�zenler, ayetleri birer birer a��klar. Umulur ki, Rabbiniz'e kavu�aca��n�za kesin bilgiyle inan�rs�n�z. (Rad Suresi, 2)

Babas�n� ve annesini tahta ��kar�p oturttu; onun i�in secdeye kapand�lar. Dedi ki: "Ey Babam, bu, daha �nceki r�yam�n yorumudur. Do�rusu Rabbim onu ger�ek k�ld�. Bana iyilik etti, ��nk� beni zindandan ��kard�. �eytan benimle karde�lerimin aras�n� a�t�ktan sonra, (O,) ��lden sizi getirdi. ��phesiz benim Rabbim, diledi�ini pek ince d�zenleyip tedbir edendi. Ger�ekten bilen, h�k�m ve hikmet sahibi O'dur." (Yusuf Suresi, 100)

Sizden misak alm�� ve Tur'u �st�n�ze y�kseltmi�tik (ve demi�tik ki:) "Size verdi�imize s�ms�k� yap���n ve onda olan� (h�k�mleri s�rekli) hat�rlay�n, ki sak�nas�n�z." (Bakara Suresi, 63)

Hani sizden misak alm�� ve Tur'u �st�n�ze y�kseltmi�tik (ve): "Size verdi�imize (Kitab'a) s�ms�k� sar�l�n ve dinleyin" (demi�tik). Demi�lerdi ki: "Dinledik ve ba� kald�rd�k." �nkarlar� y�z�nden buza�� (tutkusu) kalplerine sindirilmi�ti. De ki: "�nan�yorsan�z, inanc�n�z size ne k�t� �ey emrediyor?" (Bakara Suresi, 93)

G�ky�z�, onu da y�kseltti ve mizan� koydu. (Rahman Suresi, 7)

�brahim, �smail'le birlikte Evin (Ka'be'nin) s�tunlar�n� y�kseltti�inde (ikisi ��yle dua etmi�ti): "Rabbimiz bizden (bunu) kabul et. ��phesiz, Sen i�iten ve bilensin" (Bakara Suresi, 127)

Kim izzeti istiyorsa, art�k b�t�n izzet Allah'�nd�r. G�zel s�z O'na y�kselir, salih amel de onu y�kseltir. K�t�l�kleri tasarlay�p d�zenleyenler ise; onlar i�in �iddetli bir azap vard�r. Onlar�n tasarlad�klar� 'bo�a ��k�p bozulur'. (Fat�r Suresi, 10)

Yaratmak bak�m�ndan siz mi daha g��s�n�z yoksa g�k m�? (Allah) Onu bina etti. Boyunu y�kseltti, ona belli bir d�zen verdi. (Naziat Suresi, 27-28)


Manevi Y�kseltmenin Bildirildi�i Baz� Ayetler

Bu, �brahim'e, kavmine kar�� verdi�imiz delilimizdir. Biz, diledi�imizi derecelerle y�kseltiriz. ��phesiz senin Rabbin, h�k�m ve hikmet sahibidir, bilendir. (Enam Suresi, 83)

Ey iman edenler, size meclislerde "Yer a��n" dendi�i zaman, yer a��n; Allah size geni�lik versin. Size: "Kalk�n" denildi�i zaman da kalk�n. Allah, sizden iman edenleri ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle y�kseltsin. Allah, yapt�klar�n�zdan haberdard�r. (M�cadele Suresi, 11)

��te bu el�iler; bir k�sm�n� bir k�sm�na �st�n k�ld�k. Onlardan, Allah'�n kendileriyle konu�tu�u ve derecelerle y�kseltti�i vard�r. Meryem o�lu �sa'ya apa��k belgeler verdik ve O'nu Ruhu'l-Kud�s'le destekledik. �ayet Allah dileseydi, kendilerine apa��k belgeler geldikten sonra, onlar�n pe�inden gelen (�mmet)ler, birbirlerini �ld�rmezdi. Ancak ihtilafa d��t�ler; onlardan kimi inand�, kimi inkar etti. Allah dileseydi birbirlerini �ld�rmezlerdi. Ama Allah diledi�ini yapand�r. (Bakara Suresi, 253)

O sizi yery�z�n�n halifeleri k�ld� ve size verdikleriyle sizi denemek i�in kiminizi kiminize g�re derecelerle y�kseltti. ��phesiz senin Rabbin, sonu�land�rmas� pek �abuk oland�r ve ��phesiz O, ba���layand�r, esirgeyendir. (Enam Suresi, 165)


Allah'�n Hz. �sa'y� �nkar Edenlerden Temizlemesi

Hz. �sa'n�n Allah Kat�na y�kseltilmesi konusunda, ayetlerde haber verilen bilgilerden biri de; Allah'�n Hz. �sa'y� inkarc�lardan temizleyece�ini haber vermi� olmas�d�r. Al-i �mran Suresi'nin 55. ayetinde ��yle buyrulmu�tur:

... seni Kendime y�kseltece�im (rafiuke), seni inkar edenlerden temizleyece�im (mutahhiruke) ve sana uyanlar� k�yamete kadar inkara sapanlar�n �st�ne ge�irece�im... (Al-i �mran Suresi, 55)

Ayetin Arap�as�nda ge�en "mutahhiruke" kelimesinin k�k� "tahara" kelimesidir ve s�zl�k anlam�; temiz olmakt�r. �slam alimleri, ayette bildirilen bu ifadenin, Hz. �sa'n�n diri olarak Allah Kat�na y�kseltilmi� oldu�unun delillerinden biri oldu�unu kabul etmektedirler. �slam alimlerine g�re ayetin tefsiri; "Seni al�yorum, Kat�ma y�kseltiyorum ve seni kafir ve facirlerle kirlenmi� olan bu ortamdan uzakla�t�r�yorum" �eklindedir.52 Buna g�re Allah'�n Hz. �sa'y� inkar edenlerden temizlemesi; Hz. �sa'y� �ld�rmek i�in kurulan tuzaklar�n bozulmas� ve inkarc�lar�n bu hedeflerine ula�amamalar�, yani Hz. �sa'n�n diri olarak Allah Kat�na y�kseltilmesi anlam�na gelmektedir. (En do�rusunu Allah bilir.)

Ayr�ca ayette bildirilen ifadeden, Hz. �sa'n�n temizlenmesiyle bedenen ve inkar edenlerin bulundu�u ortamdan ayr�larak temizlenmesinin bildirildi�i anla��lmaktad�r. (En do�rusunu Allah bilir.) B�ylece baz� kimselerin �ne s�rd���, Hz. �sa'n�n �l�p sadece ruhunun Allah Kat�na y�kseltildi�i iddias�n�n ge�ersizli�i bir kere daha ortaya ��kmaktad�r. Hz. �sa'n�n sadece ruhunun y�kselmesi, ayette bildirilen temizlenmenin ger�ekle�memesi anlam�na gelir.


Senin Rabbin, 'ana yerle�im merkezlerine' onlara ayetlerimizi okuyan bir el�i g�ndermedik�e �ehirleri y�k�ma u�rat�c� de�ildir. Ve Biz, halk� zulmeden �ehirlerden ba�kas�n� da y�k�ma u�rat�c� de�iliz.
(Kasas Suresi, 59)

Ayette bildirildi�i �ekliyle bir temizlenme olabilmesi i�in Hz. �sa'n�n ruhu ve bedeniyle birlikte inkarc�lar�n bulundu�u ortamdan ayr�lmas� gerekir. Ayr�ca, ruhen yani manevi olarak bir temizlenme Hz. �sa gibi �st�n ahlakl�, Allah Kat�nda onurlu ve derin iman sahibi bir peygamber i�in s�z konusu olamaz. Hz. �sa'n�n �st�n ahlak� Meryem Suresi'nin 33. ayetinde de ��yle haber verilmi�tir; "Selam �zerimedir; do�du�um g�n, �lece�im g�n ve diri olarak yeniden-kald�r�laca��m g�n de." Hz. �sa'n�n ruhu, salih bir m�min olmas� ve Allah'�n el�isi olmas� sebebiyle, Allah'�n izniyle, tertemizdir. Ancak, i�inde bulundu�u ortam m��riklerin ve inkarc�lar�n �irkin ahlaklar� ve k�t� davran��lar� nedeniyle temiz de�ildir. Nitekim bir ayette, Rabbimiz m��riklerin ahlaklar�n�n k�t�l���nden dolay� pis olduklar�na i�aret etmi�tir:

Ey iman edenler, m��rikler ancak bir pisliktirler; �yleyse bu y�llar�ndan sonra art�k Mescid-i Haram'a yakla�mas�nlar... (Tevbe Suresi, 28)

Dolay�s�yla, Hz. �sa'n�n inkar edenlerden temizlenmesi, kendisinin bedenen onlar�n bulundu�u ortamdan ayr�lmas� anlam�na gelmektedir. Allah, Hz. �sa'y� inkar edenlerden ve onlar�n kurduklar� tuzaklardan temizleyip korumu�tur. Bu da Rabbimiz'in Hz. �sa'y� Kendi Kat�na y�kseltmesi ile ger�ekle�mi�tir. (En do�rusunu Allah bilir.)

M�s�rl� alim Halil Herras ise, ayette bildirilen "temizlenme" ifadesinin hikmeti ile ilgili olarak ��yle bir a��klama yapmaktad�r:

Hz. �sa'n�n k�fredenlerden temizlenmesi, onlar�n bozguncu tuzaklar�ndan kurtulmas�yla olur. Bu ise Hz. �sa'n�n �l�m� ve topra�a g�m�lmesiyle de�il, diri olarak g��e y�kseltilmesiyle ger�ekle�ebilir. ��nk� d��manlar�, Hz. �sa'ya benzettikleri ki�iye yapt�klar� gibi, onun bedenine i�kence uygulayabilirlerdi... 53

Hz. �sa'n�n inkar edenlerden temizlenmesi, Elmal�l� Hamdi Yaz�r tefsirinde de ifade edildi�i gibi, Hz. �sa'n�n Allah Kat�na y�kselmesiyle tecelli etmektedir:

... Ve bu y�kseltme ile o k�freden, kafirlerden seni temizleyece�im, art�k onlarla ilgin kalmayacak....54


Kuran'da Temizlenme Kelimesinin Ge�ti�i Baz� Ayetler

Hani Evi (Ka'be'yi) insanlar i�in bir toplanma ve g�venlik yeri k�lm��t�k. "�brahim'in makam�n� namaz yeri edinin", �brahim ve �smail'e de, "Evimi, tavaf edenler, itikafa �ekilenler ve r�ku ve secde edenler i�in temizleyin" diye ahid verdik. (Bakara Suresi, 125)

Hani Biz �brahim'e Evin (Kabe'nin) yerini belirtip haz�rlad���m�z zaman (��yle emretmi�tik:) "Bana hi�bir �eyi ortak ko�ma, tavaf edenler, k�yam edenler, r�kua ve s�cuda varanlar i�in Evimi tertemiz tut." (Hac Suresi, 26)

Elbiseni temizle. (M�ddessir Suresi, 4)

Kavminin cevab�: "Yurdunuzdan s�r�p ��kar�n bunlar�, ��nk� bunlar �ok�a temizlenen insanlarm��!" demekten ba�ka olmad�. (Araf Suresi, 82)

Ona, temizlenip-ar�nm�� olanlardan ba�kas� dokunamaz. (Vak�a Suresi, 79)

Hani Kendisi'nden bir g�venlik olarak sizi bir uyuklama b�r�yordu. Sizi kendisiyle tertemiz k�lmak, sizden �eytan�n pisliklerini gidermek, kalblerinizin �st�nde (g�ven ve kararl�l�k duygusunu) peki�tirmek ve bununla ayaklar�n�z� (arz �zerinde) sa�lamla�t�rmak i�in size g�kten su indiriyordu. (Enfal Suresi, 11)

Kuran'da Di�er Peygamberlerin �l�m� Nas�l Anlat�l�yor?

Kuran'da peygamberlerin �l�mlerinin aktar�ld��� k�ssalarda ge�en kelimelerle, Hz. �sa'n�n "vefat ettirilmesinin" anlat�ld��� ayetlerin incelenmesi, Hz. �sa'n�n �lmedi�i ger�e�ini bir kez daha ortaya ��karmaktad�r. Bu b�l�mde Hz. �sa'n�n ve di�er peygamberlerin �l�mlerini ifade eden kelimelerin Arap�a kar��l�klar�n� ve Kuran ayetlerinde ne �ekilde kullan�ld�klar�n� inceleyece�iz.

Kuran'da peygamberlerin �lmesi veya �ld�r�lmesiyle ilgili olarak kullan�lan kelimeler ileride daha detayl� g�rece�imiz gibi "katele (�ld�rmek), mate (�lmek), haleke (helak olmak), salebe (asmak)" ya da birka� �zel kelimedir. Oysa Hz. �sa i�in, Kuran'da �ok a��k bir ifadeyle, "Onu �ld�rmediler (ma katelehu) ve asmad�lar (ma salebuhu)" ifadesi kullan�larak hi�bir �ld�rme �ekliyle �ld�r�lmedi�i vurgulanmaktad�r. �nsanlara bu durumun bir benzerinin g�sterildi�i ve onun Allah Kat�na y�kseltildi�i bildirilmektedir. Al-i �mran Suresi'nde ise Hz. �sa'y� Allah'�n vefat ettirece�i ve onu Kendi Kat�na y�kseltece�i bildirilmi�tir:

Hani Allah, �sa'ya demi�ti ki: "Ey �sa, do�rusu seni Ben vefat ettirece�im (m�teveffiyke), seni Kendime y�kseltece�im (rafiuke), seni inkar edenlerden temizleyece�im ve sana uyanlar� k�yamete kadar inkara sapanlar�n �st�ne ge�irece�im..." (Al-i �mran Suresi, 55)

Vefat kelimesinin anlam� ise daha �nceki b�l�mlerde ele ald���m�z gibi, insan�n can�n�n biyolojik anlamda al�nmas� yani bilinen anlamda bir �l�m de�ildir. Kuran'�n di�er ayetlerinde ge�en vefat ettirme ifadeleri incelendi�inde, bu kelimelerin bir t�r uyku anlam�nda kullan�ld��� g�r�lmektedir. Ayetlerde Hz. �sa i�in vefat ettirmek kelimeleri kullan�lm��, ancak �l�m anlam�nda kullan�lan di�er kelimelerin hi�birine yer verilmemi�tir. Di�er peygamberler i�in ise biyolojik anlamda �l�m� ifade eden kelimelerin kullan�lm�� olmas�, Hz. �sa'n�n -Allah'�n takdiri olarak- daha farkl� bir konumu oldu�una i�aret etmektedir. (En do�rusunu Allah bilir.)

I. Katale: �ld�rmek


... "Ey Meryemo�lu �sa, sana ve annene olan nimetimi hat�rla. Ben seni Ruhu'l-Kud�s ile destekledim, be�ikte iken de, yeti�kin iken de insanlarla konu�uyordun. Sana Kitab'�, hikmeti, Tevrat'� ve �ncil'i ��rettim. �znimle �amurdan ku� bi�iminde (bir �eyi) olu�turuyordun da (yine) iznimle ona �f�rd���nde bir ku� oluveriyordu. Do�u�tan k�r olan�, alacal�y� iznimle iyile�tiriyordun, (yine) Benim iznimle �l�leri (hayata) ��kar�yordun..."
(Maide Suresi, 110)

Kuran'da �l�m konusu anlat�l�rken genelde kullan�lan kelime Arap�ada "�ld�rmek" anlam�na gelen "katele" kelimesidir. M�min Suresi'nde "katele" kelimesi �u �ekilde kullan�lmaktad�r:

Firavun dedi ki: "B�rak�n beni, Musa'y� �ld�reyim (aktul) de o (gitsin) Rabbine yalvar�p-yakars�n... (M�min Suresi, 26)

Ayette ge�en "Musa'y� �ld�reyim" ifadesinin Arap�as� "aktul Musa" �eklindedir. Bu kelime katele fiilinden t�remi�tir. Bir di�er ayette ise ayn� kelime �u �ekilde kullan�lmaktad�r:

... Peygamberleri haks�z yere �ld�rmelerindendi (yaktulune)... (Bakara Suresi, 61)

Ayette ge�en "�ld�rmelerindendi" kelimesinin Arap�as� "yaktulune" �eklindedir ve yine ayn� �ekilde katele kelimesinden t�remi�tir. Ve ayetin mealinde de a��k�a g�r�ld��� gibi "�ld�rmek" anlam�na gelmektedir. A�a��da peygamberlerin �l�m�n� a��klayan baz� ayetlerde "katele" fiilinin ne �ekilde kullan�ld��� belirtilmektedir. Parantez i�inde anlamlar� bildirilen t�m kelimelerin fiil k�kleri "katele"dir:

... Onlar�n bu s�zlerini ve peygamberleri haks�z yere �ld�rmelerini (katlehum) yazaca��z... (Al-i �mran Suresi, 181)

... B�y�kl�k taslayarak bir k�sm�n�z onu yalanlayacak, bir k�sm�n�z da onu �ld�recek misiniz (taktulune)? (Bakara Suresi, 87)

... De ki: "E�er inan�yor idiyseniz, daha �nce ne diye Allah'�n peygamberlerini �ld�r�yordunuz (taktulune)?" (Bakara Suresi, 91)

Allah'�n ayetlerini inkar edenler, peygamberleri haks�z yere �ld�renler (yaktulune) ve insanlardan adaleti emredenleri �ld�renler; (yaktulune)... (Al-i �mran Suresi, 21)

... E�er, siz do�ru idiyseniz, o halde onlar� ne diye �ld�rd�n�z?" (kateltumuhum) (Al-i �mran Suresi, 183)

... Demi�ti ki: "Seni mutlaka �ld�rece�im"... (Le aktulenneke) (Maide Suresi, 27)

E�er beni �ld�rmek (taktuleni) i�in elini bana uzatacak olursan, ben seni �ld�rmek (aktuleke) i�in elimi sana uzatacak de�ilim... (Maide Suresi, 28)

�ld�r�n (uktulu) Yusuf'u veya onu bir yere at�p-b�rak�n... (Yusuf Suresi, 9)

Firavun'un kar�s� dedi ki: "Benim i�in de, senin i�in de bir g�z bebe�i; onu �ld�rmeyin... (la taktulu) (Kasas Suresi, 9)

Ey Musa, �nde gelenler, seni �ld�rmek (li yaktulu) konusunda aralar�nda g�r��mektedirler... (Kasas Suresi, 20)

Bunun �zerine kavminin (�brahim'e) cevab� yaln�zca: "Onu �ld�r�n (uktuluhu) ya da yak�n" demek oldu... (Ankebut Suresi, 24)

II. Haleke: Helak Olmak

Kuran'da peygamberlerin �l�m�nden bahsedilirken, �l�m veya �ld�rme fiili i�in kullan�lan bir di�er kelime ise "haleke" fiilidir. Haleke kelimesi ayetlerde "helak olmak, �lmek" anlamlar�nda kullan�lmaktad�r. �rne�in M�min Suresi'nin 34. ayetinde �u �ekilde ge�mektedir:

... Sonunda o, vefat edince, (haleke) demi�tiniz ki; "Allah, ondan sonra kesin olarak bir el�i g�ndermez..." (M�min Suresi, 34)

Ayette, T�rk�eye "vefat edince" olarak �evrilen ifadenin Arap�as� "iza heleke" �eklindedir ve bu kelimenin anlam� da bilinen anlamda �lmektir.

III. Mevt: �lmek

Kuran'da peygamberlerin �l�m�yle ilgili olarak kullan�lan bir di�er kelime ise "el mevte" kelimesidir. Mevt kelimesi ayetlerde "�lmek" anlam�nda kullan�lmaktad�r. Bunlardan biri Sebe Suresi'nde Hz. S�leyman ile ilgili olarak bildirilmektedir:

B�ylece onun (S�leyman'�n) �l�m�ne (el mevte) karar verdi�imiz zaman, �l�m�n� (mevtihi), onlara, asas�n� yemekte olan bir a�a� kurdundan ba�kas� haber vermedi... (Sebe Suresi, 14)

Ayn� kelime Hz. Yakub'un �l�m� ile ilgili ayetlerde de ge�mektedir. Bakara Suresi'nde �u �ekilde bildirilmektedir:

Yoksa siz, Yakub'un �l�m an�nda (el mevte) orada �ahidler miydiniz?... (Bakara Suresi, 133)

Bu ayette ge�en "el mevte" kelimesi de yine ayn� k�kten gelmekte ve �l�m anlam� ta��maktad�r. Hz. Muhammed (sav) ile ilgili bir ayette ise "katele" ve "mate" fiilleri ayn� anda kullan�lmaktad�r:

Muhammed, yaln�zca bir el�idir. Ondan �nce nice el�iler gelip-ge�mi�tir. �imdi o �l�rse (mate) ya da �ld�r�l�rse, (kutile) siz topuklar�n�z �zerinde gerisin geriye mi d�neceksiniz?... (Al-i �mran Suresi, 144)

Mate (�lmek) k�k�nden gelen mevt kelimesi, yine peygamber �l�mlerinin anlat�ld��� ba�ka ayetlerde de ge�mektedir:

... Dedi ki: "Ke�ke bundan �nce �lseydim de (mittu), haf�zalardan silinip unutuluverseydim." (Meryem Suresi, 23)

Senden �nce hi�bir be�ere �l�ms�zl��� (el hulde) vermedik; �imdi sen �l�rsen (mitte) onlar �l�ms�z m� kalacaklar? (Enbiya Suresi, 34)

Beni �ld�recek (yumituni), sonra diriltecek olan da O'dur. (�uara Suresi, 81)

IV. Salebe: Asmak

Kuran'da �l�mden bahsedilirken kullan�lan kelimelerden biri de salebe (asmak) fiilidir. Salebe fiili "asmak, �arm�ha germek ve idam etmek" gibi anlamlara gelmektedir. Bu fiil ayetlerde �u �ekilde kullan�lmaktad�r:

... Oysa onu �ld�rmediler ve onu asmad�lar (ma salebu) ... (Nisa Suresi, 157)

... Biri efendisine �arap i�irecek, di�eri ise as�lacak (yuslebi)... (Yusuf Suresi, 41)

... Ancak �ld�rmeleri as�lmalar� (yusallebu)... (Maide Suresi, 33)

Muhakkak ellerinizi ve ayaklar�n�z� �aprazlama kesece�im ve hepinizi idam edece�im (usallibennekum). (Araf Suresi, 124)

... Sizin ellerinizi ve ayaklar�n�z� �apraz olarak kesece�im ve sizi hurma dallar�na asaca��m (usallibennekum)... (Taha Suresi, 71)

... Ayaklar�n�z� �aprazlama kestirece�im ve sizin hepinizi ger�ekten asaca��m (usallibennekum). (�uara Suresi, 49)

Ayetlerde de g�r�ld��� gibi Hz. �sa'n�n vefat�yla di�er peygamberlerin �l�mlerinin aktar�ld��� ayetler birbirinden �ok farkl� kelimelerle ifade edilmektedir. Allah, Kuran ayetlerinde Hz. �sa'n�n �ld�r�lmedi�ini, as�lmad���n�, insanlara onun bir benzerinin g�sterildi�ini, onu vefat ettirdi�ini (yani uykudaki gibi can�n� ald���n�) ve Kendi Kat�na y�kseltti�ini bildirmi�tir. Hz. �sa i�in "can�n� almak" anlam�na gelen "teveffa" fiili kullan�l�rken, di�er peygamberler i�in normal �l�m� ifade eden "katele" ya da "mevt" gibi ifadeler kullan�lmaktad�r. Bu bilgiler ise bize Hz. �sa'n�n durumunun ola�an�st�l���n� bir kez daha g�stermektedir.

ileri >>>

18. Buhari, Kitabu'd Deavat 6312; �bni Sinni, Fi Amelli'l Yevm ve'l Leyle, no. 647, 856, 857, 885; Muhammed Halil Herras; Hz. �sa Gelecek mi?, Isparta 2002, s. 9
19. �bn Kesir, Tefsiru'l Kur'ani'l Azim, Cilt I, s. 573-576
20. Zahid Kevseri, Nazrat�n Abire fi Mezaimi men Y�nkiru N�zule �sa kable'l-Ahire, M�s�r, 1980, s. 34-37
21. Mustafa Sabri, Mevfik�'l Akl ve'l �lm ve'l Alim min Rabbi-l Alemin ve �badihi'l M�rselin, Beyrut, 1992, IV, s. 177-179
22. Mevdudi, Tefhimu'l Kuran, Cilt I, s. 230-231
23. Maturidi, Tev'vilat�'l Kurani'l Metaun, Beyrut, s. 67
24. Taberi Tefsiri, Cilt III, 290-1
25. Suyuti, ed-D�rr�l Mensur, Cilt II, 225-7
26. Mehmed Vehbi, Hulasat�'l Beyan-� fi Tefsiri'l Kuran, �stanbul, 1979, II, s. 613.
27. �bn Teymiyye, Mecnuu Fetava, der. Abdurrahman b. Muhammed b. Kas�m el-As�mi en Necdi, Riyad, 1991, IV, s. 322-323
28. Elmal�l� Hamdi Yaz�r, Hak Din Kuran Dili, Cilt II, s. 1112-1113
29. Taberi Tefsiri, Cilt I, s. 428
30. Fahruddin Razi, Mefatihu'l Gayb, Cilt XI, s. 102-103
31. Mehmed Vehbi Efendi, Hulasat�'l Beyan, Cilt III, 1108
32. Haseneyn Muhammed Mahluf, Fetava �erriye ve Buhus�n �slamiyye, Kahire, 1971, Cilt I, s.92-93
33. �mer Nasuhi Bilmen, Kuran-� Kerim'in T�rk�e Meali Alisi ve Tefsiri, Cilt II, s. 702
34. Haseneyn Muhammed Mahluf, Fetava �er'iyye ve Buhus�n �slamiyye, Kahire, 1971, I, s. 92-93
35. Zahid Kevseri, Nazrat�n Abire, s. 32-33
36. Elmal�l� Hamdi Yaz�r, Hak Din Kuran Dili, Cilt III, s. 1516-1519
37. Kurtubi, el-Cami'li Ahkami'l Kuran, Kahire, 1967, Cilt IV, s. 99
38. E�ari, el-�bane an Usuli'd Diyane, thk. ve ta'l. Fevk�yye H�seyin Mahmud, Kahire, 1986, II, s. 115
39. Razi, Mefatih�'l Gayb, Cilt XI, s. 102-103
40. Hasan Basri �antay, Kuran-� Hakim ve Meal-i Kerim, Cilt I, s. 92
41. �bn Teymiyye, Mecnuu Fetava, IV, s. 323
42. Sabuni, Safvet�'l Tefasir, Cilt I, s. 205
43. Mehmed Efendi, H�lasatu'l Beyan, Cilt III, s. 1108
44. Zahid Kevseri, Nazrat�n Abire, s. 93
45. Mevdudi, Tefhimu'l Kuran, Cilt I, s. 380-381
46.Mustafa Sabri, Mevk�fu'l Akl, s. 233
47. M. Said Ramazan el-Buti, Yarat�c�n�n Varl��� ve Yarat�lan�n G�revi �slam Akaidi, Mavde Yay�nlar�, �stanbul, 1996, s. 338
48. Halil Herras, Faslu'l Makal, s.13
49. Zahid Kevseri, Nazrat�n Abire, s. 94
50. �bn Teymiyye, Mecnuu Fetava, der. Abdurrahman b. Muhammed b. Kas�m el-As�mi en Necdi, Riyad, 1991, IV, s. 322-323
51. Mustafa Sabri, Mevfik�'l Akl, Cilt IV, s. 177-179
52. Zeki Sar�toprak, �slam �nanc� A��s�ndan N�zul-i �sa Meselesi �a�layan Yay�nlar�, �zmir 1997, s. 63
53. Halil Herras, Hz. �sa Gelecek mi?, Isparta, Ocak 2002, s. 66
54. Elmal�l� Hamdi Yaz�r, Hak Din Kuran Dili, Cilt II, s. 1112-1113

 

 

 

 

iddialaracevap.com adnanoktarhaber.com adnanoktarhukuk.com adnanoktargercekleri.com